Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/6799 E. 2013/6413 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu deprem sigortası (dask)↗ afet↗ yerleşim yeri↗ sözleşmenin iptali↗ sigorta ettiren↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ ek prim↗ sigorta poliçesi↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 587 Sayılı Zorunlu Deprem Sigortasına Dair KHK'nın 2. maddesi gereğince köy yerleşik alanında yapılan binaların bu KHK kapsamında Zorunlu Deprem Sigortasına tabi bulunmadığı, ayrıca genel şartların C-2 Maddesinin 4. Fıkrasında A-2 maddesinde de "sigorta kapsamı dışında kalan bir yere yanlışlıkla Zorunlu Deprem Sigortası Poliçesinin düzenlendiğinin sigorta ettirilen tarafından belgelendirilmesi durumunda, Zorunlu Deprem Sigortası Sözleşmesi başlangıçtan itibaren iptal edilir, pirimin tamamı sigorta ettirene iade edilir" şeklinde düzenlenme bulunduğu, bu düzenlemeler uyarınca davacının köy yerleşim yeri alanı içerisinde kalan meskeninde meydana gelen zarardan davalı kurumun sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, deprem sigorta poliçesine dayanan tazminat istemine ilişkindir. Olaya uygulanması gereken, Zorunlu Deprem Sigortasına Dair mülga KHK'nın (18/05/2012 tarih ve 28296 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09/05/2012 tarih ve 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu'nun 15. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.) 2. maddesinin 2. fıkrasında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait binalar ile köy yerleşik alanlarında yapılan binaların bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında zorunlu deprem sigortasına tabi bulunmadığı belirtilmiştir.
Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları'nın A.2 maddesinin 2.2 bendinde de, köy nüfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturanlarca köy yerleşik alanları ve civarında ve mezralarda yapılan binaların kapsam dışında bulunduğu belirtilmiş, C.2 maddesinin son bendinde de, sigorta sözleşmesinin yürürlükte olduğu süre içerisinde, sigorta konusu yerin A.1 maddesi kapsamındaki durumlar dışında kalan bir nedenle ortadan kalkması ya da sigortalı yerin sigorta kapsamı dışına çıkması hallerinde, bu durumun sigorta ettiren tarafından belgelendirilmesi kaydıyla, sigorta sözleşmesi, bildirimde bulunulan tarihten itibaren geçerli olmak üzere iptal edileceği, bu durumda, sözleşmenin iptal tarihi ile başlangıcındaki bitiş tarihi arasındaki süreye isabet eden prim tutarının sigorta ettirene gün esası üzerinden iade edileceği düzenlenmiştir.
Somut olaya gelince, yukarıda ayrıntısına yer verilen, zorunlu deprem sigortasının kapsamını ve bu sigortayı yaptırmakla mükellef olanları belirleyen yasal hükümler karşısında, köy yerleşim alanlarında yapılan binaların bu sigortanın kapsamı dışında kaldığı, diğer bir anlatımla köy yerleşim alanlarında bulunan bina sahiplerinin zorunlu deprem sigortası yaptırmakla mükellef olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak, zorunlu deprem sigortası yaptırmak durumunda bulunmayan sigortalının, köyde bulunduğunu sigortacıya bildirdiği evinin, davalı tarafından sigorta edilmesinden ve riskin meydana gelmesinden sonra, davalının, taşınmazın köy sınırları içerisinde kalması nedeniyle teminat kapsamında bulunmadığından bahisle ödeme yapmaması iyi niyetle ve akdi görüşmelerden doğan sorumlulukla bağdaşmamaktadır. Bu itibarla, mahkemece işin esasına girilerek hüküm kurulması yerine, köy yerleşim alanı içerisinde bulunan meskende meydana gelen zarardan davalının sorumlu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/657 E. 2013/17794 K.
Ortak:sözleşmenin iptali · sigorta ettiren · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · ek prim · sigorta poliçesi · teminat · i̇i̇k 72/son · Tazminat
İncelediğiniz kararda… üfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturanlarca köy yerleşik alanları ve civarında ve mezralarda yapılan binaların kapsam dışında bulunduğu belirtilmiş, C.2 maddesinin «son» bendinde de, «sigorta sözleşmesinin» yürürlükte olduğu süre içerisinde, sigorta konusu yerin A.1 maddesi kapsamındaki durumlar dışında kalan bir nedenle ortadan kalkması ya da sigortalı yerin sigorta kapsamı dışına çıkması hallerinde, bu durumun «sigorta ettiren» tarafından belgelendirilmesi kaydıyla, sigorta sözleşmesi, bildirimde bulunulan tarihten itibaren geçerli olmak üzere iptal edileceği, bu durumda, «sözleşmenin iptal» tarihi ile başlangıcındaki bitiş tarihi arasındaki süreye isabet eden «prim» tutarının sigorta ettirene gün esası üzerinden iade edileceği düzenlenmiştir.
Ancak, zorunlu deprem sigortası yaptırmak durumunda bulunmayan sigortalının, köyde bulunduğunu sigortacıya bildirdiği evinin, davalı tarafından sigorta edilmesinden ve riskin meydana gelmesinden sonra, davalının, taşınmazın köy sınırları içerisinde kalması nedeniyle «teminat kapsamında» bulunmadığından bahisle ödeme yapmaması iyi niyetle ve akdi görüşmelerden doğan sorumlulukla bağdaşmamaktadır.
… nin düzenlendiğinin sigorta ettirilen tarafından belgelendirilmesi durumunda, Zorunlu Deprem Sigortası Sözleşmesi başlangıçtan itibaren iptal edilir, pirimin tamamı «sigorta ettirene» iade edilir" şeklinde düzenlenme bulunduğu, bu düzenlemeler uyarınca davacının köy «yerleşim yeri» alanı içerisinde kalan meskeninde meydana gelen zarardan davalı kurumun sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… üfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturanlarca köy yerleşik alanları ve civarında ve mezralarda yapılan binaların kapsam dışında bulunduğu belirtilmiş, C.2 maddesinin «son» bendinde de, «sigorta sözleşmesinin» yürürlükte olduğu süre içerisinde, sigorta konusu yerin A.1 maddesi kapsamındaki durumlar dışında kalan bir nedenle ortadan kalkması ya da sigortalı yerin sigorta kapsamı dışına çıkması hallerinde, bu durumun «sigorta ettiren» tarafından belgelendirilmesi kaydıyla, sigorta sözleşmesi, bildirimde bulunulan tarihten itibaren geçerli olmak üzere iptal edileceği, bu durumda, «sözleşmenin iptal» tarihi ile başlangıcındaki bitiş tarihi arasındaki süreye isabet eden «prim» tutarının sigorta ettirene gün esası üzerinden iade edileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ...Belediye Başkanlığının yazısına göre «sigorta poliçesine» konu olan yapının köy yerleşim alanında yer aldığı, DASK Genel Şartları'nın A.2 -2. maddesine göre köy yerleşim alanlarında yapılan binaların sigorta kapsamı dışında tutulduğu, genel şartların C.2 maddesine göre de sigorta kapsamı dışında kalan bir yere yanlışlıkla poliçe düzenlendiğinin belgelenmesi halinde «sözleşmenin iptal» edilip «primin» tamamının «sigorta ettirene» ödeneceğinin belirtildiği, davacının konutunun köy yerleşim alanında yer almasına rağmen yanlışlıkla poliçe düzenlendiği, buna göre «geçersiz» sigorta poliçesi nedeniyle davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, zorunlu deprem sigortası yaptırmak durumunda bulunmayan sigortalının, köyde bulunduğunu sigortacıya bildirdiği evinin, davalı tarafından sigorta edilmesinden ve riskin meydana gelmesinden sonra, davalının, taşınmazın köy sınırları içerisinde kalması nedeniyle «teminat kapsamında» bulunmadığından bahisle ödeme yapmaması iyi niyetle ve akdi görüşmelerden doğan sorumlulukla bağdaşmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geçersizlik · cy/cy kaydı · hasar · ibraz
Benzer bu karardaSomut olaya gelince, davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında poliçe düzenlenmesi esnasında sigortalanacak taşınmazın tapu «kaydının» «ibraz» edildiğini, taşınmazın köy yerleşim yerinde kaldığının bilinmesine rağmen herhangi bir uyarı yapılmaksızın poliçenin tanzim edilerek primlerin tahsil edildiğini iddia etmiş ve «hasarının» tazminini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ...Belediye Başkanlığının yazısına göre «sigorta poliçesine» konu olan yapının köy yerleşim alanında yer aldığı, DASK Genel Şartları'nın A.2 -2. maddesine göre köy yerleşim alanlarında yapılan binaların sigorta kapsamı dışında tutulduğu, genel şartların C.2 maddesine göre de sigorta kapsamı dışında kalan bir yere yanlışlıkla poliçe düzenlendiğinin belgelenmesi halinde «sözleşmenin iptal» edilip «primin» tamamının «sigorta ettirene» ödeneceğinin belirtildiği, davacının konutunun köy yerleşim alanında yer almasına rağmen yanlışlıkla poliçe düzenlendiği, buna göre «geçersiz» sigorta poliçesi nedeniyle davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3805 E. 2011/9247 K.
Ortak:teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · sigorta poliçesi · teminat · Tazminat
İncelediğiniz karardaAncak, zorunlu deprem sigortası yaptırmak durumunda bulunmayan sigortalının, köyde bulunduğunu sigortacıya bildirdiği evinin, davalı tarafından sigorta edilmesinden ve riskin meydana gelmesinden sonra, davalının, taşınmazın köy sınırları içerisinde kalması nedeniyle «teminat kapsamında» bulunmadığından bahisle ödeme yapmaması iyi niyetle ve akdi görüşmelerden doğan sorumlulukla bağdaşmamaktadır.
Dava, deprem «sigorta poliçesine» dayanan tazminat istemine ilişkindir.
… üfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturanlarca köy yerleşik alanları ve civarında ve mezralarda yapılan binaların kapsam dışında bulunduğu belirtilmiş, C.2 maddesinin «son» bendinde de, «sigorta sözleşmesinin» yürürlükte olduğu süre içerisinde, sigorta konusu yerin A.1 maddesi kapsamındaki durumlar dışında kalan bir nedenle ortadan kalkması ya da sigortalı yerin sigorta kapsamı dışına çıkması hallerinde, bu durumun «sigorta ettiren» tarafından belgelendirilmesi kaydıyla, sigorta sözleşmesi, bildirimde bulunulan tarihten itibaren geçerli olmak üzere iptal edileceği, bu durumda, «sözleşmenin iptal» tarihi ile başlangıcındaki bitiş tarihi arasındaki süreye isabet eden «prim» tutarının sigorta ettirene gün esası üzerinden iade edileceği düzenlenmiştir.
Benzer bu kararda… asına rağmen davacı tarafından doğru beyanda bulunulmasına rağmen konutun sigorta edildiği, riskin meydana gelmesini müteakip taşınmazın köy sınırları içerisinde ve «teminat kapsamı» dışında kaldığından bahisle ödeme yapılmamasının «iyiniyetle» bağdaşmadığı gibi akdi görüşmelerden doğan sorumluluk gereğince de yerinde görülemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 48.933,64 TL’nin davalılardan DASK’tan 17 …
Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarının C.1 maddesi uyarınca davalı ... «sigorta sözleşmesini» Doğal Afet Sigortaları Kurumu nam ve hesabına yapmış olup, davalının bu sıfatına nazaran yapılan poliçeden dolayı doğrudan doğruya sorumlu tutulması mümkün olmadığından adı geçen yönünden davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde ve gerekçesiz biçimde sorumluluğuna hükmedilmiş olması hatalı olmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaZorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarının C.1 maddesi uyarınca davalı ... «sigorta sözleşmesini» Doğal Afet Sigortaları Kurumu nam ve hesabına yapmış olup, davalının bu sıfatına nazaran yapılan poliçeden dolayı doğrudan doğruya sorumlu tutulması mümkün olmadığından adı geçen yönünden davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde ve gerekçesiz biçimde sorumluluğuna hükmedilmiş olması hatalı olmuştur.
… asına rağmen davacı tarafından doğru beyanda bulunulmasına rağmen konutun sigorta edildiği, riskin meydana gelmesini müteakip taşınmazın köy sınırları içerisinde ve «teminat kapsamı» dışında kaldığından bahisle ödeme yapılmamasının «iyiniyetle» bağdaşmadığı gibi akdi görüşmelerden doğan sorumluluk gereğince de yerinde görülemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 48.933,64 TL’nin davalılardan DASK’tan 17 …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/6799 E. , 2013/6413 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.11.2011 tarih ve 2010/111-2011/442 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... ilçesi, ... Köyü'nde bulunan evini davalı ...'na deprem sigortası ile sigortalattığını, 04.10.2009 tarihinde gece saat 01.30 sıralarında meydana gelen deprem nedeni ile sigortalatmış olduğu evinde hasar meydana geldiğini, hasara ilişkin tutanak düzenlendiğini, hasar dosyası açılarak eksper tarafından 17.000 TL hasar tespit edildiğini, ancak davalı kurumun, meskenin köy yerleşim yerinde olması nedeni ile hasar tazminat talebinin kabul etmediğini oysa bu durumun beyan edildiğini ve müvekkilinin talebinin kabul edilerek evinin sigortalandığını, bu nedenle de tazminatın ödenmesi gerektiğini ileri sürerek 17.000 TL'nin 14.10.2009 tarihinden başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Zorunlu Deprem Sigortası Genel şartları Gereğince Köy yerleşim alanında yapılan binaların hasar teminat kapsamında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 587 Sayılı Zorunlu Deprem Sigortasına Dair KHK'nın 2. maddesi gereğince köy yerleşik alanında yapılan binaların bu KHK kapsamında Zorunlu Deprem Sigortasına tabi bulunmadığı, ayrıca genel şartların C-2 Maddesinin 4. Fıkrasında A-2 maddesinde de "sigorta kapsamı dışında kalan bir yere yanlışlıkla Zorunlu Deprem Sigortası Poliçesinin düzenlendiğinin sigorta ettirilen tarafından belgelendirilmesi durumunda, Zorunlu Deprem Sigortası Sözleşmesi başlangıçtan itibaren iptal edilir, pirimin tamamı sigorta ettirene iade edilir" şeklinde düzenlenme bulunduğu, bu düzenlemeler uyarınca davacının köy yerleşim yeri alanı içerisinde kalan meskeninde meydana gelen zarardan davalı kurumun sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, deprem sigorta poliçesine dayanan tazminat istemine ilişkindir. Olaya uygulanması gereken, Zorunlu Deprem Sigortasına Dair mülga KHK'nın (18/05/2012 tarih ve 28296 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09/05/2012 tarih ve 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu'nun 15. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.) 2. maddesinin 2. fıkrasında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait binalar ile köy yerleşik alanlarında yapılan binaların bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında zorunlu deprem sigortasına tabi bulunmadığı belirtilmiştir.
Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları'nın A.2 maddesinin 2.2 bendinde de, köy nüfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturanlarca köy yerleşik alanları ve civarında ve mezralarda yapılan binaların kapsam dışında bulunduğu belirtilmiş, C.2 maddesinin son bendinde de, sigorta sözleşmesinin yürürlükte olduğu süre içerisinde, sigorta konusu yerin A.1 maddesi kapsamındaki durumlar dışında kalan bir nedenle ortadan kalkması ya da sigortalı yerin sigorta kapsamı dışına çıkması hallerinde, bu durumun sigorta ettiren tarafından belgelendirilmesi kaydıyla, sigorta sözleşmesi, bildirimde bulunulan tarihten itibaren geçerli olmak üzere iptal edileceği, bu durumda, sözleşmenin iptal tarihi ile başlangıcındaki bitiş tarihi arasındaki süreye isabet eden prim tutarının sigorta ettirene gün esası üzerinden iade edileceği düzenlenmiştir.
Somut olaya gelince, yukarıda ayrıntısına yer verilen, zorunlu deprem sigortasının kapsamını ve bu sigortayı yaptırmakla mükellef olanları belirleyen yasal hükümler karşısında, köy yerleşim alanlarında yapılan binaların bu sigortanın kapsamı dışında kaldığı, diğer bir anlatımla köy yerleşim alanlarında bulunan bina sahiplerinin zorunlu deprem sigortası yaptırmakla mükellef olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak, zorunlu deprem sigortası yaptırmak durumunda bulunmayan sigortalının, köyde bulunduğunu sigortacıya bildirdiği evinin, davalı tarafından sigorta edilmesinden ve riskin meydana gelmesinden sonra, davalının, taşınmazın köy sınırları içerisinde kalması nedeniyle teminat kapsamında bulunmadığından bahisle ödeme yapmaması iyi niyetle ve akdi görüşmelerden doğan sorumlulukla bağdaşmamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece işin esasına girilerek hüküm kurulması yerine, köy yerleşim alanı içerisinde bulunan meskende meydana gelen zarardan davalının sorumlu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/448527400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz