İhya davasında hatalı ara karar sonucu vekalet ücreti sorumluluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/714 E. 2024/668 K. · · İlk derece: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Vekalet Ücreti mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Mahkemenin hukuki yarar yokluğu nedeniyle verdiği hatalı bir ara karar (örneğin sicil kaydının hatalı değerlendirilmesi sonucu davacıya dava açması için kesin mehil verilmesi) üzerine açılan ve reddedilen bir davada, bu hatalı ara kararına süresinde itiraz etmeyen davacı, HMK 326/1 uyarınca davayı kaybeden taraf sıfatıyla davalılar yararına hükmedilen vekalet ücretinden sorumlu tutulur; karşı tarafın duruşmada yaptığı beyanların mahkemeyi yanlış yönlendirdiği iddiası, tek başına bu sonucu değiştirmeye yeterli görülmez.
Ele alınan sorunlar
Davalılar yararına takdir edilen vekalet ücretinin davacıya yükletilmesi → ret
İddia: Davacı vekili, ihyası talep edilen şirketin tasfiye memurunun duruşmada şirketin zaten yaklaşık 11 yıl önce sicilden terkin edilmiş ve dava açıldığında faal olmadığını beyan ettiğini, bu nedenle davanın açılmasına davalı ...'ın kendi beyanlarının sebep olduğunu, HMK 327/2 uyarınca sıfat yokluğu nedeniyle davanın reddi halinde davalı yararına yargılama giderine hükmedilemeyeceğini, bu nedenle vekalet ücretinin davacıya değil davalı ...'a yükletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İhyası talep olunan şirketin tasfiye memuru duruşmada şirketin tasfiye edilip yaklaşık 11 yıl önce sicilden terkin edildiğini ve dava açıldığında faal olmadığını beyan etmiş, bu beyan üzerine ticaret sicilinden kayıt istenmiş; ancak sonraki duruşmada mahkemece şirketin sicil kaydının aktif (tasfiye halinde, henüz terkin edilmemiş) olduğu anlaşılmış ve bu hatalı değerlendirme üzerine davacı vekiline ihya davası açması için iki haftalık kesin mehil verilmiş, davacı da bu kesin mehil içinde eldeki davayı açmıştır. Terkin hususu sicil kayıtlarından tespit edilebilecek bir husustur; sicil kaydının mahkemece hatalı okunması sonucu ihya için kesin mehil verilmesi üzerine dava açılmış olması, davanın sırf tasfiye memurunun yanlış yönlendirmesi neticesinde açıldığının kabulüne yeterli görülmemiştir. Sicil kaydı aktif olduğu halde ihya için mehil verilmesine rağmen mahkemenin bu hatalı ara kararına itiraz yoluna gitmeyen davacının, HMK 326/1 maddesi gereğince aleyhinde sonuçlanan davada davalılar lehine vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Mahkemenin kendi hatalı ara kararına (sicil kaydının yanlış değerlendirilmesi sonucu ihya için mehil verilmesi) itiraz etmeyen ve bu mehil doğrultusunda dava açan tarafın, davayı kaybetmesi halinde HMK 326/1 uyarınca yargılama giderlerinden sorumlu tutulacağı yönündeki değerlendirme, benzer usul hatası içeren dosyalarda vekalet ücreti sorumluluğunun tespiti açısından yol gösterici niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- hukuki yarar
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ hukuki yarar↗ kesin mehil↗ vekalet ücreti↗ yargılama gideri↗ tasfiye memuru↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/714
KARAR NO 2024/668
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/11/2023
NUMARASI 2023/338 Esas - 2023/588 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili ile terkin edilen ve ihyası talep edilen ... Tic. Ltd. Şti. isimli şirketle arasında İstanbul 31. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/639 esas sayılı dosyası ile işgal tazminatı davası görüldüğünü, anılan davada şirketin ihyası talepli dava açmak üzere mahkemece kendilerine süre verildiğini, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/55 E. 2014/107 K. Sayılı ilamı ile 14.05.2014 tarihli kararı ile davalı şirketin 6102 sayılı TTK. 643. maddesi uyarınca tasfiyesine karar verildiğini, kararın 26.06.2014 tarihinde tescil edildiğini, tasfiye memurunun ... olduğunu belirterek, 26.06.2014 tarihinde re’sen terkin olunan ... Lokantacılık Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
1-Davalı ... Müdürlüğü vekili; Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün TTK md. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği md. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, şirketin tasfiye sebebiyle aktif olduğunu, resen terkin edilmediğini, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığından yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davalı ... vekili; müvekkiline yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, şirketin ihyasında 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, ihyası istenilen şirketin tasfiye nedeniyle aktif olduğunu, şirketin re'sen terkin kapsamında olmadığını, herhangi bir işlem tesis edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, ihyası talep edilen ... Tic. Ltd. Şti.'nin tasfiye halinde bir şirket olduğu, tasfiye sürecinin henüz sona ermediği ve tasfiye sürecinin sona ermemesi nedeniyle şirketin sicilden terkin edilmediği, bu sebeple davacı tarafın şirketin ihyasına ilişkin dava açmakta hukuki yarar bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine, davalılar vekilleri lehine hesaplanan 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara mütesaviyen verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, davalı ...'ın İstanbul 31. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/639 E.sayılı davanın 17.01.2023 tarihli duruşma zaptında beyanları "Ben davalı şirketin ortağı, temsilcisi, vekili ve tasfiye memuruyum, davalı şirket tasfiye edilmiş ve yaklaşık 11 yıl kadar önce sicilden terkin edilmiştir, yani dava açıldığı tarihte şirket faal halde değildi ve tamamen kapanmış halde idi, biz dava konusu taşınmazda yaklaşık 55 yıl kiracı olarak kaldık, bizim davacı kurum ile kira sözleşmemiz mevcuttur, bu haliyle tarafımızın haksız şagil olduğu iddiası olduğu iddiası doğru değildir, biz aramızdaki kira sözleşmesine istinaden bu taşınmazı kullandık, dava usulsüz bir talebi içermekte olup, reddini talep ediyoruz, dedi." şeklinde beyanda bulunduğunu, HMK'nın 327- (2) maddesinin "Bir kişi davada sıfatı olmadığı hâlde, davacıyı, davalı sıfatı kendisine aitmiş gibi yanıltıp, kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet verirse, davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddi hâlinde, davalı yararına yargılama giderlerine hükmedilemez." şeklinde olduğunu, yargılama giderlerinin davalı ...
üzerine bırakılması gerekirken davacıya yükletilmesi usul ve yasaya uygun olmadığını, kararının kaldırılmasını, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalı ... üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, şirketin ihyası talebine ilişkindir. İhyası talep edilen şirketin halen tasfiyesinin sonlanmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş, davalılar yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin kısım istinafa konu edilmiştir.İhyası talep olunan şirket tasfiye memuru duruşmada 17.01.2023 tarihli duruşmada davalı şirketin ortağı, temsilcisi, vekili ve tasfiye memuruyum, davalı şirket tasfiye edilmiş ve yaklaşık 11 yıl kadar önce sicilden terkin edilmiştir, yani dava açıldığı tarihte şirket faal halde değildi ve tamamen kapanmış halde idi, beyanı üzerine ticaret sicilinden sicil kayıtları istenilmiş, 04.05.2023 tarihli duruşmada ise mahkemece şirketin tasfiye edildiği anlaşılmakla davalı şirketin ihyası ve taraf teşkili sağlanmak üzere davacı vekiline iki haftalık kesin mehil verildiği, kesin mehil içerisinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Terkin hususu, sicil kayıtlarından tespit edilebilecek bir husus olup, sicil kaydının mahkemece hatalı okunması nedeniyle ihya için kesin mehil verilmesi üzerine dava açıldığından davalı tasfiye memurunun sırf yanlış yönlendirilmesi neticesi dava açıldığını kabule yeterli görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; sicil kaydı aktif olduğu halde ihya için mehil verilmesine rağmen, mahkemenin hatalı ara kararına itiraz yoluna gitmeyen davacının HMK 326(1)maddesi gereğince aleyhinde sonuçlanan davada davalılar lehine vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik olmadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/05/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/43946 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi