6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel Kurul Kararının İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/4945 E. 2013/6594 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vesayet fiil ehliyeti kayyum atanması yönetim kurulu üyeliği infazda tereddüt iyiniyet kuralı olağanüstü genel kurul genel kurul kararının iptali ibra iyiniyet ara karar infaz anonim şirket taraf ehliyeti bilirkişi incelemesi ticaret sicili yönetim kurulu kararı eksik inceleme karar verilmesine yer olmadığına e-defter

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın süresinde açıldığı, yönetim kurulu başkanı olarak seçilen ... seçildikten sonra mahkeme kararı ile hacir altına alındığı, öncesinde de 1930 doğumlu olan bu kişinin haftada üç defa diyalize girdiği, işin niteliği dikkate alındığında yönetim kuruluna seçilmesinin iyiniyet kurallarına uygun düşmediği, her ne kadar sonradan vesayet kararı ile bu görevi sona ermiş ise de her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre sonuçlandırılacağı, öncesinde şirketin alacaklarını tahsil edip kendisine taşınmazlar aldığı, bu tahsilatları deftere kaydetmediği, bilançonun birçok açıdan gerçeği yansıtmadığı, yönetim kuruluna ...'nın

334 ve 335. maddeleri uyarınca izin verilmesinde bir usulsüzlük olmadığı, yöneticilerin zarar verdiği ve şirketin idaresinde zafiyet gösterdiğinin kanıtlanmadığı, olağanüstü genel kurulun yapılmadığı, bu yöndeki davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle anılan istemle ilgili karar verilmesine yer olmadığına, davalı şirketin 03.03.2009 tarihli genel kurulunun faaliyet raporunun onaylanmasına ilişkin 3, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 4, bilanço ve gelir tablolarının onaylanmasına ilişkin 5 ve ... yönetim kuruluna seçilmesine dair 6 numaralı kararın iptaline, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesi ve davalı anonim şirkete kayyum atanması istemine ilişkindir.

Davalı şirketin ortakları bulunan davacılar, davalarını esas itibariyle şirketin defter ve kayıtlarının gerçeğe aykırı tutulduğu, yönetim kuruluna seçilen ...'in usulsüzlüklerinin bulunduğu iddiasına dayandırmışlardır. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükme temel alınan bilirkişi raporunun davalının defter ve kayıtlarıyla ilgili değerlendirmeleri, yönetim kurulu üyeliğine seçilen dava dışı ...'in vesayet altına alınmasına ilişkin davada alınan bilirkişi raporuna dayanmaktadır. Ancak, anılan davada işbu davanın tarafları yer almadığı gibi bilirkişi incelemesine yönelik ara kararında da davalının defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması yönünde hüküm kurulmuştur. Davalı taraf da incelemenin defter ve kayıtlar üzerinde yapılmadığından bahisle rapora itiraz etmiştir. Bu durum karşısında, bilirkişi incelemesi yapılmasına ilişkin ara kararına uygun şekilde davalı defter ve kayıtları incelenmeden, başka bir dava dosyasına sunulan bilirkişi raporuna itibar edilerek düzenlenen rapora dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Yazılı gerekçelerle yönetim kurulunun ibrasına ilişkin genel kurul kararının iptaline karar verilmiştir. Genel kurula katılanları gösterir hazurun cetvelinden davalı şirketin beş ortaktan, ibrasına karar verilen yönetim kurulunun da üç ortaktan teşekkül ettiği anlaşılmaktadır. İptaline karar verilen ibra kararının ise, toplam pay sahiplerinin %88 kabul, %12 red oyu ile alındığı açıklanmıştır. Somut olaya uygulanması gereken mülga ...'nın 374/2. maddesi uyarınca yöneticilerin kendilerinin ibrasında oy kullanmaları mümkün bulunmamaktadır. İbranın yöneticiler dışındaki ortakların kararıyla karara bağlanması gerekmektedir. O halde, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları getirtilip, ibra edilen yöneticilerin duraksamaya neden olmayacak şekilde kimler olduğu belirlenip, bu kişilerin kendi ibralarında oy kullanıp kullanmadıkları tespit edilip, ibra kararın öncelikle yok hükmünde olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması da yanlış olmuştur.

3-Ayrıca, dava konusu olaya uygulanması gereken mülga ...'nın 381. maddesi hükmü uyarınca bir ortağın genel kurulda alınan kararın iptalini dava edebilmesi için, alınan karara karşı oy kullanması ve muhalif kaldığını tutanağa geçirterek bu kararın yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Dava konusu uyuşmazlıkta ...'in yönetim kuruluna seçilmesine ilişkin genel kurul kararının da yazılı gerekçelerle iptaline karar verilmiştir. Her ne kadar bu karara ilişkin olarak davacılar muhalefetlerini genel kurul tutanağına yazdırmışlar ise de anılan kişinin yönetim kuruluna oy birliği ile seçildiği belirtilmiştir. Başka bir ifadeyle davacı ortakların ...'in yönetim kurulu üyeliğine seçilmesinde olumlu oy kullandıkları

anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, davacıların anılan genel kurul kararının iptalini dava etme ön koşulunun bulunmadığının kabulü gerekmektedir. Ancak, davacılar yönetim kuruluna seçilen ...'in temyiz kudretinden yoksunluğunu ileri sürdüklerine göre, genel kurul kararı tarihi itibariyle bu kişinin fiil ehliyetine sahip olup olmadığı, kararın bu yönüyle yok hükmünde bulunup bulunmadığı irdelenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

4-Öte yandan, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin karar ile bilanço gelir ve gider tablolarının kabulüne ilişkin genel kurul kararlarının numaralarının karıştırılarak ve ilgili kararların dava edilen kısımlarının iptal edildiğinin açıkça belirtilmeyerek infazda tereddüt doğuracak şekilde hüküm kurulması da yanlış olmuştur.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3281 E. 2013/4797 K.

    Ortak: · Genel Kurul Kararının İptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/4945 E.  ,  2013/6594 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.06.2010 tarih ve 2009/326-2010/341 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.04.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin hissedarları olduğunu, 03.03.2009 tarihinde genel kurul toplantısı yaptığını, bu toplantıda alınan kararların gerçeğe aykırı denetçi raporu ve faaliyet raporuna dayandığını, 2006-2007 tarihinden bir çok müşterisinin borç bakiyesinin 2008 yılına aktarıldığını, yönetim kurulu üyelerinin şirketin öz sermayesini tehlikeye atacak şekilde borç aldıklarının sabit olduğunu, defterdeki kayıtların gerçeğe aykırı şekilde değiştirildiğini, vesayet altına alınması için açılan dava devam eden, 1930 doğumlu ve haftada üç gün diyalize giren kişinin yönetim kurulu üyesi seçildiğini, şirketin pay sahibi olmayan ve çalışanı bulunmayan kişilere ödeme yaptığını, hiçbir gereği yokken sermayenin artırılmasına dair 02.06.2009 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasına karar verildiğini, yöneticilerin kasten veya ihmal şeklinde görevini yapmadıklarını ileri sürerek, 03.03.2009 tarihli genel kurulda bilanço ve gelir tablolarının kabulü, yönetim kurlu faaliyet raporunun ibrası, yönetim kurulu üyelerinin üyelerinin seçimi ve yöneticilere ...'nın 334-335.

maddeleri uyarınca müsaade verilmesine ve olağanüstü genel kurul toplantısı yapılması kararlarının iptaline, bu toplantının yapılmaması için tedbir kararı verilmesine ve şirkete kayyım tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın üç aylık süre içinde açılmadığını, iddiaların yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın süresinde açıldığı, yönetim kurulu başkanı olarak seçilen ... seçildikten sonra mahkeme kararı ile hacir altına alındığı, öncesinde de 1930 doğumlu olan bu kişinin haftada üç defa diyalize girdiği, işin niteliği dikkate alındığında yönetim kuruluna seçilmesinin iyiniyet kurallarına uygun düşmediği, her ne kadar sonradan vesayet kararı ile bu görevi sona ermiş ise de her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre sonuçlandırılacağı, öncesinde şirketin alacaklarını tahsil edip kendisine taşınmazlar aldığı, bu tahsilatları deftere kaydetmediği, bilançonun birçok açıdan gerçeği yansıtmadığı, yönetim kuruluna ...'nın

334 ve 335. maddeleri uyarınca izin verilmesinde bir usulsüzlük olmadığı, yöneticilerin zarar verdiği ve şirketin idaresinde zafiyet gösterdiğinin kanıtlanmadığı, olağanüstü genel kurulun yapılmadığı, bu yöndeki davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle anılan istemle ilgili karar verilmesine yer olmadığına, davalı şirketin 03.03.2009 tarihli genel kurulunun faaliyet raporunun onaylanmasına ilişkin 3, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 4, bilanço ve gelir tablolarının onaylanmasına ilişkin 5 ve ... yönetim kuruluna seçilmesine dair 6 numaralı kararın iptaline, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesi ve davalı anonim şirkete kayyum atanması istemine ilişkindir.

Davalı şirketin ortakları bulunan davacılar, davalarını esas itibariyle şirketin defter ve kayıtlarının gerçeğe aykırı tutulduğu, yönetim kuruluna seçilen ...'in usulsüzlüklerinin bulunduğu iddiasına dayandırmışlardır. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükme temel alınan bilirkişi raporunun davalının defter ve kayıtlarıyla ilgili değerlendirmeleri, yönetim kurulu üyeliğine seçilen dava dışı ...'in vesayet altına alınmasına ilişkin davada alınan bilirkişi raporuna dayanmaktadır. Ancak, anılan davada işbu davanın tarafları yer almadığı gibi bilirkişi incelemesine yönelik ara kararında da davalının defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması yönünde hüküm kurulmuştur.

Davalı taraf da incelemenin defter ve kayıtlar üzerinde yapılmadığından bahisle rapora itiraz etmiştir. Bu durum karşısında, bilirkişi incelemesi yapılmasına ilişkin ara kararına uygun şekilde davalı defter ve kayıtları incelenmeden, başka bir dava dosyasına sunulan bilirkişi raporuna itibar edilerek düzenlenen rapora dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Yazılı gerekçelerle yönetim kurulunun ibrasına ilişkin genel kurul kararının iptaline karar verilmiştir. Genel kurula katılanları gösterir hazurun cetvelinden davalı şirketin beş ortaktan, ibrasına karar verilen yönetim kurulunun da üç ortaktan teşekkül ettiği anlaşılmaktadır. İptaline karar verilen ibra kararının ise, toplam pay sahiplerinin %88 kabul, %12 red oyu ile alındığı açıklanmıştır. Somut olaya uygulanması gereken mülga ...'nın 374/2. maddesi uyarınca yöneticilerin kendilerinin ibrasında oy kullanmaları mümkün bulunmamaktadır. İbranın yöneticiler dışındaki ortakların kararıyla karara bağlanması gerekmektedir. O halde, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları getirtilip, ibra edilen yöneticilerin duraksamaya neden olmayacak şekilde kimler olduğu belirlenip, bu kişilerin kendi ibralarında oy kullanıp kullanmadıkları tespit edilip, ibra kararın öncelikle yok hükmünde olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması da yanlış olmuştur.

3-Ayrıca, dava konusu olaya uygulanması gereken mülga ...'nın 381. maddesi hükmü uyarınca bir ortağın genel kurulda alınan kararın iptalini dava edebilmesi için, alınan karara karşı oy kullanması ve muhalif kaldığını tutanağa geçirterek bu kararın yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Dava konusu uyuşmazlıkta ...'in yönetim kuruluna seçilmesine ilişkin genel kurul kararının da yazılı gerekçelerle iptaline karar verilmiştir. Her ne kadar bu karara ilişkin olarak davacılar muhalefetlerini genel kurul tutanağına yazdırmışlar ise de anılan kişinin yönetim kuruluna oy birliği ile seçildiği belirtilmiştir. Başka bir ifadeyle davacı ortakların ...'in yönetim kurulu üyeliğine seçilmesinde olumlu oy kullandıkları

anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, davacıların anılan genel kurul kararının iptalini dava etme ön koşulunun bulunmadığının kabulü gerekmektedir. Ancak, davacılar yönetim kuruluna seçilen ...'in temyiz kudretinden yoksunluğunu ileri sürdüklerine göre, genel kurul kararı tarihi itibariyle bu kişinin fiil ehliyetine sahip olup olmadığı, kararın bu yönüyle yok hükmünde bulunup bulunmadığı irdelenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

4-Öte yandan, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin karar ile bilanço gelir ve gider tablolarının kabulüne ilişkin genel kurul kararlarının numaralarının karıştırılarak ve ilgili kararların dava edilen kısımlarının iptal edildiğinin açıkça belirtilmeyerek infazda tereddüt doğuracak şekilde hüküm kurulması da yanlış olmuştur.

SONUÇ

Yukarıda (1), (2) (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/448570100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.