Ortaklık ilişkisi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10106 E. 2018/4707 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklık ilişkisi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespiti, 10.7971,82 TL'nın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4706 E. 2016/5296 K.
Ortak:ortaklık ilişkisi
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti, 10.7971,82 TL'nın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacı güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirketin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespiti ile 10.7971,82TL'nin dava tarihinden itibar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · usuli kazanılmış hak · müteselsil sorumluluk · kazanılmış hak · haksız fiil · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacı güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirketin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespiti ile 10.7971,82TL'nin dava tarihinden itibar …
Bu durumda, ikinci bozma öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Dairemizin ilk bozma ilamıyla «eksik inceleme» nedeniyle davanın reddi kararı bozulmuş, bozmaya uyularak verilen ikinci kararda davanın kısmen kabulü ile alacağın davalılar ..... .....
İkinci kararı davacı vekili temyiz etmemiş, davalılar vekilinin temyizi üzerine karar, yine «eksik araştırma» gerekçesiyle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4932 E. 2024/2349 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ceza zamanaşımı · mevduat hesabı · pasif husumet yokluğu · ara karar · zamanaşımı def'i · pasif husumet · def'i · işlemiş faiz
Benzer bu kararda… miş, Mahkemenin 20.06.2018 tarih ve 2018/120 E., 2018/455 K. sayılı kararı ile asıl davanın kabulüne, 25.715,85 TL'nin 18.02.2000 tarihinden itibaren bir yıl vadeli «mevduat hesabına» bankalarca uygulanan en yüksek faiziyle davalı ...Ş.’den tahsiline, birleşen davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve asıl davada davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 09.12.2019 tarih ve 2019/1339 E., 2019/7971 K. sayılı ilamı ile davacı vekilinin tüm, davalı ...Ş. vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiş, özetle; off-shore hesabına yatırılan anaparaya yatırıldığı tarihten itibaren, talep sonucu da gözetilerek, «avans faizi» uygulanması gerektiği, davacı tarafından yatırılan «işlemiş faiz» dışındaki anapara tespit edilip bu kapsamda varsa yapılan «ara» ödemeler de düşülüp talep sonucu da nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken, asıl alacağa off-shore bankasındaki işlemiş faizler de «dahil» edilerek bulunan miktar üzerinden tahsile dair hüküm tesisinin doğru olmadığı, davalı Bankanın harçtan muaf bulunduğu, off-shore hesabına yatırılan ana paraya avan …
Mahkemece 20.06.2018 tarih, 2018/120 E., 2018/455 K. sayılı kararı ile asıl davanın kabulüne, 25.715,85 TL'nin 18.02.2000 tarihinden itibaren bir yıl vadeli «mevduat hesabına» bankalarca uygulanan en yüksek faiziyle davalı ...Ş’den tahsiline, birleşen davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiş, davacı vekili ve asıl davada davalı ...Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… uğu ve anılan işlemlerden faiz geliri elde ettiğine dair savunmasının da üzerinde durulup banka kayıtları üzerinde yapılacak incelemeyle davacı tarafından yatırılan «işlemiş faiz» dışındaki anapara tespit edilip bu kapsamda varsa yapılan «ara» ödemeler de düşülüp talep sonucu da nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken, asıl alacağa off-shore bankasındaki işlemiş faizler de «dahil» edilerek bulunan miktar üzerinden tahsile dair hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekillerinin süresinde «zamanaşımı def»'inde bulundukları, davanın usulden ve esastan reddini istedikleri, davacının mevduatının Yurt Security Off-Shore Bank Ltd. hesabına 24.09.1999 tarihinde gönderildi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12993 E. 2011/16338 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar ihbarı · donatan · hak düşürücü süre · ihbar · hasar
Benzer bu karardaDavalı vekili, geminin 02.04.2007 gününde varma limanına ulaştığını müvekkiline herhangi bir «hasar ihbarı» yapılmadığını, davanın açıldığı 02.05.2008 tarihi itibariyle «hak düşürücü sürenin» geçtiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
… n sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalanan 541,290 metrik ton olan 50 koli çelik levha ve 17 parça çelik bobinin davacının «donatanı» olduğu gemi ile Gemlik'den Köstence Limanına taşınırken hasarlanması nedeniyle davacı tarafından sigortalısı dava dışı Arcelor Commercial SA şirketine ödeme yaptığını, yükün varma limanına 02.04.2007 tarihinde ulaştığını ve «hasarın» davalıya 03.04.2007 günü bildirildiğini ileri sürerek, toplam 39.317,03 Euro'nun faizi ile birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesini taley etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/10106 E. , 2018/4707 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26/11/2015 gün ve 2015/409 - 2015/709 sayılı kararı bozan Daire'nin 11/05/2016 gün ve 2016/4706 - 2016/5296 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı yüksek faiz verileceği garantisiyle binlerce kişiden para topladıklarını, bu kapsamda müvekkilinden de hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi başlıklı belge karşılığında para alındığını, ancak müvekkilince istenmesine rağmen alınan paranın geri ödenmediğini, davalıların eylemlerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, TTK, Bankalar Kanunu ve SPK hükümlerinin ihlal edildiğini, anılan kanunlar uyarınca müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının mümkün bulunmadığını, şirket yönetim kurulu üyelerinin yürütülen bu faaliyetler nedeniyle defalarca yargılandıklarını ve mahkum edildiklerini, yapılan bu yargılamalar neticesinde şirket defterlerinde bulunan kayıtların gerçeği yansıtmadığının tespit edildiğini, TTK'nın 336.
maddesi uyarınca davalı ...'ın da ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 10.000 DM karşılığı 11.452,43 TL alacağın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespiti, 10.7971,82 TL'nın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 14,00 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 314,79 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenlerden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 21/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/429730200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz