6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Borçlu olmadığının tespiti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13795 E. 2013/6607 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket yöneticisinin sorumluluğu yönetici sorumluluğu iflas menfi tespit temsil i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 438

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı İdareye verilmesi gereken ihale konusu mallar sebebiyle davalıların ortağı bulundukları şirketin kusurlu olduğu, davalılardan ...'in şirketi tek başına temsile yetkili olması sebebiyle sorumluluğunun bulunduğu, ...'nın 336/son maddesi çerçevesinde diğer davacının sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle davacı ... tarafından açılan davanın reddine, davacı ... tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davacı ... vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, dava dışı şirketten olan alacağın bu şirketin kötü yönetilmesi sonucu iflasına yol açılması nedeniyle tahsil edilememesi sonucu uğranılan zararın şirket yöneticisi ve ortağı olan davalılardan tahsili amacıyla girişilen icra takibinde istenen alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece davalı ...'in şirketi tek başına temsile yetkili yönetici olması nedeniyle sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle bu davacının davasının reddine karar verilmiştir.

Oysa, icra takibindeki istem, niteliği itibariyle 6762 sayılı ...'nun 309. maddesi uyarınca şirket alacaklısının kötü yönetim nedeniyle iflasa yol açılması sonucu uğranılan dolaylı zarardan şirket yöneticisinin sorumluluğu temeline dayalı alacaktır. Ancak aynı Yasa'nın 309. maddesi birinci bendinin ikinci cümlesinde hükmoluncak tazminatın şirkete verileceği öngörülmüştür.

Bu itibarla icra takibine konu alacağın dava dışı şirkete değil davalıya verilmesi yolundaki icra takibi, takibe konu alacağın şirkete değil şirket alacaklısına ödenmesinin talep edilmesi nedeniyle yerinde bulunmamakla, davacının menfi tespit isteminin kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden, davalı ...'in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Davalı vekilinin temyiz istemine gelince, mahkemece, dava dışı şirketin ortağı olan diğer davalı ... aleyhindeki davanın 3762 sayılı ...'nun 336/son maddesi uyarınca sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle kabul edilmesi, bu davalının dava dışı şirkette yönetici olmaması nedeniyle doğru değil ise de, bu davacının davasının 1 nolu bentte açıklanan nedenle kabulü gerektiğinden sonucu itibariyle doğru olan hükme yönelik davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün HUMK'nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Borçlu olmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2234 E. 2014/8680 K.

    Ortak: · Borçlu olmadığının tespiti

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/13795 E.  ,  2013/6607 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.02.2012 tarih ve 2009/364-2012/36 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkillerinin ortağı oldukları ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti'nin Jandarma Genel Komutanlığı ceset torbası imalatı işini ihale ile almasına rağmen edimini yerine getiremediğini, bu süreçte müvekkillerinin herhangi bir kastı, kusuru veya kötüniyeti bulunmadığını, davalı tarafça şirkete karşı açılan tazminat davasında 8.349,76 TL'nin şirketten tahsiline karar verildiğini, mahkeme ilamının takibe konulduğunu, ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/184-488 E. ve K. sayılı dosyasında, 01/11/2007 tarihinde şirketin iflasına karar verildiğini, davalı İdarenin müvekkilleri aleyhine icra takibi yaparak, müvekkillerinin haberi olmaksızın takibi kesinleştirdiğini, şirket ortakları olan müvekkillerinin ...'nın 532.

maddesine göre şahsi malvarlıkları ile sorumlu olamayacaklarını belirterek müvekkillerinin icra dosyası kapsamında 17.854,60 TL asıl alacak ve ferileri yönünden borçlu olmadıklarının tespitine, %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, alacağın kesinleşmiş mahkeme kararlarına dayandığını, ...'nın 336. maddesine göre davalıların sorumluluğunun bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı İdareye verilmesi gereken ihale konusu mallar sebebiyle davalıların ortağı bulundukları şirketin kusurlu olduğu, davalılardan ...'in şirketi tek başına temsile yetkili olması sebebiyle sorumluluğunun bulunduğu, ...'nın 336/son maddesi çerçevesinde diğer davacının sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle davacı ... tarafından açılan davanın reddine, davacı ... tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davacı ... vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, dava dışı şirketten olan alacağın bu şirketin kötü yönetilmesi sonucu iflasına yol açılması nedeniyle tahsil edilememesi sonucu uğranılan zararın şirket yöneticisi ve ortağı olan davalılardan tahsili amacıyla girişilen icra takibinde istenen alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece davalı ...'in şirketi tek başına temsile yetkili yönetici olması nedeniyle sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle bu davacının davasının reddine karar verilmiştir.

Oysa, icra takibindeki istem, niteliği itibariyle 6762 sayılı ...'nun 309. maddesi uyarınca şirket alacaklısının kötü yönetim nedeniyle iflasa yol açılması sonucu uğranılan dolaylı zarardan şirket yöneticisinin sorumluluğu temeline dayalı alacaktır. Ancak aynı Yasa'nın 309. maddesi birinci bendinin ikinci cümlesinde hükmoluncak tazminatın şirkete verileceği öngörülmüştür.

Bu itibarla icra takibine konu alacağın dava dışı şirkete değil davalıya verilmesi yolundaki icra takibi, takibe konu alacağın şirkete değil şirket alacaklısına ödenmesinin talep edilmesi nedeniyle yerinde bulunmamakla, davacının menfi tespit isteminin kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden, davalı ...'in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Davalı vekilinin temyiz istemine gelince, mahkemece, dava dışı şirketin ortağı olan diğer davalı ... aleyhindeki davanın 3762 sayılı ...'nun 336/son maddesi uyarınca sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle kabul edilmesi, bu davalının dava dışı şirkette yönetici olmaması nedeniyle doğru değil ise de, bu davacının davasının 1 nolu bentte açıklanan nedenle kabulü gerektiğinden sonucu itibariyle doğru olan hükme yönelik davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün HUMK'nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile davacı ... hakkındaki kararın gerekçesi değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı iadesine, davalı taraf harçdan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/447991200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.