Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2546 E. 2012/9093 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sahtelik↗ kusur sorumluluğu↗ tasdik kararı↗ lehtar↗ fatura↗ kusur↗ avans faizi↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava dışı...Yün Deri Ltd.Şti.nin ithal ettiği mallarla ilgili bedellerini şirket yetkilisi ... tarafından davacı şirket hesabına yatırıldığı, parayı çeken şahsın ismi zikredilmeden, sadece ihracatçı davacı şirketin adının yazılarak paranın çekildiği, ödeme fişlerinde lehtarın davacı gösterildiği, bu fişlerde ödeme yapılan şahsın veya şahısların imzalarının dahi bulunmadığı, yabancı ülkelerde düzenlenen vekaletnamelerin mahalli Türk büyükelçiliği, konsolosluk ve noter tarafından tanzim ve tasdik edilmesi gerekirken davalı bankaca bu hususa uyulmadığı, temsil olunan davacı şirketten teyit alınmadığı, söz konusu vekaletnamenin apostille sistemine göre onaylandığına dair bir belgeninde dosyada bulunmadığı, davalı bankanın bu hususlarda kusurlu olduğu gerekçesiyle ödenen fatura bedelleri 69.835.04 TL'nin davalıdan avans faizi ile tahsiline, koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminatın tahsiline ilişkin olup, uyuşmazlık bankanın yapılan işlemde kusuru olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı banka olayda kusuru bulunmadığını, Romanya Ticaret Odası'ndan tasdikli vekaletname uyarınca davacı adına hesabı açan kişiye ödeme yaptığını savunmuştur. Yapılan işlem bir ihracata aracılık işlemine ilişkin bulunduğundan davalı banka olayda kusurlu ise sorumluluğu söz konusu olacaktır. İhracat bedelinin geldiği hesap Ticaret Odasınca tasdikli bulunan vekaletnameye göre açılmış ve hesabı açan kişi aynı belgeyle parayı tahsil etmiştir. Kusur sorumlusu olan banka Romanya Ticaret Odası tarafından tasdik edilmiş belgeye göre ödemede bulunduğundan olayda herhangi bir kusuru mevcut değildir. Davada Romanya Ticaret Odası'nca yapılmış onayın sahteliği iddia ve ispat edilmediğinden davacının varsa zararının bu belgeyi onaylayan kuruluştan tahsil etmesi gerekir. Davalı banka onayının sahteliği ileri sürülmeyen bu belgeye dayanan ödemede bulunduğundan ve tasdikli belgede de parayı çeken kişinin bu hususta yetkisi bulunduğu anlaşıldığından, mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken, kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10513 E. 2013/8906 K.
Ortak:tasdik kararı
İncelediğiniz kararda… an davacı şirket hesabına yatırıldığı, parayı çeken şahsın ismi zikredilmeden, sadece ihracatçı davacı şirketin adının yazılarak paranın çekildiği, ödeme fişlerinde «lehtarın» davacı gösterildiği, bu fişlerde ödeme yapılan şahsın veya şahısların imzalarının dahi bulunmadığı, yabancı ülkelerde düzenlenen vekaletnamelerin mahalli Türk büyükelçiliği, konsolosluk ve noter tarafından tanzim ve «tasdik» edilmesi gerekirken davalı bankaca bu hususa uyulmadığı, «temsil» olunan davacı şirketten teyit alınmadığı, söz konusu vekaletnamenin apostille sistemine göre onaylandığına dair bir belgeninde dosyada bulunmadığı, davalı bankanın bu hususlarda kusurlu olduğu gerekçesiyle ödenen «fatura» bedelleri 69.835.04 TL'nin davalıdan «avans faizi» ile tahsiline, koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı banka olayda «kusuru» bulunmadığını, Romanya Ticaret Odası'ndan «tasdikli» vekaletname uyarınca davacı adına hesabı açan kişiye ödeme yaptığını savunmuştur.
İhracat bedelinin geldiği hesap Ticaret Odasınca «tasdikli» bulunan vekaletnameye göre açılmış ve hesabı açan kişi aynı belgeyle parayı tahsil etmiştir.
Benzer bu kararda… vekaletnamenin ülkemizde tanzim edilmediği, yabancı mahkeme kararındaki davacı ile eldeki davayı açan kişinin aynı kişi olup olmadığının denetlenmesi için geçerli, «tasdik» edilmiş bir vekaletnamenin «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Kural olarak yabancı devlet kamu kurumları tarafından tanzim olunan dava vekaletnamelerinin bu ülkedeki Türk Konsolosluğu tarafından «tasdiki» sureti ile ülkemizde geçerli oldukları kabul edilmekte ise de, Türkiye’nin de taraf olduğu 1961 tarihli ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy şerhi · olumsuz oy · tenfiz · ibraz
Benzer bu kararda… vekaletnamenin ülkemizde tanzim edilmediği, yabancı mahkeme kararındaki davacı ile eldeki davayı açan kişinin aynı kişi olup olmadığının denetlenmesi için geçerli, «tasdik» edilmiş bir vekaletnamenin «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
… la, davacı vekili tarafından sunulan vekaletnamenin iç hukukumuz bakımından da geçerli bir vekaletname mahiyetinde olduğu, dosya içerisinde davacı vekili tarafından «ibraz» edilen davacının aile nüfus kayıt tablosu örneği ile vekaletname bilgilerinin de tutarlı olduğu göz önünde bulundurularak, davanın esası hakkında olumlu ya da «olumsuz» hüküm kurulması gerekirken, değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Konvansiyonu hükümleri gereğince Konvansiyona taraf devletler yetkili kurumları tarafından düzenlenip, apostil «şerhini» havi olan dava vekaletnamelerinin ayrıca kullanılacağı ilgili ülke konsolosluğu tarafından onaylanma zorunluluğu kaldırılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/2546 E. , 2012/9093 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/10/2010 tarih ve 2008/117-2010/499 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı...Yün Deri Ltd. Şti.'ne yün sattığını, malları gönderdiğini ancak ithalatların karşılığı bedellerin müvekkilinin hesabını transfer edilmediğini, yapılan araştırmada dört fatura bedelinin davalı bankanın hesabına aktarılmış olduğu ancak bu hesaptan sahte vekaletnameye istinaden dava dışı ..... tarafından çekildiğini, davalı bankanın bundan dolayı özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, maddi zararın yanında olaydan duyulan acı ve üzüntü nedeniyle manevi zarara uğranıldığını ileri sürerek ödenen 69.845.08 TL'nin ödeme tarihlerinden ve 10.000 TL manevi tazminatın faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından fatura tarihlerinin üzerinden yaklaşık iki yıl geçtikten sonra açılan davanı zamanaşımına uğradığını, hesabın dava dışı...Yün Deri Ltd. Şti. firması yetkili ve ortağı ... tarafından açıldığını ve imza tanıtım kartonuna ...'in imzasının alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava dışı...Yün Deri Ltd.Şti.nin ithal ettiği mallarla ilgili bedellerini şirket yetkilisi ... tarafından davacı şirket hesabına yatırıldığı, parayı çeken şahsın ismi zikredilmeden, sadece ihracatçı davacı şirketin adının yazılarak paranın çekildiği, ödeme fişlerinde lehtarın davacı gösterildiği, bu fişlerde ödeme yapılan şahsın veya şahısların imzalarının dahi bulunmadığı, yabancı ülkelerde düzenlenen vekaletnamelerin mahalli Türk büyükelçiliği, konsolosluk ve noter tarafından tanzim ve tasdik edilmesi gerekirken davalı bankaca bu hususa uyulmadığı, temsil olunan davacı şirketten teyit alınmadığı, söz konusu vekaletnamenin apostille sistemine göre onaylandığına dair bir belgeninde dosyada bulunmadığı, davalı bankanın bu hususlarda kusurlu olduğu gerekçesiyle ödenen fatura bedelleri 69.835.04 TL'nin davalıdan avans faizi ile tahsiline, koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminatın tahsiline ilişkin olup, uyuşmazlık bankanın yapılan işlemde kusuru olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı banka olayda kusuru bulunmadığını, Romanya Ticaret Odası'ndan tasdikli vekaletname uyarınca davacı adına hesabı açan kişiye ödeme yaptığını savunmuştur. Yapılan işlem bir ihracata aracılık işlemine ilişkin bulunduğundan davalı banka olayda kusurlu ise sorumluluğu söz konusu olacaktır. İhracat bedelinin geldiği hesap Ticaret Odasınca tasdikli bulunan vekaletnameye göre açılmış ve hesabı açan kişi aynı belgeyle parayı tahsil etmiştir. Kusur sorumlusu olan banka Romanya Ticaret Odası tarafından tasdik edilmiş belgeye göre ödemede bulunduğundan olayda herhangi bir kusuru mevcut değildir.
Davada Romanya Ticaret Odası'nca yapılmış onayın sahteliği iddia ve ispat edilmediğinden davacının varsa zararının bu belgeyi onaylayan kuruluştan tahsil etmesi gerekir. Davalı banka onayının sahteliği ileri sürülmeyen bu belgeye dayanan ödemede bulunduğundan ve tasdikli belgede de parayı çeken kişinin bu hususta yetkisi bulunduğu anlaşıldığından, mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken, kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 28/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058327300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz