Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10540 E. 2018/5574 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahrifat↗ müterafik kusur↗ icazet↗ infaz↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Taraf vekilleri bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dava, tahrif edilmiş vekaletname uyarınca davalı banka tarafından yapılan işlemler nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nın 298/.... maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece hükmün gerekçe bölümünde “davacının hesaplarındaki işlemleri bilebilecek durumda olduğu, oğlu tarafından uzun süredir gerçekleştirilen bu işlemler karşısında ses çıkarmayarak icazet verdiği” denildikten sonra “davacının gerektiğinde kullanmak üzere tek suret olarak düzenlettirdiği vekaletnameyi iptal ettirmeyerek oğlunun eline geçmesine neden olduğundan zararın oluşumunda davalı banka ile müteferrik kusurlu olduğu” denilerek hem davacının dava konusu işlemlere icazet verdiği, hem de tarafların müterafik kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle gerekçe içinde çelişki oluşturulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
...- Kabule göre de, davacı, oğlu...'i aylık 7.500 TL'yi geçmemek kaydıyla işlem yapmaya yetkili kıldığı 28.04.2010 tarihli vekaletnameyi vekile de davalı bankaya da vermediğini, lazım olursa diyerek sakladığını ifade ettiğine ve...'in 5.000 TL'ye kadar para çekme yetkisi ile yetkilendirildiği 16.02.2009 tarihli talimatı ortadan kaldırdığını ileri sürmediğine göre, işlem başına 5.000 TL'yi aşan kısımlar yönünden davacının vekilini iyi seçmemesi, davalının da sunulan vekaletname hakkında gerekli araştırmayı yapmaması sebebiyle müterafik kusurlu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aylık 7.500 TL dışındaki işlemlerin müterafik kusura göre bölüştürülmesi yerinde görülmemiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair, davacı vekilinin tüm karar düzeltme itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18627 E. 2015/857 K.
Ortak:infaz · Alacak
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kabul beyanı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın yazılı talimatı yerine getirdiği, diğer davalı yönünden «kabul beyanı» nedeniyle kabulünün gerektiği gerekçesiyle,.... .... ve ... vekilinin kabul beyanı doğrultusunda açılan davanın kabulü ile 24.300 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ..... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3619 E. 2017/2493 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · marka hakkına tecavüz · terkin · maddi tazminat · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaTicaret Ltd Şti tarafından davalı ... aleyhine açılan marka iptali ve «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi durdurulması ve «sicilden terkini» talepli davanın reddine,....Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan red edilen «maddi tazminat» talebi yönünden hesaplanan 2.200,00 TL «vekalet ücretinin» davacıdan alınarak kendisini vekille «temsil» ettiren davalıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan red edilen manevi tazminat talebi yönünden hes …
Mahkemece, marka iptali ve «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi durdurulması ve «sicilden terkini» talepli asıl davanın ve markanın iptali ve sicilden terkini talepli birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Asıl davada davacı «marka hakkına tecavüzün» önlenmesini, durdurulmasını, davalı markasının «terkin» ve iptalini, ayrıca 10.000 TL maddi 20.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Şti. tarafından davalı ... aleyhine açılan Marka İptali ve Marka hakkına tecavüzün önlenmesi durdurulması ve «sicilden terkini» talepli davanın reddine'' karar verilmiş, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine ilişkin herhangi bir hüküm kurulmamış, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise ''Davacı ...
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10370 E. 2018/2627 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve men'i ile manevi tazminata karar verilmesi talep olunmuş, mahkemece gerekçeli kararda marka hakkına tecavüz eyleminin bulunmadığı ve haksız rekabet eyleminin bulunduğu kabul edildiği halde, kısa kararda ise haksız rekabetin yanında eylemin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, markalı ürünlerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmesi çelişkili olduğundan Yargıtay «denetimine elverişli» ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli karar verilmesi için hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · denetime elverişlilik · marka hakkına tecavüz · haksız fiil · ilan · haksız rekabet
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta davacı tarafça «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve men'i ile manevi tazminata karar verilmesi talep olunmuş, mahkemece gerekçeli kararda marka hakkına tecavüz eyleminin bulunmadığı ve haksız rekabet eyleminin bulunduğu kabul edildiği halde, kısa kararda ise haksız rekabetin yanında eylemin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, markalı ürünlerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmesi çelişkili olduğundan Yargıtay «denetimine elverişli» ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli karar verilmesi için hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «marka hakkına tecavüzü» bulunmayıp «haksız fiili» «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespit ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
5 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4327 E. 2017/6696 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalıların davacının tescilli ... ibareli markasını kullandığının anlaşıldığı, davalı şirketin «ticaret unvanının» davacı şirket ticaret unvanı ile benzer olduğu, davalı şirketçe tescilli ticaret unvanı dışında davacı marka ve logolarının kullanılmasının ise davacının markadan doğan haklarına 556 sayılı KHK m.
Somut olayda mahkemece, kısa kararda «maddi tazminata» hükmedilmiş olmasına rağmen, gerekçeli kararda maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4107 E. 2015/10995 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerekçe-hüküm çelişkisi · marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… ullanımı niteliğinde olduğu, internet alan adı tescil ve kullanımı da bu kapsamda kabul edildiği, markasal kullanımın ispatlanamadığı, davalı-karşı davacı eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı adına kayıtlı 2011/04329 nolu “N. b.” ibareli markanın tescil tarihindeki sınıflandırmaya göre 35. ve 42. sınıftaki hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, alan adının kullanılmasının yasaklanması ve iptali talepleri ile koşulları oluşmayan «ilan» talebinin reddine ayrıca karşı davanın da reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece verilen hüküm ile «gerekçenin çelişkili» olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5662 E. 2017/7566 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat senedi · bono · kefil · asıl alacak · dosya masrafı · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, davacının ortağı olduğu ...- A.Ş'nin alacağı yeni mal için davacının verdiği 85.000,00 TL tutarındaki senedin «teminat senedi» olduğu, karşılığından toplamda 80.000,00 TL ödemenin bu teminat senedine karşılık yapıldığı, davacının «kefil» olduğu ...-A.Ş'nin 85.000,00 TL tutarındaki borcuna karşılık 80.000,00 TL'nin ödendiği ödenmeyen 5.000,00 TL tutarındaki bakiyeden dolayı davacının davalı ...
1-Davacı 85.000 TL bedelli «bono» sebebiyle 5.000 TL borcu bulunmasına rağmen 85.000 TL «asıl alacak» üzerinden icra takibi yapıldığını ileri sürerek 85.000 TL davalı tarafa borcu olmadığının tespitini talep etmiş, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Şirketine 5.000,00 TL borcunun kaldığı ilgili icra dosyasında davacının yapacağı ödemenin 80.000,00 TL tutarına isabet eden icra «masraf» ve faizleri ile Umt Şirketinin davacıya ödemesi gerektiği kanısına varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3888 E. 2016/1331 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · taşıma sözleşmesi
Benzer bu kararda1- Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı alacak istemine ilişkin olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir.
Bu durumda, gerekçe ile hüküm fıkraları arasında çelişkiye yol açılmış, «davanın konusu» ve niteliği hakkında kuşkuya neden olacak şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7165 E. 2016/1422 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki sözleşmesi · yetki itirazı · navlun · taşıma sözleşmesi · yetki · tacir · yetkisizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemeleri'nin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, HMK'nın 17. maddesi uyarınca «tacir» olan taraflar yönünden «yetki sözleşmesinin» bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davalının «yetki itirazının» kabulü ile mahkemenin «yetkisizliğine» yetkili ve «görevli» mahkemenin sözleşme uyarınca ...
Somut olayda, kararın gerekçe kısmında taraflar arasında yapılan «yetki sözleşmesinin» HMK'nın 17. maddesi uyarınca geçerli olduğu, davalının «yetki itirazında» bulunduğu, kabul edilen yetki itirazı uyarınca mahkemenin «yetkisizliğine», dosyanın talep halinde yetkili ve «görevli» ...
1- Dava, CMR hükümlerine tabi «taşıma sözleşmesinden» kaynaklı «navlun» ve sair ücret alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «taşıma sözleşmesinin» 12. maddesinde sözleşme uyarınca uyuşmazlık vukuunda ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/10540 E. , 2018/5574 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/03/2015 gün ve 2012/136-2015/234 sayılı kararı onayan Daire’nin .../06/2016 gün ve 2015/11132-2016/6505 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadaki TL, Euro ve Usd hesaplarından oğlu...'e ödeme yapıldığını,...'in vefatından sonra bu ödemelerin tespit edildiğini, aylık 7.500 TL'yi geçmemek suretiyle para çekme yetkisinin verildiği vekaletnamenin aslının müvekkilinde kalıp davalı bankaya da...'e de verilmediğini, bankanın vekaletname aslını görmeden "aylık" ibaresinin tahrif edildiği fotokopi belge üzerinden işlem yaptığını, bu kelimenin silindiğinin aradaki boşluktan dahi fark edilebileceğini, işlemlerin SMS ile bildirildiği telefon numarasının da müvekkilinin bilgi ve talebi olmaksızın değiştirildiğini, bu suretle işlemlerden haberdar olunamadığını ileri sürerek ....780 Euro, 48.028 Usd ve 314.815 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Taraf vekilleri bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dava, tahrif edilmiş vekaletname uyarınca davalı banka tarafından yapılan işlemler nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nın 298/....
maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece hükmün gerekçe bölümünde “davacının hesaplarındaki işlemleri bilebilecek durumda olduğu, oğlu tarafından uzun süredir gerçekleştirilen bu işlemler karşısında ses çıkarmayarak icazet verdiği” denildikten sonra “davacının gerektiğinde kullanmak üzere tek suret olarak düzenlettirdiği vekaletnameyi iptal ettirmeyerek oğlunun eline geçmesine neden olduğundan zararın oluşumunda davalı banka ile müteferrik kusurlu olduğu” denilerek hem davacının dava konusu işlemlere icazet verdiği, hem de tarafların müterafik kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle gerekçe içinde çelişki oluşturulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
...- Kabule göre de, davacı, oğlu...'i aylık 7.500 TL'yi geçmemek kaydıyla işlem yapmaya yetkili kıldığı 28.04.2010 tarihli vekaletnameyi vekile de davalı bankaya da vermediğini, lazım olursa diyerek sakladığını ifade ettiğine ve...'in 5.000 TL'ye kadar para çekme yetkisi ile yetkilendirildiği 16.02.2009 tarihli talimatı ortadan kaldırdığını ileri sürmediğine göre, işlem başına 5.000 TL'yi aşan kısımlar yönünden davacının vekilini iyi seçmemesi, davalının da sunulan vekaletname hakkında gerekli araştırmayı yapmaması sebebiyle müterafik kusurlu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aylık 7.500 TL dışındaki işlemlerin müterafik kusura göre bölüştürülmesi yerinde görülmemiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair, davacı vekilinin tüm karar düzeltme itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle resen, (...) nolu bentte açılanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin ....06.2016 tarih 2015/11132 Esas, 2016/6505 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün BOZULMASINA, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair, davacı vekilinin tüm karar düzeltme itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının istekleri halinde karar düzeltme isteyen davacı ile davalıya iadesine, .../09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/449775700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz