Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13566 E. 2018/4748 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
5718 sayılı möhuk↗ çekince (ihtirazi kayıt)↗ yabancı mahkeme ilamı↗ yargılamanın yenilenmesi↗ kesinleşen ilam↗ usulüne uygun tebliğ↗ adli yardım↗ möhuk 47↗ münhasırlık↗ yenileme↗ kamu düzeni↗ işlemiş faiz↗ tenfiz↗ tebligat↗ çek↗ taşıyan↗ dosya masrafı↗ yetkisizlik kararı↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗ kesin hüküm↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararının usulen onanmış örneği ve onanmış tercümesinin apostil şerhli aslının, ilamın kesinleştiğini gösteren ilgili ülke makamlarınca onanmış belge ile onanmış tercümesinin sunulduğu, davalının toplam 18 adet çek borcuna istinaden ... Mahkemesince talebin yerinde bulunduğuna kanaat getirilerek davalı tarafın tüm masraf, vekalet ücreti, ana para ve işlemiş faizi ile birlikte 588.800,36 ABD doları ödemeye mahkum edildiği, davalı tarafça süresinde temyiz yoluna başvurulmaması üzerine kararın kesinleştiği, Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konu olmadığı, ayrıca hükmün kamu düzenine açıkça aykırılık taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, Amerika Birleşik Devletleri ... Bölge Mahkemesi tarafından verilen A-11-647756-C sayılı ve 29/01/2014 tarihli kararının tenfizine karar verilmiştir.
Davalı vekili, hükümden sonra, mahkemenin görevli olmadığını, yargı yeri belirlenmesine ilişkin karar veren Yargıtay Dairesinin kanuna uygun teşekkül etmediğini ileri sürerek yargılamanın yenilenmesini istemiş, mahkemece, ancak kesin ya da kesinleşmiş hükümler için yargılamanın yenilenmesinin istenebileceği gerekçesiyle talebin reddine dair ek karar tesis edilmiştir.
Karar ve ek karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin, yargılamanın yenilenmesinin isteminin reddine dair 27.09.2016 tarihli ek karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. 5718 sayılı MÖHUK’nın 50/1. maddesi hükmüne göre, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Anılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını taşıyan 53. maddesinde tenfiz dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, yabancı mahkeme ilamının tenfizine karar verilebilmesi için öncelikle ilamın kesinleşmiş olması gerekmekte olup, bu husus dava şartı olması nedeniyle, mahkemece resen gözönünde bulundurulması gerekmektedir.
1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesinde sözleşmeye taraf olan ülkeler arasında yapılacak tebligatların hangi makam tarafından ve hangi usul çerçevesinde yerine getirileceği belirlenmiş olup, hem Türkiye Cumhuriyeti hem de Amerika Birleşik Devletleri anılan sözleşmeye taraftır. 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi ile kabul edilen istisnai tebligat yöntemlerinden biri de doğrudan posta yolu ile tebligattır. Bu yönteme, sadece sözleşmenin 10. maddesine çekince koymayan ülkeler açısından başvurmak mümkündür. Türkiye, 10. maddedeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğini bu maddeye koyduğu çekince ile belirtmiştir. O halde, yabancı bir mahkeme ilamının kesinleşmesi, ilamın yukarıda anılan Sözleşme hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmiş olmasına bağlıdır. Bu durumda, 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince tebligatların diplomatik yolla yapılması gerekmekte olup bu yolla tebliğ edilmeyen, yani bir başka deyişle adi posta yoluyla yapılan tebligat sonucu bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesi mümkün bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacı tarafından sunulan ... Bölge Mahkemesinin A-11-647756 Karar sayılı dosyaya ilişkin belgelerde kararın davalıya diplomatik yolla usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine ve kararın kesinleştiğine dair bir bilgiye rastlanmamış, sadece davacı Wynn Las Vegas LLC'nin Dava ve Talepler Dairesi Müdürünce düzenlenmiş evrakta, “davacı şirketin 30.01.2014 tarihinde kararın kaydına ilişkin bir yazılı bildirimi gönderdiği ve tebliğ ettiği, aynı tarih itibariyle 30 gün içinde bir temyiz bildiriminin davalı tarafından gönderilmediği, kararı temyize götürme süresinin sona erdiği” açıklanmıştır. Bu yazının ekindeki “Hizmet Belgesi” başlıklı belgede de, kararın “30.01.2014 tarihinde Uluslararası Posta hizmetleriyle posta ücreti ödenmiş olarak davalının Acarlar İş Merkezi Beykoz/... adresine gönderildiği” ifade edilmiştir. Anılan belgelerde, davalıya karar tebligatının diplomatik yolla yapıldığına dair bir ifade bulunmadığı gibi tebligata ilişkin belgeler de sunulmamıştır.
Bu durumda, mahkemece, bu husus üzerinde durularak tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının davalıya yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda usulünce tebliğ edilip edilmediği, kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9223 E. 2012/20242 K.
Ortak:kamu düzeni · tenfiz · tebligat · taşıyan · eksik inceleme · vekalet ücreti · dava şartı · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaMahkemesince talebin yerinde bulunduğuna kanaat getirilerek davalı tarafın tüm «masraf», «vekalet ücreti», ana para ve «işlemiş faizi» ile birlikte 588.800,36 ABD doları ödemeye mahkum edildiği, davalı tarafça süresinde temyiz yoluna başvurulmaması üzerine kararın kesinleştiği, Türk Mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» giren bir konu olmadığı, ayrıca hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırılık taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, Amerika Birleşik Devletleri ...
Anılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece, bu husus üzerinde durularak «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının davalıya yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda usulünce tebliğ edilip edilmediği, kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAnılan yasanın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi.”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
O halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın «tenfizinin» mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:eda davası · kamu düzenine aykırılık · maktu vekalet ücreti · cy/cy şerhi · tespit davası · ibraz
Benzer bu karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Duisburg Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın bir suretinin davalıya 15.05.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 03.08.2007 tarihi olduğu karar üzerinde «şerh» edilmiş ise de, «ibraz» edilen belgelerden kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10351 E. 2012/20243 K.
Ortak:kamu düzeni · tenfiz · tebligat · taşıyan · eksik inceleme · vekalet ücreti · dava şartı · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaMahkemesince talebin yerinde bulunduğuna kanaat getirilerek davalı tarafın tüm «masraf», «vekalet ücreti», ana para ve «işlemiş faizi» ile birlikte 588.800,36 ABD doları ödemeye mahkum edildiği, davalı tarafça süresinde temyiz yoluna başvurulmaması üzerine kararın kesinleştiği, Türk Mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» giren bir konu olmadığı, ayrıca hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırılık taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, Amerika Birleşik Devletleri ...
Anılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece, bu husus üzerinde durularak «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının davalıya yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda usulünce tebliğ edilip edilmediği, kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAnılan yasanın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi.”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
O halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın «tenfizinin» mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:eda davası · tebliğ tarihi · kamu düzenine aykırılık · maktu vekalet ücreti · cy/cy şerhi · tespit davası · ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda, «tenfizi» istenen Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın bir suretinin davalıya 10.08.2005 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 11.05.2006 tarihi olduğu karar üzerinde «şerh» edilmiş ise de, «ibraz» edilen belgelerden evrakın posta idaresine verildiği tarihin kararın «tebliğ tarihi» olarak karar üzerine şerh edildiği, buna göre kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır.
Kabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9219 E. 2012/20241 K.
Ortak:kamu düzeni · tenfiz · tebligat · taşıyan · eksik inceleme · vekalet ücreti · dava şartı · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaMahkemesince talebin yerinde bulunduğuna kanaat getirilerek davalı tarafın tüm «masraf», «vekalet ücreti», ana para ve «işlemiş faizi» ile birlikte 588.800,36 ABD doları ödemeye mahkum edildiği, davalı tarafça süresinde temyiz yoluna başvurulmaması üzerine kararın kesinleştiği, Türk Mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» giren bir konu olmadığı, ayrıca hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırılık taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, Amerika Birleşik Devletleri ...
Anılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece, bu husus üzerinde durularak «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının davalıya yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda usulünce tebliğ edilip edilmediği, kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAnılan yasanın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi.”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
O halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın «tenfizinin» mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:eda davası · tebliğ tarihi · kamu düzenine aykırılık · maktu vekalet ücreti · cy/cy şerhi · tespit davası · ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda, «tenfizi» istenen Bremen Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın bir suretinin davalıya 26.04.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 05.10.2007 tarihi olduğu karar üzerinde «şerh» edilmiş ise de, «ibraz» edilen belgelerden evrakın posta idaresine verildiği tarihin kararın «tebliğ tarihi» olarak karar üzerine şerh edildiği, buna göre kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır.
Kabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7447 E. 2012/15279 K.
Ortak:kamu düzeni · tenfiz · tebligat · taşıyan · kesin hüküm · dava şartı · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaAnılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Mahkemesince talebin yerinde bulunduğuna kanaat getirilerek davalı tarafın tüm «masraf», «vekalet ücreti», ana para ve «işlemiş faizi» ile birlikte 588.800,36 ABD doları ödemeye mahkum edildiği, davalı tarafça süresinde temyiz yoluna başvurulmaması üzerine kararın kesinleştiği, Türk Mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» giren bir konu olmadığı, ayrıca hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırılık taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, Amerika Birleşik Devletleri ...
Bölge Mahkemesi tarafından verilen A-11-647756-C sayılı ve 29/01/2014 tarihli kararının «tenfizine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAnılan yasanın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi.”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzenine aykırılık · cy/cy şerhi · kesin süre
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Essen Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın bir suretinin davalıya 27.03.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 18.05.2007 tarihi olduğu karar üzerinde «şerh» edilmiş ise de, kararın davalıya ne şekilde tebliğ edildiği anlaşılamamaktadır.
Mahkemece, davacı vekiline yabancı mahkeme kararının davalıya tebliğine ilişkin belgeleri sunması için «kesin süre» verilmiş ise de, kesin sürenin sonuçları hatırlatılmadığı için verilen bu kesin süre davacı aleyhine bir sonuç doğurmaz.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6185 E. 2012/15278 K.
Ortak:kamu düzeni · tenfiz · tebligat · taşıyan · kesin hüküm · dava şartı · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaAnılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Mahkemesince talebin yerinde bulunduğuna kanaat getirilerek davalı tarafın tüm «masraf», «vekalet ücreti», ana para ve «işlemiş faizi» ile birlikte 588.800,36 ABD doları ödemeye mahkum edildiği, davalı tarafça süresinde temyiz yoluna başvurulmaması üzerine kararın kesinleştiği, Türk Mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» giren bir konu olmadığı, ayrıca hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırılık taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, Amerika Birleşik Devletleri ...
Bölge Mahkemesi tarafından verilen A-11-647756-C sayılı ve 29/01/2014 tarihli kararının «tenfizine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAnılan yasanın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzenine aykırılık · cy/cy şerhi · kesin süre
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Duisburg Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın bir suretinin davalılara 17.04.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 08.10.2007 tarihi olduğu karar üzerinde «şerh» edilmiş ise de, kararın davalıya ne şekilde tebliğ edildiği anlaşılamamaktadır.
Mahkemece, davacı vekiline yabancı mahkeme kararının davalılara tebliğine ilişkin belgeleri sunması için «kesin süre» verilmiş ise de, kesin sürenin sonuçları hatırlatılmadığı için verilen bu kesin süre davacı aleyhine bir sonuç doğurmaz.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11744 E. 2016/198 K.
Ortak:kamu düzeni · tenfiz · tebligat · taşıyan · eksik inceleme · kesin hüküm · dava şartı · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaAnılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece, bu husus üzerinde durularak «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının davalıya yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda usulünce tebliğ edilip edilmediği, kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemesince talebin yerinde bulunduğuna kanaat getirilerek davalı tarafın tüm «masraf», «vekalet ücreti», ana para ve «işlemiş faizi» ile birlikte 588.800,36 ABD doları ödemeye mahkum edildiği, davalı tarafça süresinde temyiz yoluna başvurulmaması üzerine kararın kesinleştiği, Türk Mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» giren bir konu olmadığı, ayrıca hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırılık taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, Amerika Birleşik Devletleri ...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararının diplomatik yolla tebliği usulünün yerine getirilmediği, postaya verilme tarihinin «tebliğ tarihi» sayıldığı, «tebligatın» «kamu düzenine» aykırı olduğu ve ortada kesinleşmiş karardan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, davacı vekiline sadece «tebligat» belgelerini sunmak üzere «kesin» olmayan süre verilmiş, davacı vekilince sadece dava «dilekçesinin tebliğine» dair belgeler sunulmuş, karar tebliğine ilişkin belgeler sunulmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · tebliğ tarihi · cy/cy şerhi · kesin süre
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararının diplomatik yolla tebliği usulünün yerine getirilmediği, postaya verilme tarihinin «tebliğ tarihi» sayıldığı, «tebligatın» «kamu düzenine» aykırı olduğu ve ortada kesinleşmiş karardan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme ilamınının diplomatik yolla tebliğ edilmediği, kararın postaya verilme tarihinin davalıya «tebliğ tarihi» sayıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, kararın tebliğine dair dosyada herhangi bir belge sunulmadığı gibi kararın posta yoluyla tebliğ edildiğine dair bir iddia da bulunmadığından gerekçe dosya kapsamına uygun değildir.
Yine, davacı vekilince sunulan yabancı mahkeme kararının aslı üzerinde kesinleşme «şerhi» bulunmadığı gibi bu kararın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi de dosyaya sunulmamıştır.
Mahkemece, davacı vekiline sadece «tebligat» belgelerini sunmak üzere «kesin» olmayan süre verilmiş, davacı vekilince sadece dava «dilekçesinin tebliğine» dair belgeler sunulmuş, karar tebliğine ilişkin belgeler sunulmamıştır.
-
Yabancı mahkeme kararının tanınması | Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12850 E. 2017/1098 K.
Ortak:yabancı mahkeme ilamı · usulüne uygun tebliğ · tenfiz · tebligat · taşıyan · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaAnılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Bölge Mahkemesi tarafından verilen A-11-647756-C sayılı ve 29/01/2014 tarihli kararının «tenfizine» karar verilmiştir.
Davalı vekili, hükümden sonra, mahkemenin «görevli» olmadığını, yargı yeri belirlenmesine ilişkin karar veren Yargıtay Dairesinin kanuna uygun teşekkül etmediğini ileri sürerek «yargılamanın yenilenmesini» istemiş, mahkemece, ancak «kesin» ya da kesinleşmiş hükümler için yargılamanın yenilenmesinin istenebileceği gerekçesiyle talebin reddine dair ek karar tesis edilmiştir.
Benzer bu kararda5718 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince Yabancı mahkeme ilamının «kesin delil» veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi «yabancı ilamın» «tenfiz» şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.
Somut olayda, mahkemece, tanınması istenen yabancı mahkeme ilamının davalılara tebliğine ilişkin tebliğ evraklarının «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamında yabancı mahkeme kararın kesinleşme şerhli aslının bulunduğu, ancak dava şartı olan kesinleşmeyle ilgili olarak HMK 115/2. maddesi uyarınca yabancı mahkeme kararının kesinleştiğini gösterir «tebligat» belgelerinin de sunulması için davacı vekiline «kesin süre» verilmesi, davacı vekilince tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu asıl kararın tebliğine ilişkin belgelerin ya da uluslararası usul kuralları gereği «tenfizi» istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Anılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kesin delil · yazılı delil · kesin süre · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava konusu numaralı kararının davalılara «usulüne uygun tebliğ» edildiğine dair «yazılı delil» «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece, tanınması istenen yabancı mahkeme ilamının davalılara tebliğine ilişkin tebliğ evraklarının «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamında yabancı mahkeme kararın kesinleşme şerhli aslının bulunduğu, ancak dava şartı olan kesinleşmeyle ilgili olarak HMK 115/2. maddesi uyarınca yabancı mahkeme kararının kesinleştiğini gösterir «tebligat» belgelerinin de sunulması için davacı vekiline «kesin süre» verilmesi, davacı vekilince tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu asıl kararın tebliğine ilişkin belgelerin ya da uluslararası usul kuralları gereği «tenfizi» istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
5718 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince Yabancı mahkeme ilamının «kesin delil» veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi «yabancı ilamın» «tenfiz» şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3385 E. 2017/6408 K.
Ortak:tenfiz · tebligat · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaBölge Mahkemesi tarafından verilen A-11-647756-C sayılı ve 29/01/2014 tarihli kararının «tenfizine» karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
5718 sayılı MÖHUK’nın 50/1. maddesi hükmüne göre, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından «tenfiz» kararı verilmesine bağlıdır.
Benzer bu karardaYüksek Eyalet Mahkemesi nezdinde itiraz edildiği, itirazın reddine karar verildiği, yabancı mahkeme kararının «tenfiz» edilebilmesi için öncelikle kararın usulüne uygun olarak kesinleşmesi gerektiği, ... ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağının kararlaştırıldığı, bu yolla tebliğ edilmeyen bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın redd …
… yoluna başvurulduğu ancak yabancı mahkemenin kararının adi postaya verilerek tebliğ edildiği ve kararın kesinleştiği, 13/10/2010 tarihinde diplomatik yolla yapılan «tebligatın» yeni bir temyiz hakkı doğurmayacağı gerekçesiyle reddedildiği, yabancı mahkeme kararına karşı ...
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtelik
Benzer bu karardaYüksek Eyalet Mahkemesinin 14.06.2011 tarihli temyiz başvurusunun reddi kararı davalı yanca fotokopi üzerinden tercüme ettirilmiş, yeminli tercüme belgesi dosyaya sunulduğunda davacı yanca açıkça «sahteliği» ileri sürülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13566 E. , 2018/4748 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/06/2016 tarih ve 2016/124-2016/504 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi karar ve ek karar davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, toplam 250.000 USD tutarındaki 18 adet çekin davalı tarafından ödenmediğini, müvekkilince ... Mahkemesinde açılan davanın ana para, işlemiş faiz, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte 588.800,36 USD üzerinden kabul edilip kesinleştiğini, hükmün apostil şerhini taşıdığını ileri sürerek Amerika Birleşik Devletleri ... Bölge Mahkemesinin A-11-647756-C sayılı kararının tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yabancı mahkeme ilamının usulüne uygun olarak müvekkiline tebliğ edilmediğini, ... Eyaleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında karşılılık anlaşması ya da tenfiz konusunda fiili bir uygulamanın bulunmadığını, bu itibarla ... Mahkemesi kararının Türkiye'de tenfizinin istenemeyeceğini, talep edilen alacağın gazinoda kumar oynanması amacıyla fişle verilmiş bir borç olduğunu, Türkiye'de eksik borç itirazıyla karşılaşacağını, istemin Türk kamu düzenine aykırılık taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararının usulen onanmış örneği ve onanmış tercümesinin apostil şerhli aslının, ilamın kesinleştiğini gösteren ilgili ülke makamlarınca onanmış belge ile onanmış tercümesinin sunulduğu, davalının toplam 18 adet çek borcuna istinaden ... Mahkemesince talebin yerinde bulunduğuna kanaat getirilerek davalı tarafın tüm masraf, vekalet ücreti, ana para ve işlemiş faizi ile birlikte 588.800,36 ABD doları ödemeye mahkum edildiği, davalı tarafça süresinde temyiz yoluna başvurulmaması üzerine kararın kesinleştiği, Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konu olmadığı, ayrıca hükmün kamu düzenine açıkça aykırılık taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, Amerika Birleşik Devletleri ...
Bölge Mahkemesi tarafından verilen A-11-647756-C sayılı ve 29/01/2014 tarihli kararının tenfizine karar verilmiştir.
Davalı vekili, hükümden sonra, mahkemenin görevli olmadığını, yargı yeri belirlenmesine ilişkin karar veren Yargıtay Dairesinin kanuna uygun teşekkül etmediğini ileri sürerek yargılamanın yenilenmesini istemiş, mahkemece, ancak kesin ya da kesinleşmiş hükümler için yargılamanın yenilenmesinin istenebileceği gerekçesiyle talebin reddine dair ek karar tesis edilmiştir.
Karar ve ek karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin, yargılamanın yenilenmesinin isteminin reddine dair 27.09.2016 tarihli ek karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. 5718 sayılı MÖHUK’nın 50/1. maddesi hükmüne göre, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Anılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını taşıyan 53. maddesinde tenfiz dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, yabancı mahkeme ilamının tenfizine karar verilebilmesi için öncelikle ilamın kesinleşmiş olması gerekmekte olup, bu husus dava şartı olması nedeniyle, mahkemece resen gözönünde bulundurulması gerekmektedir.
1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesinde sözleşmeye taraf olan ülkeler arasında yapılacak tebligatların hangi makam tarafından ve hangi usul çerçevesinde yerine getirileceği belirlenmiş olup, hem Türkiye Cumhuriyeti hem de Amerika Birleşik Devletleri anılan sözleşmeye taraftır. 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi ile kabul edilen istisnai tebligat yöntemlerinden biri de doğrudan posta yolu ile tebligattır. Bu yönteme, sadece sözleşmenin 10. maddesine çekince koymayan ülkeler açısından başvurmak mümkündür. Türkiye, 10. maddedeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğini bu maddeye koyduğu çekince ile belirtmiştir. O halde, yabancı bir mahkeme ilamının kesinleşmesi, ilamın yukarıda anılan Sözleşme hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmiş olmasına bağlıdır.
Bu durumda, 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince tebligatların diplomatik yolla yapılması gerekmekte olup bu yolla tebliğ edilmeyen, yani bir başka deyişle adi posta yoluyla yapılan tebligat sonucu bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesi mümkün bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacı tarafından sunulan ... Bölge Mahkemesinin A-11-647756 Karar sayılı dosyaya ilişkin belgelerde kararın davalıya diplomatik yolla usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine ve kararın kesinleştiğine dair bir bilgiye rastlanmamış, sadece davacı Wynn Las Vegas LLC'nin Dava ve Talepler Dairesi Müdürünce düzenlenmiş evrakta, “davacı şirketin 30.01.2014 tarihinde kararın kaydına ilişkin bir yazılı bildirimi gönderdiği ve tebliğ ettiği, aynı tarih itibariyle 30 gün içinde bir temyiz bildiriminin davalı tarafından gönderilmediği, kararı temyize götürme süresinin sona erdiği” açıklanmıştır. Bu yazının ekindeki “Hizmet Belgesi” başlıklı belgede de, kararın “30.01.2014 tarihinde Uluslararası Posta hizmetleriyle posta ücreti ödenmiş olarak davalının Acarlar İş Merkezi Beykoz/...
adresine gönderildiği” ifade edilmiştir. Anılan belgelerde, davalıya karar tebligatının diplomatik yolla yapıldığına dair bir ifade bulunmadığı gibi tebligata ilişkin belgeler de sunulmamıştır.
Bu durumda, mahkemece, bu husus üzerinde durularak tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının davalıya yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda usulünce tebliğ edilip edilmediği, kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yargılamanın yenilenmesinin isteminin reddine dair 27.09.2016 tarihli ek karara yönelik tüm temyiz temyiz itirazlarının reddi ile 27.09.2016 tarihli ek kararın ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/429683500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz