6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurul kararı iptali davasında ihtiyati tedbir talebinin reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/680 E. 2024/627 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

İlgili mesele: ◆ TTK 449 yürütmenin geri bırakılması (yaklaşık ispat)

Gerekçe özeti

Genel kurul kararlarının iptali davasında TTK 449 uyarınca kararın icrasının geri bırakılması talebinde, bu düzenlemenin hangi hallerde uygulanacağını belirlemediği için tamamlayıcı olarak HMK'nın ihtiyati tedbir hükümleri (m.389, m.390/3) uygulanır; tedbir talep eden taraf davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Şirketin tasfiye halinde olması ve ticari faaliyetinin bulunmaması nedeniyle iptal halinde kararların geçmişe etkili olarak ortadan kalkacağı, dolayısıyla telafisi imkansız bir zararın söz konusu olmayacağı ve geçersizlik iddiaları bakımından yaklaşık ispatın sağlanamadığı hallerde ihtiyati tedbir/icranın geri bırakılması talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Genel kurul kararlarının icrasının geri bırakılmasına yönelik ihtiyati tedbir talebi → ret

İddia: Davacı vekili, bilançoların gerçeği yansıtmadığını, sermayenin kaybedildiğini, tasfiye memurunun babası olan yönetim kurulu üyesinin ibra oylamasına katıldığını, çoğunluk pay sahiplerinin sistematik olarak aynı yönetim kurulu üyelerini seçerek müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek genel kurul kararlarının icrasının durdurulmasını talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 449. maddesi, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açılması halinde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceğini düzenlemekte, ancak bu geçici hukuki korumanın hangi hallerde verileceğini özel olarak düzenlememektedir. Bu nedenle tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK 389. maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme nedeniyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini; HMK 390/3. maddesi ise tedbir talep eden tarafın dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmesi ve davanın esası yönünden kendi haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiğini düzenlemektedir. Somut olayda davalı şirketin tasfiye halinde bulunduğu, ticari faaliyeti bulunmadığı, alınan kararların niteliği itibariyle olası iptal halinde geçmişe yönelik olarak ortadan kalkacakları, bu nedenle ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde telafisi imkansız bir zararın söz konusu olmadığı, dosyadaki mevcut durum itibariyle geçersizlik nedenlerine ilişkin iddialar bakımından davacının haklılığı hususunda yaklaşık ispatın sağlanmadığı, bu nedenlerle ihtiyati tedbir koşullarının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Tasfiye halindeki bir şirkette alınan genel kurul kararlarının icrasının geri bırakılması (TTK 449) talebinde, şirketin ticari faaliyetinin bulunmaması ve kararların iptali halinde geçmişe etkili olarak ortadan kalkacak olması nedeniyle telafisi imkansız zarar koşulunun oluşmayacağı yönündeki değerlendirme, benzer tasfiye hali içindeki şirket uyuşmazlıklarında ihtiyati tedbir/icranın geri bırakılması taleplerinin değerlendirilmesi için emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir icranın geri bırakılması genel kurul kararının iptali yaklaşık ispat tasfiye geçici hukuki koruma

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 449 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389HMK 390/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/680

KARAR NO 2024/627

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13.03.2024 (Ara Karar)

NUMARASI 2024/68

TALEP İhtiyati Tedbir

İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği düşünüldü.

DAVA VE TALEP

Davacı vekili: müvekkilinin, davalı şirketin kurucu ortağı muris ...'nın yasal mirasçısı olduğunu, davalı şirketin; ..., ... ve ... kardeşler tarafından1995 senesinde kurulan 500.000-TL sermayeli olduğu , mirasçılar dışındaki çoğunluğun fikri ve fiili işbirliği içerisinde keyfi tutum ve politikaları ile şirketi istikrarlı bir biçimde zarara uğrattıklarını, gelinen noktada şirketin tasfiye halinde olduğunu, alınan kararların emredici hükümlerine, azınlık pay sahibi haklarına, esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük/iyi niyet kurallarına ve hakkaniyete aykırı olduğunu, çağrının tesadüfen öğrenilmesi üzerine taraflarınca Kadıköy ... Noterliğinin 21/09/2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek, çağrı kağıdının müvekkilinin tanımadığı kişiye tebliğ edildiği bildirilerek, müvekkilinin ihtarnamede yazılı adresine tekrar çağrı kağıdı tebliğ edilmesinin ihtar edildiğini, tasfiye memurunun sunduğu raporun gerçeğe uygun olmadığını, şirketin 2021 dönemine ait pasif toplamı 30.735,65-TL iken, 2022 döneminde 21.167,53-TL olduğunu, 2018 yılında şirket malvarlığında bulunan menkul kıymet satış kararları sonrası elde edilen net kârın şirket borçlarının ödenmesi amacıyla kullanılmadığını,İstanbul 6.

ATM'nin 2013/119 esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda da davalı şirketin bilançolarının gerçeği yansıtmadığının sermayenin kaybedildiğinin tespit edildiğini, gündemin 5 nolu karar ile tasfiye memuru ve YK üyelerinin ayrı ayrı ibrasına karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, zira YK üyesi ...'nın, tasfiye memuru ...'nın babası olduğunu, yönetim kuruluna, üye seçimi kararlarının hukuka aykırı olduğunu, seçilen yönetim kurulunun şirketi tasfiye haline sokan kişiler olduklarını,yeniden seçilmelerinin, iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek; davalı şirketin 31/10/2023 tarihinde yapılan 2021-2022 yılları olağan genel kurul toplantısının yokluk ile malul olduğunun tespiti ile, toplantıda alınan 4, 5 ve 6 numaralı kararların iptali ile icrasının tedbiren durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur.

ARA KARAR

Mahkemece;çağrı usulsüzlüğünün genel kurul kararlarının alınmasında etkili olup olmadığı hususunun yargılama sonunda anlaşılacağı, yaklaşık ispat olgusunun bu aşamada gerçekleşmediği, haklılık durumunun yapılacak yargılama sonunda belli olacak olması, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin, dava sonucunda verilecek kararın ihtiyati tedbir yoluyla elde edilmesine yönelik olması ve uyuşmazlığın esasını çözecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün bulunmaması,tedbir kararı verilmemesi halinde davacının hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığı, tedbir kararı verilmemesi halinde ciddi bir zararın doğacağına dair emarelerin bulunmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili; bilançoların gerçeği yansıtmadığını,sermayenin kaybedildiğini, YK üyesi ...'nın Tasfiye Memurunun babası olduğu halde ibra oylamasına katıldığı,çoğunluk pay sahiplerinin hep aynı YK üyelerini seçmelerinin iptal sebebi olduğunu, müvekkilin uğradığı zararların önlenmesi için ihtiyati tedbir alınması gerektiğini, şirketin kaynakları, faaliyetleri, iş kolları ve büyüklüğü dikkate alındığında önceki yıllarda da bunun yapılmadığını, kademeli ve sistematik olarak karın düştüğünü, gereken incelemeler yapıldığında bunun finansal bazda reel değerlerle örtüşmediği ve şirket dışında bırakılan müvekkili sistematik olarak zarara uğratıldığının görüleceğini, bunun engellenmesi için mahkemece icranın geri bırakılması kararı alınması gerektiğini ileri sürerek, kararların icrasının durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı vekili, 2021 ile 2022 yılları bilanço ve kâr-zarar hesaplamasının kabulüne ilişkin 4 numaralı,yönetim kurulu ve tasfiye memurunun ibra edilmesine ilişkin 5 numaralı,3 yıl süre ile yönetim kurulu üyesi seçilmesine ilişkin 6 numaralı kararın iptalini ve bu kararların icrasının geri bırakılmasını talep etmiştir. TTK'nın 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir. Anılan madde de hangi hallerde bu geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir.

HMK'nın 389. maddesi, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir.Aynı yasanın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Somut olayda; davalı şirketin tasfiye halinde bulunduğu ticari faaliyeti bulunmadığı alınan kararların niteliği itibariyle olası iptal halinde geçmişe yönelik ortadan kalkacakları,ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde telafisi imkansız zarara uğranılması söz konusu olmadığı,dosyadaki mevcut durum itibariyle geçersizlik nedenlerine ilişkin iddialar bakımandan davacının haklılığı hususunda yaklaşık ispat sağlanmadığından ihtiyati tedbir koşullarının bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/04/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/44220 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.