Sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9593 E. 2013/8838 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanık delili↗ ispat külfeti↗ sigorta poliçesi↗ dahili dava↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, Gelir Güvencesi Sertifikası Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin iradesi dışında işsiz kaldığını, poliçe uyarınca tazminat koşullarının oluştuğunu ileri sürerek tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı sigorta şirketi ise, poliçede öngörülen işsiz kalma halinin söz konusu olmadığını savunarak 18.12.2009 tarihli ... tarafından düzenlenen “araştırma sonuç raporu” başlıklı araştırma tutanağına dayanmıştır. Tutanak içeriğinde “12.10.2009 tarihinde ... Denizcilik Tersanesine gidildi. Tersane girişindeki güvenlik görevlisi... Bey ile görüşüldü. ...’ın tesis müdürü olduğu, şu anda tersane dışında olduğu, birçok kişinin işten çıkarıldığı fakat ...’ın çalışmaya devam ettiği, her gün 4-5 saat gelip çalıştığı, tüm tesis, kızaklar ve taş havuzu dolaştığı ve kontrol ettiği söylendi. 18.12.2009 tarihinde tekrar ... Denizcilik Tersanesine gidildi. Güvenlik görevlisi... Bey tarafından ...’ın dahili numarası arandı. Telefon cevap vermeyince yemek için çıkmış olabileceği söylendi. Öğleden sonra tekrar tersaneye gidildiğinde tersane ve kızaklara indiği şu anda ulaşılamayacağı söylendi.”şeklinde yazılıdır. Davalı sigorta şirketi söz konusu tutanak ve tanık deliline dayandığına, tutanak tanığı olarak dinlenen ... de “tutanak içeriğinin doğru olduğunu, davacının işten çıkarılmayıp çalıştığı kanaatine ulaştığını” beyan ettiğine göre, davalının ispat külfetini yerine getirdiği kabul edilerek mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16276 E. 2011/3978 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi sicili · cy/cy şerhi · ipotek
Benzer bu karardaMahkemece, davacı gemi inşa sözleşmesinin 01.05.1998 tarihinde yapıldığı, davalı gemi ipoteği «şerhinin» 20.07.1998 tarihinde «gemi siciline» işlendiği, davacının yasal ipoteğinin ise 07.03.2000 tarihinde işlendiği, davacı tersane sahibine öncelik tanınabilmesi için alacağın tamamının alınamamış olması ve ön sıradaki alacaklıların tesis ettikleri «ipotekler» dolayısı ile tersane sahibi aleyhine bir zarar geleceğini önceden bilmesi ya da bilebilecek durumda olması koşullarının gerçekleşmesinin gerektiği, davalı bankanın …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3520 E. 2022/7190 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi sicili · müdahale talebi · asli müdahale · finansal kiralama · sicilden terkin · dava şartı yokluğu · muvafakat · taraf ehliyeti
Benzer bu kararda… k ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; Tersan firmasının 14/01/2003 olan tescil tarihinde yüzer havuzun maliki olmaması, yüzer havuzun o tarihte «finansal kiralama» konusu mal statüsünde olup malikinin yurtdışında mukim bir firma olması, «gemi sicil» müdürlüğüne bayrak devleti ile ilgili herhangi bir belge ile bayrak devletinin tescile «muvafakatini» gösteren bir belge sunulmamış olmasından dolayı TUGS Kanunu ve TUGS Yönetmeliğine göre tescil için zorunlu esaslı unsurlar mevcut olmadığından davacı tarafın tescilin iptali konusunda gemi sicil müdürlüğüne yaptığı başvurunun haklı olduğu, yüzer havuzla ilgili kati ithalat işleminin 01/02/2008 tarihinde tamamlanarak bu tarihte milli statüye kavuşmuş olup, 04/11/2009 tarihli 30401 nolu «fatura» ile yüzer havuzun davacı ... tarafından satın alındığı ileri sürüldüğünden ...'nın Tersan adına yapılan tescil işlemi ile ilgili olarak Gemi Sicil Müdürlüğüne iptal talebinde bulunmakta ve işbu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, diğer yandan davacı Gemsan-Neptün Denizcilik San ve Tic.
… icil Müdürlüğü tarafından Tersan Tersanecilik Taşımacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. lehine yapılmış 27/01/2003 tarihli Milli Gemi Sicilin 8061 sıra nolu Liman Siciline «kaydının» «terkini» ve iptali ile yüzer havuzun davacı ... adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş; yüzer «geminin sicilde» adına kayıtlı olduğu Tersan firmasının «asli müdahale talebinin» kabulü üzerine, davacı yan bu kez 09.07.2014 tarihli «ıslah» dilekçesi ile; yüzer havuzun sicil kaydının terkin edilmesine dair taleplerine karşı Gemi Sicil Müdürlüğünce verilen red kararının iptali istemi olarak dava konusu …
A.Ş.'nin dava «ehliyeti» bulunmadığından, bu davacının açmış olduğu davanın dava «şartı yokluğu» nedeni ile reddine, davalı ...'nın davasının kabulü ile, İstanbul Gemi Sicil Müdürlüğünün, İstanbul Gemi Sicilinin 8061 sırasında kayıtlı olan Tersan isimli yüzer havuz ile ilgili aldığı 31/08/2012 tarihli 5743 sayılı kararın iptali ile yüzer havuzla ilgili Tersan Tersanecilik A.Ş. adına yapılan tescil «kaydının» terkinine karar verilmiştir.
A.Ş.'nin dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçeleri ile davacı Gemsan-Neptün Denizcilik San. ve Tic.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3440 E. 2017/2133 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tevdi mahalli · navlun alacağı · izafeten dava · navlun · aktif husumet · pasif husumet · karar verilmesine yer olmadığına · husumet
Benzer bu karardaA.Ş.'nin «navlun alacağı» yönünden ana davada tevdi mahalinden aktarma söz konusu olmakla karar «verilmesine yer olmadığına»; birleşen davada davacı ...
Şubesi'ne yatırılan tutardan 29.149,94 USD'nin davalıya verilmesine; karşı dava yönünden davacı Casa China'nın davasının «aktif husumetten» reddine, davacı ...
A.Ş.'nin davasının «aktif husumetten» reddine, diğer davacı ....
A.Ş.'nin davasının «pasif husumetten» reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/9593 E. , 2013/8838 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.02.2012 tarih ve 2010/452-2012/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında Gelir Güvencesi Sertifikası Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, müvekkilinin iş akdinin işverenince 12.10.2009 tarihinde feshedildiğini, davalının poliçe kapsamında altı ay süre ile verilecek olan işsizlik tazminatını ödemesi gerektiği halde sadece 1 ay ödedikten sonra müvekkilinin aktif olarak çalıştığı bilgisi alındığı iddiası ile bakiye tazminatı ödemediğini, oysa müvekkilinin çalışmadığının İşkur ödeme belgeleri ile sabit olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 12.500,00 TL işsizlik tazminatının faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, müvekkilince yaptırılan araştırmada davacının çalıştığının tespit edilmesi üzerine ödemenin durdurulduğunu, davacının işsizlik durumunun devam ettiğini belgelemesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iş aktinin 12.10.2009 tarihinde feshedildiğinin davalıya bildirildiği, davalı sigorta şirketi, yaptırdıkları araştırma sonucu düzenlenen rapor içeriğine göre ödeme yapılmadığı belirtmiş ise de dosyaya celp edilen SGK kayıtları, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve davacının çalıştığı kurumdan gelen yazı cevabı nazara alındığında davacının iş aktinin isteği dışında fesh edildiği, iş yeri güvenlik görevlilerine sorulmak, telefon açılmak sureti ile davacının halen çalıştığının tespit edildiği savunmasının rizikonun teminat dışında kaldığını kabule yeterli kanıt olamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 12.500,00 TL’nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.Dava, Gelir Güvencesi Sertifikası Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin iradesi dışında işsiz kaldığını, poliçe uyarınca tazminat koşullarının oluştuğunu ileri sürerek tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı sigorta şirketi ise, poliçede öngörülen işsiz kalma halinin söz konusu olmadığını savunarak 18.12.2009 tarihli ... tarafından düzenlenen “araştırma sonuç raporu” başlıklı araştırma tutanağına dayanmıştır. Tutanak içeriğinde “12.10.2009 tarihinde ... Denizcilik Tersanesine gidildi. Tersane girişindeki güvenlik görevlisi... Bey ile görüşüldü. ...’ın tesis müdürü olduğu, şu anda tersane dışında olduğu, birçok kişinin işten çıkarıldığı fakat ...’ın çalışmaya devam ettiği, her gün 4-5 saat gelip çalıştığı, tüm tesis, kızaklar ve taş havuzu dolaştığı ve kontrol ettiği söylendi.
18. 12.2009 tarihinde tekrar ... Denizcilik Tersanesine gidildi. Güvenlik görevlisi... Bey tarafından ...’ın dahili numarası arandı. Telefon cevap vermeyince yemek için çıkmış olabileceği söylendi. Öğleden sonra tekrar tersaneye gidildiğinde tersane ve kızaklara indiği şu anda ulaşılamayacağı söylendi.”şeklinde yazılıdır. Davalı sigorta şirketi söz konusu tutanak ve tanık deliline dayandığına, tutanak tanığı olarak dinlenen ... de “tutanak içeriğinin doğru olduğunu, davacının işten çıkarılmayıp çalıştığı kanaatine ulaştığını” beyan ettiğine göre, davalının ispat külfetini yerine getirdiği kabul edilerek mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/448702900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz