Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4771 E. 2013/8801 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akdi faiz oranı↗ akdi faiz↗ bsmv↗ temerrüt faizi↗ asıl alacak↗ harç↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, akdi faiz oranının %95 olarak uygulandığının davacının kabulünde olduğu, sözleşmenin 39.maddesi hükmü de dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile, davalılardan...’nin sorumluluğu 1.175.649,23 TL ile sınırlı olmak kaydıyla 1.186.104,04 TL’nın davalılardan tahsiline, asıl alacak tutarı olan 98.945,94 TL’ye %125 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15/11/2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, karar düzeltme isteyen davacı harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 02/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11344 E. 2012/18246 K.
Ortak:akdi faiz oranı · akdi faiz · temerrüt faizi · asıl alacak · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, «akdi faiz oranının» %95 olarak uygulandığının davacının kabulünde olduğu, sözleşmenin 39.maddesi hükmü de dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile, davalılardan...’nin sorumluluğu 1.175.649,23 TL ile sınırlı olmak kaydıyla 1.186.104,04 TL’nın davalılardan tahsiline, «asıl alacak» tutarı olan 98.945,94 TL’ye %125 oranında «temerrüt faizi» ve %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15/11/2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, karar düzeltme isteyen davacı «harç» ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 02/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen kök ve ek bilirkişi raporlarına göre, «akdi faiz oranının» %95 olarak uygulandığının davacının kabulünde olduğu, sözleşmenin 39.maddesi hükmü de dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile, davalılardan ...’nin sorumluluğu 1.175.649,23 TL ile sınırlı olmak kaydıyla 1.186.104,04 TL’nın davalılardan tahsiline, «asıl alacak» tutarı olan 98.945,94 TL’ye %125 oranında «temerrüt faizi» ve %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Çiftçi’nin borcu hesap edilirken, «temerrüde» düştüğü tarihin 24/11/2001 olduğu belirtilmiş, ancak mahkemenin «ara» kararı uyarınca «temerrüt tarihi» olarak 24/12/2001 tarihi esas alınarak hesaplama yoluna gidildiği ifade edilmiştir.
Bu husus gözetilerek anılan davalının «temerrüt tarihi» konusunda bilirkişiden ek rapor veya konusunda uzman yeni bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna dayanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · sözleşmeden doğan dava · ara karar · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, davacı bankanın «genel kredi sözleşmelerinden doğan» alacak istemine ilişkindir.
Çiftçi’nin borcu hesap edilirken, «temerrüde» düştüğü tarihin 24/11/2001 olduğu belirtilmiş, ancak mahkemenin «ara» kararı uyarınca «temerrüt tarihi» olarak 24/12/2001 tarihi esas alınarak hesaplama yoluna gidildiği ifade edilmiştir.
Bu husus gözetilerek anılan davalının «temerrüt tarihi» konusunda bilirkişiden ek rapor veya konusunda uzman yeni bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna dayanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14035 E. 2015/198 K.
Ortak:temerrüt faizi · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, «akdi faiz oranının» %95 olarak uygulandığının davacının kabulünde olduğu, sözleşmenin 39.maddesi hükmü de dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile, davalılardan...’nin sorumluluğu 1.175.649,23 TL ile sınırlı olmak kaydıyla 1.186.104,04 TL’nın davalılardan tahsiline, «asıl alacak» tutarı olan 98.945,94 TL’ye %125 oranında «temerrüt faizi» ve %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15/11/2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, karar düzeltme isteyen davacı «harç» ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 02/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer bu kararda2012/18246 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, tüm davalılar yönünden «temerrüt tarihinin» 03/12/2001 olarak dikkate alınması gerektiği, kesinleşmiş olan % 95 akdi ve % 125 «temerrüt faiz» oranları dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacının alacağının, tüm davalılar açısından 98.945,94 TL ana para olmak üzere toplam 1.186.104,04 TL olduğu …
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, «kefil», «kefalet limiti» ve kendi «temerrüdünün» hukuki sonuçlarından sorumlu ise de, kefilin ödeyeceği miktarın asıl borçlunun ödeyeceği miktarı geçemeyecek olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kefalet limiti · temerrüt tarihi · kefalet · kefil
Benzer bu karardaDosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, «kefil», «kefalet limiti» ve kendi «temerrüdünün» hukuki sonuçlarından sorumlu ise de, kefilin ödeyeceği miktarın asıl borçlunun ödeyeceği miktarı geçemeyecek olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2012/18246 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, tüm davalılar yönünden «temerrüt tarihinin» 03/12/2001 olarak dikkate alınması gerektiği, kesinleşmiş olan % 95 akdi ve % 125 «temerrüt faiz» oranları dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacının alacağının, tüm davalılar açısından 98.945,94 TL ana para olmak üzere toplam 1.186.104,04 TL olduğu …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14270 E. 2013/20415 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4771 E. , 2013/8801 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/04/2011 gün ve 2010/87-2011/235 sayılı kararı bozan Daire’nin 15/11/2012 gün ve 2011/11344-2012/18246 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında iki ayrı genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların bu sözleşmeleri kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kullandırılan kredilerin vadesinde ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalılara ihtarname gönderildiğini, alacağın tahsili için davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin davalıların itirazı üzerine durduğunu, itirazın iptali davası açılmadığını ileri sürerek dava tarihi itibariyle 92.272,53 TL asıl alacak, 101.04 TL masraf, 1.053.090,18 TL %135 oranı üzerinden hesaplanan faiz, 52.654,51 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 1.198.118,26 TL’nın dava tarihinden itibaren asıl alacağa işletilecek %135 temerrüt faizi ve %5 BSMV ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş;
birleşen davanın reddini istemiştir.Davalılar ... ve ... vekilleri, borcun zamanaşımına uğradığını ve istenen faizin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.Diğer davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, akdi faiz oranının %95 olarak uygulandığının davacının kabulünde olduğu, sözleşmenin 39.maddesi hükmü de dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile, davalılardan...’nin sorumluluğu 1.175.649,23 TL ile sınırlı olmak kaydıyla 1.186.104,04 TL’nın davalılardan tahsiline, asıl alacak tutarı olan 98.945,94 TL’ye %125 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15/11/2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442.
maddesi gereğince REDDİNE, karar düzeltme isteyen davacı harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 02/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/448459500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz