6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Peşin muhalefetin genel kurul kararı iptali için yeterli olmaması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/505 E. 2024/520 K. · · İlk derece: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ticari şirket (genel)istinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

Genel kurul kararının iptali davası açabilmek için TTK 446/1-a uyarınca toplantıya katılma, olumsuz oy verme ve alınan karara muhalefetini tutanağa geçirtme şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir; oylamadan önce bir öneriye karşı çıkılması veya olumsuz oy kullanılması, kararın alınmasından sonra ayrıca muhalefet şerhi konulmadıkça bu şartı karşılamaz.

Ele alınan sorunlar

Genel kurul kararına muhalefet şartının (TTK 446/1-a) yerine getirilip getirilmediği → ret

İddia: Davacı, oylamadan önce sözlü olarak muhalefetini bildirdiğini, karar metninde de detaylı geçersizlik ve karara karşı olma nedenlerinin yazdırıldığını, olumsuz oy kullandıktan sonra yazılan şerhin kanunen yok sayılamayacağını, muhalefet iradesinin inkarının kanunun ruhuna ve Anayasa'nın 13/1. maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 445. maddesine göre kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı genel kurul kararları aleyhine iptal davası açılabilir. TTK 446. maddesine göre iptal davası açılabilmesi için toplantıya katılmak, olumsuz oy vermek ve muhalefeti tutanağa geçirtmek şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Oylama öncesi yapılan görüşmeler sırasında bir öneriye karşı çıkıldığının belirtilmesi veya ret oyu kullanılması, alınan karara muhalif olunduğu anlamına gelmez. Somut olayda davacı, sermaye artırımına ilişkin gündem maddesine, karar alınmadan önce karşı çıkarak peşin muhalefette bulunmuş; ancak karar alındıktan sonra muhalefet şerhi niteliğinde bir beyanda bulunmamış, bu hususu yazılı olarak da bildirmemiştir. Bu şekildeki muhalefet öneriye karşı çıkma niteliğinde olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkma bulunmadığından iptal davası açabilmek için zorunlu olan alınan kararlara muhalif kalma koşulu yerine getirilmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın alınmasından önce yapılan itiraz/karşı çıkma beyanının, TTK 446/1-a'daki 'alınan kararlara muhalif kalma' dava şartını karşılamadığına, bu şartın ancak kararın alınmasından sonra tutanağa geçirilecek bir muhalefet şerhiyle yerine getirilebileceğine ilişkin bir uygulama içermektedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Genel kurul kararının iptali davasında toplantıya katılma, olumsuz oy verme ve alınan karara muhalefeti tutanağa geçirtme şartlarının birlikte gerçekleşmesi dava şartıdır; bu şart yerine getirilmediğinde dava usulden reddedilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali muhalefet şerhi dava şartı TTK 446/1-a

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — 6102 sayılı TTK 4456102 sayılı TTK 4466102 sayılı TTK 446/1-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/505

KARAR NO 2024/520

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 23/11/2023

NUMARASI 2023/674 Esas - 2023/935 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/04/2024

Dava ön şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı; davalı ... Tic AŞ'nin ortaklık yapısının %27/78 ..., %70,63 ..., %0,79 ... ve %0,79 ... şeklinde olan bir aile şirketi olduğunu, şirketin kuruluşundan 2020 yılının haziran ayına kadar yönetim kurulunda başkan veya üye sıfatıyla çalıştığını, 2020 haziran ayında geçerli bir sebep olmadan hissedar ...'ın kararıyla şirketten uzaklaştırıldığını, şirkete girişine izin verilmediğini, 07/10/2023 tarihinde yapılan 2022 yılına ait olağan genel kurul toplantısında şirketteki ortaklık payının düşürülmesi amacıyla şirketin sermayesinin artırılarak 350.000.000- TL'ye çıkarıldığını, önceki nakdi sermaye artırım bedellerinin şirkete ödenmediği halde sermaye artırım kararı bahanesiyle mülkiyet hakkına tecavüz edildiğini,alınan sermaye artırım kararının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davalı şirketin sermayesinin 07.10.2023 tarihli genel kurulda yapılmakta olan yatırıma bir kısım kaynak temini amacıyla 60.316.910,91 TL'sinin geçmiş yıl karlarından 99.183.089,09 TL'sinin sermaye taahhüdü yolu ile olmak üzere toplamda 159.500.000-TL artırılmasına karar verildiğini, davalı şirketin söz konusu yatırımı gerçekleştirebilmesi amacıyla ortaklarından sermaye artışı yoluyla kaynak talep etmesinin hukuka mevzuata ve dürüstlük kuralına aykırı bir yönü bulunmadığını, davacının şartları bulunmayan tedbir talebinin reddine, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; Davaya konu kararların alındığı genel kurul toplantı tutanağında; sermaye artırımına ilişkin gündemin 9. maddesinin görüşülmesine geçildikten sonra davacı ...'ın söz alarak gündemin 9. Maddesine muhalif olduğunu, şerh koymak istediğini, olumsuz oy kullandığını ve iptal davası açacağını belirterek açıklamalarda bulunduğunu, davacının açıklamalarından ve oylamadan önceki muhalefetinden sonra sermaye artırımına ilişkin gündem oylamaya sunularak karara bağlandığını,oylamadan sonra davacının alınan karara her hangi bir sözlü veya yazılı muhalefeti bulunmadığı,oylamadan önce ki muhalefete ilişkin açıklamalar öneriye karşı çıkma olup, kararın alınmasından sonra yapılan bir muhalefet bulunmadığından kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği ve TTK 446/1-a maddesinde belirtilen dava açabilme şartı gerçekleşmediğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davacı; TTK 448/2.maddesinde karar tarihinden 3 ay geçtikten sonra duruşmanın açılması gerektiğini,davalı şirketin 24 Aralık 2021 tarihinde aynı yatırım (pvb üretimi) amacıyla sermaye artırımı yaptığını, buna ilişkin genel kurul artırım karara karşı İst.

19. ATM 2022/44 Esasta açılan iptal davasında alınan bilirkişi raporlarında sermaye artırım kararının kanuna aykırı olduğunun açıklandığını, TTK 456.maddeye göre kararın hukuka aykırı olması nedeniyle ilan edilmediğini,mutlak butlan hükümlerinin uygulanması gerektiğini, Yargıtay'ın yasa metnini aşar biçimde muhalefet gerekçelerinin karar sonrasında yazılmasını öngören bir yasa hükmü olmadığı halde,çoğunluk kararına katılmama sebeplerini bildiren davacının muhalefet iradesinin inkarı anlamında bir sonuca gidilmesinin kanunun ruhuna aykırı olduğunu, TTK'da 446. Maddede özel bir karar formatı yer almadığını,Anayasanın 13/1. maddesine göre temel hak ve hürriyetler ancak kanunla sınırlanabileceğini, "gerekçeli olarak genel kurul kararı metni içerisinde ver alan muhalefet şerhinin" yok sayılması dava hakkının içtihat yoluyla daraltılmasının hukuka aykırı olduğunu, ...'ın tek başına genel kurulda karar çıkarma potansiyel gücü nedeniyle hukuku araç olarak kullanarak payını %10'un altına düşürmeye yönelik kararlar aldığını, karar metninde oylama sonrasında detaylı bir şekilde geçersizlik ve karara karşı olma nedenleri yazdırdığını, olumsuz oy kullandıktan sonra yazılan şerhin kanunen yok sayılamayacağını, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı şirketin 07.10.2023 tarihli olağan genel kurulunda alınan, sermaye artırımına ilişkin 9 nolu genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK.nun 445. maddesi hükmüne göre; kanun ve esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açılabilir. Aynı yasanın 446. maddesine göre iptal davası açılabilmesi için, toplantıya katılmak, olumsuz oy vermek ve muhalefetini tutanağa geçirtmek şartlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Oylama öncesi yapılan görüşmeler sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması, alınan karara muhalif olunduğu anlamına gelmez. Somut olayda;

davacı ortak 07.10.2023 tarihli genel kurula katılmış, davacı sermaye artırımına ilişkin gündemin 9. maddesine yönelik olarak, henüz karar alınmadan önce karşı çıkarak peşin muhalefette bulunmuştur. Davacı tarafından karar alındıktan sonra muhalefet şerhi veya muhalefet şerhi anlamına gelebilecek bir beyanda bulunulmamış, ayrıca bu husus yazılı olarak da bildirilmemiştir. Bu şekildeki muhalefet, öneriye karşı çıkma niteliğinde olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkma veya muhalefet şerhi bulunmadığından, iptal davası açabilmek için zorunlu olan alınan kararlara muhalif kalma koşulu yerine getirilmemiştir.İlk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğunda reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle;

istinaf sebebleri yerinde olmayan davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacının istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 04/04/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/44984 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

⚠ Bu istinaf çizgisi Yargıtay'ca (kısmen ya da tamamen) bozulmuştur — bölgesel emsal değeri bu yönüyle sınırlıdır.

Bozuldu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3162 E. 2025/3128 K. · Bozuldu

Butlan sebepleri resen araştırılmalı; muhalefet şerhi aranmaz

Gerekçe özeti

Anonim şirket genel kurul kararının iptali istemiyle açılan davada mahkeme butlan sebeplerinin varlığını resen araştırmak zorundadır; butlan hâlinde karara usulüne uygun muhalefet şerhi konulmamış olmasının önemi yoktur, dolayısıyla dava yalnızca muhalefet şerhi yokluğuna dayanılarak butlan incelenmeden reddedilemez. Sermaye artırımına ilişkin iptal/butlan incelemesinde ayrıca; kararın pay sahibinin vazgeçilmez haklarını ve rüçhan hakkını etkileyip etkilemediği, TTK'nın 456/1 maddesindeki nakdî bedellerin tamamen ödenmiş olması şartının gerçekleşip gerçekleşmediği ve TTK'nın 456/4 maddesinin 353. maddeye yaptığı yollama uyarınca ticaret siciline tescil edilmiş sermaye artırımı kararı yönünden yokluk veya butlan kararı verilemeyeceği gözetilmelidir.

Emsal değeri

Genel kurul kararının iptali davasında butlanın resen gözetilmesi ve butlan hâlinde muhalefet şerhi aranmaması ile tescil edilmiş sermaye artırımı kararı yönünden yokluk/butlan kararı verilemeyeceği yönünden bağlayıcı emsal değeri taşır; kararda Dairenin yerleşik içtihadına atıf yapılmıştır.

Kavramlar: genel kurul kararının iptali butlan resen gözetme muhalefet şerhi sermaye artırımı rüçhan hakkı vazgeçilmez haklar tescilin butlana etkisi

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2024/3162 E.  ,  2025/3128 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2024/505 Esas, 2024/520 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2023/674 E., 2023/935 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı asıl tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 06.05.2025 günü hazır bulunan davacı ... ve davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin kuruluşundan 2020 yılının haziran ayına kadar yönetim kurulunda başkan veya üye sıfatıyla çalıştığını, 2020 Haziran ayında geçerli bir sebep olmadan hissedar ...'ın kararıyla şirketten uzaklaştırıldığını, şirkete girişine izin verilmediğini, 07.10.2023 tarihinde yapılan 2022 yılına ait olağan genel kurul toplantısında şirketteki ortaklık payının düşürülmesi amacıyla şirketin sermayesinin artırılarak 350.000.000,00 TL'ye çıkarıldığını, önceki nakdi sermaye artırım bedelleri şirkete ödenmediği halde sermaye artırım kararı bahanesiyle mülkiyet hakkına tecavüz edildiğini, alınan sermaye artırım kararının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin sermayesinin 07.10.2023 tarihli genel kurulda yapılmakta olan yatırıma bir kısım kaynak temini amacıyla 60.316.910,91 TL'sinin geçmiş yıl karlarından 99.183.089,09 TL'sinin sermaye taahhüdü yolu ile olmak üzere toplamda 159.500.000,00 TL artırılmasına karar verildiğini, davalı şirketin söz konusu yatırımı gerçekleştirebilmesi amacıyla ortaklarından sermaye artışı yoluyla kaynak talep etmesinin hukuka mevzuata ve dürüstlük kuralına aykırı bir yönü bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu kararların alındığı genel kurul toplantı tutanağında sermaye artırımına ilişkin gündemin 9. maddesinin görüşülmesine geçildikten sonra davacı ...'ın söz alarak muhalif olduğu, olumsuz oy kullandığı ve iptal davası açacağını belirterek açıklamalarda bulunduğu, davacının açıklamalarından ve oylamadan önceki muhalefetinden sonra sermaye artırımına ilişkin gündem oylamaya sunularak karara bağlandığı, oylamadan sonra davacının alınan karara her hangi bir sözlü veya yazılı muhalefeti bulunmadığından kanunun aradığı 'alınan kararlara muhalif kalma' koşulunun yerine getirilmediği ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 446/1-(a) bendindeki dava açabilme şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile genel kurul kararı alındıktan sonra davacı tarafından muhalefet şerhi veya muhalefet şerhi anlamına gelebilecek bir beyanda bulunulmadığı, ayrıca bu hususun yazılı olarak da bildirilmediği, iptal davası açabilmek için zorunlu olan alınan kararlara muhalif kalma koşulunun yerine getirilmediği, dava şartı yokluğunda davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Dava, sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, alınan karar ve oylama sonrasında davacının muhalefetini bildirmediği, iptal davası açılması koşullarının bu sebeple oluşmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinde de davacının istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Sermaye artırım kararına ilişkin iptal talebi yazılı gerekçelerle reddedilmiş ise de butlan sebeplerinin varlığı resen araştırılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. Zira Dairemizin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere Mahkemece butlan hususunun resen gözetilmesi gerekmektedir. Butlan halinde, karara usulüne uygun olarak muhalefet şerhi koyulmamasının da bir önemi bulunmamaktadır. Butlan halleri, örnek verilmek suretiyle TTK'nın 447. maddesinde düzenlenmiş olup bu hükme göre, pay sahibinin vazgeçilmez nitelikteki haklarını sınırlayan veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, denetleme ve inceleme haklarını kanunun izin verdiği ölçü dışında sınırlandıran ve şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerini ihlal eden genel kurul kararları batıldır.

Davacı, dava dilekçesinde 24.12.2021 tarihli genel kurulda da sermaye artırım kararı alındığını ancak sermaye artırım bedelleri henüz ödenmeden yeniden sermaye artırımına gidilmesinin mümkün olmadığını da ileri sürmektedir. İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/44 E. sayılı dosyasında da söz konusu genel kurul kararının iptali istemiyle dava açılmıştır. TTK'nın 456/1 madde hükmüne göre; "iç kaynaklardan yapılan artırım hariç, payların nakdî bedelleri tamamen ödenmediği sürece sermaye artırılamaz. Sermayeye oranla önemli sayılmayan tutarların ödenmemiş olması sermaye artırımını engellemez." Aynı hükmün dördüncü fıkrası, TTK'nın "353 ve 354 üncü maddeleri ile 355 inci maddenin birinci fıkrası tüm sermaye artırımı türlerine kıyas yoluyla uygulanır." düzenlemesini, 353.

maddesi ise, "(1)Anonim şirketin butlanına veya yokluğuna karar verilemez. Ancak, şirketin kurulmasında kanun hükümlerine aykırı hareket edilmek suretiyle, alacaklıların, pay sahiplerinin veya kamunun menfaatleri önemli bir şekilde tehlikeye düşürülmüş veya ihlal edilmiş olursa, yönetim kurulunun, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının, ilgili alacaklının veya pay sahibinin istemi üzerine şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesince şirketin feshine karar verilir. Mahkeme davanın açıldığı tarihte gerekli önlemleri alır. (2) Eksikliklerin giderilebilmesi, esas sözleşmeye veya kanuna aykırı hususların düzeltilebilmesi için mahkeme süre verebilir. (3) Dava dilekçesine deliller ile gerekli bütün bilgiler eklenir.

Yargılama aşamasında delil sunulamayacağı gibi bir davanın beklenilmesi ve bilgi getirtmesi de mahkemeden istenemez. Ancak, somut olayın haklı göstermesi hâlinde, mahkeme, kesin süreye bağlayarak, davacının delil sunma ve bilgi getirtme istemini kabul edebilir. Dava, acele işlere ilişkin usule tâbîdir. (4) Davanın, şirketin tescil ve ilanından itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde açılması şarttır. (5) Davanın açıldığı ve kesinleşmiş olan mahkeme kararı, mahkemenin bildirimi üzerine, derhâl ve resen ticaret siciline tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan olunur. Ayrıca, yönetim kurulu, tescil ve ilanı yapılan hususu, (…) internet sitesine koyar." düzenlemesini içermektedir.

Bu durumda mahkemece resen butlan sebeplerinin varlığı araştırılarak sermaye artırım kararı ile davacının vazgeçilmez nitelikteki haklarının ve rüçhan hakkının etkilenip etkilenmediğinin değerlendirilmesi, İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/44 E. sayılı dosyasının hangi aşamada olduğu ve işbu davada verilecek kararı etkileyip etkilemeyeceği ve tüm sermaye arttırımlarına uygulanacak olan TTK'nın 456/1 maddesinde öngörülen şartların bulunup bulunmadığı, saptanıp, bu maddenin 4. fıkrası ile yapılan yollama uyarınca kuruluştaki sakatlıklar nedeniyle şirketin feshini düzenleyen 353. maddesi gereği ticaret siciline tescil edilen sermaye arttırımı kararı yönünden yokluk ve butlan kararının verilemeyeceği hususu da gözetilerek yukarıda belirtilen tespitler ışığında bir karar verilmesi gerekirken anılan hususlar gözetilmeksizin karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

2.Bozma sebebine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alının temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.