Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7259 E. 2013/6486 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
protesto↗ ihtiyati tedbir↗ tüzel kişilik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacının iddia ettiği gibi ... . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/363 Esas sayılı dosyasındaki ihtiyati tedbir kararına rağmen senetleri protesto ettiği ve tedbir kararının varlığını atlayarak bu senetler bakımından davacı şirkete alacak talebiyle başvurmuş ise de, davacı şirketin bu eylemden zarar gördüğü, zararın ne şekilde gerçekleştiği ve miktarının ne olduğu hiçbir şekilde ispat edilemediği, davalı bankanın senetleri protesto ettikten sonra ihtiyati tedbir kararını fark ederek protesto işlemlerini derhal iptal ettiği, davacı zararının varlığı kabul edilse dahi davalının bu zarardan sorumlu olup olmadığı tespit edilemediği, davacı şirketin ticari iş kapsamında senet protestosuna maruz kalmasının tüzel kişilik bazında manevi bir zarar doğurduğu kabul edilemeyeceği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, mahkemece alınan ihtiyati tedbir kararına rağmen davalı bankanın protesto yaptırması BK'nın 49. maddesine göre manevi tazminatı gerektirir bir işlem olduğu nazara alınmaksızın davacının manevi tazminat talebinin reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1992 E. 2016/2791 K.
Ortak:protesto
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/363 Esas sayılı dosyasındaki «ihtiyati tedbir» kararına rağmen senetleri «protesto» ettiği ve tedbir kararının varlığını atlayarak bu senetler bakımından davacı şirkete alacak talebiyle başvurmuş ise de, davacı şirketin bu eylemden zarar gördüğü, zararın ne şekilde gerçekleştiği ve miktarının ne olduğu hiçbir şekilde ispat edilemediği, davalı bankanın senetleri protesto ettikten sonra ihtiyati tedbir kararını fark ederek protesto işlemlerini derhal iptal ettiği, davacı zararının varlığı kabul edilse dahi davalının bu zarardan sorumlu olup olmadığı tespit edilemediği, davacı şirketin ticari iş kapsamında senet protestosuna maruz kalmasının «tüzel kişilik» bazında manevi bir zarar doğurduğu kabul edilemeyeceği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Ancak, mahkemece alınan «ihtiyati tedbir» kararına rağmen davalı bankanın «protesto» yaptırması BK'nın 49. maddesine göre manevi tazminatı gerektirir bir işlem olduğu nazara alınmaksızın davacının manevi tazminat talebinin reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece,iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, .... yönünden, bonodo «avalist» olarak görülen kişilerle ilgili sorumluluğun «protesto» koşuluna bağlanmadığından reddine; ... .... yönünden davaya konu senette protestosuz «kaydının» bulunmadığı,«lehtar» ile banka arasındaki «muafiyet» kaydının protesto çekilmesini engellemeyeceği, TTK m.
731/6 ve 717 maddesi gereği «ödememe protestosu» çekilmediğinden, senedin protestosuz şartlarına sahip olmadığı veya buna muadil bir ibareyi içermediği gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmiştir.
2- Karşı taraf(alacaklı) banka ile ....... arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesinin» 35/2. maddesinde senetlerin «vadesi» sonunda ödenmemesi halinde «protesto» keşide ve tebliğinde bankanın tam bir serbestiye sahip olduğunun düzenlendiği, dolayısıyla «bono» dışında protestodan «muafiyet» koşuluna dair düzenlemenin taraflar arasında hüküm ifade edeceği gözönünde bulundurulmaksızın ... .... yönünden itirazın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödememe protestosu · avalist · ihtiyati hacze itiraz · muafiyet · lehtar · genel kredi sözleşmesi · bono · vade
Benzer bu kararda2- Karşı taraf(alacaklı) banka ile ....... arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesinin» 35/2. maddesinde senetlerin «vadesi» sonunda ödenmemesi halinde «protesto» keşide ve tebliğinde bankanın tam bir serbestiye sahip olduğunun düzenlendiği, dolayısıyla «bono» dışında protestodan «muafiyet» koşuluna dair düzenlemenin taraflar arasında hüküm ifade edeceği gözönünde bulundurulmaksızın ... .... yönünden itirazın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, …
Mahkemece,iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, .... yönünden, bonodo «avalist» olarak görülen kişilerle ilgili sorumluluğun «protesto» koşuluna bağlanmadığından reddine; ... .... yönünden davaya konu senette protestosuz «kaydının» bulunmadığı,«lehtar» ile banka arasındaki «muafiyet» kaydının protesto çekilmesini engellemeyeceği, TTK m.
731/6 ve 717 maddesi gereği «ödememe protestosu» çekilmediğinden, senedin protestosuz şartlarına sahip olmadığı veya buna muadil bir ibareyi içermediği gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, «ihtiyati hacze itiraz» edenler vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7259 E. , 2013/6486 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.11.2011 tarih ve 2011/11-2011/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye'nin önde gelen sanayi kuruluşlarından olduğunu, müvekkili şirket tarafından dava dışı ... Lojistik Şirketi'ne 13 adet senet verildiğini, bu senetler hakkında ... . Asliye Hukuk Mahkemesi'nce tahsil ve protesto edilmemesi ve tüm tahsil işlemlerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, buna rağmen davalı bankanın 22.06.2009 tarihli 42.000 TL bedelli senetin tahsil için 24.06.2009 tarihinde müvekkili şirkete başvurduğunu, müvekkilinin de ihtiyati tedbir kararını gerekçe göstererek ödeme yapmadığını, bankanın senetleri protesto ettiği gibi senetlerin arkasına tedbir kararını yazmaksızın alacaklıya teslim ettiğini, senedi elinde bulunduran alacaklı tarafından müvekkili şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı alınarak icra takibi başlatıldığını, bunun üzerine müvekkili şirketin ticari itibarının ağır biçimde zedelendiğini, diğer tüm bankaların bu durumu duyduğunu, ileri sürerek davalı bankanın haksız fiili nedeniyle oluşan 100.000 TL manevi, 20.000 TL maddi zararın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın sehven yaptığı senet protesto işlemlerinin tedbir kararının anlaşılmasından sonra derhal kaldırıldığını, tüm bunlardan dolayı davacının maddi ya da manevi zarara uğramasının söz konusu olmayacağını, icra takibinin ve senetlerin protesto edilmesinin yasal bir yol olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacının iddia ettiği gibi ... . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/363 Esas sayılı dosyasındaki ihtiyati tedbir kararına rağmen senetleri protesto ettiği ve tedbir kararının varlığını atlayarak bu senetler bakımından davacı şirkete alacak talebiyle başvurmuş ise de, davacı şirketin bu eylemden zarar gördüğü, zararın ne şekilde gerçekleştiği ve miktarının ne olduğu hiçbir şekilde ispat edilemediği, davalı bankanın senetleri protesto ettikten sonra ihtiyati tedbir kararını fark ederek protesto işlemlerini derhal iptal ettiği, davacı zararının varlığı kabul edilse dahi davalının bu zarardan sorumlu olup olmadığı tespit edilemediği, davacı şirketin ticari iş kapsamında senet protestosuna maruz kalmasının tüzel kişilik bazında manevi bir zarar doğurduğu kabul edilemeyeceği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, mahkemece alınan ihtiyati tedbir kararına rağmen davalı bankanın protesto yaptırması BK'nın 49. maddesine göre manevi tazminatı gerektirir bir işlem olduğu nazara alınmaksızın davacının manevi tazminat talebinin reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/448013500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz