Ticari Şirket Feshi ve Tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12350 E. 2018/6242 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayrılma akçesi↗ haklı sebeple fesih↗ ortaklıktan çıkma↗ rayiç değer↗ ortaklıktan çıkarılma↗ şirketin feshi↗ fesih↗ kâr dağıtımı↗ kâr payı↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, şirketin feshi için haklı bir sebebin bulunmadığı, temettü alacağının genel kurur kararı gerektirdiği, haklı sebeple fesih istemi dahilinde kârın dağıtımına karar verilebileceği, davacının ortaklıktan çıkma talebinin değerlendirildiği, buna göre ayrılma akçesinin hesaplandığı göz önüne alındığında kâr dağıtımı talebi yerinde olmadığı gerekçesi ile davalı tarafın ayrılma akçesi olarak 11.411,44 TL ödenmesi suretiyle davacının şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Dava, davacının hissedarı olduğu davalı şirketin fesih ve tasfiyesi, geçmiş yıllara ilişkin kâr paylarının hesaplanarak davacıya verilmesi, bu taleplerin kabul edilmemesi halinde davacıya ait payın gerçek değerinin ödenerek şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre ortaklıktan çıkarılmasına karar verilen ortağın payının, karar tarihine en yakın tarihteki şirket aktifi rayiç değerinin belirlenerek hesaplanması gerekir. Oysa somut olayda, davalı şirketin bilanço verilerine göre şirketin 31.03.2011 tarihi itibariyle kaydi değerlerden raporlanan öz kaynakları toplamının, aynı tarih itibariyle 1500 paya bölünmüş davalı şirkette yine kaydi değerler üzerinden olmak üzere pay başına hesaplanan öz kaynak tutarı bulunarak, bu tutar davacının pay adedi ile çarpılmak sureti ile dava tarihi olan 23.03.2011 tarihine en yakın tarih esas alınmak sureti ile yapılmıştır.
Bu durumda, mahkemece, konusunda uzman bilirkişi heyeti oluşturulup davacının ayrılma payının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek (reel) değerinin tespiti ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/830 E. 2018/7880 K.
Ortak:ayrılma akçesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, «şirketin feshi» için haklı bir «sebebin» bulunmadığı, temettü alacağının genel kurur kararı gerektirdiği, «haklı sebeple fesih» istemi dahilinde kârın «dağıtımına» karar verilebileceği, davacının «ortaklıktan çıkma» talebinin değerlendirildiği, buna göre ayrılma akçesinin hesaplandığı göz önüne alındığında kâr dağıtımı talebi yerinde olmadığı gerekçesi ile davalı tarafın «ayrılma akçesi» olarak 11.411,44 TL ödenmesi suretiyle davacının şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2012/131 Esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunduğu anlaşılmakta olup bu dava sonucu davacının «ayrılma akçesi» talebini etkileyecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket zararı · derdestlik · limited şirket
Benzer bu karardaDava, «limited şirkette» çıkma ve ayrılma akçesinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının çıkma talebinin kabulüne «şirketin zararda» olduğu gerekçesiyle ayrılma akçesine yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
… aşamasındaki beyanlarında şirketin içinin boşaltıldığı iddiasını ısrarla sürdürmüş, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, 30.09.2014 tarihi itibariyle «şirketin zararda» olduğu bildirilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/131 Esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunduğu anlaşılmakta olup bu dava sonucu davacının «ayrılma akçesi» talebini etkileyecektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18653 E. 2015/8544 K.
Ortak:rayiç değer · kâr payı · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaDairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilen ortağın «payının», karar tarihine en yakın tarihteki şirket aktifi «rayiç değerinin» belirlenerek hesaplanması gerekir.
Oysa somut olayda, davalı şirketin bilanço verilerine göre şirketin 31.03.2011 tarihi itibariyle «kaydi» değerlerden raporlanan öz kaynakları toplamının, aynı tarih itibariyle 1500 paya bölünmüş davalı şirkette yine kaydi değerler üzerinden olmak üzere pay başına hesaplanan öz kaynak tutarı bulunarak, bu tutar davacının pay adedi ile çarpılmak sureti ile dava tarihi olan 23.03.2011 tarihine en yakın tarih esas alınmak sureti ile yapılmıştır.
Bu durumda, mahkemece, konusunda uzman bilirkişi heyeti oluşturulup davacının ayrılma «payının» karar tarihine en yakın tarihteki gerçek (reel) değerinin tespiti ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «ticaret sicil» «kaydına» göre davacının dava konusu şirkete ortak bulunduğu, bilirkişi raporuna göre dava tarihi itibariyle şirket özvarlığının 94.551,23 TL olduğu, davacıya ödenmesi gereken «kar payının» ve şirket payının mevcut olmadığı, davacı vekili şirketin 2007 yılından itibaren «defter» ve kayıtlarının da incelenmesini talep etmiş ise de bilirkişinin 2012-2013 yıllarına ait defter ve kayıtlarını incelediği, şirket kayıtlarının yıllar itibariyle devirlerinin yapıldığı, dosyamızda «şirket zararlarının» ve hesaplarının denetiminin yapılmasının söz konusu olmadığı, bu hususta şirkete zarar verdiği iddiası olması halinde ayrıca hukuki yolların kullanılması gerektiği …
Ayrılma «payının», şirketin faaliyet konusu da gözetilerek alanında uzman bilirkişi kurulundan, karar tarihine en yakın «rayiç değer» verilerine göre şirketin reel özvarlığı hususunda rapor alınıp saptandıktan sonra hüküm altına alınması gerekir.
Şti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, «çıkma payı» «kar payı» ödemesine ilişkin talebinin ve davanın mahiyetine göre şirket kazancının tespiti talebinin de reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çıkma payı · kar payı · şirket zararı · havale · ticaret sicili · eksik inceleme · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «ticaret sicil» «kaydına» göre davacının dava konusu şirkete ortak bulunduğu, bilirkişi raporuna göre dava tarihi itibariyle şirket özvarlığının 94.551,23 TL olduğu, davacıya ödenmesi gereken «kar payının» ve şirket payının mevcut olmadığı, davacı vekili şirketin 2007 yılından itibaren «defter» ve kayıtlarının da incelenmesini talep etmiş ise de bilirkişinin 2012-2013 yıllarına ait defter ve kayıtlarını incelediği, şirket kayıtlarının yıllar itibariyle devirlerinin yapıldığı, dosyamızda «şirket zararlarının» ve hesaplarının denetiminin yapılmasının söz konusu olmadığı, bu hususta şirkete zarar verdiği iddiası olması halinde ayrıca hukuki yolların kullanılması gerektiği …
Şti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, «çıkma payı» «kar payı» ödemesine ilişkin talebinin ve davanın mahiyetine göre şirket kazancının tespiti talebinin de reddine karar verilmiştir.
Dava, ortaklıktan çıkmaya izin davası olup, mahkemece 04/04/2014 tarihli bilirkişi kök raporuna ve aynı yöndeki 10/06/2014 tarihli bilirkişi ek raporuna itibar edilerek, dava tarihi itibariyle çıkma talep olunan davalı şirketin, özvarlığının -94.551,23 TL olduğu, davacıya ödenmesi gereken «kar payının» ve şirket payının mevcut olmadığı gerekçesiyle, davacıya «çıkma payı» ödenemeyeceğine karar verilmiştir.
Davacı 04/04/2014 tarihli bilirkişi kök raporuna dosya kapsamında bulunan 22/04/2014 «havale» tarihli dilekçesi ile ciddi itirazda bulunmuş, mahkemece davacının itirazları üzerine ek rapor alınması yoluna gidilmesine rağmen davacı itirazları bilirkişi ek raporunda karşılanmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3416 E. 2013/20761 K.
Ortak:kâr payı
İncelediğiniz karardaDairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilen ortağın «payının», karar tarihine en yakın tarihteki şirket aktifi «rayiç değerinin» belirlenerek hesaplanması gerekir.
Bu durumda, mahkemece, konusunda uzman bilirkişi heyeti oluşturulup davacının ayrılma «payının» karar tarihine en yakın tarihteki gerçek (reel) değerinin tespiti ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının şirketteki ortaklığına tekabül eden özvarlık «payının» 17.228,50 TL olarak tespit edildiği, ortaklar arasında süre gelen bir huzursuzluğun bulunduğu, şirket ortaklığı güvene dayalı bir ticari ilişki olup, tartışma ve s …
Şti.'nden reel sermaye «payı» olan 13.228,50 TL'nin ödenerek çıkmasına izin verilmesine karar verilmiştir.
1- Dava davacının ortağı bulunduğu davalı «limited şirketten» reel sermaye «payının» ödenerek çıkmasına izin verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulü ile davacının ortağı olduğu davalı limited şirketten reel sermaye payı olan 13.228,50 TL'nin ödenerek çıkmasına izin verilmesine karar verilmiş ancak Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 21,15 TL maktu ilam harcının peşin alındığından ayrıca «harç» alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi karar harcı · harç tamamlama · limited şirket · harç
Benzer bu karardaBu doğrultuda mahkemece dava konusunun para ile belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle «nispi harca» tabi olduğu gözetilerek 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30 ve 32. maddeleri uyarınca, noksan «harç tamamlanmadıkça» müteakip işlemler yapılmaması gerekirken mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması bu miktarın karar harcının dahi alınmaması doğru olmamış davalı vekilinin buna ilişen temyiz itirazının kabulüyle kararın bozulması gerekmiştir.
1- Dava davacının ortağı bulunduğu davalı «limited şirketten» reel sermaye «payının» ödenerek çıkmasına izin verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulü ile davacının ortağı olduğu davalı limited şirketten reel sermaye payı olan 13.228,50 TL'nin ödenerek çıkmasına izin verilmesine karar verilmiş ancak Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 21,15 TL maktu ilam harcının peşin alındığından ayrıca «harç» alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Yine aynı Kanun'un 32. maddesi hükmü uyarınca da yargı işlemlerinden alınacak «harçlar» ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamaz.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/62 E. 2020/3226 K.
Ortak:fesih
İncelediğiniz karardaMahkemece, «şirketin feshi» için haklı bir «sebebin» bulunmadığı, temettü alacağının genel kurur kararı gerektirdiği, «haklı sebeple fesih» istemi dahilinde kârın «dağıtımına» karar verilebileceği, davacının «ortaklıktan çıkma» talebinin değerlendirildiği, buna göre ayrılma akçesinin hesaplandığı göz önüne alındığında kâr dağıtımı talebi yerinde olmadığı gerekçesi ile davalı tarafın «ayrılma akçesi» olarak 11.411,44 TL ödenmesi suretiyle davacının şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmiştir.
… ırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Dava, davacının hissedarı olduğu davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi, geçmiş yıllara ilişkin kâr paylarının hesaplanarak davacıya verilmesi, bu taleplerin kabul edilmemesi halinde davacıya ait payın gerçek değerinin öde …
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «fesih» ve «tasfiye», ayrıca şirkete «kayyım atanması» taleplerinin reddine, davacıya, davalı tarafından 11.411,44 TL ödenmek suretiyle davacının şirket ortaklığından çıkmasına dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayyım atanması · kayyım · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «fesih» ve «tasfiye», ayrıca şirkete «kayyım atanması» taleplerinin reddine, davacıya, davalı tarafından 11.411,44 TL ödenmek suretiyle davacının şirket ortaklığından çıkmasına dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12350 E. , 2018/6242 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/02/2016 tarih ve 2014/836-2016/112 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 02/10/2018 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin beher değeri 1.000,000 TL olan 4 adet hissesini 28/12/1998 tarihinde 50.000 DM karşılığında yanıltılmak suretiyle iktisap ettiğini, yaklaşık 10.000 DM tutarında maaşının da ödemediğini, davalı şirket yönetiminin müvekkilini ortaklıktan ihraç etmeye çalıştığını, bu konuda alınan ortaklar kurulu kararının mahkeme kararıyla iptal edildiğini, müvekkiline şirket hesaplarının incelettirilmediğini, şirketin faaliyetleri hakkında bilgi verilmediğini, müvekkilinin 12 yılı aşkın süredir hissedarı olduğunu şirketten 1 lira dahi kâr payı alamayıp 60.000 ... tutarında zarara uğradığını, bu durumun davalı şirketin hem kötü şekilde hem de kötü niyetle yönetildiğni gösterdiğini ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, ortak olma tarihinden itibaren hesaplanacak temettü tutarının tahsiline veya gerçek hisse değeri müvekkiline ödenerek şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, şirketin feshi için haklı bir sebebin bulunmadığı, temettü alacağının genel kurur kararı gerektirdiği, haklı sebeple fesih istemi dahilinde kârın dağıtımına karar verilebileceği, davacının ortaklıktan çıkma talebinin değerlendirildiği, buna göre ayrılma akçesinin hesaplandığı göz önüne alındığında kâr dağıtımı talebi yerinde olmadığı gerekçesi ile davalı tarafın ayrılma akçesi olarak 11.411,44 TL ödenmesi suretiyle davacının şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Dava, davacının hissedarı olduğu davalı şirketin fesih ve tasfiyesi, geçmiş yıllara ilişkin kâr paylarının hesaplanarak davacıya verilmesi, bu taleplerin kabul edilmemesi halinde davacıya ait payın gerçek değerinin ödenerek şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre ortaklıktan çıkarılmasına karar verilen ortağın payının, karar tarihine en yakın tarihteki şirket aktifi rayiç değerinin belirlenerek hesaplanması gerekir. Oysa somut olayda, davalı şirketin bilanço verilerine göre şirketin 31.03.2011 tarihi itibariyle kaydi değerlerden raporlanan öz kaynakları toplamının, aynı tarih itibariyle 1500 paya bölünmüş davalı şirkette yine kaydi değerler üzerinden olmak üzere pay başına hesaplanan öz kaynak tutarı bulunarak, bu tutar davacının pay adedi ile çarpılmak sureti ile dava tarihi olan 23.03.2011 tarihine en yakın tarih esas alınmak sureti ile yapılmıştır.
Bu durumda, mahkemece, konusunda uzman bilirkişi heyeti oluşturulup davacının ayrılma payının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek (reel) değerinin tespiti ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 789,45 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/450272800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz