6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati tedbirde hüküm sonucunu çözecek nitelikte karar verilemez

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/772 E. 2024/870 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Haksız rekabetistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

TTK 61/1 uyarınca haksız rekabet davalarında ihtiyati tedbire hükmedilirken hakimin takdir yetkisi HMK 389 ve devamı maddelerine göre kullanılır; ihtiyati tedbir kararı, asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte (hüküm sonucuna ilişkin) verilemez. Tedbir talep eden, HMK 390/3 uyarınca dayandığı sebebi ve türünü açıkça belirtmeli ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir; yaklaşık ispat ölçüsü ispatın tamamen aranmayacağı anlamına gelmez. Dilekçelerin teatisi aşamasında olan ve haksız rekabet iddiasının deliller toplanarak yapılacak yargılamayla belirlenmesi gereken bir davada, iddia yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanamamışsa ihtiyati tedbir talebi reddedilir; ilk derece gerekçesi yanlış olsa da sonuç doğruysa istinaf başvurusu esastan reddedilir.

Ele alınan sorunlar

İlk derece mahkemesinin ihtiyati tedbiri hüküm sonucuna ilişkin değerlendirerek reddetmesinin doğruluğu → ret

İddia: Davacı vekili, davalıların eski çalışan olarak müvekkilinden öğrendikleri iş modelini, sözleşmedeki rekabet yasağına aykırı biçimde kendi şirketlerinde kullanarak haksız rekabette bulunduklarını, faaliyetlerinin devamı halinde telafisi imkânsız zarar doğacağını, bu nedenle davalıların internet sitesi üzerinden yürüttüğü faaliyetin tedbiren durdurulması ve siteye erişimin engellenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 61/1 uyarınca haksız rekabet davalarında ihtiyati tedbir kararı verilmesi hususunda hakime tanınan takdir yetkisi, HMK 389 ve devamı maddelerine uygun kullanılmalıdır. HMK 389 uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik sebebiyle hakkın elde edilmesinin zorlaşması, imkansız hale gelmesi veya gecikme nedeniyle ciddi bir zarar doğması ihtimali gerekir; HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden, dayandığı sebebi ve türünü açıkça belirtmeli ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir. Geçici hukuki koruma yargılamasında ispat ölçüsünün yaklaşık ispat olması, ispatın hiç aranmayacağı anlamına gelmez; hakim iddianın ağırlıklı ihtimalle doğru olduğunu kabul etmekle birlikte aksinin mümkün olduğunu da göz ardı etmez. İlk derece mahkemesinin, ihtiyati tedbir talebini hüküm sonucuna ilişkin olarak değerlendirmesi TTK 61/1'e aykırı olup bu gerekçe doğru bulunmamıştır; tüm koşulların varlığı halinde haksız rekabet oluşturan eylemlerin icra edildiği internet sitesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkündür. Ancak somut olayda dava henüz dilekçelerin teatisi aşamasında olup, davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği ve edinilen bilgilerin davacı zararına kullanılıp kullanılmadığı, toplanacak deliller kapsamında yapılacak yargılama sonucunda belirlenecek hususlardır. Bu itibarla davacının iddiası yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanamadığından ihtiyati tedbir koşulları oluşmamış olup, ilk derece mahkemesinin gerekçesi yerinde olmasa da sonuç itibarıyla tedbir talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Haksız rekabete dayalı ihtiyati tedbir taleplerinde, mahkemenin tedbir kararını asıl uyuşmazlığı çözecek (hüküm sonucuna ilişkin) nitelikte veremeyeceği ve TTK 61/1 ile HMK 389 vd. hükümleri çerçevesinde yaklaşık ispat ölçüsünün aranacağı yönündeki tespit, benzer haksız rekabet/ihtiyati tedbir uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir haksız rekabet yaklaşık ispat geçici hukuki koruma rekabet yasağı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 61/1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389HMK 390/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/772

KARAR NO 2024/870

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 05/04/2024 (Ara Karar)

NUMARASI 2024/190 Esas

TALEP İhtiyati Tedbir

İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacı vekili; Müvekkili firmanın hasarlı araçların satışının yapılabilmesi için Sunucu (araçların satışına karar veren sigorta şirketi, banka ve özel kurum) ile Üye (ihaleye katılan) arasında aracılık eden ve sahip olduğu internet portalı (e-sovtaj portal -ESP-) üzerinden araçların ihalesini düzenleyen bir firma olup uzun yıllardan beri “sovtaj” alanında faaliyet gösterdiği ve bu alanda Türkiye’nin öncü firması haline geldiğini, Davalılar ... ve ..., müvekkil firmada geçen müvekkilin ana faaliyet konusu olan ve kendisinin de proje ve operasyon müdürü olarak görev yaptığı sovtaj alanında müvekkilin yıllar boyu emek vererek kurduğu sistemi ve çalışmasını yine müvekkilin desteğiyle öğrenerek hiç bilmediği bir alanda tecrübe kazanmış, müvekkil tarafından yıllarca yoğun emek ve çaba neticesi oluşturulan ve sektörde öncü hale getirilen faaliyet konusunda, müvekkil tarafından da sonsuz destek görerek çalışmalarını sürdürdüklerini, davalı ...'ın emeklilik sebebiyle iş akdini feshettiğini, davalı ...'ın ise istifa etmek suretiyle iş akdini feshettiğini, davalıların, müvekkil ile arasında münakit hizmet sözleşmesinde yer alan rekabet etmeme kaydı ile rekabet yasağı taahhüdüne aykırı olarak müvekkile rakip firma kurmak suretiyle hem sözleşmesel rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı hareket etmiş, hem de müvekkilde edindiği bilgileri ve tanınırlığı dürüstlük kurallarına aykırı kullanımla TTK anlamında haksız rekabette bulunduklarını, davalıların bu eylemlerinin müvekkilini telafisi imkansız zararlara uğrattıklarını iddia ile davalıların haksız rekabetinin tespiti ile haksız rekabetin men'ine, ayrıca müvekkilinin, yargılama neticesinde telafisi imkansız zararlara düçar kalmaması adına, davalılar tarafından "www...com.te" web sitesinden verilen faaliyetler için ihtiyati tedbir kararı tesis edilerek faaliyetin durdurulmasını ve ilgili web sitesine erişimin engellenmesini talep ve dava etmiştir.

ARA KARAR

Mahkemece; Geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati tedbir kararı verirken asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar verilmemesi gerektiği, kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir taktir alanı bırakmış ise de, Hakim her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre, ihtiyati tedbir kararı verdiğinin kararında belirtilmelidir, ihtiyati tedbir şartları mevcut değilse kanunun ön gördüğü ölçüde ispat edilememişse, veya yaklaşıkta olsa ispatı yargılamayı gerekiyorsa ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesi gerektiği, bu itibarla mahkemece asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesine hukuken imkan bulunmadığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden istemde HMK 389 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı ihtiyati tedbir isteyen vekili; Davalıların müvekkilinden öğrendiği işi, müvekkilinin adıyla, eski personelleriyle, bayileriyle yapmak suretiyle haksız rekabete her yönüyle vücut vermekte olduğunu, davalılar, müvekkili sayesinde edindiği çevre, kazandığı tanınırlık ve saygınlık ile müvekkili reklam malzemesi yaparak ve haksız rekabet hükümlerine aykırı hareketlerle iş yapma çabasında olup faaliyetlerinin devamı, müvekkili telafisi imkansız zararlara düçar bırakacağını, YGHK bu hususta verdiği 30.09.2015 tarih 2014/11-105 E., 2015/2019 K. Sayılı kararında emek ilkesine vurgu yaparak herkesin kendi emek ve gayreti ölçüsünde kazanç sağlayabileceği, en ufak bir zahmete girmeden başkasının yıllarca oluşturduğu çalışmasına ortak olması halinin haksız rekabet teşkil edeceği, bu şekildeki bir haksız rekabetin "parazit-tufeyli" olarak nitelendirileceği belirtildiğini, bu halde, HMK'da aranan "gecikme sebebiyle bir sakıncanın doğacak olması" şartının huzurdaki dosya yönünden vuku bulduğu açık olup yargılama sonuna dek davalıların faaliyetinin tedbiren durdurulmaması durumunda, müvekkilinin zararı, dava neticesi lehe karar alınsa dahi giderilemeyeceği, müvekkilinin müşteri kaybetmiş olacağı, davalılar tarafından "www...com" web sitesinden verilen faaliyetler için ihtiyati tedbir kararı tesis edilerek faaliyetin durdurulmasını ve ilgili web sitesine erişimin engellenmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep; haksız rekabetin tespiti, önlenmesi istemiyle açılan davada,davalıların ticari faaliyetini sürdürdüğü internet sitesinin erişime engellenmesi istemine ilişkindir. TTK’nın 61/1 maddesi “Dava açma hakkını haiz bulunan kimsenin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56. maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, HMK'nın ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verebilir.” hükmünü haizdir.TTK’nın 61/1 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi hususunda hakime bir takdir yetkisi tanınmış ise de, anılan hükümde bu yetkinin HMK'nın 389 ve devamı maddeleri hükümlerine uygun olarak kullanılması gerektiği de vurgulanmıştır.

HMK'nın 389. maddesi, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. "şeklinde olup; aynı yasanın 390/3 maddesi, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır.

Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara karar verilirken haksız olma ihtimali de dikkate alınarak, talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Somut olayda; davacı tarafından, dava dilekçesi ile eski çalışanlarının iş sözleşmesindeki rekabet yasağı hükmüne aykırı olarak aynı işkolunda faaliyet gösteren şirket kurdukları, davacı şirkette edindikleri birikimi kendi şirketlerinde davacı zararına kullandıkları vakıalarına dayanılmıştır.

Dava henüz dilekçelerin teatisi aşamasında olup, davalıların ticari faaliyetlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği, davalılar tarafından edinilen bilgilerin davacı zararına kullanılıp kullanılmadığı hususları, toplanacak deliller kapsamında yapılacak yargılama sonucunda belirlenecektir. İlk derece mahkemesince; ihtiyati tedbir talebinin hüküm sonucuna ilişkin olarak değerlendirilmesi TTK nın 61/1 maddesine aykırı olduğundan doğru bulunmamıştır. O halde yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca, tüm ihtiyati tedbir koşullarının mevcut olması halinde, haksız rekabet oluşturan eylemlerin icra edildiği internet sitesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkündür. Açıklanan nedenlerle, Yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle davacının iddiası yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanamadığından, somut olayda ihtiyati tedbir kararı koşullarının bulunmadığı nedeniyle talebin reddine karar verilmesi gerekirse de sonuç itibariyle tedbir talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

İstinaf nedeni yerinde olmayan ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/06/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/44342 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.