Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8059 E. 2018/5032 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumsuzluk anlaşması↗ kesin hükümsüzlük↗ mücbir sebep↗ vekalet sözleşmesi↗ tanıma↗ emredici hüküm↗ tbk 99↗ kusur↗ dava sebebi↗ hasar↗ dahili dava↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının TBK'nin 115.maddesinde ifade edildiği üzere "uzmanlığı gerektiren bir hizmet" gördüğü ve "kanun yada yetkili makamlar tarafından verilen izinle" faaliyette bulunduğu, davacının dayanmak istediği sözleşme hükmünün TBK'nin 115/III'de yer alan emredici kurala aykırı olması nedeniyle kesin hükümsüz olduğu, halat hasarının verilen hizmet sırasında oluşmuş olabileceği, Kurtarma 4 römorkörünün verilmekte olan cer hizmetine geminin aşırı geziniyor olması dolayasıyla kılavuz kaptanın ihtiyaç duyması üzerine dahil olduğu, diğer gemilerin boğaz geçişi yapıyor olmasından dolayı cer hizmeti verilen gemiyi geçmek durumunda kalmaları, rüzgar istikametinin akıntı istikametine ters olması gibi verilerin değerlendirilmesi durumunda tarafların kusuru olmadığı, davalıya atfedilecek kusurun bulunmadığı, halat hasarının net olarak verilen hizmet sırasında oluştuğunun da anlaşılmadığı, ayrıca Klavuzluk, Römorkaj ve Diğer Hizmetler Tarifesinin 1.4.3 ve 4.1.maddesi uyarınca da davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Römorkaj hizmeti veren davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı Römorkaj hizmeti veren davalı ise hizmeti alandır. Davacının hizmeti verdiği sırada kullandığı halat zarar görmüş ve kullanılamaz duruma gelmiştir. Sorun davalının davacının halat zararından sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mücbir sebep, kusurdan uzak, sezilemeyen, karşı konulamayan gerçek bir olay olarak tanımlanır. Bu tanıma göre mücbir sebebin unsurları şunlardır: Kusursuzluk, sezilemezlik, karşı konulamazlık ve gerçeklik. Bu unsurlardan birinin yokluğu halinde olay mücbir sebep olarak nitelendirilemez. Bunun yanında mücbir olayın isbat yükü borçluya aittir.
Taraflar arasındaki iş görme sözleşmesi, TBK ve TTK'da düzenlenmemiştir. Bu nedenle öncelikle sözleşmenin hukuki niteliğinin saptanması lazımdır. Türk hukukunda TBK'nin 502/2 maddesine göre, hukuki işlem yahut hukuki işlem benzeri yapılması ile birlikte fiili işlem yapılması, yani maddi anlamda bir işin görülmesi de vekaletin konusunu teşkil edebilir. Böylece Türk hukukunda, römorkaj sözleşmesini de, kural olarak vekalet sözleşmesi kapsamında değerlendirmek gerekir. Ayrıca, davacı bu işi verilen imtiyaz uyarınca yerine getirmektedir. Tüm bu hususlar gözönüne alındığında, tarafların, diğer gemilerin boğaz geçişi yapıyor olmasını ve rüzgar istikametinin, akıntı istikametine ters olmasını bilerek römorkaj hizmetini almayı ve yapmayı üstlenmeleri karşısında gerçekleşen olayda mücbir sebebi kabul etme olanağı yoktur. Bunun yanında davacının verilen imtiyazla bu işlemi yapmasının sonucu olarak, sorumluluk ve sorumsuzluk anlaşmasıyla da hak kazanması, öncelikle davalının sorumlu olduğunu kabul etme olanağı yoktur. Tüm bu nedenlerle davalının sorumluluğunu vekalet hükümlerine göre belirlemek gerekir. O halde, mahkemece taraflar arasındaki ilişkide vekalet sözleşmesi hükümleri göz önüne alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13332 E. 2011/5945 K.
Ortak:mücbir sebep
İncelediğiniz karardaBu unsurlardan birinin yokluğu halinde olay «mücbir sebep» olarak nitelendirilemez.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, bilgisayarın bozulmasının «mücbir sebep» olarak değerlendirilemeyeceği, basiretli bir «tacir» gibi borçlarını takip etmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tacir
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, bilgisayarın bozulmasının «mücbir sebep» olarak değerlendirilemeyeceği, basiretli bir «tacir» gibi borçlarını takip etmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/793 E. 2015/5609 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap · yasal faiz · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; taraflar arasında «cari hesap» varken römork alımının peşin olarak yapılmış olmasının hayatın olağan akışına ters olduğu, römork alım tarihi itibariyle bir alacağın olup olmamasının önemli olmadığı, hesabın açık olduğu ve taraflar arası ticari ilişkinin devam ettiği, davacının 88.846,29 TL alacağından 65.000 TL römork bedelinin düşülmesi halinde alacak miktarının 23.846,29 TL kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 23.846,29 TL'nin dava tarihi olan 15/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… meti nedeniyle alacaklı olup olmadığının önemli olmadığı, taraflar arasında devam eden ticari ilişki ve işleyen açık bir hesap bulunduğu gerekçesiyle yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2237 E. 2022/6344 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istihkak · ziya · kötü niyet · iltibas
Benzer bu kararda… alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "İSTİKAK EJDERBEY" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında …
Somut olayda davacı "ıstıkan", "«istihkam»", "istikan", "istikan+şekil", "istikan behravan+şekil" ibareli markalarına dayanarak davalının “istikak ejderbey” ibareli marka başvurusuna itirazda bulunmuş olup, davacı markalarındaki “istikan” ibareleri ile davalının başvurusundaki markanın esas unsurunu oluşturan “istikak” ibaresi görsel, sescil ve işitsel olarak benzer olup, «iltibas» tehlikesi bulunduğu gözetilmeksizin davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, aynı Kanun'un 6/5 maddesi koşullarının da oluşmadığı, «kötü niyetin» ispat olunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6219 E. 2018/202 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8059 E. , 2018/5032 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/03/2016 tarih ve 2015/287-2016/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; ... isimli gemiye 20/02/2014 tarihinde ... Boğazından geçiş yaparken verilen hizmet sırasında müvekkili kuruluşa ait M/Tug Kurtarma-4 isimli römorkörün, 42 m uzunluğunda 60 mm çapındaki Grommet halatının zarar gördüğünü ve kullanılamaz duruma geldiğini, sorumluluğun davalı tarafa ait olduğunu ileri sürerke halat bedeli 16.000,00 USD+kdv'nin olay tarihi olan 20/02/2014 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; hasarın oluşumunda yabancı bayraklı geminin herhangi bir kusurunun veya ihmalinin bulunmadığını, davacı şirkete ait römorkörün kaptanının hasardan sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının TBK'nin 115.maddesinde ifade edildiği üzere "uzmanlığı gerektiren bir hizmet" gördüğü ve "kanun yada yetkili makamlar tarafından verilen izinle" faaliyette bulunduğu, davacının dayanmak istediği sözleşme hükmünün TBK'nin 115/III'de yer alan emredici kurala aykırı olması nedeniyle kesin hükümsüz olduğu, halat hasarının verilen hizmet sırasında oluşmuş olabileceği, Kurtarma 4 römorkörünün verilmekte olan cer hizmetine geminin aşırı geziniyor olması dolayasıyla kılavuz kaptanın ihtiyaç duyması üzerine dahil olduğu, diğer gemilerin boğaz geçişi yapıyor olmasından dolayı cer hizmeti verilen gemiyi geçmek durumunda kalmaları, rüzgar istikametinin akıntı istikametine ters olması gibi verilerin değerlendirilmesi durumunda tarafların kusuru olmadığı, davalıya atfedilecek kusurun bulunmadığı, halat hasarının net olarak verilen hizmet sırasında oluştuğunun da anlaşılmadığı, ayrıca Klavuzluk, Römorkaj ve Diğer Hizmetler Tarifesinin 1.4.3 ve 4.1.maddesi uyarınca da davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Römorkaj hizmeti veren davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı Römorkaj hizmeti veren davalı ise hizmeti alandır. Davacının hizmeti verdiği sırada kullandığı halat zarar görmüş ve kullanılamaz duruma gelmiştir. Sorun davalının davacının halat zararından sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mücbir sebep, kusurdan uzak, sezilemeyen, karşı konulamayan gerçek bir olay olarak tanımlanır. Bu tanıma göre mücbir sebebin unsurları şunlardır: Kusursuzluk, sezilemezlik, karşı konulamazlık ve gerçeklik. Bu unsurlardan birinin yokluğu halinde olay mücbir sebep olarak nitelendirilemez. Bunun yanında mücbir olayın isbat yükü borçluya aittir.
Taraflar arasındaki iş görme sözleşmesi, TBK ve TTK'da düzenlenmemiştir. Bu nedenle öncelikle sözleşmenin hukuki niteliğinin saptanması lazımdır. Türk hukukunda TBK'nin 502/2 maddesine göre, hukuki işlem yahut hukuki işlem benzeri yapılması ile birlikte fiili işlem yapılması, yani maddi anlamda bir işin görülmesi de vekaletin konusunu teşkil edebilir. Böylece Türk hukukunda, römorkaj sözleşmesini de, kural olarak vekalet sözleşmesi kapsamında değerlendirmek gerekir. Ayrıca, davacı bu işi verilen imtiyaz uyarınca yerine getirmektedir. Tüm bu hususlar gözönüne alındığında, tarafların, diğer gemilerin boğaz geçişi yapıyor olmasını ve rüzgar istikametinin, akıntı istikametine ters olmasını bilerek römorkaj hizmetini almayı ve yapmayı üstlenmeleri karşısında gerçekleşen olayda mücbir sebebi kabul etme olanağı yoktur.
Bunun yanında davacının verilen imtiyazla bu işlemi yapmasının sonucu olarak, sorumluluk ve sorumsuzluk anlaşmasıyla da hak kazanması, öncelikle davalının sorumlu olduğunu kabul etme olanağı yoktur. Tüm bu nedenlerle davalının sorumluluğunu vekalet hükümlerine göre belirlemek gerekir. O halde, mahkemece taraflar arasındaki ilişkide vekalet sözleşmesi hükümleri göz önüne alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA,
ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/430806700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz