Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3467 E. 2018/5943 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici hakem heyeti kararı↗ hukuki dinlenilme hakkı↗ hmk 297↗ bankacılık işlemleri↗ hizmet bedeli↗ hakem kararı↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava haksız kesinti yapıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece; dosya içeriğine yansımayan Tüketici Hakem Heyeti kararının iptali istemli olarak değerlendirme yapılmış ve gerekçe kısmında Tüketici Hakem Heyeti kararının iptali şeklinde gerekçe oluşturulmuş, hüküm fıkrasında ise tahsil edilen tutarın iadesi kararı verilmiştir. Gerek dava dilekçesinde gerekse savunmada Tüketici Hakem Heyeti kararının iptali yönünde talep ve savunma olmadığı halde mahkemenin talep edilmeyen konu olan Tüketici Hakem Heyeti kararının iptali yönünde gerekçe oluşturulması doğru olmadığı gibi, gerekçe ile hüküm fıkrasında da çelişki oluşturularak karar verilmiş olması HMK'nın 297. maddesine aykırı görüldüğünden kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
3- Bankaların müşterilerine sundukları bankacılık hizmetleri nedeniyle hizmet bedeli, kredi kullandırma ücreti masraf gibi adlar altında ücret tahsil etmelerine bir engel bulunmamakla birlikte bu ücretlerin hangi oranlarda ve hangi miktarlarda tahsil edileceğinin somut olayda belirlenmesi gerekmektedir. Nitekim taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinde kredi kullandırma ücreti bedelinin ne oran ve miktarda alınacağına dair bir açıklık yer almamaktadır. Bu bakımdan bankacılık işlemleri hususunda uzmanlığı bulunan bir bilirkişiden rapor alınması diğer bankaların kullandırdıkları benzer kredilerdeki uygulamaları ve aldıkları ücret oranlarının da değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmiş olması dahi bozmayı gerektirmiştir.
4-Yerel mahkemece 04/12/2015 tarihli oturumda dosya incelemeye alınarak duruşmanın 04/03/2016 tarihine atıldığı, ancak duruşma günü beklenmeksizin ve herhangi bir duruşma tutanağı düzenlenmeksizin tarafların yokluğunda 18/12/2015 tarihinde gerekçeli karar oluşturulmuştur.
6100 sayılı HMK'nun 27. maddesine göre davanın tarafları ve yargılamanın diğer ilgilileri kendi hakları ile bağlıntılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptir.
Mahkemece; daha önce belirlenmiş duruşma günü beklenmeksizin tarafların yokluğunda, duruşma açılmaksızın gerekçeli karar oluşturulması HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına aykırı görülmekle kararın bu nedenle dahi bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17130 E. 2014/18718 K.
Ortak:bankacılık işlemleri · hizmet bedeli · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz kararda3- Bankaların müşterilerine sundukları bankacılık hizmetleri nedeniyle «hizmet bedeli», kredi kullandırma ücreti «masraf» gibi adlar altında ücret tahsil etmelerine bir engel bulunmamakla birlikte bu ücretlerin hangi oranlarda ve hangi miktarlarda tahsil edileceğinin somut olayda belirlenmesi gerekmektedir.
Bu bakımdan «bankacılık işlemleri» hususunda uzmanlığı bulunan bir bilirkişiden rapor alınması diğer bankaların kullandırdıkları benzer kredilerdeki uygulamaları ve aldıkları ücret oranlarının da değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmiş olması dahi bozmayı gerektirmiştir.
Nitekim taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» kredi kullandırma ücreti bedelinin ne oran ve miktarda alınacağına dair bir açıklık yer almamaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tacir» vasfına sahip davalı bankanın yaptığı «masrafları» tüketiciden isteme hakkının bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca kararlaştırılan «komisyon» ve dosya masrafının kullanılan «ticari kredinin» karşılığı olduğu, davacının da «tacir sıfatı» bulunmakla imzalamış olduğu «ticari kredi sözleşmesindeki» bu masrafa ilişkin şartın «haksız şart» olduğunu ileri sürmesinin hukuka uygun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
3- Dava, «ticari kredi» kullanımı esnasında davalı Banka tarafından tahsil edilen «komisyonun» hukuka aykırı olduğu iddiasına dayalı olarak «istirdadı» istemine ilişkin olup mahkemece, «tacir» olan davalının yaptığı «masrafları» davacıdan isteme hakkının bulunduğu, davacının da tacir olmakla «kredi sözleşmesindeki» bu masrafa ilişkin şartın haksız olduğunu ileri süremeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bankaların müşterilerine sundukları bankacılık hizmetleri nedeniyle «hizmet bedeli», «komisyon», «masraf» gibi adlar altında ücret tahsil etmelerine bir engel bulunmamakla birlikte, bu ücretlerin hangi oranlarda ve hangi miktarlarda tahsil edileceğinin somut olayda belirlenmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harç muafiyeti · haksız şart · komisyon bedeli · ticari kredi sözleşmesi · tacir sıfatı · ticari kredi · muafiyet · komisyon
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tacir» vasfına sahip davalı bankanın yaptığı «masrafları» tüketiciden isteme hakkının bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca kararlaştırılan «komisyon» ve dosya masrafının kullanılan «ticari kredinin» karşılığı olduğu, davacının da «tacir sıfatı» bulunmakla imzalamış olduğu «ticari kredi sözleşmesindeki» bu masrafa ilişkin şartın «haksız şart» olduğunu ileri sürmesinin hukuka uygun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bankası A.Ş. aleyhine açılan davalar bakımından «harç muafiyeti» getirildiğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.
4603 sayılı Kanun'un 4684 Sayılı Kanun'la değişik geçici 4. maddesinin 2. fıkrasında getirilen «harç muafiyetinin» adı geçen bankalarca kredi alacaklarının tahsili amacı ile yeniden yapılandırma süreci içerisinde açılmış ve açılacak dava veya takiplerle ilgili olup, davalı ... sözü geçen yasa hükmündeki muafiyetten yararlanamayacağından temyiz harcının yatırılması gerekmektedir.
3- Dava, «ticari kredi» kullanımı esnasında davalı Banka tarafından tahsil edilen «komisyonun» hukuka aykırı olduğu iddiasına dayalı olarak «istirdadı» istemine ilişkin olup mahkemece, «tacir» olan davalının yaptığı «masrafları» davacıdan isteme hakkının bulunduğu, davacının da tacir olmakla «kredi sözleşmesindeki» bu masrafa ilişkin şartın haksız olduğunu ileri süremeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16699 E. 2014/18727 K.
Ortak:bankacılık işlemleri · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu bakımdan «bankacılık işlemleri» hususunda uzmanlığı bulunan bir bilirkişiden rapor alınması diğer bankaların kullandırdıkları benzer kredilerdeki uygulamaları ve aldıkları ücret oranlarının da değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmiş olması dahi bozmayı gerektirmiştir.
3- Bankaların müşterilerine sundukları bankacılık hizmetleri nedeniyle «hizmet bedeli», kredi kullandırma ücreti «masraf» gibi adlar altında ücret tahsil etmelerine bir engel bulunmamakla birlikte bu ücretlerin hangi oranlarda ve hangi miktarlarda tahsil edileceğinin somut olayda belirlenmesi gerekmektedir.
Nitekim taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» kredi kullandırma ücreti bedelinin ne oran ve miktarda alınacağına dair bir açıklık yer almamaktadır.
Benzer bu karardaAncak, kredi kullanımına ilişkin «kredi sözleşmeleri» celbedilip, sözleşmelerde davalının bu krediler nedeniyle «masraf» alabileceğine dair bir hüküm bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.
Bu itibarla mahkemece, anılan «kredi sözleşmelerinin» getirtilmesi, davalı Bankaya davacıdan kesilen «masrafların» nelerden ibaret bulunduğunun açıklattırılması, sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi, sözleşmelerde davalı Bankanın masraf alabileceğine dair bir hüküm bulunması halinde bu ücretlerin hangi oran ve miktarlarda tahsil edileceğinin somut olayda belirlenmesi gerekmektedir.
Bu bakımından «bankacılık işlemleri» hususunda uzmanlığı bulunan bir bilirkişiden rapor alınarak, sözleşme hükümlerinin, diğer bankaların kullandırdıkları benzer kredilerdeki uygulamaları ve aldıkları ücret oranlarının da değerlendirilmesi, davalı Bankaca tahsil edilen ücretlerin uygun olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari dava niteliği · istirdat · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaDava, davacının davalı Bankadan kullandığı krediler nedeniyle tahsil edilen bir kısım ücretlerin «istirdadı» istemine ilişkin olup mahkemece, kredinin «ticari niteliği» nedeniyle tahsil edilen dava konusu tutarın iade edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanca kullanılan kredilerin zirai kredi olduğu, davalı Banka tarafından tahsil edilen 2.062,77 TL «masraf» «ticari nitelikteki» krediye ilişkin bulunduğundan davacıya iade edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «bilirkişi incelemesi» yapılmışsa da sözleşme hükümlerinin ve diğer bankaların emsal uygulamalarının değerlendirilmediği bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3467 E. , 2018/5943 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasındaki davanın ... . Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yukarıda 18/12/2015 sayı ve 2018/165 tarihi belirtilen kararın HMK 363. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmesi üzerine, dava dosyası ve içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve diğer tüm dosya kapsamı delil ve belgeler incelendi. Gereği müzakere edilip düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilince davalı bankadan kullanılan ticari kredinin tahsisi sırasında haksız olarak kredi kullandırma ücreti adı altında dosya masrafı alındığını ileri sürerek 2.000.15 TL'nin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; Tüketici Hakem Heyetinin ancak tüketici kredisi hakkında karar verme yetkisi olduğu eldeki davanın konusunun ticari kredi ile ilgili olmakla tüketici hakem heyetinin görev alanı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne 2.000.15 TL'nin davacıya iadesine miktar itibariyla kesin olarak karar verilmiştir.
Davalı vekilinin kanun yararına bozma istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca istem kabul edilerek temyiz yoluna başvurulmuştur.
1. Taraflar tacir olup kullanılan kredinin ticari kredi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. O halde ...'nın 4/f maddesinde zikredilen ticari davanın aynı konunun 5. maddesi gereğince ticaret mahkemesi sıfatıyla görülmesi gerekirken asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla souçlandırılması doğru görülmemekle kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Dava haksız kesinti yapıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece; dosya içeriğine yansımayan Tüketici Hakem Heyeti kararının iptali istemli olarak değerlendirme yapılmış ve gerekçe kısmında Tüketici Hakem Heyeti kararının iptali şeklinde gerekçe oluşturulmuş, hüküm fıkrasında ise tahsil edilen tutarın iadesi kararı verilmiştir. Gerek dava dilekçesinde gerekse savunmada Tüketici Hakem Heyeti kararının iptali yönünde talep ve savunma olmadığı halde mahkemenin talep edilmeyen konu olan Tüketici Hakem Heyeti kararının iptali yönünde gerekçe oluşturulması doğru olmadığı gibi, gerekçe ile hüküm fıkrasında da çelişki oluşturularak karar verilmiş olması HMK'nın 297. maddesine aykırı görüldüğünden kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
3- Bankaların müşterilerine sundukları bankacılık hizmetleri nedeniyle hizmet bedeli, kredi kullandırma ücreti masraf gibi adlar altında ücret tahsil etmelerine bir engel bulunmamakla birlikte bu ücretlerin hangi oranlarda ve hangi miktarlarda tahsil edileceğinin somut olayda belirlenmesi gerekmektedir. Nitekim taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinde kredi kullandırma ücreti bedelinin ne oran ve miktarda alınacağına dair bir açıklık yer almamaktadır. Bu bakımdan bankacılık işlemleri hususunda uzmanlığı bulunan bir bilirkişiden rapor alınması diğer bankaların kullandırdıkları benzer kredilerdeki uygulamaları ve aldıkları ücret oranlarının da değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmiş olması dahi bozmayı gerektirmiştir.
4-Yerel mahkemece 04/12/2015 tarihli oturumda dosya incelemeye alınarak duruşmanın 04/03/2016 tarihine atıldığı, ancak duruşma günü beklenmeksizin ve herhangi bir duruşma tutanağı düzenlenmeksizin tarafların yokluğunda 18/12/2015 tarihinde gerekçeli karar oluşturulmuştur.
6100 sayılı HMK'nun 27. maddesine göre davanın tarafları ve yargılamanın diğer ilgilileri kendi hakları ile bağlıntılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptir.
Mahkemece; daha önce belirlenmiş duruşma günü beklenmeksizin tarafların yokluğunda, duruşma açılmaksızın gerekçeli karar oluşturulması HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına aykırı görülmekle kararın bu nedenle dahi bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılğı'nın 6100 sayılı HMK'nın 363. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, gereğinin yapılması için karar örneği ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 03/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/445110900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz