6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat | İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8176 E. 2013/8917 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bedel indirimi emtia nakliyat sigortası sovtaj bedeli sovtaj nakliyat sigortası trafik kazası sigorta tazminatı peşin karar harcı gerçek zarar alacağın temliki riziko rücuen tazminat rücu işlemiş faiz temlik taşıyıcı asıl alacak sigorta poliçesi hasar

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalıya ait emtianın davalılar tarafından taşınması sırasında meydan gelen trafik kazası sonucunda hasarlandığı, iki adet faturanın sigortalı firma tarafından düzenlenmediği, hasar oranının %65 olduğu ve sovtaj bedelinin indirilmesi sonucunda gerçek zararın 11.492,25 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davaya konu takibin 11.492,25 TL asıl alacak ve 2.719,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.211,65 TL üzerinden devamına karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı vekilinin sigortalı firma ile aynı grup bünyesinde olduğu bildirilen Accado Kilit A.Ş.’ne ait olan emtiaya yönelik ve aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.

Rizikonun gerçekleşmesiyle sigortacının tazminle yükümlü olduğu hasar miktarının belirlenmesi, sigorta hukukunun temel kural ve sorunlarından olup, bu kapsamda tespiti yapılan hasar, sigortalının maruz kaldığı gerçek zararı ifade eder. Bir başka anlatımla,

hasara uğramamış mallar, sigortalı emtianın değerinin fazla olarak belirlenmesi ya da sigorta bedeli üzerine belirli bir kar marjı eklenmesi gibi durumlar, gerçek zarar kavramına aykırı olan hususlardır. Bu kapsamda gerçek zararın tayini açısından özellik arzeden durumlardan birisi de, riziko sonucu hasarsız ya da az hasarlı kısımlar yönünden harici bir değerlendirme yapılarak, bunların bedellerinin hasarlı emtiadan yahut toplam hasar tutarından düşürülmesidir. Sigorta hukuku terminolojisinde sovtaj tenzili adı verilen bu uygulama ile hasarsız ya da az hasarlı malların, varsa ekonomik değerleri dikkate alınmakta ve bu değer sigorta tazminatından indirilmektedir.Somut olayda, davacı ... şirketi tarafından davalı taşıyıcılar hakkında açılan davada, mahkemece, davaya konu hasar miktarının tespiti amacı ile bilirkişi görüşüne başvurulmuş, buna karşın bilirkişiler tarafından düzenlenen rapora karşı davacı vekili tarafından ileri sürülen ciddi itirazlar dikkate alınmamıştır. Nitekim söz konusu bilirkişi raporunda, hasarlı emtianın sovtaj tenziline tabi tutulamayacağının belirlenmesine ilişkin olarak yapılan açıklamalarda, sovtaj bedelinin hasarsız emtia bedeli de eklenmek suretiyle hesaplanıp hesaplanmadığı hususu rapor içeriğinden anlaşılamamaktadır. Bu haliyle yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafça söz konusu rapora ilişkin yapılan itirazlar incelenip değerlendirilmeksizin sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.

3- Öte yandan dosya kapsamı itibariyle her ne kadar sigorta poliçesinde açıkça yer almasa dahi, meydana gelen kaza neticesinde hasarlandığı anlaşılan pen kolu, kapı kolu ve menteşe emtiasının bulunduğu, buna karşın bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamada söz konusu emtiaya ilişkin hasarın poliçede yer almadığından bahisle değerlendirmeye alınmadığı anlaşılmaktadır. Buna karşın dosya içerisinde mevcut temlikname içeriği incelendiğinde, sigortalının davacı ... şirketine söz konusu hasar sebebiyle davalılardan olan tazminat haklarını alacağın temliki hükümleri ile devrettiği, bu haliyle poliçe kapsamında yer almayan bir kısım hasarlı emtianın dahi rücu istemine konu olduğu dosya kapsamı itibarı ile sabittir. O halde mahkemece, değinilen husus üzerinde durularak sonuca gidilmesi gerekirken, salt bilirkişi raporundaki hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğundan söz edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi dahi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Rücü tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9532 E. 2013/23406 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İşyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/309 E. 2011/8651 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/8176 E.  ,  2013/8917 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.01.2012 tarih ve 2011/310-2012/19 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiliyle dava dışı ... Plastik ve İnşaat San A.Ş. arasında emtia nakliyat sigorta poliçesi düzenlendiğini, bu kapsamda davalılardan ...’a ait olan diğer davalı ... tarafından kullanılan araç ile davaya konu emtianın taşımasının yapıldığını ancak taşıma sırasında meydana gelen trafik kazası sonucunda emtianın hasarlandığını, hasar bedelinin müvekkili tarafından dava dışı sigortalıya ödendiğini, ödenen miktarın davalılardan tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, davalıların itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar hasara uğrayan emtia bedelinin davacı tarafından ileri sürüldüğü miktarda olmadığı bildirerek, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalıya ait emtianın davalılar tarafından taşınması sırasında meydan gelen trafik kazası sonucunda hasarlandığı, iki adet faturanın sigortalı firma tarafından düzenlenmediği, hasar oranının %65 olduğu ve sovtaj bedelinin indirilmesi sonucunda gerçek zararın 11.492,25 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davaya konu takibin 11.492,25 TL asıl alacak ve 2.719,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.211,65 TL üzerinden devamına karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı vekilinin sigortalı firma ile aynı grup bünyesinde olduğu bildirilen Accado Kilit A.Ş.’ne ait olan emtiaya yönelik ve aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.

Rizikonun gerçekleşmesiyle sigortacının tazminle yükümlü olduğu hasar miktarının belirlenmesi, sigorta hukukunun temel kural ve sorunlarından olup, bu kapsamda tespiti yapılan hasar, sigortalının maruz kaldığı gerçek zararı ifade eder. Bir başka anlatımla,

hasara uğramamış mallar, sigortalı emtianın değerinin fazla olarak belirlenmesi ya da sigorta bedeli üzerine belirli bir kar marjı eklenmesi gibi durumlar, gerçek zarar kavramına aykırı olan hususlardır. Bu kapsamda gerçek zararın tayini açısından özellik arzeden durumlardan birisi de, riziko sonucu hasarsız ya da az hasarlı kısımlar yönünden harici bir değerlendirme yapılarak, bunların bedellerinin hasarlı emtiadan yahut toplam hasar tutarından düşürülmesidir. Sigorta hukuku terminolojisinde sovtaj tenzili adı verilen bu uygulama ile hasarsız ya da az hasarlı malların, varsa ekonomik değerleri dikkate alınmakta ve bu değer sigorta tazminatından indirilmektedir.Somut olayda, davacı ... şirketi tarafından davalı taşıyıcılar hakkında açılan davada, mahkemece, davaya konu hasar miktarının tespiti amacı ile bilirkişi görüşüne başvurulmuş, buna karşın bilirkişiler tarafından düzenlenen rapora karşı davacı vekili tarafından ileri sürülen ciddi itirazlar dikkate alınmamıştır.

Nitekim söz konusu bilirkişi raporunda, hasarlı emtianın sovtaj tenziline tabi tutulamayacağının belirlenmesine ilişkin olarak yapılan açıklamalarda, sovtaj bedelinin hasarsız emtia bedeli de eklenmek suretiyle hesaplanıp hesaplanmadığı hususu rapor içeriğinden anlaşılamamaktadır. Bu haliyle yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafça söz konusu rapora ilişkin yapılan itirazlar incelenip değerlendirilmeksizin sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.

3- Öte yandan dosya kapsamı itibariyle her ne kadar sigorta poliçesinde açıkça yer almasa dahi, meydana gelen kaza neticesinde hasarlandığı anlaşılan pen kolu, kapı kolu ve menteşe emtiasının bulunduğu, buna karşın bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamada söz konusu emtiaya ilişkin hasarın poliçede yer almadığından bahisle değerlendirmeye alınmadığı anlaşılmaktadır. Buna karşın dosya içerisinde mevcut temlikname içeriği incelendiğinde, sigortalının davacı ... şirketine söz konusu hasar sebebiyle davalılardan olan tazminat haklarını alacağın temliki hükümleri ile devrettiği, bu haliyle poliçe kapsamında yer almayan bir kısım hasarlı emtianın dahi rücu istemine konu olduğu dosya kapsamı itibarı ile sabittir.

O halde mahkemece, değinilen husus üzerinde durularak sonuca gidilmesi gerekirken, salt bilirkişi raporundaki hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğundan söz edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi dahi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/449579600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.