İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/6336 E. 2013/6415 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
beyan yükümlülüğü↗ sigorta ettiren↗ ba formu↗ yenileme↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ sigorta poliçesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu by pass ameliyatının poliçe süresi içerisinde yapılmış olup sigorta kapsamında kaldığı ve davacının ameliyatını gerektiren hastalığı ile ilgili gizleyici ya da sigorta şirketini yanıltıcı herhangi bir beyanına rastlanılmadığı gerekçesiyle ispat olunamayan davanın reddine, davacının kötü niyetle icra takibi yaptığı yönünde delil bulunmadığı gerekçesiyle de davalı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sağlık sigorta poliçesine istinaden ödenen hastane giderinin davalı sigortalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacının davalıya yaptırmış olduğu sigorta poliçesinin 31/03/2009 tarihinde sona erdiği, süre sonunda davalının bu poliçeyi yenilemediği, ancak 25/05/2009 tarihinde sigorta şirketine dilekçe vererek sigorta poliçesini devam ettirmek istediği ve davalının bu beyanı üzerine 31/03/2009 tarihinden geçerli olmak üzere poliçenin yenilendiği hususlarında taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigortalının sigorta yapılırken beyan yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığına ilişkindir. 6762 sayılı ...'nın 1290/1. maddesinde, sigorta ettiren kimsenin, sigortacının mukavele yapılırken hakiki vaziyetleri bildiği takdirde mukaveleyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını mücibolacak bütün hususları sigortacıya bildirmeye mecbur olduğu düzenlenmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davalıya ... Tıbbi Görüntüleme Merkezi'nde uygulanan 11/05/2009 tarihli anjiografi sonucu ile ... Hastanesi'nde düzenlenen 25/05/2009 tarihli muayene formu değerlendirilmediği gibi davalıdan poliçe yenilenirken sağlık beyanı alınmadığı belirlenmiştir. Oysa, davacı tarafından temyiz dilekçesinin ekinde sunulan 25/05/2009 tarihli bireysel sağlık ürün plan değişiklik formunda yer alan “bu güne kadar anjiografi yaptırdınız mı?” sorusuna davalı tarafından olumlu yanıt verilmediği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla mahkemece bu hususlarda inceleme yapılarak ve gerekirse bu konularda ek bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9209 E. 2014/17248 K.
Ortak:sigorta ettiren · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaDava, sağlık «sigorta poliçesine» istinaden ödenen hastane giderinin davalı sigortalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davacının davalıya yaptırmış olduğu «sigorta poliçesinin» 31/03/2009 tarihinde sona erdiği, süre sonunda davalının bu poliçeyi «yenilemediği», ancak 25/05/2009 tarihinde sigorta şirketine dilekçe vererek sigorta poliçesini devam ettirmek istediği ve davalının bu beyanı üzerine 31/03/2009 tarihinden geçerli olmak üzere poliçenin yenilendiği hususlarında taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.
6762 sayılı ...'nın 1290/1. maddesinde, «sigorta ettiren» kimsenin, sigortacının mukavele yapılırken hakiki vaziyetleri bildiği takdirde mukaveleyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını mücibolacak bütün hususları sigortacıya bildirmeye mecbur olduğu düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde «sigorta ettirenin» «sigorta sözleşmesinin» eki teklifnamede ciddi bir hastalık geçirilip geçirilmediği sorusuna "hayır" yanıtını verdiği, sözleşme devam ederken rahatsızlandığı, davalının sigorta ettirenin hastalığını «riziko» gerçekleştikten sonra öğrendiği ancak «cayma hakkını» kullanmadığı gerekçesiyle davacının yaptığı sağlık giderleri toplamı 3.244,00 TL'nin ödeme tarihi olan 06/10/2006 tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; davacının manevi tazminat talebinin ise, TMK'nın 24.maddesi ve 818 sayılı BK'nın 47 ve 49. maddelerinde belirtilen …
Mahkemece «maddi tazminata» ilişkin dava kabul edilmiş ise de; somut olayda «sigorta ettiren», sigortalının Sigorta Teklifnamesi'nin Sağlık Beyanı Bölümündeki sağlığı ile ilgili bir sorunu bulunup bulunmadığı sorusuna "hayır" yanıtını vermiş; daha sonra, sözleşme devam ederken rahatsızlığı nedeniyle, Medicana Bahçelievler Hastanesine başvurmuş ve kendisine Ülser Kolit ve Gis kanaması teşhisi konmuştur.
Davalı, «sigorta ettirenin» poliçe tanzimi sırasında mevcut olan rahatsızlığını gizlediğini ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mal sigortası · cayma hakkı · sigorta teminatı kapsamı · hayat sigortası · sigorta teminatı · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · riziko
Benzer bu karardaDavalı savunmasında, «rizikonun» gizlenen hastalığa bağlı olarak ortaya çıktığını, davacının doğru bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle talebe konu hastalığın «sigorta teminatı kapsamı» içinde olmadığını savunduğuna göre, mahkemece; davalının ileri sürdüğü kanıtlar arasında yer alan, sigortalının tedavi belgelerinin Nisa ve Amerikan hastanelerinden getirtilerek ve bunların ilişkin bulunduğu tarihler de gözetilerek, davacı sigortalının rizikonun meydana gelmesine neden olan hastalığının ne zaman ortaya çıktığı ve poliçe düzenlenmesinden önce var olup olmadığı hususlarında, aralarında tıp alanında uzman doktor bilirkişinin de bulunacağı bilirkişi kurulundan görüş sorularak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde «sigorta ettirenin» «sigorta sözleşmesinin» eki teklifnamede ciddi bir hastalık geçirilip geçirilmediği sorusuna "hayır" yanıtını verdiği, sözleşme devam ederken rahatsızlandığı, davalının sigorta ettirenin hastalığını «riziko» gerçekleştikten sonra öğrendiği ancak «cayma hakkını» kullanmadığı gerekçesiyle davacının yaptığı sağlık giderleri toplamı 3.244,00 TL'nin ödeme tarihi olan 06/10/2006 tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; davacının manevi tazminat talebinin ise, TMK'nın 24.maddesi ve 818 sayılı BK'nın 47 ve 49. maddelerinde belirtilen …
Sigorta sözleşmesinin kurulmasında doğru bilgi verme yükümlülüğü ile ilgili TTK.nun 1290. maddesi hükmü «mal sigortalarına» ilişkin olmakla birlikte, yerleşmiş Yargıtay uygulaması ile «hayat sigortalarında» da uygulanmakta olup, esasen bu yükümlülük Poliçe Genel Şartları'nda sözleşme hükmü haline getirilmiş bulunmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/6336 E. , 2013/6415 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ... . Asliye Ticaret (... . Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 27/12/2011 tarih ve 2010/1225-2011/933 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine sağlık sigorta poliçesi ile sigortalı olan davalının 22/06/2009 tarihinde yapılan bypass ameliyatı için 14.200,31 TL ödeme yapıldığını, davalı sigortalının 25/05/2009 tarihli poliçe başvurusu sırasında bu husustaki hastalıklarını müvekkili şirkete beyan etmediğini ve gizlediğini, bu nedenle de hastaneye ve sigortalıya müvekkili şirketçe yapılan toplam 14.200,31 TL'lik ödemenin istirdadı amacı ile ... . İcra Müdürlüğü'nün 2009/19925 E. sayılı dosyasında icra takibi yaptıklarını, yaptıkları icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ancak davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu by pass ameliyatının poliçe süresi içerisinde yapılmış olup sigorta kapsamında kaldığı ve davacının ameliyatını gerektiren hastalığı ile ilgili gizleyici ya da sigorta şirketini yanıltıcı herhangi bir beyanına rastlanılmadığı gerekçesiyle ispat olunamayan davanın reddine, davacının kötü niyetle icra takibi yaptığı yönünde delil bulunmadığı gerekçesiyle de davalı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sağlık sigorta poliçesine istinaden ödenen hastane giderinin davalı sigortalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacının davalıya yaptırmış olduğu sigorta poliçesinin 31/03/2009 tarihinde sona erdiği, süre sonunda davalının bu poliçeyi yenilemediği, ancak 25/05/2009 tarihinde sigorta şirketine dilekçe vererek sigorta poliçesini devam ettirmek istediği ve davalının bu beyanı üzerine 31/03/2009 tarihinden geçerli olmak üzere poliçenin yenilendiği hususlarında taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigortalının sigorta yapılırken beyan yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığına ilişkindir. 6762 sayılı ...'nın 1290/1. maddesinde, sigorta ettiren kimsenin, sigortacının mukavele yapılırken hakiki vaziyetleri bildiği takdirde mukaveleyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını mücibolacak bütün hususları sigortacıya bildirmeye mecbur olduğu düzenlenmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davalıya ... Tıbbi Görüntüleme Merkezi'nde uygulanan 11/05/2009 tarihli anjiografi sonucu ile ... Hastanesi'nde düzenlenen 25/05/2009 tarihli muayene formu değerlendirilmediği gibi davalıdan poliçe yenilenirken sağlık beyanı alınmadığı belirlenmiştir. Oysa, davacı tarafından temyiz dilekçesinin ekinde sunulan 25/05/2009 tarihli bireysel sağlık ürün plan değişiklik formunda yer alan “bu güne kadar anjiografi yaptırdınız mı?” sorusuna davalı tarafından olumlu yanıt verilmediği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla mahkemece bu hususlarda inceleme yapılarak ve gerekirse bu konularda ek bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/448532900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz