Gemi sicili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/16276 E. 2011/3978 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi sicili↗ cy/cy şerhi↗ ipotek↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı gemi inşa sözleşmesinin 01.05.1998 tarihinde yapıldığı, davalı gemi ipoteği şerhinin 20.07.1998 tarihinde gemi siciline işlendiği, davacının yasal ipoteğinin ise 07.03.2000 tarihinde işlendiği, davacı tersane sahibine öncelik tanınabilmesi için alacağın tamamının alınamamış olması ve ön sıradaki alacaklıların tesis ettikleri ipotekler dolayısı ile tersane sahibi aleyhine bir zarar geleceğini önceden bilmesi ya da bilebilecek durumda olması koşullarının gerçekleşmesinin gerektiği, davalı bankanın davacı aleyhine bir zarar geleceğini önceden bilerek gemi ipoteği tesis ettiğinin söylenemeyeceğinden bu koşullardan ikincisinin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 23.09.2010 tarihli ilamı ile bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2563 E. 2010/9128 K.
Ortak:gemi sicili · cy/cy şerhi · ipotek
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı gemi inşa sözleşmesinin 01.05.1998 tarihinde yapıldığı, davalı gemi ipoteği «şerhinin» 20.07.1998 tarihinde «gemi siciline» işlendiği, davacının yasal ipoteğinin ise 07.03.2000 tarihinde işlendiği, davacı tersane sahibine öncelik tanınabilmesi için alacağın tamamının alınamamış olması ve ön sıradaki alacaklıların tesis ettikleri «ipotekler» dolayısı ile tersane sahibi aleyhine bir zarar geleceğini önceden bilmesi ya da bilebilecek durumda olması koşullarının gerçekleşmesinin gerektiği, davalı bankanın …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı gemi inşa sözleşmesinin 01.05.1998 tarihinde yapıldığı, davalı gemi ipoteği «şerhinin» 20.07.1998 tarihinde «gemi siciline» işlendiği, davacının yasal ipoteğinin ise 07.03.2000 tarihinde işlendiği, davacı tersane sahibine öncelik tanınabilmesi için, alacağın tamamının alınamamış olması ve ön sıradaki alacaklıların tesis ettikleri «ipotekler» dolayısı ile tersane sahibi aleyhine bir zarar geleceğini önceden bilmesi ya da bilebilecek durumda olması koşullarının gerçekleşmesinin gerektiği, davalı bankanın …
Dava, TTK'nun Dördüncü Kitabında yer alan 877. maddesinde yazılı Kanuni İpotek hakkına dayalı alacağın, davalının «genel kredi sözleşmesi» uyarınca İnşa Halindeki Gemilere Mahsus Siciline «ipotek» «şerhi» koydurması, geminin icra kanalı ile satılması sonrasında davalının alacağını tahsil etmesi sonucu, davacının alacağına kavuşamaması nedenine dayalı alacak istemine ilişkin olup, davanın açıklanan bu nitelemesine göre, görülüp sonuçlandırılması «denizcilik ihtisas» mahkemesinin görevi dahilinde olduğu kuşkusuzdur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı çevresi · deniz ticareti · denizcilik ihtisas mahkemesi · re'sen gözetilme · ihtisas mahkemesi · genel kredi sözleşmesi · kamu düzeni · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaDava, TTK'nun Dördüncü Kitabında yer alan 877. maddesinde yazılı Kanuni İpotek hakkına dayalı alacağın, davalının «genel kredi sözleşmesi» uyarınca İnşa Halindeki Gemilere Mahsus Siciline «ipotek» «şerhi» koydurması, geminin icra kanalı ile satılması sonrasında davalının alacağını tahsil etmesi sonucu, davacının alacağına kavuşamaması nedenine dayalı alacak istemine ilişkin olup, davanın açıklanan bu nitelemesine göre, görülüp sonuçlandırılması «denizcilik ihtisas» mahkemesinin görevi dahilinde olduğu kuşkusuzdur.
Mahkemelerin görevi, «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’«sen gözetilmesi» gerekir.
1-Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.” fıkrası eklenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9593 E. 2013/8838 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanık delili · ispat külfeti · dahili dava · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDavalı sigorta şirketi söz konusu tutanak ve «tanık deliline» dayandığına, tutanak tanığı olarak dinlenen ... de “tutanak içeriğinin doğru olduğunu, davacının işten çıkarılmayıp çalıştığı kanaatine ulaştığını” beyan ettiğine göre, davalının «ispat külfetini» yerine getirdiği kabul edilerek mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Tersane girişindeki güvenlik «görevlisi»...
Güvenlik «görevlisi»...
