Kayyım Atanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/13685 E. 2014/3313 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müşterek temsilci↗ temsil yetkisinin kaldırılması↗ şirket müdürü↗ terkin↗ yetkisizlik kararı↗ cy/cy kaydı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından dosyaya sunulan delillerin davacıyla birlikte şirketi münferiden temsil etmek üzere şirket müdürü seçilen M.. Y..'nun temsil yetkisinin kaldırılması için yeterli görülmediği, davalı şirketin vergi kaydının terk durumunda olduğu, şirketin fiilen faal olmadığı, davalının temsil yetkisinin kaldırılmasını gerektiren herhangi bir davranışının ispat edilmediği, davacının da davalı M.. Y.. gibi münferiden şirketi temsil yetkisinin bulunduğu, Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinde davalı M.. Y.. hakkında açılan davanın da şirket idaresi ile doğrudan ilgili olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davacının da davalı gibi şirketi münferiden temsil yetkisinin bulunduğu kabul edilerek davanın reddi yönünde hüküm kurulmuştur. Oysa dosyada bulunan belgelerden 22/06/2007 tarihli karar ile davacı ve davalının müşterek imzalarıyla şirketi temsil etmelerinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece davacı ve davalının şirketi müştereken temsil etmeleri gerektiği davacı ve şirketin diğer müdürünün ortak hareket edemediğinin anlaşılması halinde şirketin çalışamaz hali geleceği dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15584 E. 2013/500 K.
Ortak:temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından dosyaya sunulan delillerin davacıyla birlikte şirketi münferiden «temsil» etmek üzere «şirket müdürü» seçilen M..
Y..'nun «temsil yetkisinin kaldırılması» için yeterli görülmediği, davalı şirketin vergi «kaydının» «terk» durumunda olduğu, şirketin fiilen faal olmadığı, davalının temsil yetkisinin kaldırılmasını gerektiren herhangi bir davranışının ispat edilmediği, davacının da davalı M..
Y.. gibi münferiden şirketi «temsil» «yetkisinin» bulunduğu, Adana 6.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ...'nde eşit oranda hisseye malik oldukları ve her birinin şirketi münferiden «temsile» yetkili bulunduğu, davalının «şirketin zararına» hareket ettiğine ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı şirketin «defterleri» üzerinde yapılan «bilirkişi incelemesi» sonucu alınan ve karara dayanak yapılan rapor ile. davacı şirkette yapılan tüm ticari ve idari faaliyetlerin şirketi münferiden «temsile» yetkili davacı ve davalı iki ortağın bilgisi dahilinde yapılmış olduğu belirtilmiş ise de, davacı vekili tarafından anılan bilirkişi raporuna somut sebepler gösterilerek ciddi itirazlar yapılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · şirket zararı · bilirkişi incelemesi · limited şirket · eksik inceleme · e-defter
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı şirketin «defterleri» üzerinde yapılan «bilirkişi incelemesi» sonucu alınan ve karara dayanak yapılan rapor ile. davacı şirkette yapılan tüm ticari ve idari faaliyetlerin şirketi münferiden «temsile» yetkili davacı ve davalı iki ortağın bilgisi dahilinde yapılmış olduğu belirtilmiş ise de, davacı vekili tarafından anılan bilirkişi raporuna somut sebepler gösterilerek ciddi itirazlar yapılmıştır.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/327 Esas sayılı dosyası ile alınan bilirkişi raporu da değerlendirilerek davacı vekilinin «bilirkişi raporuna itirazlarının» tek tek karşılanması için ek bilirkişi raporu veya gerektiği takdirde üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmadan ve karar yerinde bu itirazlar tartışılmadan yazılı şekilde, «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ...'nde eşit oranda hisseye malik oldukları ve her birinin şirketi münferiden «temsile» yetkili bulunduğu, davalının «şirketin zararına» hareket ettiğine ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacı «limited şirketin» %50 pay oranında ortağı ve müdürlerinden biri olan davalının sorumluluğuna dayalı tazminat davasıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/13685 E. , 2014/3313 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ HATAY 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 25/06/2013
NUMARASI 2012/700-2013/295
Taraflar arasında görülen davada Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/06/2013 tarih ve 2012/700-2013/295 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalılardan M.. Y..'nun davalı A. Ltd. Şti.'nin ortakları olduğunu, taraflar arasında ihtilaflar yaşandığını, davalı şirketin çalışamaz durumda olduğu gibi, ticari defterlerinin de kayıp olduğunu ileri sürerek davalı şirketin yönetim kurulunun görevden alınarak davalı şirketi temsil etmek üzere kayyım atanmasını dava ve talep etmiştir.
[…]. Y.. davanın reddini istemiş, davalı şirket cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından dosyaya sunulan delillerin davacıyla birlikte şirketi münferiden temsil etmek üzere şirket müdürü seçilen M.. Y..'nun temsil yetkisinin kaldırılması için yeterli görülmediği, davalı şirketin vergi kaydının terk durumunda olduğu, şirketin fiilen faal olmadığı, davalının temsil yetkisinin kaldırılmasını gerektiren herhangi bir davranışının ispat edilmediği, davacının da davalı M.. Y.. gibi münferiden şirketi temsil yetkisinin bulunduğu, Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinde davalı M.. Y.. hakkında açılan davanın da şirket idaresi ile doğrudan ilgili olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davacının da davalı gibi şirketi münferiden temsil yetkisinin bulunduğu kabul edilerek davanın reddi yönünde hüküm kurulmuştur. Oysa dosyada bulunan belgelerden 22/06/2007 tarihli karar ile davacı ve davalının müşterek imzalarıyla şirketi temsil etmelerinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece davacı ve davalının şirketi müştereken temsil etmeleri gerektiği davacı ve şirketin diğer müdürünün ortak hareket edemediğinin anlaşılması halinde şirketin çalışamaz hali geleceği dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101785400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz