6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3931 E. 2013/4169 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gecikme cezası ek prim uyuşmazlık konusu eksik inceleme

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sistem arızası nedeniyle dava konusu ödemeyi yapmadığını kabul ettiği,sözleşmeye aykırı davranan davalının kusurlu olup, davacının SSK'ya ödediği gecikme cezası nedeniyle uğradığı zarardar sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 8.450,93 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacı tarafından verilen ödeme talimatının davalı yanca yerine getirilmemesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Ancak,davalı bankanın müşterisi davacıdan aldığı talimatı eksik olarak yerine getirdiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, talimatın eksik yerine getirilmesinden, başka bir ifade ile prim ödemesinin gecikmesinden doğan zararın tamamından bankanın sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Davalı, teknik sebeblerle talimatın yerine getirilemediğini, ancak davacının ödemenin yapılmadığını kısa bir süre sonra öğrenmesine rağmen eylemsiz kalarak (prim borcunu zamanında ödemeyerek) zararın artmasına neden olduğunu savunmuş, mahkemece davalının bu savunması üzerinde yeterince durulmamıştır. Bu itibarla, mahkemece, davalının savunması üzerinde durularak, talimatın yerine getirilmediğini davacının hangi tarihte öğrendiği, bu tarih öncesinde ve sonrasında zararın oluşmasında veya artmasında davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı araştırılıp, davacının talimatın yerine getirilmediğini öğrenmiş bulunması halinde, bunun öğrenme tarihinden sonra oluşan zarar ile davalı bankanın eylemi arasındaki illiyet bağını ortadan kaldırıp kaldırmayacağı hususu da tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yargıtay 11. HD 2013/11979/2013/17484

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11979 E. 2013/17484 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Maddi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6570 E. 2021/7025 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2033 E. 2012/8652 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/3931 E.  ,  2013/4169 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/02/2012 tarih ve 2010/518-2012/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada hesabı bulunduğunu, ödemeleri olduğunda bankaya faksla talimat verdiğini, bankanın da ilgili ödemeleri yaptığını, 01/08/2005 tarihli faksla dört ayrı SSK primi ödemesi için davalı bankaya talimat verdiğini, ancak bankanın diğer üç ödemeyi gerçekleştirmesine ve hesapta yeteri kadar para olmasına rağmen 7.169,36 TL tutarındaki ödemeyle ilgili talimatı yerine getirmediğini, durumun SSK tarafından geçmiş dönem borçları olduğununun bildirilmesi üzerine öğrenildiğini, müvekkilinin prim borcunu 8.450,93 TL gecikme cezası ile birlikte ödemek durumunda kaldığını, bankanın kusurlu davranışı sonucu müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla gecikme cezası olarak ödenen 8.450,93 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili,talimatdaki diğer ödemelerin yerine getirildiğini, ancak sistem arızası nedeniyle dava konusu ödemenin gerçekleştirilemediğini, faks talimatının geçerlilik süresi 1 gün olduğundan sonraki günlerde ödeme yapılmadığını, son ödeme tarihi geçen prim ödemelerinin banka kanalıyla yapılmasının mümkün olmadığını, tacir olan davalının ödemeleri kontrol etmesi gerektiğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sistem arızası nedeniyle dava konusu ödemeyi yapmadığını kabul ettiği,sözleşmeye aykırı davranan davalının kusurlu olup, davacının SSK'ya ödediği gecikme cezası nedeniyle uğradığı zarardar sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 8.450,93 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacı tarafından verilen ödeme talimatının davalı yanca yerine getirilmemesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Ancak,davalı bankanın müşterisi davacıdan aldığı talimatı eksik olarak yerine getirdiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, talimatın eksik yerine getirilmesinden, başka bir ifade ile prim ödemesinin gecikmesinden doğan zararın tamamından bankanın sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Davalı, teknik sebeblerle talimatın yerine getirilemediğini, ancak davacının ödemenin yapılmadığını kısa bir süre sonra öğrenmesine rağmen eylemsiz kalarak (prim borcunu zamanında ödemeyerek) zararın artmasına neden olduğunu savunmuş, mahkemece davalının bu savunması üzerinde yeterince durulmamıştır. Bu itibarla, mahkemece, davalının savunması üzerinde durularak, talimatın yerine getirilmediğini davacının hangi tarihte öğrendiği, bu tarih öncesinde ve sonrasında zararın oluşmasında veya artmasında davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı araştırılıp, davacının talimatın yerine getirilmediğini öğrenmiş bulunması halinde, bunun öğrenme tarihinden sonra oluşan zarar ile davalı bankanın eylemi arasındaki illiyet bağını ortadan kaldırıp kaldırmayacağı hususu da tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/448433200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.