Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15694 E. 2016/4713 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aaüt↗ nispi vekalet ücreti↗ vekalet ücreti takdiri↗ maktu vekalet ücreti↗ müteselsil kefil↗ kefil↗ kredi sözleşmesi↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsmaına göre; davacı ile asıl borçlu ... arasındaki sözleşmedeki imzanın ...'e ait olmadığı, bu durumda ...'ün ve borca müteselsil kefil olan ...'nın borçtan sorumlu olmayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalılar vekilinin temyiz itirazına gelince; mahkemece kredi sözleşmesindeki imzanın asıl borçlu ...'ün eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğine göre; davalılar vekili yararına karar tarihindeki AAÜT'nin 12/1. maddesi uyarınca nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12426 E. 2018/6512 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:makul süre · dava şartı yokluğu · usulden reddi · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsmaına göre, davanın «kesin» hüküm ve «makul sürede» açılmaması nedeniyle, HMK'nın 114/1-i ve 115/2. m. gereğince dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce re'sen bozulmuş, davacı vekilinin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3168 E. 2015/9332 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · havale · harç · avans faizi · e-defter · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda1- Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden «feri müdahil» O.ın dilekçesi temyiz «defterine» kaydedilmediği, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmadığı, temyiz dilekçesinin «havale» tarihinin de temyiz süresinden çok sonra olduğu tespit edilmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsmaına göre; davanın kısmen kabulü ile, hesaba davacı tarafından yatırılan 6.500 TL'nin 04.11.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» yürütülmek suretiyle davalı bankadan tahsiline,fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili, «feri müdahil» TMSF ve O. vekilleri temyiz etmiştir.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, yasal süre içerisinde temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15694 E. , 2016/4713 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/03/2013 tarih ve 2011/645-2013/131 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili banka ile davalı ... arasında 15/10/1998 tarihli kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalının dava konusu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalılara ihtarname gönderilerek, kredi borcunun faiz ve fer'ilerine birlikte ödenmesinin talep edildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek 68.193,47 TL alacağın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile ana paraya dava tarihinden itibaren uygulanacak % 153 faiz ve BSMV ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; sözleşmedeki imzaların sahte olduğunu, müvekkili tarafından böyle bir kredi kullanılmadığını, davacı banka personelinin usulsüz işlemlerinden kaynaklı banka alacağından sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsmaına göre; davacı ile asıl borçlu ... arasındaki sözleşmedeki imzanın ...'e ait olmadığı, bu durumda ...'ün ve borca müteselsil kefil olan ...'nın borçtan sorumlu olmayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalılar vekilinin temyiz itirazına gelince; mahkemece kredi sözleşmesindeki imzanın asıl borçlu ...'ün eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğine göre; davalılar vekili yararına karar tarihindeki AAÜT'nin 12/1. maddesi uyarınca nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının davalı yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin 4. paragrafındaki "440,00 TL maktu" ibareleri hükümden çıkartılarak, yerine "7.505,47 TL nispi" ibaresinin eklenmesine, kararın bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 27/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221544100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz