Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10513 E. 2013/8906 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasdik kararı↗ cy/cy şerhi↗ olumsuz oy↗ tenfiz↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin dava dilekçesine ekli olarak sunduğu vekaletnamenin ülkemizde tanzim edilmediği, yabancı mahkeme kararındaki davacı ile eldeki davayı açan kişinin aynı kişi olup olmadığının denetlenmesi için geçerli, tasdik edilmiş bir vekaletnamenin ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Davacı vekili müvekkili tarafından davalı şirket hakkında yabancı mahkemede açılan alacak davasının kabul kararı ile sonuçlandığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili tarafından davacı ... adına Federal ... Cumhuriyeti ... Noterliği tarafından tanzim edilmiş olan vekaletname örneği dosyaya sunulmuştur. Kural olarak yabancı devlet kamu kurumları tarafından tanzim olunan dava vekaletnamelerinin bu ülkedeki Türk Konsolosluğu tarafından tasdiki sureti ile ülkemizde geçerli oldukları kabul edilmekte ise de, Türkiye’nin de taraf olduğu 1961 tarihli ... Konvansiyonu hükümleri gereğince Konvansiyona taraf devletler yetkili kurumları tarafından düzenlenip, apostil şerhini havi olan dava vekaletnamelerinin ayrıca kullanılacağı ilgili ülke konsolosluğu tarafından onaylanma zorunluluğu kaldırılmıştır. Bu bakımdan gerek ülkemiz gerekse ... devleti değinilen Konvansiyonun tarafı olmakla, davacı vekili tarafından sunulan vekaletnamenin iç hukukumuz bakımından da geçerli bir vekaletname mahiyetinde olduğu, dosya içerisinde davacı vekili tarafından ibraz edilen davacının aile nüfus kayıt tablosu örneği ile vekaletname bilgilerinin de tutarlı olduğu göz önünde bulundurularak, davanın esası hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm kurulması gerekirken, değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8194 E. 2013/23266 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma işleri komisyoncusu · taşıyıcının sorumluluğu · rücuen tahsil · temerrüt tarihi · ticari faiz · komisyon · taşıyıcı · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin «taşıma işleri komisyoncusu» sıfatıyla hareket ettiği, meydana gelen zarardan «taşıyıcı» gibi sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 26.500,00 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 23.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, karar verilmiştir.
2- Dava, Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi uyarınca ödenen «hasar» bedelinin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
O halde mahkemece, uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2546 E. 2012/9093 K.
Ortak:tasdik kararı
İncelediğiniz kararda… vekaletnamenin ülkemizde tanzim edilmediği, yabancı mahkeme kararındaki davacı ile eldeki davayı açan kişinin aynı kişi olup olmadığının denetlenmesi için geçerli, «tasdik» edilmiş bir vekaletnamenin «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Kural olarak yabancı devlet kamu kurumları tarafından tanzim olunan dava vekaletnamelerinin bu ülkedeki Türk Konsolosluğu tarafından «tasdiki» sureti ile ülkemizde geçerli oldukları kabul edilmekte ise de, Türkiye’nin de taraf olduğu 1961 tarihli ...
Benzer bu kararda… an davacı şirket hesabına yatırıldığı, parayı çeken şahsın ismi zikredilmeden, sadece ihracatçı davacı şirketin adının yazılarak paranın çekildiği, ödeme fişlerinde «lehtarın» davacı gösterildiği, bu fişlerde ödeme yapılan şahsın veya şahısların imzalarının dahi bulunmadığı, yabancı ülkelerde düzenlenen vekaletnamelerin mahalli Türk büyükelçiliği, konsolosluk ve noter tarafından tanzim ve «tasdik» edilmesi gerekirken davalı bankaca bu hususa uyulmadığı, «temsil» olunan davacı şirketten teyit alınmadığı, söz konusu vekaletnamenin apostille sistemine göre onaylandığına dair bir belgeninde dosyada bulunmadığı, davalı bankanın bu hususlarda kusurlu olduğu gerekçesiyle ödenen «fatura» bedelleri 69.835.04 TL'nin davalıdan «avans faizi» ile tahsiline, koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı banka olayda «kusuru» bulunmadığını, Romanya Ticaret Odası'ndan «tasdikli» vekaletname uyarınca davacı adına hesabı açan kişiye ödeme yaptığını savunmuştur.
İhracat bedelinin geldiği hesap Ticaret Odasınca «tasdikli» bulunan vekaletnameye göre açılmış ve hesabı açan kişi aynı belgeyle parayı tahsil etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtelik · lehtar · fatura · kusur · avans faizi · temsil
Benzer bu kararda… an davacı şirket hesabına yatırıldığı, parayı çeken şahsın ismi zikredilmeden, sadece ihracatçı davacı şirketin adının yazılarak paranın çekildiği, ödeme fişlerinde «lehtarın» davacı gösterildiği, bu fişlerde ödeme yapılan şahsın veya şahısların imzalarının dahi bulunmadığı, yabancı ülkelerde düzenlenen vekaletnamelerin mahalli Türk büyükelçiliği, konsolosluk ve noter tarafından tanzim ve «tasdik» edilmesi gerekirken davalı bankaca bu hususa uyulmadığı, «temsil» olunan davacı şirketten teyit alınmadığı, söz konusu vekaletnamenin apostille sistemine göre onaylandığına dair bir belgeninde dosyada bulunmadığı, davalı bankanın bu hususlarda kusurlu olduğu gerekçesiyle ödenen «fatura» bedelleri 69.835.04 TL'nin davalıdan «avans faizi» ile tahsiline, koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminatın tahsiline ilişkin olup, uyuşmazlık bankanın yapılan işlemde «kusuru» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davalı banka olayda «kusuru» bulunmadığını, Romanya Ticaret Odası'ndan «tasdikli» vekaletname uyarınca davacı adına hesabı açan kişiye ödeme yaptığını savunmuştur.
Kusur sorumlusu olan banka Romanya Ticaret Odası tarafından «tasdik» edilmiş belgeye göre ödemede bulunduğundan olayda herhangi bir «kusuru» mevcut değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2598 E. 2013/3719 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · muafiyet · ticari faiz · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalının «gerçek zararının» ....692,70 TL olduğu, ancak davacı ... şirketinin «muafiyetten» sonra ödemesi gereken miktarın 18.292,70 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 18.292,70 TL alacağın 31.05.2006 ödeme gününden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir. ...-Bozma sebep ve şekline göre mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
1-Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Anayasası’nın 90ncı maddesinin «son» fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur. ....nun taşımaya ilişkin hükümleri halen yürürlükte ise de, uluslararası taşımalar bakımından daha sonra yürürlüğe giren ve bir iç hukuk kuralı haline gelen ...
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11505 E. 2011/11057 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emredici hüküm
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda yabancı mahkeme kararının ülkemizin «emredici» yasal düzenlemelerine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 31.5.2011 tarihli kararıyla yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10513 E. , 2013/8906 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2011 tarih ve 2009/265-2011/720 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı şirket hakkında ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın kabul kararı ile sonuçlandığını ileri sürerek, söz konusu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin dava dilekçesine ekli olarak sunduğu vekaletnamenin ülkemizde tanzim edilmediği, yabancı mahkeme kararındaki davacı ile eldeki davayı açan kişinin aynı kişi olup olmadığının denetlenmesi için geçerli, tasdik edilmiş bir vekaletnamenin ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Davacı vekili müvekkili tarafından davalı şirket hakkında yabancı mahkemede açılan alacak davasının kabul kararı ile sonuçlandığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili tarafından davacı ...
adına Federal ... Cumhuriyeti ... Noterliği tarafından tanzim edilmiş olan vekaletname örneği dosyaya sunulmuştur. Kural olarak yabancı devlet kamu kurumları tarafından tanzim olunan dava vekaletnamelerinin bu ülkedeki Türk Konsolosluğu tarafından tasdiki sureti ile ülkemizde geçerli oldukları kabul edilmekte ise de, Türkiye’nin de taraf olduğu 1961 tarihli ... Konvansiyonu hükümleri gereğince Konvansiyona taraf devletler yetkili kurumları tarafından düzenlenip, apostil şerhini havi olan dava vekaletnamelerinin ayrıca kullanılacağı ilgili ülke konsolosluğu tarafından onaylanma zorunluluğu kaldırılmıştır. Bu bakımdan gerek ülkemiz gerekse ... devleti değinilen Konvansiyonun tarafı olmakla, davacı vekili tarafından sunulan vekaletnamenin iç hukukumuz bakımından da geçerli bir vekaletname mahiyetinde olduğu, dosya içerisinde davacı vekili tarafından ibraz edilen davacının aile nüfus kayıt tablosu örneği ile vekaletname bilgilerinin de tutarlı olduğu göz önünde bulundurularak, davanın esası hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm kurulması gerekirken, değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/449292000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz