6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12942 E. 2018/4720 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın açılmamış sayılması açılmamış sayılma kötüniyet haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi iltibas

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

11. Hukuk Dairesi         2016/12942 E.  ,  2018/4720 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/10/2015 tarih ve 2012/205-2015/184 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davalar yönünden ...vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl dava yönünden davacı vekili, davacının dünya çapında çok sayıda ülkede ‘...’ markaları ile tanındığını, 1998'den beri tescilli olarak da kullandığını ve...web sitesi üzerinde de tanıtımını yaptığı, ayakkabı ve ayakkabı giysilerinde kullandığı markası için büyük yatırımlar yaptığını, davalının ...'ın ‘...’ markasının ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan ‘...’ markasını kendi adına tescil ettirdiğini, marka üzerindeki öncelik hakkının davacıya ait olduğunu, davalının markayı kötüniyetle tescil ettirdiğini, markanın tanınmış olduğunu, markalar arasında iltibasa yol açıcı benzerlik bulunduğunu, ürünlerin tasarımı renklerinin, tasarımlarının ve modellerinin de benzer olduğunu ve bunun haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalı ... adına tescilli 2007/53864 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve terkinine, marka haklarına tecavüzün tespiti ve haksız rekabetin önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiş, birleşen davaların reddini istemiştir.

Birleşen davalar yönünden davacı vekili, davalı adına tescilli markaların kullanılmadığını, markaların tescilli olduğu sınıflara ait mal ve hizmetlere ilişkin kullanımı olmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiş, asıl davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; birleşen davalar yönünden davalı şirketin 93/139192, 93/139193, 93/146553 sayılı markalarının kullanılmadığı gerekçesiyle birleşen davaların kabulü ile davalı şirket adına kayıtlı 93/139192, 93/139193, 93/146553 sayılı markaların kullanmama nedeniyle hükümsüzlüklerine karar verilmiş, asıl dava yönünden davalı ...’ın markalarının davacı şirketin markaları ile iltibas oluşturmakta ise de birleşen davalar yönünden davalı şirketin markalarının kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verildiği, davacının marka üzerinde öncelik hakkının kalmadığı, davanın yasal dayanağının kalmadığı gerekçesiyle asıl davanın ... yönünden reddine, diğer davalı yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararı asıl ve birleşen davalar yönünden ...vekili temyiz etmiştir.

Asıl dava, öncelik hakkı, tanınmış marka, iltibas ve kötüniyet iddialarına dayalı marka hükümsüzlüğü istemi ile markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve meni istemine, birleşen davaların ise kullanmama nedeniyle marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde asıl davanın reddine, birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Ancak, birleşen dava yönünden mahkemece davalı adına kayıtlı 93/13992, 93/13993, 93/146553 sayılı ‘...’,... ‘...’ ve ‘... ...’ ibareli markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de 24.07.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 09.04.2014 tarih 2013/147 esas ve 2014/75 karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nin 42/1-c maddesinin, karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.12.2016 tarihli 2016/148 esas ve 2016/189 karar sayılı kararı ile kullanmama nedeniyle marka hükümsüzlüğüne ilişkin 556 sayılı KHK’nin 14. maddesinin iptaline karar verilmiş olup, birleşen davalar yönünden Anayasa Mahkemesi’nin anılan iptal kararlarının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden birleşen davaların bu nedenle bozulması gerekmiş, asıl dava yönünden ise mahkemece birleşen davalar yönünden hükümsüzlük kararı verilmiş olması sebebiyle asıl davanın reddine karar verilmiş olup, bozma kararı gereğince birleşen davaların asıl davaya olan etkisi değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden asıl ve birleşen davaların açıklanan nedenlerle asıl dava davada davacı birleşen davalarda davalı ... ... yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12771 E. 2014/17312 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Markanın hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü | Marka terkin

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10681 E. 2018/3595 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Markanın hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5912 E. 2018/136 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

2 benzer karar daha
  • Markanın hükümsüzlüğü | Marka kısmen iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5911 E. 2018/117 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7426 E. 2022/3768 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/12942 E.  ,  2018/4720 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ... 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/10/2015 tarih ve 2012/205-2015/184 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davalar yönünden ...vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl dava yönünden davacı vekili, davacının dünya çapında çok sayıda ülkede ‘...’ markaları ile tanındığını, 1998'den beri tescilli olarak da kullandığını ve...web sitesi üzerinde de tanıtımını yaptığı, ayakkabı ve ayakkabı giysilerinde kullandığı markası için büyük yatırımlar yaptığını, davalının ...'ın ‘...’ markasının ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan ‘...’ markasını kendi adına tescil ettirdiğini, marka üzerindeki öncelik hakkının davacıya ait olduğunu, davalının markayı kötüniyetle tescil ettirdiğini, markanın tanınmış olduğunu, markalar arasında iltibasa yol açıcı benzerlik bulunduğunu, ürünlerin tasarımı renklerinin, tasarımlarının ve modellerinin de benzer olduğunu ve bunun haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalı ...

adına tescilli 2007/53864 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve terkinine, marka haklarına tecavüzün tespiti ve haksız rekabetin önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiş, birleşen davaların reddini istemiştir.

Birleşen davalar yönünden davacı vekili, davalı adına tescilli markaların kullanılmadığını, markaların tescilli olduğu sınıflara ait mal ve hizmetlere ilişkin kullanımı olmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiş, asıl davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; birleşen davalar yönünden davalı şirketin 93/139192, 93/139193, 93/146553 sayılı markalarının kullanılmadığı gerekçesiyle birleşen davaların kabulü ile davalı şirket adına kayıtlı 93/139192, 93/139193, 93/146553 sayılı markaların kullanmama nedeniyle hükümsüzlüklerine karar verilmiş, asıl dava yönünden davalı ...’ın markalarının davacı şirketin markaları ile iltibas oluşturmakta ise de birleşen davalar yönünden davalı şirketin markalarının kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verildiği, davacının marka üzerinde öncelik hakkının kalmadığı, davanın yasal dayanağının kalmadığı gerekçesiyle asıl davanın ...

yönünden reddine, diğer davalı yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararı asıl ve birleşen davalar yönünden ...vekili temyiz etmiştir.

Asıl dava, öncelik hakkı, tanınmış marka, iltibas ve kötüniyet iddialarına dayalı marka hükümsüzlüğü istemi ile markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve meni istemine, birleşen davaların ise kullanmama nedeniyle marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde asıl davanın reddine, birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Ancak, birleşen dava yönünden mahkemece davalı adına kayıtlı 93/13992, 93/13993, 93/146553 sayılı ‘...’,... ‘...’ ve ‘... ...’ ibareli markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de 24.07.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 09.04.2014 tarih 2013/147 esas ve 2014/75 karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nin 42/1-c maddesinin, karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.12.2016 tarihli 2016/148 esas ve 2016/189 karar sayılı kararı ile kullanmama nedeniyle marka hükümsüzlüğüne ilişkin 556 sayılı KHK’nin 14.

maddesinin iptaline karar verilmiş olup, birleşen davalar yönünden Anayasa Mahkemesi’nin anılan iptal kararlarının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden birleşen davaların bu nedenle bozulması gerekmiş, asıl dava yönünden ise mahkemece birleşen davalar yönünden hükümsüzlük kararı verilmiş olması sebebiyle asıl davanın reddine karar verilmiş olup, bozma kararı gereğince birleşen davaların asıl davaya olan etkisi değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden asıl ve birleşen davaların açıklanan nedenlerle asıl dava davada davacı birleşen davalarda davalı ... ... yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl dava davada davacı birleşen davalarda davalı ... ... vekillinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın Baracchino Luigi ... yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/429845500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.