Bey tarafından ...’ın «dahili» numarası arandı.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9746 E. 2018/4955 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:koasürans · mücbir sebep · rücu hakkı · şirket zararı · rücu · protokol · ihbar · kusur
Benzer bu kararda… l Müdürlüğü tarafından kurtarıldığı, geminin tersane iskelesine emniyetli ve kurallara uygun bir şekilde bağlanmadığı, fırtınanın, deniz ve hava koşulları açısından «mücbir sebep» sayılamayacağı, basiretli bir tersane yönetiminin kontrolü altında işleyen bir tersanede bir geminin gece, önceden «ihbarı» yapılan fırtına sebebiyle halatlarını koparıp denize sürüklenerek demirli bir gemiye çarpması, üstelik sabah mesai başlayana kadar tersaneden hiçbir kimsenin haberinin olmamasının düşünülemeyeceği, tersane yönetiminin ağır ihmal ve kusurunun bulunduğu, gemi inşa sözleşmesinin 13. maddesinde all risk sigortasında tersaneye «rücu» etmeme maddesinin olacağı hususu yer almış ise de, söz konusu sözleşmenin ...Şirketi ve davalı tersane sahibi arasında imzalandığı, bu madde hükümlerinin sadece sözleşmenin taraflarını bağlayacağı, bu nedenle «rücu hakkının» olduğu, davacının halef olabileceği, söz konusu tekne poliçesi ile «protokol» gereği ödediği «hasar» bedelini davalılardan talep edebileceği, davalıların her ikisinin de davacıya karşı sorumlu oldukları, davalı sigorta şirketinin kendi rücu haklarının bulunup bulu …
A.Ş'nin inşa halindeki sigortalı geminin zarar görmesinde kusurlu olduğu, davacının da bu davalıya «rücu hakkının» bulunduğu kabul edildiğine göre, artık davalı sigorta «şirketinin zarar» sorumlusuna karşı rücu hakkını kullanmaması sebebiyle davacının zarar gördüğü ileri sürülemeyeceğinden davalı ...
Sigorta A.Ş ile sigortacı arasındaki kapalı «koasürans» «protokolüne» konu geminin, diğer davalıya ait tersanede inşa halinde iken kuvvetli rüzgarda halatlarını kopararak sürüklendiği, sürüklenme sırasında açıkta demirde bekleyen ...
A.Ş) vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı vekili, reasürör müvekkilinin sigortalısı olan davalı sigorta şirketinin «rücu hakkını» kullanmamak suretiyle müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/16276 E. , 2011/3978 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2008 gün ve 2006/470-2008/441 sayılı kararı bozan Daire’nin 23.09.2010 gün ve 2009/2563 -2010/9128 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin mülkiyeti dava dışı Rota Denizcilik A.Ş.'ne ait olan ve Gemi Sicil Memurluğu İnşa Halindeki Gemilere Mahsus sicilin 711. sırasına kayıtlı 244 inşaa nolu geminin inşasını yaptığını, yapılan işten kaynaklanan 2.670.000 DM alacağın ödenmediğini, başlattıkları icra takibi sırasında davalı bankanın da tesis ettiği ipoteğe dayalı olarak başlattığı icra takibi sonunda geminin satıldığını, davalı bankanın icra dosyasındaki sıra cetveline yaptıkları itirazın reddedildiğini, davalının yapılan satış sonunda alacağının bir kısmını alabildiğini, davacı alacağının TTK'nun 877 maddesine dayalı inşaatçı ipoteğinden kaynaklanması nedeniyle TMK'nun 897. maddesi uyarınca öncelikli alacak olduğunu, tüm bu durumlar nazara alındığında davacının alacağına kavuşmamasına neden olanın davalı banka olduğunu ileri sürerek, 2.639,242,00 TL'nın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı gemi inşa sözleşmesinin 01.05.1998 tarihinde yapıldığı, davalı gemi ipoteği şerhinin 20.07.1998 tarihinde gemi siciline işlendiği, davacının yasal ipoteğinin ise 07.03.2000 tarihinde işlendiği, davacı tersane sahibine öncelik tanınabilmesi için alacağın tamamının alınamamış olması ve ön sıradaki alacaklıların tesis ettikleri ipotekler dolayısı ile tersane sahibi aleyhine bir zarar geleceğini önceden bilmesi ya da bilebilecek durumda olması koşullarının gerçekleşmesinin gerektiği, davalı bankanın davacı aleyhine bir zarar geleceğini önceden bilerek gemi ipoteği tesis ettiğinin söylenemeyeceğinden bu koşullardan ikincisinin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 23.09.2010 tarihli ilamı ile bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, 4743 sayılı Yasa’nın 6 ncı maddesinin B/4 bendi gereğince, davalıdan yargı harçlarından muaf olduğundan, harç alınmasına mahal olmadığına,07.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018461100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz