6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13650 E. 2012/4358 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tazmin talebi peşin karar harcı teminat mektubu hukuki yarar karar verilmesine yer olmadığına zamanaşımı teminat

Atıf yapılan mevzuat: BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davaya konu 12.655,00 YTL bedelli teminat mek­tubunun davalı şirket tarafından tazmin edildiği, bu mektup bedeli yönünden davanın konusuz kaldığı, davaya konu 01.08.2002 tarihli ve 8.400.000.000 TL (Eski TL) tutarındaki teminat mektubunun 01.08.2003 tarihine kadar geçerli olduğu, dava tarihinden önce bu teminat mektubunun geçerlilik süresinin sona erdiği, bu mektupla ilgili bankaya herhangi bir başvurunun olmadığı, dolayısı ile davacı bankanın bu mektup yönünden riski bulunmadığı, davaya konu 27.11.2002 tarihli teminat mektubu yönünden ise riskin devam ettiği ge­rekçeleri ile 18.12.2002 tarihli teminat mektubu ile ilgili davanın esası hak­kında herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, 01.08.2002 tarihli te­minat mektubu yönünden davanın reddine, 27.11.2002 tarihli teminat mek­tubu yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dairemizin bozma ilamının konusunu oluşturan 8.400.000.000 TL’lik teminat mektubu her ne kadar süreli bir teminat mektubu ve bu süre dava tarihi itibariyle dolmuş ise de, dava konusu teminat mektubunda Borçlar Kanunu 110/2 maddesinde öngörüldüğü şekilde tazmin talebinin geçerlilik süresi içerisinde yapılması gerektiği yolunda bir meşruhat bulunmadığından ve teminat mektubu muhatabı da tazmin koşulunun mektubun süresi içerisinde gerçekleştiğini kanıtlamak suretiyle zamanaşımı süresi içinde bankadan tazmin talebinde bulunabileceğinden, davacının, bankaya henüz iade edilmeyen mek­tup bedelinin deposunda hukuki yararı mevcut bulunmaktadır. Yerel mahkeme kararı, Dairemizce yukarıda açıklanan hususlar bakımından bozulmuş olduğu ve mahkemece de bozmaya uyulduğu halde, açıklanan hususlar nazara alın­madan 8.400.000.000 TL’lik mektupla ilgili talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

S o n u ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın temyiz eden yararına (BOZULMASINA), öde­diği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetten Kaynaklanan Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6454 E. 2011/12973 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/13650 E.  ,  2012/4358 K.

TEMİNAT MEKTUBU

GEÇERLİLİK SÜRESİ

MEKTUP BEDELİNİN DEPO EDİLMESİ

BORÇLAR KANUNU (818) Madde 110

"İçtihat Metni"

ÖZET

DAVA TARİHİ İTİBARİYLE SÜRESİ DOLAN DAVA KONUSU TEMİNAT MEKTUBUNDA, BORÇLAR KANUNU 110/2 MADDESİNDE ÖNGÖ­RÜLDÜĞÜ ŞEKİLDE TAZMİN TALEBİNİN GEÇERLİLİK SÜRESİ İÇERİSİNDE YAPILMASI GEREKTİĞİ YOLUNDA BİR MEŞRUHAT BULUNMAMASI VE TE­MİNAT MEKTUBU MUHATABININ DA TAZMİN KOŞULUNUN MEKTUBUN GEÇERLİLİK SÜRESİ İÇERİSİNDE GERÇEKLEŞTİĞİNİ KANITLAMAK SURETİYLE ZAMANAŞIMI DOLMADAN BANKADAN TAZMİN TALEBİNDE BULUNMA HAKKINA SAHİP OLMASI KARŞISINDA; BANKAYA İADE EDİLMEYEN MEK­TUP BEDELİNİN DEPOSUNDA HUKUKİ YARARIN MEVCUT OLDUĞU GÖZETİL­MELİDİR.

Taraflar arasında görülen davada (Ankara Dokuzuncu Asliye Tica­ret Mahkemesi)’nce bozmaya uyularak verilen 11.03.2010 tarih ve 2010/26-2010/109 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından is­tenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilen kredi genel sözleşmesi uyarınca davalı şirket lehine teminat mektupları verdiğini, diğer davalının ise anılan kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğunu, borçlu şirketin sözleşmeden doğan edimlerini yerine getir­mediğini, bu nedenle hesabın kat edilerek teminat mektuplarının iadesi veya mektup bedellerinin müvekkil bankaya depo edilmesi konusunda davalılara ihtarda bulunulduğunu, ancak davalıların ihtara rağmen edimlerini yerine ge­tirmediklerini ileri sürerek, toplam 11.590,00 YTL teminat mektubu bedelinin davacı bankada faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacının risk altında olmadığını savunarak davanın red­dini istemiştir.

Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davaya konu 12.655,00 YTL bedelli teminat mek­tubunun davalı şirket tarafından tazmin edildiği, bu mektup bedeli yönünden davanın konusuz kaldığı, davaya konu 01.08.2002 tarihli ve 8.400.000.000 TL (Eski TL) tutarındaki teminat mektubunun 01.08.2003 tarihine kadar geçerli olduğu, dava tarihinden önce bu teminat mektubunun geçerlilik süresinin sona erdiği, bu mektupla ilgili bankaya herhangi bir başvurunun olmadığı, dolayısı ile davacı bankanın bu mektup yönünden riski bulunmadığı, davaya konu 27.11.2002 tarihli teminat mektubu yönünden ise riskin devam ettiği ge­rekçeleri ile 18.12.2002 tarihli teminat mektubu ile ilgili davanın esası hak­kında herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, 01.08.2002 tarihli te­minat mektubu yönünden davanın reddine, 27.11.2002 tarihli teminat mek­tubu yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dairemizin bozma ilamının konusunu oluşturan 8.400.000.000 TL’lik teminat mektubu her ne kadar süreli bir teminat mektubu ve bu süre dava tarihi itibariyle dolmuş ise de, dava konusu teminat mektubunda Borçlar Kanunu 110/2 maddesinde öngörüldüğü şekilde tazmin talebinin geçerlilik süresi içerisinde yapılması gerektiği yolunda bir meşruhat bulunmadığından ve teminat mektubu muhatabı da tazmin koşulunun mektubun süresi içerisinde gerçekleştiğini kanıtlamak suretiyle zamanaşımı süresi içinde bankadan tazmin talebinde bulunabileceğinden, davacının, bankaya henüz iade edilmeyen mek­tup bedelinin deposunda hukuki yararı mevcut bulunmaktadır. Yerel mahkeme kararı, Dairemizce yukarıda açıklanan hususlar bakımından bozulmuş olduğu ve mahkemece de bozmaya uyulduğu halde, açıklanan hususlar nazara alın­madan 8.400.000.000 TL’lik mektupla ilgili talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

S o n u ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın temyiz eden yararına (BOZULMASINA), öde­diği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/43398000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.