Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2492 E. 2013/4228 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık işlemleri↗ def'i↗ kefil↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ve ortaklarının davalı bankadan kredi kullandıkları ve .... şahıslara kefil oldukları, bu kredilerin davalıya ödenmemesi nedeniyle davacının kefilliklerinin devam ettiği, bu nedenle teminat amaçlı verilen senetlerin takibe konulduğu ve davacının davalının bankacılık işlemleri nedeniyle zarara uğradığını yasal delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı bankaya tahsile verildiği iddia edilen senetlerin zamanında tahsil edilmemesi ve senetlerin iade edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Davacı yargılama aşamasındaki tüm beyanlarında dava konusu senetlerin davalı bankaya tahsile verildiğini iddia etmiş, davalı bankada zaman aşımı def'inde bulunup, dava konusu senetlerin davacı şirketçe banka alacağına karşılık teminat olarak alındığını ve borcun ödenmemesi nedeniyle senetleri icra takibine koyduklarını savunmuştur. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının senetleri teminat olarak verildiğini beyan ettiği kabulünden hareketle bu senetlerin borcun devam etmesi nedeniyle iade edilmemesinin haklı olduğu sonucuna varılmıştır. Ancak, yukarıda da belirtildiği üzere davacı senetlerin teminat olarak verildiğini iddia etmeyip, davalı banka teminat olarak verildiğini savunduğuna göre, mahkemece dava konusu senetlerin ne sebeple davalı bankaya tevdi edildiği, davalı bankaya tevdi edilen senetlerin davalı bankaca davacıya kullandırılan kredinin teminatı olarak verilip verilmediği hususları incelenmeksizin yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek, davacının halen davalı bankaya borçlu bulunduğundan bahisle hüküm tesisi doğru olmamıştır. Bu durumda, mahkemece bu konuda uzman bankacı bilirkişiler vasıtasıyla banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle tarafların iddia ve savunmaları gözetilerek rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şeklide hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız ihtiyati haciz tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2692 E. 2012/8654 K.
Ortak:teminat
İncelediğiniz kararda… kemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ve ortaklarının davalı bankadan kredi kullandıkları ve .... şahıslara «kefil» oldukları, bu kredilerin davalıya ödenmemesi nedeniyle davacının kefilliklerinin devam ettiği, bu nedenle «teminat» amaçlı verilen senetlerin takibe konulduğu ve davacının davalının «bankacılık işlemleri» nedeniyle zarara uğradığını yasal delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı yargılama aşamasındaki tüm beyanlarında dava konusu senetlerin davalı bankaya tahsile verildiğini iddia etmiş, davalı bankada zaman aşımı «def»'inde bulunup, dava konusu senetlerin davacı şirketçe banka alacağına karşılık «teminat» olarak alındığını ve borcun ödenmemesi nedeniyle senetleri icra takibine koyduklarını savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının senetleri «teminat» olarak verildiğini beyan ettiği kabulünden hareketle bu senetlerin borcun devam etmesi nedeniyle iade edilmemesinin haklı olduğu sonucuna varılmıştır.
Benzer bu karardaAncak davacı 13/07/2010 «havale» tarihli dilekçe ile «davadan feragat» etmeyip, «ihtiyati haciz» nedeniyle alınan «teminatın» davalıya verilmemesi talebinden feragat etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız ihtiyati haciz · feragat nedeniyle davanın reddi · davadan feragat · ihtiyati haciz · feragat · havale · haciz
Benzer bu karardaAncak davacı 13/07/2010 «havale» tarihli dilekçe ile «davadan feragat» etmeyip, «ihtiyati haciz» nedeniyle alınan «teminatın» davalıya verilmemesi talebinden feragat etmiştir.
Dava «haksız ihtiyati haciz» nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin «feragat» ettiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece bu husus «davadan feragat» şeklinde kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/2492 E. , 2013/4228 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ....... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.12.2008 tarih ve 2007/105-2008/295 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin alacaklısı olduğu yaklaşık 30.000 TL bedeli senetlerin tahsil için davalı bankaya teslim edildiğini, tahsil için iskonto kredisi hesabı açıldığını, ancak davalının bu senetlere ilişkin ne gibi işlem yaptığı hususunda bilgi vermediğini, senetlerin teslim edilmesi talep edildiği halde müvekkili şirkete, olmayan bir borç çıkarılarak bu borcun ödenmesi sonucunda senetlerin teslim edileceğinin bildirildiğini, davalı bankaya verilen senetler hakkında hiçbir işlem yapılmaması ve senetlerin iade edilmemesi nedeniyle müvekkili şirketin mali sıkıntıya girdiğini, işlerini askıya almak zorunda kaldığını, davalı bankaya senetler sebebiyle müvekkilin uğramış olduğu zararın tazmini için ihtar çekildiğini, davalı bankanın bunun üzerine tahsil için verilen senetlere dayalı olarak müvekkili, müvekkili şirket ortakları ve müvekkilinin borçluları aleyhine icra takibi yaptığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL'nin ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından yapılan icra takiplerinin dava dışı ...'den olan alacağın tahsili için yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ve ortaklarının davalı bankadan kredi kullandıkları ve .... şahıslara kefil oldukları, bu kredilerin davalıya ödenmemesi nedeniyle davacının kefilliklerinin devam ettiği, bu nedenle teminat amaçlı verilen senetlerin takibe konulduğu ve davacının davalının bankacılık işlemleri nedeniyle zarara uğradığını yasal delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı bankaya tahsile verildiği iddia edilen senetlerin zamanında tahsil edilmemesi ve senetlerin iade edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Davacı yargılama aşamasındaki tüm beyanlarında dava konusu senetlerin davalı bankaya tahsile verildiğini iddia etmiş, davalı bankada zaman aşımı def'inde bulunup, dava konusu senetlerin davacı şirketçe banka alacağına karşılık teminat olarak alındığını ve borcun ödenmemesi nedeniyle senetleri icra takibine koyduklarını savunmuştur. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının senetleri teminat olarak verildiğini beyan ettiği kabulünden hareketle bu senetlerin borcun devam etmesi nedeniyle iade edilmemesinin haklı olduğu sonucuna varılmıştır.
Ancak, yukarıda da belirtildiği üzere davacı senetlerin teminat olarak verildiğini iddia etmeyip, davalı banka teminat olarak verildiğini savunduğuna göre, mahkemece dava konusu senetlerin ne sebeple davalı bankaya tevdi edildiği, davalı bankaya tevdi edilen senetlerin davalı bankaca davacıya kullandırılan kredinin teminatı olarak verilip verilmediği hususları incelenmeksizin yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek, davacının halen davalı bankaya borçlu bulunduğundan bahisle hüküm tesisi doğru olmamıştır. Bu durumda, mahkemece bu konuda uzman bankacı bilirkişiler vasıtasıyla banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle tarafların iddia ve savunmaları gözetilerek rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şeklide hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/449432300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz