Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5315 E. 2013/4157 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 547↗ rekabet yasağı↗ acente↗ ortaklar kurulu kararı↗ acentelik↗ oy yasağı↗ yenileme↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı ...'ın davacı şirkette 12.01.2005 tarihinde ortak olarak yer aldığı, 11.05.2007 tarihli ortaklar kurulu kararı ile müdür olarak atandığı, TTK'nun 547. maddesi anlamında rekabet yasağına ilişkin delil bulunmadığı, yine davalı ... bir dönem davacı şirkette işçi olarak çalışmakla birlikte BK'nun 348. maddesi uyarınca rekabet etmeme borcuna ilişkin taraflar arasında bir sözleşmenin ibraz edilmediği, ayrıca TTK'un 56. maddesi gereğince haksız rekabete ilişkin olarak kanıt olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetten kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf, ...’ın 25 yıldır yanlarında çalıştığını, işten 2008 yılında ayrıldıktan sonra diğer davalı ...’ın acentesinde çalışmaya başladığını, bu tarihten sonra ise portföylerinde bulunan 1000‘e yakın müşterinin davalılardan poliçe tanzim ettirdiğini ileri sürmüş, mahkemece haksız rekabete ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı daha önceden kendisi tarafından tanzim edilipte, davalı ...’ın işten ayrılmasından sonra acente ... tarafından yenilenen poliçeler bulunduğunu delil listesinde belirtmiş ve buna ilişkin olarak bir klasör halinde kanıtlarını sunduğu, bilirkişi raporlarına itirazında da anılan poliçelerin incelenmesini talep ettiği halde, davacının bu ciddi itirazları üzerinde durulmadan hüküm kurulmuştur.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişilerden ek rapor veya gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, davacının ibraz ettiği poliçeler incelenerek, daha önceden davacı portföyünde bulunup ta davalı ...’ın işten ayrılması sonrası davalı diğer acente tarafından tanzim edilen poliçeler belirlenerek, bu durumun 6762 Sayılı TTK’nun 56 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabete neden olup olmayacağı üzerinde durularak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabet | Men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13511 E. 2010/5079 K.
Ortak:rekabet yasağı · acentelik · oy yasağı · eksik inceleme · haksız rekabet · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı ...'ın davacı şirkette 12.01.2005 tarihinde ortak olarak yer aldığı, 11.05.2007 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile müdür olarak atandığı, TTK'nun 547. maddesi anlamında «rekabet yasağına» ilişkin delil bulunmadığı, yine davalı ... bir dönem davacı şirkette işçi olarak çalışmakla birlikte BK'nun 348. maddesi uyarınca rekabet etmeme borcuna ilişkin taraflar arasında bir sözleşmenin «ibraz» edilmediği, ayrıca TTK'un 56. maddesi gereğince «haksız rekabete» ilişkin olarak kanıt olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişilerden ek rapor veya gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, davacının «ibraz» ettiği poliçeler incelenerek, daha önceden davacı portföyünde bulunup ta davalı ...’ın işten ayrılması sonrası davalı diğer «acente» tarafından tanzim edilen poliçeler belirlenerek, bu durumun 6762 Sayılı TTK’nun 56 vd. maddeleri uyarınca «haksız rekabete» neden olup olmayacağı üzerinde durularak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava, «haksız rekabetten» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf, ...’ın 25 yıldır yanlarında çalıştığını, işten 2008 yılında ayrıldıktan sonra diğer davalı ...’ın «acentesinde» çalışmaya başladığını, bu tarihten sonra ise portföylerinde bulunan 1000‘e yakın müşterinin davalılardan poliçe tanzim ettirdiğini ileri sürmüş, mahkemece haksız rekabete ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavalı gerçek kişilerin, davacı şirkete çalıştıkları, «rekabet yasağına» ilişkin «ibraz» edilen sözleşmeleri imzaladıkları ve işten ayrıldıktan hemen sonra davalı şirketi kurdukları, bu şirketin de «sigorta acenteliği» yaptığı anlaşılmaktadır.
Davacı taraf, davalı gerçek kişilerin müvekkili şirkette önceden çalıştıklarını, «rekabet yasağı» ve portföy muhafaza etme sözleşmesini imzaladıklarını, işten hemen ayrılmaları sonrası aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketi kurduklarını, müvekkilinin müşteri çevresinin ele geçirildiğini, ticari sırlarının kullanıldığını ileri sürmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların «haksız rekabette» bulunduklarının, maddi ve manevi zarara neden olduklarının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta acenteliği · sözleşmenin ihlali
Benzer bu karardaDavalı gerçek kişilerin, davacı şirkete çalıştıkları, «rekabet yasağına» ilişkin «ibraz» edilen sözleşmeleri imzaladıkları ve işten ayrıldıktan hemen sonra davalı şirketi kurdukları, bu şirketin de «sigorta acenteliği» yaptığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekili, taraflar arasındaki rekabet yapma «sözleşmesinin ihlal» edilerek davalıların «haksız rekabette» bulunduklarını ileri sürmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/5315 E. , 2013/4157 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
40. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.12.2011 tarih ve 2011/103-2011/143 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...'ın 1984-2008 Temmuz ayı arası davacı şirkette işçi, ortak ve müdür olarak çalıştığını, işten ayrıldıktan sonra ise diğer davalıya ait acentede çalışmaya başladığını, müvekkiline ait müşteri bilgilerini kullanarak poliçe düzenlediklerini, eylemin haksız rekabet teşkil ettiğini, olay nedeniyle zarara uğradıklarını ileri sürerek, 50.000 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin 25 yıldır sigorta işinde çalıştığını, işten ayrıldıktan sonra diğer davalının yanında işe girdiğini, daha önceden tanıdığı arkadaş, iş ve sosyal çevresinin kendi iradeleri ile poliçe tanzim ettirdiğini, davacı şirkete ortak olması nedeniyle olaya TTK'nun 547. maddesinin tatbiki gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, diğer davalının 2008 yılından itibaren yanlarında çalışmaya başladığını; haksız rekabetin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı ...'ın davacı şirkette 12.01.2005 tarihinde ortak olarak yer aldığı, 11.05.2007 tarihli ortaklar kurulu kararı ile müdür olarak atandığı, TTK'nun 547. maddesi anlamında rekabet yasağına ilişkin delil bulunmadığı, yine davalı ... bir dönem davacı şirkette işçi olarak çalışmakla birlikte BK'nun 348. maddesi uyarınca rekabet etmeme borcuna ilişkin taraflar arasında bir sözleşmenin ibraz edilmediği, ayrıca TTK'un 56. maddesi gereğince haksız rekabete ilişkin olarak kanıt olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetten kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf, ...’ın 25 yıldır yanlarında çalıştığını, işten 2008 yılında ayrıldıktan sonra diğer davalı ...’ın acentesinde çalışmaya başladığını, bu tarihten sonra ise portföylerinde bulunan 1000‘e yakın müşterinin davalılardan poliçe tanzim ettirdiğini ileri sürmüş, mahkemece haksız rekabete ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı daha önceden kendisi tarafından tanzim edilipte, davalı ...’ın işten ayrılmasından sonra acente ... tarafından yenilenen poliçeler bulunduğunu delil listesinde belirtmiş ve buna ilişkin olarak bir klasör halinde kanıtlarını sunduğu, bilirkişi raporlarına itirazında da anılan poliçelerin incelenmesini talep ettiği halde, davacının bu ciddi itirazları üzerinde durulmadan hüküm kurulmuştur.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişilerden ek rapor veya gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, davacının ibraz ettiği poliçeler incelenerek, daha önceden davacı portföyünde bulunup ta davalı ...’ın işten ayrılması sonrası davalı diğer acente tarafından tanzim edilen poliçeler belirlenerek, bu durumun 6762 Sayılı TTK’nun 56 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabete neden olup olmayacağı üzerinde durularak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
14.03.2013-B/C
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/448293400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz