Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9219 E. 2012/20241 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
5718 sayılı möhuk↗ çekince (ihtirazi kayıt)↗ yabancı mahkeme ilamı↗ eda davası↗ tebliğ tarihi↗ kamu düzenine aykırılık↗ maktu vekalet ücreti↗ möhuk 47↗ cy/cy şerhi↗ tespit davası↗ kamu düzeni↗ tenfiz↗ tebligat↗ taşıyan↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine aykırılık oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
5718 sayılı MÖHUK’nun 50/1. maddesi hükmüne göre, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Anılan yasanın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını taşıyan 53. maddesinde tenfiz dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi.”nin ekleneceği düzenlenmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, yabancı mahkeme ilamının tenfizine karar verilebilmesi için öncelikle ilamın kesinleşmiş olması gerekmekte olup, bu husus dava şartı olması nedeniyle, mahkemece resen gözönünde bulundurulması gerekmektedir.
1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi'nde sözleşmeye taraf olan ülkeler arasında yapılacak tebligatların hangi makam tarafından ve hangi usul çerçevesinde yerine getirileceği belirlenmiş olup, hem Türkiye Cumhuriyeti hem de Almanya anılan sözleşmeye taraftır. 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi ile kabul edilen istisnai tebligat yöntemlerinden biri de doğrudan posta yolu ile tebligattır. Bu yönteme, sadece sözleşmenin 10. maddesine çekince koymayan ülkeler açısından başvurmak mümkündür. Türkiye, 10. maddedeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğini bu maddeye koyduğu çekince ile belirtmiştir.
Somut olayda, tenfizi istenen Bremen Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın bir suretinin davalıya 26.04.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 05.10.2007 tarihi olduğu karar üzerinde şerh edilmiş ise de, ibraz edilen belgelerden evrakın posta idaresine verildiği tarihin kararın tebliğ tarihi olarak karar üzerine şerh edildiği, buna göre kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, usulünce tebliğ edilmeyen kararın davalı yönünden kesinleşmiş olduğunun kabulü mümkün değildir.
O halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın tenfizinin mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, Dairemizce tenfiz davaları nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10351 E. 2012/20243 K.
Ortak:eda davası · tebliğ tarihi · kamu düzenine aykırılık · maktu vekalet ücreti · cy/cy şerhi · tespit davası · kamu düzeni · tenfiz · dava şartı · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Bremen Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın bir suretinin davalıya 26.04.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 05.10.2007 tarihi olduğu karar üzerinde «şerh» edilmiş ise de, «ibraz» edilen belgelerden evrakın posta idaresine verildiği tarihin kararın «tebliğ tarihi» olarak karar üzerine şerh edildiği, buna göre kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın bir suretinin davalıya 10.08.2005 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 11.05.2006 tarihi olduğu karar üzerinde «şerh» edilmiş ise de, «ibraz» edilen belgelerden evrakın posta idaresine verildiği tarihin kararın «tebliğ tarihi» olarak karar üzerine şerh edildiği, buna göre kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9223 E. 2012/20242 K.
Ortak:eda davası · kamu düzenine aykırılık · maktu vekalet ücreti · cy/cy şerhi · tespit davası · kamu düzeni · tenfiz · tebligat · dava şartı · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Bremen Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın bir suretinin davalıya 26.04.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 05.10.2007 tarihi olduğu karar üzerinde «şerh» edilmiş ise de, «ibraz» edilen belgelerden evrakın posta idaresine verildiği tarihin kararın «tebliğ tarihi» olarak karar üzerine şerh edildiği, buna göre kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Duisburg Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın bir suretinin davalıya 15.05.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 03.08.2007 tarihi olduğu karar üzerinde «şerh» edilmiş ise de, «ibraz» edilen belgelerden kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7447 E. 2012/15279 K.
Ortak:kamu düzenine aykırılık · cy/cy şerhi · kamu düzeni · tenfiz · tebligat · taşıyan · dava şartı · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Anılan yasanın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi.”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Bremen Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın bir suretinin davalıya 26.04.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 05.10.2007 tarihi olduğu karar üzerinde «şerh» edilmiş ise de, «ibraz» edilen belgelerden evrakın posta idaresine verildiği tarihin kararın «tebliğ tarihi» olarak karar üzerine şerh edildiği, buna göre kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Anılan yasanın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi.”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Essen Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın bir suretinin davalıya 27.03.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 18.05.2007 tarihi olduğu karar üzerinde «şerh» edilmiş ise de, kararın davalıya ne şekilde tebliğ edildiği anlaşılamamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin süre · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davacı vekiline yabancı mahkeme kararının davalıya tebliğine ilişkin belgeleri sunması için «kesin süre» verilmiş ise de, kesin sürenin sonuçları hatırlatılmadığı için verilen bu kesin süre davacı aleyhine bir sonuç doğurmaz.
5 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6185 E. 2012/15278 K.
Ortak:kamu düzenine aykırılık · cy/cy şerhi · kamu düzeni · tenfiz · tebligat · taşıyan · dava şartı · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Anılan yasanın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi.”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Bremen Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın bir suretinin davalıya 26.04.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 05.10.2007 tarihi olduğu karar üzerinde «şerh» edilmiş ise de, «ibraz» edilen belgelerden evrakın posta idaresine verildiği tarihin kararın «tebliğ tarihi» olarak karar üzerine şerh edildiği, buna göre kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Anılan yasanın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Duisburg Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın bir suretinin davalılara 17.04.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 08.10.2007 tarihi olduğu karar üzerinde «şerh» edilmiş ise de, kararın davalıya ne şekilde tebliğ edildiği anlaşılamamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin süre · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davacı vekiline yabancı mahkeme kararının davalılara tebliğine ilişkin belgeleri sunması için «kesin süre» verilmiş ise de, kesin sürenin sonuçları hatırlatılmadığı için verilen bu kesin süre davacı aleyhine bir sonuç doğurmaz.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5639 E. 2013/11732 K.
Ortak:eda davası · cy/cy şerhi · tespit davası · tenfiz · taşıyan · dava şartı · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Anılan yasanın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi.”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Bremen Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın bir suretinin davalıya 26.04.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 05.10.2007 tarihi olduğu karar üzerinde «şerh» edilmiş ise de, «ibraz» edilen belgelerden evrakın posta idaresine verildiği tarihin kararın «tebliğ tarihi» olarak karar üzerine şerh edildiği, buna göre kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Anılan yasanın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı tarafça «tenfizi» istenilen karar üzerinde kesinleşme «şerhi» bulunmadığı gibi bu kararın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi de dosyaya sunulmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13566 E. 2018/4748 K.
Ortak:kamu düzeni · tenfiz · tebligat · taşıyan · eksik inceleme · vekalet ücreti · dava şartı · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaAnılan yasanın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi.”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
O halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın «tenfizinin» mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemesince talebin yerinde bulunduğuna kanaat getirilerek davalı tarafın tüm «masraf», «vekalet ücreti», ana para ve «işlemiş faizi» ile birlikte 588.800,36 ABD doları ödemeye mahkum edildiği, davalı tarafça süresinde temyiz yoluna başvurulmaması üzerine kararın kesinleştiği, Türk Mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» giren bir konu olmadığı, ayrıca hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırılık taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, Amerika Birleşik Devletleri ...
Anılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece, bu husus üzerinde durularak «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının davalıya yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda usulünce tebliğ edilip edilmediği, kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargılamanın yenilenmesi · kesinleşen ilam · münhasırlık · yenileme · işlemiş faiz · çek · dosya masrafı · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemesince talebin yerinde bulunduğuna kanaat getirilerek davalı tarafın tüm «masraf», «vekalet ücreti», ana para ve «işlemiş faizi» ile birlikte 588.800,36 ABD doları ödemeye mahkum edildiği, davalı tarafça süresinde temyiz yoluna başvurulmaması üzerine kararın kesinleştiği, Türk Mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» giren bir konu olmadığı, ayrıca hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırılık taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, Amerika Birleşik Devletleri ...
Davalı vekili, hükümden sonra, mahkemenin «görevli» olmadığını, yargı yeri belirlenmesine ilişkin karar veren Yargıtay Dairesinin kanuna uygun teşekkül etmediğini ileri sürerek «yargılamanın yenilenmesini» istemiş, mahkemece, ancak «kesin» ya da kesinleşmiş hükümler için yargılamanın yenilenmesinin istenebileceği gerekçesiyle talebin reddine dair ek karar tesis edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin, «yargılamanın yenilenmesinin» isteminin reddine dair 27.09.2016 tarihli ek karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararının usulen onanmış örneği ve onanmış tercümesinin apostil şerhli aslının, ilamın kesinleştiğini gösteren ilgili ülke makamlarınca onanmış belge ile onanmış tercümesinin sunulduğu, davalının toplam 18 adet «çek» borcuna istinaden ...
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4510 E. 2018/3241 K.
Ortak:tenfiz · tebligat · dava şartı · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz kararda2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
5718 sayılı MÖHUK’nun 50/1. maddesi hükmüne göre, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından «tenfiz» kararı verilmesine bağlıdır.
Anılan yasanın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi.”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; bozma kararına uyulmakla bozmada belirtilen ve bozma dışında tutulan hususlar lehine bozma yapılan taraf için usulü «müktesep hak» oluşturduğu, bu nedenle davaya konu ilamın «tenfiz» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
1- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyularak yazılı şekilde davaya konu ilamın tenfiz koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa yabancı bir mahkeme kararının «tenfizine» karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının tenfiz davasının açıldığı tarih itibariyle usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesinleşen ilam · müktesep hak · adli yardım · usulden reddi
Benzer bu karardaO halde, yabancı bir mahkeme ilamının «kesinleşmesi, ilamın» yukarıda anılan Sözleşme hükümlerine uygun biçimde «adli yardımlaşma» yoluyla tebliğ edilmiş olmasına bağlıdır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; bozma kararına uyulmakla bozmada belirtilen ve bozma dışında tutulan hususlar lehine bozma yapılan taraf için usulü «müktesep hak» oluşturduğu, bu nedenle davaya konu ilamın «tenfiz» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
Ayrıca, mahkemece, yabancı mahkeme kararının tebliğ evraklarını sunması için davacı vekiline süre verildiği, davacı vekilinin ise 08.04.2013 tarihli dilekçe ile yabancı mahkeme kararının posta yoluyla tebliğ edildiğini, «adli yardımlaşma» aracılığıyla tebliğ edilmediğini belirterek kararın bu haliyle «tenfizini» talep ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, işbu dava tarihi itibariyle usulüne uygun olarak kesinleşmiş yabancı mahkeme kararı bulunmadığı, kesinleşmenin «tenfiz» davası için dava şartı olduğu gözetilerek davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10773 E. 2013/23704 K.
Ortak:cy/cy şerhi · tenfiz · taşıyan · eksik inceleme · ibraz · dava şartı · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaSomut olayda, «tenfizi» istenen Bremen Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın bir suretinin davalıya 26.04.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 05.10.2007 tarihi olduğu karar üzerinde «şerh» edilmiş ise de, «ibraz» edilen belgelerden evrakın posta idaresine verildiği tarihin kararın «tebliğ tarihi» olarak karar üzerine şerh edildiği, buna göre kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır.
Anılan yasanın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi.”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
O halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın «tenfizinin» mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAnılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, dava dilekçesine ekli olarak sunulan yabancı mahkeme kararının aslı üzerinde kesinleşme «şerhi» bulunmadığı gibi bu kararın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi de dosyaya sunulmamış, yalnızca yargılama sırasında kesinleşme şerhini içerir karar fotokopisi «ibraz» edilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafa «tenfizi» istenilen kararın kesinleştiğini gösteren usulüne uygun yazıyı ve tercümesini dosyaya sunması için süre verilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/9219 E. , 2012/20241 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/03/2012 tarih ve 2011/732-2012/241 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.12.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ....ile davalı vekili Av..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Bremen Asliye Mahkemesi tarafından verilen 01.03.2007 tarihli, 2 O 913/06 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine aykırılık oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
5718 sayılı MÖHUK’nun 50/1. maddesi hükmüne göre, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Anılan yasanın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını taşıyan 53. maddesinde tenfiz dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi.”nin ekleneceği düzenlenmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, yabancı mahkeme ilamının tenfizine karar verilebilmesi için öncelikle ilamın kesinleşmiş olması gerekmekte olup, bu husus dava şartı olması nedeniyle, mahkemece resen gözönünde bulundurulması gerekmektedir.
1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi'nde sözleşmeye taraf olan ülkeler arasında yapılacak tebligatların hangi makam tarafından ve hangi usul çerçevesinde yerine getirileceği belirlenmiş olup, hem Türkiye Cumhuriyeti hem de Almanya anılan sözleşmeye taraftır. 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi ile kabul edilen istisnai tebligat yöntemlerinden biri de doğrudan posta yolu ile tebligattır. Bu yönteme, sadece sözleşmenin 10. maddesine çekince koymayan ülkeler açısından başvurmak mümkündür. Türkiye, 10. maddedeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğini bu maddeye koyduğu çekince ile belirtmiştir.
Somut olayda, tenfizi istenen Bremen Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın bir suretinin davalıya 26.04.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 05.10.2007 tarihi olduğu karar üzerinde şerh edilmiş ise de, ibraz edilen belgelerden evrakın posta idaresine verildiği tarihin kararın tebliğ tarihi olarak karar üzerine şerh edildiği, buna göre kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, usulünce tebliğ edilmeyen kararın davalı yönünden kesinleşmiş olduğunun kabulü mümkün değildir.
O halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın tenfizinin mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, Dairemizce tenfiz davaları nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066526700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz