Deniz taşıma sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/7999 E. 2011/14141 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
deniz taşıma sözleşmesi↗ temsilde hata↗ donatan↗ peşin karar harcı↗ ziya↗ acentelik↗ taşıma sözleşmesi↗ husumet yokluğu↗ tebligat↗ taşıyan↗ zamanaşımı↗ temsil↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre, asıl davada davalı gözüken N… Gemicilik Ticaret A.Ş.’nin donatanın acentesi olmadığının davacı tarafın kabulünde olduğu, birleşen davada yükün tahliyesinin 23.09.2006 tarihinde yapıldığı, TTK’nın 1067. maddesi gereğince deniz yolu ile taşınan malların tesliminden veya teslim edilmiş olmaları gereken tarihten itibaren 1 yıl içinde mahkemeye başvurulmadığı takdirde taşıyan aleyhine malların ziya ve hasarından dolayı her türlü mesuliyet hakkının düşeceği gerekçesiyle asıl davanın husumet yokluğundan ve birleşen davanın ise zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddi ile birleşen davada hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarına gelince; asıl dava, deniz taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık, husumetin doğru hasma yöneltilip yöneltilmediği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, yazılı gerekçelerle husumetin doğru hasma yöneltilmediği sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa asıl davada davacı tarafından dava dilekçesinde davalı asil olarak M/V K… Gemisi Donatanı A… M… Ltd.’nin gösterildiği açıkça belli olup, bu bağlamda hatalı gösterilenin hasım değil, yalnızca hasmın Türkiye’deki acentesi olduğunun kabulü gerekir. Diğer bir deyişle, dava dilekçesinde davalı asilin salt acentesinin yanlış gösterilmesi hasmın yanlış gösterildiği anlamına gelmez. Zira yapılan hata hasımda değil temsilcidedir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı tarafça hasımda değil temsilcide hata yapıldığı kabul edilmeli ve gerçek hasıma tebligat yapılması için davacıya olanak tanınmalı, uyuşmazlığın esası incelenerek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozulması gerekmiştir.
S o n u ç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile birleşen davadaki hükmün (ONANMASINA), (2) nolu bentte açıklanan nedenle, asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davadaki hükmün davacı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirketin ihyası | Şirketin ihyası | Ticaret sicil tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15483 E. 2011/6202 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal hasım · şirketin tasfiyesi · ticaret sicili tescili · şirketin ihyası · ticaret sicili müdürlüğü · ihya · alacak davası · anonim şirket
Benzer bu kararda2-Davalı ... vekilinin temyiz istemine gelince; dava, «anonim şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, bu tür davalarda, davalılardan «ticaret sicil müdürlüğü» «yasal hasım» konumunda bulunmakla, davanın açılmasına kendisi sebebiyet vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «şirketin tasfiyesinden» önce davacı tarafından «alacak davası» açıldığı, şirketin ihyasının istenmesinde «hukuki yarar» bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, şirketin ihyasına, «ticaret sicile tesciline» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7535 E. 2016/8498 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden terkin · yasal hasım · terkin
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile davalı ...'nün «yasal hasım» olmayıp, şirketin «ticaret sicilinden terkini» işleminin re'sen davalı tarafından yapılmış bulunmasına göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/7999 E. , 2011/14141 K.
DENİZ TAŞIMA SÖZLEŞMESİ
TAŞIYANIN SORUMLULUĞU
TEMSİLCİDE (ACENTE)-HASIMDA HATA
TÜRK TİCARET KANUNU (6762) Madde 1067
"İçtihat Metni"
ÖZET
DAVA DİLEKÇESİNDE DAVALI ASİLİN/HASMIN DOĞRU GÖSTERİLİP TÜRKİYE’DEKİ ACENTESİNİN HATALI GÖSTERİLMESİ DİĞER BİR DEYİŞLE, DAVALI ASİLİN SALT ACENTESİNİN YANLIŞ GÖSTERİLMESİ HASMIN YANLIŞ GÖSTERİLDİĞİ ANLAMINA GELMEZ. ZİRA YAPILAN HATA HASIMDA DEĞİL TEMSİLCİDEDİR. BU DURUMDA, HASIMDA DEĞİL TEMSİLCİDE HATA YAPILDIĞI KABUL EDİLEREK GERÇEK HASIMA TEBLİGAT YAPILMASI İÇİN DAVACIYA OLANAK TANINMASI GEREKTİĞİ GÖZETİLMELİDİR.
Taraflar arasında görülen davada (İstanbul Birinci Denizcilik İhtisas Mahkemesi)’nce verilen 27.01.2009 tarih ve 2008/67-2009/18 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, müvekkili tarafından M… S… firmasına satılan paketlenmiş un emtiasının Türkiye’den Gine Cumhuriyeti Conakry Limanı’na taşınması için M/V K… gemisine tam ve sağlam olarak yüklendiğini, bu taşımda müvekkilinin yükleten, M/V K… Gemisi Donatanı A… M… Ltd.’nin taşıyan, N… Gemicilik ve Ticaret A.Ş.’nin ise acente olduğunu, emtianın Conakry Limanı’ndaki tahliyesi sırasında düzenlenen ekspertiz raporuna göre davacının toplam 37.936,34 USD zarara uğradığının tespit edildiğini ve davalının doğan hasardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik bu meblağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl davada, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Davacı vekili birleşen davada, asıl davadaki gerekçelerle müvekkilinin zarara uğradığını iddia ederek, 37.936,34 USD zararın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili birleşen davada, dava konusu emtianın 2006 yılının Eylül ayında alıcısına teslim edildiğini, davanın ise teslim tarihinden itibaren yaklaşık 1 yıl 8 ay sonra ikame edildiğini, kanuni süre içinde hasar ihbarının yapılmadığını, hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, asıl davada davalı gözüken N… Gemicilik Ticaret A.Ş.’nin donatanın acentesi olmadığının davacı tarafın kabulünde olduğu, birleşen davada yükün tahliyesinin 23.09.2006 tarihinde yapıldığı, TTK’nın 1067. maddesi gereğince deniz yolu ile taşınan malların tesliminden veya teslim edilmiş olmaları gereken tarihten itibaren 1 yıl içinde mahkemeye başvurulmadığı takdirde taşıyan aleyhine malların ziya ve hasarından dolayı her türlü mesuliyet hakkının düşeceği gerekçesiyle asıl davanın husumet yokluğundan ve birleşen davanın ise zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddi ile birleşen davada hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarına gelince; asıl dava, deniz taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık, husumetin doğru hasma yöneltilip yöneltilmediği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, yazılı gerekçelerle husumetin doğru hasma yöneltilmediği sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa asıl davada davacı tarafından dava dilekçesinde davalı asil olarak M/V K… Gemisi Donatanı A… M… Ltd.’nin gösterildiği açıkça belli olup, bu bağlamda hatalı gösterilenin hasım değil, yalnızca hasmın Türkiye’deki acentesi olduğunun kabulü gerekir. Diğer bir deyişle, dava dilekçesinde davalı asilin salt acentesinin yanlış gösterilmesi hasmın yanlış gösterildiği anlamına gelmez. Zira yapılan hata hasımda değil temsilcidedir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı tarafça hasımda değil temsilcide hata yapıldığı kabul edilmeli ve gerçek hasıma tebligat yapılması için davacıya olanak tanınmalı, uyuşmazlığın esası incelenerek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozulması gerekmiştir.
S o n u ç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile birleşen davadaki hükmün (ONANMASINA), (2) nolu bentte açıklanan nedenle, asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davadaki hükmün davacı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/43396700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz