6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9975 E. 2013/8926 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık hesap ilişkisi açık hesap cari hesap ilişkisi peşin karar harcı cari hesap ticari defter kayıtları icra takibine itiraz işlemiş faiz ticari defter ihtarname asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı eksik inceleme temerrüt e-defter

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

11. Hukuk Dairesi         2012/9975 E.  ,  2013/8926 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.01.2012 tarih ve 2010/55-2012/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, müvekkili şirketin uluslararası taşıma yapan lojistik firma olduğunu, davalı borçlu firmanın ise halı imal eden bir firması olduğunu, davacının 2005-2006-2007 yıllarında toplam 36 adet yurt dışı taşımasını yaptığını ve taşımalara ilişkin olarak da taşıma faturalarını düzenleyerek davalı şirkete verdiğini, bu taşımalardan kaynaklanan alacağın ödenmemesi üzerine ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2007/9425 esas sayılı takip dosyasıyla icra takibine başlanıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili davaya cevap vermemiş, yerel mahkemedeki yargılamaya katılmamıştır.Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde defterlerin usulüne uygun olarak tutulmadığı, bu suretle sahibi lehine delil olmasının mümkün olmadığı, tarafların defter ve belgelerinden aralarında borç-alacak ilişkisinin mevcut olduğu, davacı tarafça dosyaya sunulan belgeler ile ticari defterlerin birbirini teyit etmekte olduğu, davacı tarafın 2005-2006-2007 yıllarında toplam 36 adet yurt dışı taşıması yaptığı ve taşımalara ilişkin alacağın ödenmediği, davacı tarafın icra takibi başlatmasında haklı olduğu ve davasını ispat ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davacının davasının asıl alacak yönünden kabulüne, davacı tarafça düzenlenen faturaların usule uygun olarak ihtarname ile bildirilmesi suretiyle davalı tarafın temerrüde düşürülmediğinden faiz talebi yönünden haklı olmadığı kabul edilmiş olup, takibin asıl alacak olan 117.766,21 TL üzerinden devamına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.Dava, taraflar arasındaki taşıma ilişkisi nedeniyle düzenlenen faturaların cari hesap ilişkisi içinde ödenmediğinden bahisle yapılan icra takibine ilişkin itirazın iptali davasıdır. Davacı, 36 adet faturaya ilişkin asıl alacak ve işlemiş faiz talebinde bulunmuş, davalı icra takibine süresi içinde itiraz etmiştir. Mahkemece, davacı defterlerindeki kayıtlara dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de tarafların ticari defterlerindeki kayıtların birbirini doğrulamadığı, davalının kayıtlarına göre 59.553,62 TL borçlu olduğunun tespit edildiği bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Davalı taraf da temyiz dilekçesinde borcun bu miktar kadar olduğunu beyan etmektedir. Davacının mahkemece itibar edilen 2007 yılı ticari defterlerinin kapanış tasdiğinin olmaması nedeniyle kanuna uygun olmadığından lehine delil olamayacağı nazara alınarak, taraflar arasında açık hesap ilişkisinin olduğunun kabulüyle, dava konusu olan tüm faturaların tek tek taraf defterlerindeki kayıtlarla karşılaştırılıp, bu faturalara ilişkin ödeme belgeleri var ise bunların da değerlendirilip bundan sonra hangi kayıtlara, neye dayanılarak itibar edileceği saptanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8654 E. 2021/6876 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/9975 E.  ,  2013/8926 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.01.2012 tarih ve 2010/55-2012/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, müvekkili şirketin uluslararası taşıma yapan lojistik firma olduğunu, davalı borçlu firmanın ise halı imal eden bir firması olduğunu, davacının 2005-2006-2007 yıllarında toplam 36 adet yurt dışı taşımasını yaptığını ve taşımalara ilişkin olarak da taşıma faturalarını düzenleyerek davalı şirkete verdiğini, bu taşımalardan kaynaklanan alacağın ödenmemesi üzerine ...

1. İcra Müdürlüğü'nün 2007/9425 esas sayılı takip dosyasıyla icra takibine başlanıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili davaya cevap vermemiş, yerel mahkemedeki yargılamaya katılmamıştır.Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde defterlerin usulüne uygun olarak tutulmadığı, bu suretle sahibi lehine delil olmasının mümkün olmadığı, tarafların defter ve belgelerinden aralarında borç-alacak ilişkisinin mevcut olduğu, davacı tarafça dosyaya sunulan belgeler ile ticari defterlerin birbirini teyit etmekte olduğu, davacı tarafın 2005-2006-2007 yıllarında toplam 36 adet yurt dışı taşıması yaptığı ve taşımalara ilişkin alacağın ödenmediği, davacı tarafın icra takibi başlatmasında haklı olduğu ve davasını ispat ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davacının davasının asıl alacak yönünden kabulüne, davacı tarafça düzenlenen faturaların usule uygun olarak ihtarname ile bildirilmesi suretiyle davalı tarafın temerrüde düşürülmediğinden faiz talebi yönünden haklı olmadığı kabul edilmiş olup, takibin asıl alacak olan 117.766,21 TL üzerinden devamına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.Dava, taraflar arasındaki taşıma ilişkisi nedeniyle düzenlenen faturaların cari hesap ilişkisi içinde ödenmediğinden bahisle yapılan icra takibine ilişkin itirazın iptali davasıdır. Davacı, 36 adet faturaya ilişkin asıl alacak ve işlemiş faiz talebinde bulunmuş, davalı icra takibine süresi içinde itiraz etmiştir. Mahkemece, davacı defterlerindeki kayıtlara dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de tarafların ticari defterlerindeki kayıtların birbirini doğrulamadığı, davalının kayıtlarına göre 59.553,62 TL borçlu olduğunun tespit edildiği bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Davalı taraf da temyiz dilekçesinde borcun bu miktar kadar olduğunu beyan etmektedir.

Davacının mahkemece itibar edilen 2007 yılı ticari defterlerinin kapanış tasdiğinin olmaması nedeniyle kanuna uygun olmadığından lehine delil olamayacağı nazara alınarak, taraflar arasında açık hesap ilişkisinin olduğunun kabulüyle, dava konusu olan tüm faturaların tek tek taraf defterlerindeki kayıtlarla karşılaştırılıp, bu faturalara ilişkin ödeme belgeleri var ise bunların da değerlendirilip bundan sonra hangi kayıtlara, neye dayanılarak itibar edileceği saptanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/449644000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.