Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/14035 E. 2015/198 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefalet limiti↗ temerrüt tarihi↗ kefalet↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemiz'in 15.11.2012 tarih, 2011/11344 E. 2012/18246 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, tüm davalılar yönünden temerrüt tarihinin 03/12/2001 olarak dikkate alınması gerektiği, kesinleşmiş olan % 95 akdi ve % 125 temerrüt faiz oranları dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacının alacağının, tüm davalılar açısından 98.945,94 TL ana para olmak üzere toplam 1.186.104,04 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kefil, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu ise de, kefilin ödeyeceği miktarın asıl borçlunun ödeyeceği miktarı geçemeyecek olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11344 E. 2012/18246 K.
Ortak:temerrüt tarihi · temerrüt faizi · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz kararda2012/18246 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, tüm davalılar yönünden «temerrüt tarihinin» 03/12/2001 olarak dikkate alınması gerektiği, kesinleşmiş olan % 95 akdi ve % 125 «temerrüt faiz» oranları dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacının alacağının, tüm davalılar açısından 98.945,94 TL ana para olmak üzere toplam 1.186.104,04 TL olduğu …
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, «kefil», «kefalet limiti» ve kendi «temerrüdünün» hukuki sonuçlarından sorumlu ise de, kefilin ödeyeceği miktarın asıl borçlunun ödeyeceği miktarı geçemeyecek olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen kök ve ek bilirkişi raporlarına göre, «akdi faiz oranının» %95 olarak uygulandığının davacının kabulünde olduğu, sözleşmenin 39.maddesi hükmü de dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile, davalılardan ...’nin sorumluluğu 1.175.649,23 TL ile sınırlı olmak kaydıyla 1.186.104,04 TL’nın davalılardan tahsiline, «asıl alacak» tutarı olan 98.945,94 TL’ye %125 oranında «temerrüt faizi» ve %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Çiftçi’nin borcu hesap edilirken, «temerrüde» düştüğü tarihin 24/11/2001 olduğu belirtilmiş, ancak mahkemenin «ara» kararı uyarınca «temerrüt tarihi» olarak 24/12/2001 tarihi esas alınarak hesaplama yoluna gidildiği ifade edilmiştir.
Bu husus gözetilerek anılan davalının «temerrüt tarihi» konusunda bilirkişiden ek rapor veya konusunda uzman yeni bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna dayanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz oranı · akdi faiz · sözleşmeden doğan dava · ara karar · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen kök ve ek bilirkişi raporlarına göre, «akdi faiz oranının» %95 olarak uygulandığının davacının kabulünde olduğu, sözleşmenin 39.maddesi hükmü de dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile, davalılardan ...’nin sorumluluğu 1.175.649,23 TL ile sınırlı olmak kaydıyla 1.186.104,04 TL’nın davalılardan tahsiline, «asıl alacak» tutarı olan 98.945,94 TL’ye %125 oranında «temerrüt faizi» ve %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dava, davacı bankanın «genel kredi sözleşmelerinden doğan» alacak istemine ilişkindir.
Çiftçi’nin borcu hesap edilirken, «temerrüde» düştüğü tarihin 24/11/2001 olduğu belirtilmiş, ancak mahkemenin «ara» kararı uyarınca «temerrüt tarihi» olarak 24/12/2001 tarihi esas alınarak hesaplama yoluna gidildiği ifade edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4771 E. 2013/8801 K.
Ortak:temerrüt faizi · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz kararda2012/18246 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, tüm davalılar yönünden «temerrüt tarihinin» 03/12/2001 olarak dikkate alınması gerektiği, kesinleşmiş olan % 95 akdi ve % 125 «temerrüt faiz» oranları dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacının alacağının, tüm davalılar açısından 98.945,94 TL ana para olmak üzere toplam 1.186.104,04 TL olduğu …
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, «kefil», «kefalet limiti» ve kendi «temerrüdünün» hukuki sonuçlarından sorumlu ise de, kefilin ödeyeceği miktarın asıl borçlunun ödeyeceği miktarı geçemeyecek olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, «akdi faiz oranının» %95 olarak uygulandığının davacının kabulünde olduğu, sözleşmenin 39.maddesi hükmü de dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile, davalılardan...’nin sorumluluğu 1.175.649,23 TL ile sınırlı olmak kaydıyla 1.186.104,04 TL’nın davalılardan tahsiline, «asıl alacak» tutarı olan 98.945,94 TL’ye %125 oranında «temerrüt faizi» ve %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15/11/2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, karar düzeltme isteyen davacı «harç» ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 02/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz oranı · akdi faiz · asıl alacak · harç
Benzer bu karardaMahkemece, «akdi faiz oranının» %95 olarak uygulandığının davacının kabulünde olduğu, sözleşmenin 39.maddesi hükmü de dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile, davalılardan...’nin sorumluluğu 1.175.649,23 TL ile sınırlı olmak kaydıyla 1.186.104,04 TL’nın davalılardan tahsiline, «asıl alacak» tutarı olan 98.945,94 TL’ye %125 oranında «temerrüt faizi» ve %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15/11/2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, karar düzeltme isteyen davacı «harç» ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 02/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/14035 E. , 2015/198 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/05/2014 tarih ve 2013/479-2014/393 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi........... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında iki ayrı genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların bu sözleşmeleri kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kullandırılan kredilerin vadesinde ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalılara ihtarname gönderildiğini, alacağın tahsili için davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin davalıların itirazı üzerine durduğunu, itirazın iptali davası açılmadığını ileri sürerek dava tarihi itibariyle 92.272,53 TL asıl alacak, 101.04 TL masraf, 1.053.090,18 TL %135 oranı üzerinden hesaplanan faiz, 52.654,51 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 1.198.118,26 TL’nın dava tarihinden itibaren asıl alacağa işletilecek %135 temerrüt faizi ve %5 BSMV ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş;
birleşen davanın reddini istemiştir.
Davalılar.. ve....... vekilleri, borcun zamanaşımına uğradığını ve istenen faizin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemiz'in 15.11.2012 tarih, 2011/11344 E. 2012/18246 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, tüm davalılar yönünden temerrüt tarihinin 03/12/2001 olarak dikkate alınması gerektiği, kesinleşmiş olan % 95 akdi ve % 125 temerrüt faiz oranları dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacının alacağının, tüm davalılar açısından 98.945,94 TL ana para olmak üzere toplam 1.186.104,04 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kefil, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu ise de, kefilin ödeyeceği miktarın asıl borçlunun ödeyeceği miktarı geçemeyecek olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 13.01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/165263400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz