Ttk 1178
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12056 E. 2018/4843 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 1178↗ hasar bildirimi↗ ambalaj yetersizliği↗ navlun faturası↗ nakliyat emtia sigortası↗ kötüleme↗ ön inceleme aşaması↗ izafeten dava↗ konşimento↗ pasif husumet ehliyeti↗ aktif husumet ehliyeti↗ navlun↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ pasif husumet yokluğu↗ rücuen tazminat↗ infaz↗ pasif husumet↗ yenileme↗ husumet yokluğu↗ taraf ehliyeti↗ fatura↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ avans faizi↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dosyadaki konşimento suretinden konşimentoyu düzenleyenin...... Ltd olduğu, navlun faturasının Solmaz Nakliyat ve Tic. A.Ş. tarafından düzenlendiği, 25/07/2012 tarihinde emtiaların hasarının tutanak ile belirlendiği, 18/09/2012 tarihli ekspertiz raporunda emtianın ambalaj koli ve kutularının yenilenmesi gerektiğinin ifade edildiği, davacı ... şirketi tarafından sigortalısına 02/10/2012 tarihinde 4.340,00 TL ödeme yapıldığı ve aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, davalı ...'ın 25/0/2012 tarihli fatura ile navlun ücreti adı altında 670,00 USD'lik fatura düzenlediği ve pasif husumet ehliyeti olduğu, taşımanın fiilen diğer davalı üzerinde bırakıldığı, Solmaz Nakliyat'a bu davalıya izafeten dava açılamayacağı, sigortalı tarafından hasar bildiriminin davalı ...'a bildirildiği, eşyadaki her türlü kötüleşmenin hasar olarak değerlendirildiği, emtianın ambalaj kolilerinin ezilmek, yırtılmak ve deforme olmak sureti ile hasarlandığı, davalı taşıyan tarafından ambalajların yetersiz olduğu ve bu sebeple sorumlu olmadığına ilişkin somut delillerin dosyaya sunulmadığı, TTK 1178. maddesi gereğince hasarın
taşıyanın hakimiyeti esnasında oluştuğu, TTK'nın 921. maddesi gereğince davalı ...'ın da davacıya karşı sorumlu olduğu ancak sehven bu davalı hakkında pasif husumet yokluğu değerlendirilmesi yapıldığı gerekçesiyle davalı ...Ş. hakkındaki açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı...... Ltd hakkında açılan davanın kabulüne, 4.340,00 TL'nin davalıdan 02/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece davalı ...Ş. yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı...... Ltd. yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nin 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Somut olayda, mahkeme kararının gerekçesinde, davalı ...Ş.'nin sigortalı şirkete düzenlediği navlun faturası nedeniyle TTK 921. maddesi uyarınca davacıya karşı sorumlu olduğu, ancak sehven bu davalı hakkında pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş olduğu ifade edilmiş ve hüküm fıkrasında da kısa karara uygun şekilde davalı ...Ş. yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Bu durumda, gerekçe ile hüküm birbiriyle çeliştiğinden verilen karar, yukarıda açıklanan yasa hükümlerine aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şek... göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11576 E. 2014/2468 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:franchise sözleşmesi · istirdat
Benzer bu kararda1- Dava, «franchise sözleşmesinden» kaynaklanan «istirdat» ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7165 E. 2016/1422 K.
Ortak:navlun · infaz
İncelediğiniz karardaLtd olduğu, «navlun faturasının» Solmaz Nakliyat ve Tic.
A.Ş. tarafından düzenlendiği, 25/07/2012 tarihinde emtiaların «hasarının» tutanak ile belirlendiği, 18/09/2012 tarihli ekspertiz raporunda emtianın ambalaj koli ve kutularının «yenilenmesi» gerektiğinin ifade edildiği, davacı ... şirketi tarafından sigortalısına 02/10/2012 tarihinde 4.340,00 TL ödeme yapıldığı ve «aktif husumet ehliyetinin» bulunduğu, davalı ...'ın 25/0/2012 tarihli «fatura» ile «navlun» ücreti adı altında 670,00 USD'lik fatura düzenlediği ve «pasif husumet ehliyeti» olduğu, taşımanın fiilen diğer davalı üzerinde bırakıldığı, Solmaz Nakliyat'a bu davalıya «izafeten» dava açılamayacağı, sigortalı tarafından «hasar bildiriminin» davalı ...'a bildirildiği, eşyadaki her türlü «kötüleşmenin» hasar olarak değerlendirildiği, emtianın ambalaj kolilerinin ezilmek, yırtılmak ve deforme olmak sureti ile hasarlandığı, davalı «taşıyan» tarafından «ambalajların yetersiz» olduğu ve bu sebeple sorumlu olmadığına ilişkin somut delillerin dosyaya sunulmadığı, TTK 1178. maddesi gereğince hasarın taşıyanın hakimiyeti esnasında oluştuğu, TTK'nın 921. maddesi gereğince davalı ...'ın da davacıya karşı sorumlu olduğu ancak sehven bu davalı hakkında «pasif husumet yokluğu» değerlendirilmesi yapıldığı gerekçesiyle davalı ...Ş. hakkındaki açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı......
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu kararda1- Dava, CMR hükümlerine tabi «taşıma sözleşmesinden» kaynaklı «navlun» ve sair ücret alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki sözleşmesi · yetki itirazı · taşıma sözleşmesi · yetki · tacir · yetkisizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemeleri'nin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, HMK'nın 17. maddesi uyarınca «tacir» olan taraflar yönünden «yetki sözleşmesinin» bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davalının «yetki itirazının» kabulü ile mahkemenin «yetkisizliğine» yetkili ve «görevli» mahkemenin sözleşme uyarınca ...
Somut olayda, kararın gerekçe kısmında taraflar arasında yapılan «yetki sözleşmesinin» HMK'nın 17. maddesi uyarınca geçerli olduğu, davalının «yetki itirazında» bulunduğu, kabul edilen yetki itirazı uyarınca mahkemenin «yetkisizliğine», dosyanın talep halinde yetkili ve «görevli» ...
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «taşıma sözleşmesinin» 12. maddesinde sözleşme uyarınca uyuşmazlık vukuunda ...
Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna, talep halinde dosyanın yetkili ve «görevli» ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7791 E. 2018/1441 K.
Ortak:navlun · infaz
İncelediğiniz karardaLtd olduğu, «navlun faturasının» Solmaz Nakliyat ve Tic.
A.Ş. tarafından düzenlendiği, 25/07/2012 tarihinde emtiaların «hasarının» tutanak ile belirlendiği, 18/09/2012 tarihli ekspertiz raporunda emtianın ambalaj koli ve kutularının «yenilenmesi» gerektiğinin ifade edildiği, davacı ... şirketi tarafından sigortalısına 02/10/2012 tarihinde 4.340,00 TL ödeme yapıldığı ve «aktif husumet ehliyetinin» bulunduğu, davalı ...'ın 25/0/2012 tarihli «fatura» ile «navlun» ücreti adı altında 670,00 USD'lik fatura düzenlediği ve «pasif husumet ehliyeti» olduğu, taşımanın fiilen diğer davalı üzerinde bırakıldığı, Solmaz Nakliyat'a bu davalıya «izafeten» dava açılamayacağı, sigortalı tarafından «hasar bildiriminin» davalı ...'a bildirildiği, eşyadaki her türlü «kötüleşmenin» hasar olarak değerlendirildiği, emtianın ambalaj kolilerinin ezilmek, yırtılmak ve deforme olmak sureti ile hasarlandığı, davalı «taşıyan» tarafından «ambalajların yetersiz» olduğu ve bu sebeple sorumlu olmadığına ilişkin somut delillerin dosyaya sunulmadığı, TTK 1178. maddesi gereğince hasarın taşıyanın hakimiyeti esnasında oluştuğu, TTK'nın 921. maddesi gereğince davalı ...'ın da davacıya karşı sorumlu olduğu ancak sehven bu davalı hakkında «pasif husumet yokluğu» değerlendirilmesi yapıldığı gerekçesiyle davalı ...Ş. hakkındaki açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı......
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu kararda1-Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «navlun alacağının» tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · taşıma sözleşmesi · işlemiş faiz · asıl alacak
Benzer bu kararda1-Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «navlun alacağının» tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkeme kararının gerekçesinde, davacı tarafın dava dilekçesinde dava değeri olarak sadece asıl alacağın gösterildiği, «işlemiş faizin» dava konusu yapılmadığı, ancak bilirkişi raporunda işlemiş faiz yönünden de hesaplama yapıldığından kısa kararda işlemiş faiz yönünden sehven hüküm kurulduğundan gerekçeli kararda da bu hususa yer verilmek zorunda kalındığı belirtilmiş, hüküm fıkrasında da «asıl alacak» ile birlikte işlemiş faiz yönünden de hüküm kurulmak suretiyle hüküm fıkrası ile karar gerekçesi arasında çelişki oluşturulması doğru olmadığından davalı vekilinin …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18627 E. 2015/857 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kabul beyanı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın yazılı talimatı yerine getirdiği, diğer davalı yönünden «kabul beyanı» nedeniyle kabulünün gerektiği gerekçesiyle,.... .... ve ... vekilinin kabul beyanı doğrultusunda açılan davanın kabulü ile 24.300 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ..... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11312 E. 2018/3329 K.
Ortak:pasif husumet yokluğu · infaz · pasif husumet · husumet yokluğu · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaA.Ş. tarafından düzenlendiği, 25/07/2012 tarihinde emtiaların «hasarının» tutanak ile belirlendiği, 18/09/2012 tarihli ekspertiz raporunda emtianın ambalaj koli ve kutularının «yenilenmesi» gerektiğinin ifade edildiği, davacı ... şirketi tarafından sigortalısına 02/10/2012 tarihinde 4.340,00 TL ödeme yapıldığı ve «aktif husumet ehliyetinin» bulunduğu, davalı ...'ın 25/0/2012 tarihli «fatura» ile «navlun» ücreti adı altında 670,00 USD'lik fatura düzenlediği ve «pasif husumet ehliyeti» olduğu, taşımanın fiilen diğer davalı üzerinde bırakıldığı, Solmaz Nakliyat'a bu davalıya «izafeten» dava açılamayacağı, sigortalı tarafından «hasar bildiriminin» davalı ...'a bildirildiği, eşyadaki her türlü «kötüleşmenin» hasar olarak değerlendirildiği, emtianın ambalaj kolilerinin ezilmek, yırtılmak ve deforme olmak sureti ile hasarlandığı, davalı «taşıyan» tarafından «ambalajların yetersiz» olduğu ve bu sebeple sorumlu olmadığına ilişkin somut delillerin dosyaya sunulmadığı, TTK 1178. maddesi gereğince hasarın taşıyanın hakimiyeti esnasında oluştuğu, TTK'nın 921. maddesi gereğince davalı ...'ın da davacıya karşı sorumlu olduğu ancak sehven bu davalı hakkında «pasif husumet yokluğu» değerlendirilmesi yapıldığı gerekçesiyle davalı ...Ş. hakkındaki açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı......
Mahkemece davalı ...Ş. yönünden davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine, davalı......
Somut olayda, mahkeme kararının gerekçesinde, davalı ...Ş.'nin sigortalı şirkete düzenlediği «navlun faturası» nedeniyle TTK 921. maddesi uyarınca davacıya karşı sorumlu olduğu, ancak sehven bu davalı hakkında «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiş olduğu ifade edilmiş ve hüküm fıkrasında da kısa karara uygun şekilde davalı ...Ş. yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm sonucunda “Ana davanın «pasif husumet yokluğuna» ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle «usulden reddine»” karar verilmiş olmasına rağmen hükmün gerekçesinde gerek ana gerek birleşen davanın, «hisse devrinin» «pay defterine» işlendiği hususu davacılarca ispat edilemediğinden ayrı ayrı reddine karar verildiği, kısa kararın sehven yazıldığı ifadelerine yer verilmiş olmakla hükmün gerekçe …
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Yukarıda da açıklandığı üzere, «denetime elverişli» bir gerekçe belirtilmeden, yazılı olan gerekçe ile de hüküm ve aynı zamanda hükmün kendi içerisinde dahi çelişki yaratır şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek ve Yargıtay denetimine elverişli ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli bir karar verilmek üzere hükmün re’sen bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket pay devri · infazda tereddüt · pay devri · ticaret sicili tescili · hisse devri · pay defteri · denetime elverişlilik · usulden reddi
Benzer bu karardaAsıl ve birleşen davalar, «limited şirket pay devrinin» «ticaret siciline tescili» istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm sonucunda “Ana davanın «pasif husumet yokluğuna» ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle «usulden reddine»” karar verilmiş olmasına rağmen hükmün gerekçesinde gerek ana gerek birleşen davanın, «hisse devrinin» «pay defterine» işlendiği hususu davacılarca ispat edilemediğinden ayrı ayrı reddine karar verildiği, kısa kararın sehven yazıldığı ifadelerine yer verilmiş olmakla hükmün gerekçe …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacılardan ... ile davalı arasındaki «hisse devrinin» «pay defterine» işlendiği hususu davacılarca ispat edilemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Yukarıda da açıklandığı üzere, «denetime elverişli» bir gerekçe belirtilmeden, yazılı olan gerekçe ile de hüküm ve aynı zamanda hükmün kendi içerisinde dahi çelişki yaratır şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek ve Yargıtay denetimine elverişli ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli bir karar verilmek üzere hükmün re’sen bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10370 E. 2018/2627 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve men'i ile manevi tazminata karar verilmesi talep olunmuş, mahkemece gerekçeli kararda marka hakkına tecavüz eyleminin bulunmadığı ve haksız rekabet eyleminin bulunduğu kabul edildiği halde, kısa kararda ise haksız rekabetin yanında eylemin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, markalı ürünlerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmesi çelişkili olduğundan Yargıtay «denetimine elverişli» ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli karar verilmesi için hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · denetime elverişlilik · marka hakkına tecavüz · haksız fiil · ilan · haksız rekabet
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta davacı tarafça «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve men'i ile manevi tazminata karar verilmesi talep olunmuş, mahkemece gerekçeli kararda marka hakkına tecavüz eyleminin bulunmadığı ve haksız rekabet eyleminin bulunduğu kabul edildiği halde, kısa kararda ise haksız rekabetin yanında eylemin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, markalı ürünlerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmesi çelişkili olduğundan Yargıtay «denetimine elverişli» ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli karar verilmesi için hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «marka hakkına tecavüzü» bulunmayıp «haksız fiili» «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespit ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4107 E. 2015/10995 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerekçe-hüküm çelişkisi · marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… ullanımı niteliğinde olduğu, internet alan adı tescil ve kullanımı da bu kapsamda kabul edildiği, markasal kullanımın ispatlanamadığı, davalı-karşı davacı eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı adına kayıtlı 2011/04329 nolu “N. b.” ibareli markanın tescil tarihindeki sınıflandırmaya göre 35. ve 42. sınıftaki hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, alan adının kullanılmasının yasaklanması ve iptali talepleri ile koşulları oluşmayan «ilan» talebinin reddine ayrıca karşı davanın da reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece verilen hüküm ile «gerekçenin çelişkili» olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12056 E. , 2018/4843 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/06/2016 tarih ve 2014/747-2016/263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından düzenlenen nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında taşınan musluk emtiasının davalıların donatanı ve taşıyanı bulundukları gemiye konteynır içinde yüklendiğini, Çin-Türkiye arası taşındığını, varma yerinde konteynır açıldığında 159 Kap/2.987,90 Kg.'lık sigortalı emtia ambalajının hasarlı olduğunun tespit edildiğini, sigortalısına 4.340,00 TL tazminat ödediğini ileri sürerek 4.340,00 TL'nin ödeme tarihi olan 02/10/2012 tarihinden itibaren işlemiş ve dava tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; süresinde hasar ihbarı yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dosyadaki konşimento suretinden konşimentoyu düzenleyenin...... Ltd olduğu, navlun faturasının Solmaz Nakliyat ve Tic. A.Ş. tarafından düzenlendiği, 25/07/2012 tarihinde emtiaların hasarının tutanak ile belirlendiği, 18/09/2012 tarihli ekspertiz raporunda emtianın ambalaj koli ve kutularının yenilenmesi gerektiğinin ifade edildiği, davacı ... şirketi tarafından sigortalısına 02/10/2012 tarihinde 4.340,00 TL ödeme yapıldığı ve aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, davalı ...'ın 25/0/2012 tarihli fatura ile navlun ücreti adı altında 670,00 USD'lik fatura düzenlediği ve pasif husumet ehliyeti olduğu, taşımanın fiilen diğer davalı üzerinde bırakıldığı, Solmaz Nakliyat'a bu davalıya izafeten dava açılamayacağı, sigortalı tarafından hasar bildiriminin davalı ...'a bildirildiği, eşyadaki her türlü kötüleşmenin hasar olarak değerlendirildiği, emtianın ambalaj kolilerinin ezilmek, yırtılmak ve deforme olmak sureti ile hasarlandığı, davalı taşıyan tarafından ambalajların yetersiz olduğu ve bu sebeple sorumlu olmadığına ilişkin somut delillerin dosyaya sunulmadığı, TTK 1178.
maddesi gereğince hasarın
taşıyanın hakimiyeti esnasında oluştuğu, TTK'nın 921. maddesi gereğince davalı ...'ın da davacıya karşı sorumlu olduğu ancak sehven bu davalı hakkında pasif husumet yokluğu değerlendirilmesi yapıldığı gerekçesiyle davalı ...Ş. hakkındaki açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı...... Ltd hakkında açılan davanın kabulüne, 4.340,00 TL'nin davalıdan 02/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece davalı ...Ş. yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı...... Ltd. yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nin 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır.
Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Somut olayda, mahkeme kararının gerekçesinde, davalı ...Ş.'nin sigortalı şirkete düzenlediği navlun faturası nedeniyle TTK 921. maddesi uyarınca davacıya karşı sorumlu olduğu, ancak sehven bu davalı hakkında pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş olduğu ifade edilmiş ve hüküm fıkrasında da kısa karara uygun şekilde davalı ...Ş. yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Bu durumda, gerekçe ile hüküm birbiriyle çeliştiğinden verilen karar, yukarıda açıklanan yasa hükümlerine aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şek... göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın resen BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/430139300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz