Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/2234 E. 2014/8680 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ yönetici sorumluluğu↗ başvurma harcı↗ alacak davası↗ iflas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu icra takibindeki istemin, niteliği itibariyle 6762 sayılı ...'nın 309. maddesi uyarınca şirket alacaklısının kötü yönetim nedeniyle iflasa yol açılması sonucu uğranılan dolaylı zarardan şirket yöneticisinin sorumluluğu temeline dayalı alacak davası olduğu, ancak aynı Yasa'nın 309. maddesi birinci bendinin ikinci cümlesinde hükmolunacak tazminatın şirkete verileceğinin düzenlendiği, bu nedenle icra takibine konu alacağın dava dışı şirkete değil davalıya verilmesi yolundaki icra takibinin, takibe konu alacağın şirkete değil şirket alacaklısına ödenmesinin talep edilmesi nedeniyle yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıların borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, davalı İçişleri Bakanlığı harçtan muaf olmasına rağmen mahkemece başvuru harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmişse de anılan yanlışlığın düzeltilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13795 E. 2013/6607 K.
Ortak:şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · iflas · Borçlu olmadığının tespiti
İncelediğiniz kararda… osya kapsamına göre, dava konusu icra takibindeki istemin, niteliği itibariyle 6762 sayılı ...'nın 309. maddesi uyarınca şirket alacaklısının kötü yönetim nedeniyle «iflasa» yol açılması sonucu uğranılan dolaylı zarardan «şirket yöneticisinin sorumluluğu» temeline dayalı «alacak davası» olduğu, ancak aynı Yasa'nın 309. maddesi birinci bendinin ikinci cümlesinde hükmolunacak tazminatın şirkete verileceğinin düzenlendiği, bu nedenle icra takibine ko …
Benzer bu karardaOysa, icra takibindeki istem, niteliği itibariyle 6762 sayılı ...'nun 309. maddesi uyarınca şirket alacaklısının kötü yönetim nedeniyle «iflasa» yol açılması sonucu uğranılan dolaylı zarardan «şirket yöneticisinin sorumluluğu» temeline dayalı alacaktır.
1- Dava, dava dışı şirketten olan alacağın bu şirketin kötü yönetilmesi sonucu «iflasına» yol açılması nedeniyle tahsil edilememesi sonucu uğranılan zararın şirket yöneticisi ve ortağı olan davalılardan tahsili amacıyla girişilen icra takibinde istenen alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi tespit · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… göre, davalı İdareye verilmesi gereken ihale konusu mallar sebebiyle davalıların ortağı bulundukları şirketin kusurlu olduğu, davalılardan ...'in şirketi tek başına «temsile» yetkili olması sebebiyle sorumluluğunun bulunduğu, ...'nın 336/«son» maddesi çerçevesinde diğer davacının sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle davacı ... tarafından açılan davanın reddine, davacı ... tarafından açılan davanın k …
Mahkemece davalı ...'in şirketi tek başına «temsile» yetkili yönetici olması nedeniyle sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle bu davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla icra takibine konu alacağın dava dışı şirkete değil davalıya verilmesi yolundaki icra takibi, takibe konu alacağın şirkete değil şirket alacaklısına ödenmesinin talep edilmesi nedeniyle yerinde bulunmamakla, davacının «menfi tespit» isteminin kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden, davalı ...'in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz istemine gelince, mahkemece, dava dışı şirketin ortağı olan diğer davalı ... aleyhindeki davanın 3762 sayılı ...'nun 336/«son» maddesi uyarınca sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle kabul edilmesi, bu davalının dava dışı şirkette yönetici olmaması nedeniyle doğru değil ise de, bu davacının …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/2234 E. , 2014/8680 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
21. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19/11/2013 tarih ve 2013/424-2013/530 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin ortağı oldukları.... Tic. Ltd. Şti'nin Jandarma Genel Komutanlığı ceset torbası imalatı işini ihale ile almasına rağmen edimini yerine getiremediğini, bu süreçte müvekkillerinin herhangi bir kastı, kusuru veya kötüniyeti bulunmadığını, davalı tarafça şirkete karşı açılan tazminat davasında 8.349,76 TL'nin şirketten tahsiline karar verildiğini, mahkeme ilamının takibe konulduğunu, ...
3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/184-488 E. ve K. sayılı dosyasında, 01/11/2007 tarihinde şirketin iflasına karar verildiğini, davalı İdarenin müvekkilleri aleyhine icra takibi yaparak, müvekkillerinin haberi olmaksızın takibi kesinleştirdiğini, şirket ortakları olan müvekkillerinin ...'nın 532. maddesine göre şahsi malvarlıkları ile sorumlu olamayacaklarını belirterek müvekkillerinin icra dosyası kapsamında 17.854,60 TL asıl alacak ve ferileri yönünden borçlu olmadıklarının tespitine, %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın kesinleşmiş mahkeme kararlarına dayandığını, ...'nın 336. maddesine göre davalıların sorumluluğunun bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu icra takibindeki istemin, niteliği itibariyle 6762 sayılı ...'nın 309. maddesi uyarınca şirket alacaklısının kötü yönetim nedeniyle iflasa yol açılması sonucu uğranılan dolaylı zarardan şirket yöneticisinin sorumluluğu temeline dayalı alacak davası olduğu, ancak aynı Yasa'nın 309. maddesi birinci bendinin ikinci cümlesinde hükmolunacak tazminatın şirkete verileceğinin düzenlendiği, bu nedenle icra takibine konu alacağın dava dışı şirkete değil davalıya verilmesi yolundaki icra takibinin, takibe konu alacağın şirkete değil şirket alacaklısına ödenmesinin talep edilmesi nedeniyle yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıların borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, davalı İçişleri Bakanlığı harçtan muaf olmasına rağmen mahkemece başvuru harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmişse de anılan yanlışlığın düzeltilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan açıklanan (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan “30,60” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “ 15,00” ibaresinin eklenmesine, yine 3. bentte yer alan “828,60” ibaresinin çıkarılarak yerine “813,00” ibaresinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA,07/05/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/345013500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz