İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11664 E. 2018/4591 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 1472↗ halefiyet ilkesi↗ taşıtan↗ cmr konvansiyonu↗ halefiyet↗ sigorta ettiren↗ rücuen tahsil↗ bloke↗ cmr↗ zayi↗ tazminat davası↗ denetime elverişlilik↗ def'i↗ ihbar↗ eksik inceleme↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı ile dava dışı şirket arasında nakliyat blok abonman poliçe sözleşmesi bulunduğunu, poliçe kapsamında davacının sigortalısına 31.727,00 USD ödeme yaptığı, bu nedenle davacının TTK 1472 maddesi uyarınca sigortalısının halefi olduğu, dava konusu zararın dava dışı şirket emtiasının davalı yanca taşınması sırasında oluştuğu, zararın 31.727,00 USD olduğu, bu miktarın piyasa rayiç bedelleri ile uyumlu olduğu, davanın ihbar edildiği davalı sigortacısı ... Sigorta A.Ş'nin 62.290,00 TL'yi 24/09/2014 tarihinde davacıya ödediği, ihbar edilen şirketin yapmış olduğu ödemenin düşülmesi sonucunda borcun 4.420,00 USD olduğu, ancak davacı tarafından takip talebinde 3.476,00 USD ana para istendiği, taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacıya sigortalı emtianın taşınması sırasında zayi olması nedeniyle davacı tarafından dava dışı sigortalısına yapılan ödemenin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu taşıma tarafların ve mahkemenin kabulünde olduğu üzere CMR Konvansiyonu hükümlerine tabidir. Ülkemiz 30.10.1995 tarihinde CMR Konvansiyonu’nu kabul etmiş ve anılan Konvansiyon hükümleri bu tarihte yürürlüğe girmiştir. T.C. Anayasası’nın 90. maddesinin son fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur.
İşbu dava, aslında davalının akidi taşıtan-sigorta ettiren tarafından açılması gereken, ancak tazminat ödemesi nedeniyle halefiyet ilkesi uyarınca sigortacı davacı tarafından açılmış bir tazminat davası niteliğindedir. Dolayısıyla, davalının, akidi taşıtana karşı ileri süreceği def’i, itirazlar ve savunmaları onun halefi olan davacı sigortacıya karşı ileri sürmesine engel bir durum bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece, somut olayın tabi olduğu CMR Konvansiyonu’nun 23-29. maddeleri bir bütün olarak göz önüne alınarak davaya konu taşımada tazmini gereken değerin belirlenebilmesi için konusunda uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli ve yeterli bir rapor alınması gerekirken, hükme esas bilirkişi raporunda, bu madde hükümlerinin tartışılmadığı, mümeyyiz şirket vekilince, bu yönden rapora itiraz edildiği halde, mahkemece ek rapor da alınmadığı anlaşılmış olup anılan eksik inceleme sonucu hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8194 E. 2013/23266 K.
Ortak:rücuen tahsil · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda2- Dava, davacıya sigortalı emtianın taşınması sırasında «zayi» olması nedeniyle davacı tarafından dava dışı sigortalısına yapılan ödemenin «rücuen tahsili» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Anayasası’nın 90. maddesinin «son» fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur.
… onu’nun 23-29. maddeleri bir bütün olarak göz önüne alınarak davaya konu taşımada tazmini gereken değerin belirlenebilmesi için konusunda uzman bilirkişi heyetinden «denetime elverişli» ve yeterli bir rapor alınması gerekirken, hükme esas bilirkişi raporunda, bu madde hükümlerinin tartışılmadığı, mümeyyiz şirket vekilince, bu yönden rapora itiraz edildiği halde, mahkemece ek rapor da alınmadığı anlaşılmış olup anılan «eksik inceleme» sonucu hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi uyarınca ödenen «hasar» bedelinin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Anayasası’nın 90. maddesinin «son» fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur.
O halde mahkemece, uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma işleri komisyoncusu · taşıyıcının sorumluluğu · temerrüt tarihi · ticari faiz · komisyon · taşıyıcı · hasar · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin «taşıma işleri komisyoncusu» sıfatıyla hareket ettiği, meydana gelen zarardan «taşıyıcı» gibi sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 26.500,00 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 23.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, karar verilmiştir.
O halde mahkemece, uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Dava, Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi uyarınca ödenen «hasar» bedelinin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/595 E. 2012/7260 K.
Ortak:eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaAnayasası’nın 90. maddesinin «son» fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur.
… onu’nun 23-29. maddeleri bir bütün olarak göz önüne alınarak davaya konu taşımada tazmini gereken değerin belirlenebilmesi için konusunda uzman bilirkişi heyetinden «denetime elverişli» ve yeterli bir rapor alınması gerekirken, hükme esas bilirkişi raporunda, bu madde hükümlerinin tartışılmadığı, mümeyyiz şirket vekilince, bu yönden rapora itiraz edildiği halde, mahkemece ek rapor da alınmadığı anlaşılmış olup anılan «eksik inceleme» sonucu hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAnayasası'nın 90. maddesinin «son» fıkrası hükmünde "Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir." düzenlemesi mevcuttur.
O halde, mahkemece, uluslararası taşıma konusunda uzman başka bir bilirkişi kurulu vasıtasıyla CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalının sorumluluğu belirlenmek ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, sonuçta yanlış ilkeye ve «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alt taşıyıcı · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, taşıma işinin davalılarca yapıldığı, emtianın yurtdışı edilmemesi nedeniyle davacı üst «taşıyanın» ödemek zorunda kaldığı bedeli «alt taşıyıcı» durumundaki davalılardan talepte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-Dava, uluslararası «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, TTK hükümlerini esas alarak inceleme yapan bilirkişi kurulu raporu benimsenip hükme dayanak yapılmak suretiyle yazılı gerekçelerle hüküm tesis edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10330 E. 2010/1424 K.
Ortak:eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaAnayasası’nın 90. maddesinin «son» fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur.
… onu’nun 23-29. maddeleri bir bütün olarak göz önüne alınarak davaya konu taşımada tazmini gereken değerin belirlenebilmesi için konusunda uzman bilirkişi heyetinden «denetime elverişli» ve yeterli bir rapor alınması gerekirken, hükme esas bilirkişi raporunda, bu madde hükümlerinin tartışılmadığı, mümeyyiz şirket vekilince, bu yönden rapora itiraz edildiği halde, mahkemece ek rapor da alınmadığı anlaşılmış olup anılan «eksik inceleme» sonucu hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAnayasası’nın 90ncı maddesinin «son» fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur.
O halde mahkemece, uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyanın sorumluluğu · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · taşıyan · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsene bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ithal ettiği mal dışında başka bir paket «teslim» edilmesinden davalı «taşıyanın sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
O halde mahkemece, uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13554 E. 2011/3770 K.
Ortak:rücuen tahsil · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda2- Dava, davacıya sigortalı emtianın taşınması sırasında «zayi» olması nedeniyle davacı tarafından dava dışı sigortalısına yapılan ödemenin «rücuen tahsili» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
… onu’nun 23-29. maddeleri bir bütün olarak göz önüne alınarak davaya konu taşımada tazmini gereken değerin belirlenebilmesi için konusunda uzman bilirkişi heyetinden «denetime elverişli» ve yeterli bir rapor alınması gerekirken, hükme esas bilirkişi raporunda, bu madde hükümlerinin tartışılmadığı, mümeyyiz şirket vekilince, bu yönden rapora itiraz edildiği halde, mahkemece ek rapor da alınmadığı anlaşılmış olup anılan «eksik inceleme» sonucu hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, karayoluyla uluslararası taşıma akdinden kaynaklanan tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
O halde mahkemece, davalı savunması tartışılmak ve uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · teslim
Benzer bu karardaO halde mahkemece, davalı savunması tartışılmak ve uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK 781 ve devamı maddeleri uyarınca emtiayı hasarsız olarak «teslim» etmeyen davalının kendi kusuruyla zararın oluşmasına sebep olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4247 E. 2020/2493 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11664 E. , 2018/4591 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/02/2016 tarih ve 2015/86-2016/103 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketinin sigortalısı dava dışı şirkete ait emtianın, davalının taşıyıcı olduğu...plakalı araçlar ile Türkmenistan şantiyesine yapılan taşıma esnasında hasarlandığını, bu hasar dolayısıyla davacı şirketin sigortalısına 31.727,64 USD ödeme yaptığını, davalının sigortalısının 62.920,40 TL ödeme yaptığını ancak kalan bakiyenin davalıdan talep edildiğini, bedelin ödenmemesi sebebiyle icra takibi başlatıldığını ve fakat davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zararın taşımadan kaynaklı olduğuna dair herhangi bir belge, ekspertiz raporu gümrük tutanağı, mahkeme tespit tutanağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan ... Sigorta A.Ş vekili, müvekkili şirketin 225 Euro muafiyet indirimi yaptıktan sonra 62.290,00 TL'yi 24/09/2014 tarihinde davacı tarafa ödediğini, müvekkil şirketin sorumluluğu olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı ile dava dışı şirket arasında nakliyat blok abonman poliçe sözleşmesi bulunduğunu, poliçe kapsamında davacının sigortalısına 31.727,00 USD ödeme yaptığı, bu nedenle davacının TTK 1472 maddesi uyarınca sigortalısının halefi olduğu, dava konusu zararın dava dışı şirket emtiasının davalı yanca taşınması sırasında oluştuğu, zararın 31.727,00 USD olduğu, bu miktarın piyasa rayiç bedelleri ile uyumlu olduğu, davanın ihbar edildiği davalı sigortacısı ... Sigorta A.Ş'nin 62.290,00 TL'yi 24/09/2014 tarihinde davacıya ödediği, ihbar edilen şirketin yapmış olduğu ödemenin düşülmesi sonucunda borcun 4.420,00 USD olduğu, ancak davacı tarafından takip talebinde 3.476,00 USD ana para istendiği, taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacıya sigortalı emtianın taşınması sırasında zayi olması nedeniyle davacı tarafından dava dışı sigortalısına yapılan ödemenin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu taşıma tarafların ve mahkemenin kabulünde olduğu üzere CMR Konvansiyonu hükümlerine tabidir. Ülkemiz 30.10.1995 tarihinde CMR Konvansiyonu’nu kabul etmiş ve anılan Konvansiyon hükümleri bu tarihte yürürlüğe girmiştir. T.C. Anayasası’nın 90. maddesinin son fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur.
İşbu dava, aslında davalının akidi taşıtan-sigorta ettiren tarafından açılması gereken, ancak tazminat ödemesi nedeniyle halefiyet ilkesi uyarınca sigortacı davacı tarafından açılmış bir tazminat davası niteliğindedir. Dolayısıyla, davalının, akidi taşıtana karşı ileri süreceği def’i, itirazlar ve savunmaları onun halefi olan davacı sigortacıya karşı ileri sürmesine engel bir durum bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece, somut olayın tabi olduğu CMR Konvansiyonu’nun 23-29. maddeleri bir bütün olarak göz önüne alınarak davaya konu taşımada tazmini gereken değerin belirlenebilmesi için konusunda uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli ve yeterli bir rapor alınması gerekirken, hükme esas bilirkişi raporunda, bu madde hükümlerinin tartışılmadığı, mümeyyiz şirket vekilince, bu yönden rapora itiraz edildiği halde, mahkemece ek rapor da alınmadığı anlaşılmış olup anılan eksik inceleme sonucu hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/429384400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz