Tek ortaklı şirketin ortağınca haklı nedenle fesih talebinde hukuki yarar yokluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/901 E. 2024/852 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticari şirket (genel)istinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Hukuki Yarar Dava Şartı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Limited şirketlerde TTK'nın öngördüğü sona erme sebepleri arasında tasfiyesiz fesih yer almadığından, bu yönde açılan bir dava yasal dayanaktan yoksundur. Ayrıca, feshi istenen şirketin tek ortağı ve yetkilisi olan kişi, şirketin faaliyetsizliği veya temsil eksikliği gibi haklı sebep oluşturan olgulara kendisi sebebiyet vermiş durumda ise, bu olgulara dayanarak haklı nedenle fesih davası açmakta hukuki yararı bulunmaz; zira aynı sonuca genel kurul kararı ile kendisi ulaşabilecek konumdadır.
Ele alınan sorunlar
Tasfiyesiz fesih talebinin yasal dayanağının bulunmaması → ret
İddia: Davacı vekili, şirketin faaliyetinin tamamen durmuş olması nedeniyle haklı sebeple feshin TTK 636/3 uyarınca talep edilebileceğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü istemiştir.
Gerekçe: TTK 636. maddesinde limited şirketlerin sona erme sebepleri (şirket sözleşmesinde öngörülen sebep, genel kurul kararı, iflasın açılması, kanunda öngörülen diğer sona erme halleri, haklı sebeplerle her ortağın fesih isteme hakkı) sayılmış olup tasfiyesiz fesih hali öngörülmemiştir. TTK geçici 7. madde haricinde tasfiyesiz feshi mümkün kılan bir düzenleme kanunlarda mevcut değildir. Davacının talebi tasfiyesiz fesihe ilişkin olduğundan talebin yasal dayanağı bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Fesih sebebine kendisi sebep olan tek ortağın hukuki yararının bulunmaması → ret
Gerekçe: Davacı, haklı nedenle fesih ve tasfiyesini istediği şirketin tek ortağı ve yetkilisi olup, haklı nedenle fesih ve tasfiye davasına sebebiyet veren tüm olgulardan davacı tek başına sorumlu olduğundan, davacının haklı nedenle limited şirketin feshi davası açma hakkı bulunmamaktadır. Davacı ortağın aynı zamanda şirketin temsilcisi olması nedeniyle davalının temsilindeki bu eksiklik, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle dikkate alınmamıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Limited şirketlerde tasfiyesiz feshin TTK'da düzenlenmediğine ve tek ortaklı şirketin ortağının, kendi eylem/ihmaline dayanan haklı sebeple fesih davası açmakta hukuki yararının bulunmadığına ilişkin tespitler açısından bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Hukuki yarar dava şartı; tek ortaklı limited şirketin ortağının, kendi sorumluluğundaki olgulara dayanarak haklı nedenle fesih davası açmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan reddedilmiştir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı nedenle fesih↗ tasfiyesiz fesih↗ hukuki yarar↗ dava şartı↗ tek ortaklı limited şirket↗ temsil eksikliği↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/901
KARAR NO 2024/852
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 31/01/2024
NUMARASI 2023/936 Esas - 2024/72 Karar
DAVA
Ticari Şirket (Fesih İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/05/2024
Hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; 24/01/2023 tarihinde; davacı ...'a tanıdığı ... isimli şahıs tarafından, ablasının da aynı sektörde faaliyet gösterdiği, şirket kurduktan sonra iyi bir gelir elde edeceği, ailesine yardımcı olabileceği söylenerek davacının şirket kurması için yönlendirdiği, bunun üzerine, davacının şirketin kurulumu için gerekli olan çeşitli evrakları imzaladığı, ... Malzemeleri Ticaret Ltd. Şti. isimli şirketin 24/01/2023 tarih ve 10754 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 831'inci sayfasında tek kurucusu davacı olacak şekilde ilan edilerek kurulduğu, bu işlemler gerçekleştirilirken davacının 19 yaşında olduğundan vergi indiriminden yararlanacağı, bu şekilde daha fazla kar elde edeceğinin söylendiği,şirketin kurulmasının akabinde şirket bünyesinde herhangi bir faaliyet gösterilmediği, şirketin resmiyette var olmasına rağmen fiili olarak bu minvalde hiçbir eylem ve işlem yapılmadığını, davacının 23/02/2003 doğumlu olup, lise mezunu olduğu, basiretli tacirin sahip olması gereken nitelikleri haiz olması beklenemeyeceği, şirketin herhangi bir faaliyetinin olmaması ve hiçbir şeyin konuşulan ve davacıya vaat edilen şekilde olmamasından dolayı rahatsızlık duyduğunu,vergi kaydının resen terkin edildiğini, davacı hesabına gönderilen tutarın nereden geldiğinin belli olmadığını, şirketin hala aktif gözükmesi nedeniyle huzurdaki dava ikame edildiğinden bahisle davacı adına kurulan ...
Malzemeleri Ticaret Ltd. Şti. isimli şirketin tasfiyesiz olarak haklı nedenle feshine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı şirkete TK nın 35.maddesince tebligat yapılmış, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalı şirketin sicil kayıtlarına göre tek ortaklı olduğunu, 24/01/2023 tarihinde kuruluşunun tescil edildiği ve sonrasında hiç bir işlem görmediğini, sicilde tescil edilen bir durum veya kararın olmadığını, davacının davalı şirketin tek ortağı tek müdürü olduğunu, 6100 sayılı HMK'nun 114/h maddesi uyarınca davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmasının dava şartı olduğunu, 6100 sayılı HMK'nun 115/1 maddesi gereğince de mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağını, somut olaya gelince, tek ortaklı şirketin genel kurul kararı alarak tasfiyeye karar vermesi ve sonrasında bunu tescil ettirmesi mümkün olup, aynı neticeyi doğuracak mahiyette dava açmasında davacının hukuki yarar olmadığı, davacının, dava dışı kişiler hakkında ileri sürdüğü iddiaların bu davada dinlenebilir, araştırılabilir bir yönü ve esasa etkisi de olmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, davacı adına tek ortaklı olarak kurulmuş olan şirket fiili olarak mevcut olmayıp, herhangi bir faaliyet göstermediği, şirket defterleri dahi fiziken müvekkilinde mevcut olmadığını, şirketin hiçbir bankada hesabı, üzerine kayıtlı taşınır-taşınmaz malı bulunmadığını, mükellefiyet kaydının Kozyatağı Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 160/A maddesi kapsamında 20/06/2023 tarihi itibarıyla re'sen terkin edildiğini, sadece sicil kaydı bulunduğunu,TTK nın 636/3 üncü maddesi; “…haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir….” hükmünde olduğunu, haklı sebebin varlığı halinde şirketin feshinin talep edilebileceği hüküm altına alındığını, şirketin faaliyetinin tamamen durmuş olması durumunda haklı nedenin var olduğu belirtilerek şirketin haklı nedenle feshedilebileceği kabul edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Ticaret sicil kayıtlarına göre davalı şirketin tek ortaklı limited şirket olup, tek ortağı ve yetkilisinin davacı olduğu anlaşılmaktadır. TTK'nın 636. Maddesinde Limited şirketlerin Sona erme sebepleri sayılmış olup bunlar şirket sözleşmesinde ön görülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile, genel kurul kararı ile, iflasın açılması ile, kanunda öngörülen diğer sona erme halleri ile, şirketin sona erebileceği, ayrıca haklı sebeplerin varlığında her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği düzenlenmiştir. Belirtildiği gibi limited şirketlerde sona erme sebepleri belirtilmiş olup tasfiyesiz fesih hali öngörülmemiştir. TTK nın geçici 7.madde haricinde tasfiyesiz feshi mümkün kılan bir düzenleme kanunlarımızda mevcut değildir.
Davacı tarafın talebi tasfiyesiz fesihe ilişkin olduğundan talebin yasal dayanağı bulunmamaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2012/13505 esas, 2013/11515 karar sayılı ve 3.6.2013 tarihli ilamında da tasfiyesiz feshin mümkün olmadığı vurgulanmıştır) Davacı, haklı nedenle fesih ve tasfiyesini istediği şirketin tek ortağı ve yetkilisi olup, haklı nedenle fesih ve tasfiye davasına sebebiyet veren tüm olgulardan davacı tek başına sorumlu olduğundan, davacının haklı nedenle limited şirketin feshi davası açma hakkı bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı ortağın aynı zamanda şirketin temsilcisi de olduğu anlaşılmakta ise de, davalının temsilindeki bu eksiklik, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle dikkate alınmamıştır.
Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 30/05/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/43501 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi