Taşıma bedelinin tahsili | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13570 E. 2018/4666 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ba beyannamesi↗ takas↗ depo kararı↗ muacceliyet↗ taşıyıcı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, taşıma bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, davalı taraf taşıyıcının taşıma bedeli nedeniyle alacaklı olduğunu inkar etmeyip kendisinin de davacıdan üç kalem alacaklı olduğunu savunmuş ve takas definde bulunmuştur. Mahkemece serbest muhasebeci mali müşavirden rapor alınmış ve her iki tarafın defterinde de taşıma ücreti nedeniyle davacının alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu gerekçesiyle dava kabul edilmiştir. Ancak, davacı davalının gümrük çıkış beyannamesini kapatmadığından 6.019,37 TL olan KDV iadesini alamadığını, 365 Euro iadesini davalının kendilerine ödemediğini ileri sürmüş ve ayrıca iki adet gönderinin de davacı tarafından taşınmadığını ve depoda bekletildiğini, bu nedenle de davacıdan alacaklı olduğunu ileri sürmüştür. Davalının takasa konu ettiği alacak kalemleri gözetildiğinde gümrük mevzuatı ve taşıma hukukuyla ilintili olduğu nazara alınarak gümrükçü ve taşıma uzmanından davalının takasa konu ettiği alacakların mevcut ve muaccel olup olmadığı konusunda yeterince değerlendirme ve inceleme yapılmadan taraf defterlerinde taşıma ücretinin kayıtlı olduğundan bahisle kabul kararı verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6786 E. 2018/2437 K.
Ortak:takas
İncelediğiniz karardaDava, taşıma bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, davalı taraf «taşıyıcının» taşıma bedeli nedeniyle alacaklı olduğunu inkar etmeyip kendisinin de davacıdan üç kalem alacaklı olduğunu savunmuş ve «takas» definde bulunmuştur.
Davalının «takasa» konu ettiği alacak kalemleri gözetildiğinde gümrük mevzuatı ve taşıma hukukuyla ilintili olduğu nazara alınarak gümrükçü ve taşıma uzmanından davalının takasa konu ettiği alacakların mevcut ve «muaccel» olup olmadığı konusunda yeterince değerlendirme ve inceleme yapılmadan taraf «defterlerinde» taşıma ücretinin kayıtlı olduğundan bahisle kabul kararı verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «takas definin» kabulü ile takas nedeniyle davanın reddine, karar ve ilam harcı ile «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu olduğuna dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas defi · yargılama giderleri
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «takas definin» kabulü ile takas nedeniyle davanın reddine, karar ve ilam harcı ile «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu olduğuna dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15710 E. 2013/1836 K.
Ortak:takas · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaDava, taşıma bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, davalı taraf «taşıyıcının» taşıma bedeli nedeniyle alacaklı olduğunu inkar etmeyip kendisinin de davacıdan üç kalem alacaklı olduğunu savunmuş ve «takas» definde bulunmuştur.
Davalının «takasa» konu ettiği alacak kalemleri gözetildiğinde gümrük mevzuatı ve taşıma hukukuyla ilintili olduğu nazara alınarak gümrükçü ve taşıma uzmanından davalının takasa konu ettiği alacakların mevcut ve «muaccel» olup olmadığı konusunda yeterince değerlendirme ve inceleme yapılmadan taraf «defterlerinde» taşıma ücretinin kayıtlı olduğundan bahisle kabul kararı verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… e, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı hakkında faturaya dayalı olarak başlatılan ilamsız takipte, borçlu vekilinin alacağın aslına karşı çıkmayarak, «takas-mahsup» definde bulunduğu, yapılan itirazın «ödeme emrine itiraz» niteliğini «taşıyıp» «borca itiraz» olmadığı, borcun varlığı tartışılmayıp aksine «ikrar» edildiği, «takas def»’inin yerinde olup olmadığının İcra Mahkemeleri tarafından irdeleneceği, davacının «itirazın iptali davası» açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı ve geçerli bir itiraz da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «navlun alacağının» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece «takas» itirazının «borca itiraz» niteliğinde olmayıp İcra Mahkemeleri tarafından değerlendirilmesi gerektiği, «itirazın iptali davası» açmak için geçerli bir itirazın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, aleyhine takip yapılan borçlunun «takas-mahsup» talebini ileri sürerek itiraz etmesi “«borca itiraz»” niteliğindedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas def'i · ödeme emrine itiraz · navlun alacağı · takas-mahsup · borca itiraz · itirazın iptali davası · navlun · ikrar
Benzer bu kararda… e, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı hakkında faturaya dayalı olarak başlatılan ilamsız takipte, borçlu vekilinin alacağın aslına karşı çıkmayarak, «takas-mahsup» definde bulunduğu, yapılan itirazın «ödeme emrine itiraz» niteliğini «taşıyıp» «borca itiraz» olmadığı, borcun varlığı tartışılmayıp aksine «ikrar» edildiği, «takas def»’inin yerinde olup olmadığının İcra Mahkemeleri tarafından irdeleneceği, davacının «itirazın iptali davası» açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı ve geçerli bir itiraz da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «navlun alacağının» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece «takas» itirazının «borca itiraz» niteliğinde olmayıp İcra Mahkemeleri tarafından değerlendirilmesi gerektiği, «itirazın iptali davası» açmak için geçerli bir itirazın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, aleyhine takip yapılan borçlunun «takas-mahsup» talebini ileri sürerek itiraz etmesi “«borca itiraz»” niteliğindedir.
Takas «mahsup» savunmasında bulunan borçlunun başka bir mahkemede «takasa» konu alacağı dava etmesi «takas-mahsup» savunmasında bulunmasına engel değildir.
-
Tazminat | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/112 E. 2013/1126 K.
Ortak:takas
İncelediğiniz karardaDava, taşıma bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, davalı taraf «taşıyıcının» taşıma bedeli nedeniyle alacaklı olduğunu inkar etmeyip kendisinin de davacıdan üç kalem alacaklı olduğunu savunmuş ve «takas» definde bulunmuştur.
Davalının «takasa» konu ettiği alacak kalemleri gözetildiğinde gümrük mevzuatı ve taşıma hukukuyla ilintili olduğu nazara alınarak gümrükçü ve taşıma uzmanından davalının takasa konu ettiği alacakların mevcut ve «muaccel» olup olmadığı konusunda yeterince değerlendirme ve inceleme yapılmadan taraf «defterlerinde» taşıma ücretinin kayıtlı olduğundan bahisle kabul kararı verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… 00 TL ücret borcu bulunduğu, ikinci sözleşmede sözleşme koşullarına uyulmadığı taktirde 10.000 TL tazminat ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalı 27.08.2008 tarihli «ihtarnameye» rağmen işe devam etmediğinden davacının 10.000 TL tazminata hak kazandığı, davacı tarafın daha önce davalının «takas» define karşı dosyaya her hangi bir belge «ibraz» etmediği ve davalı tarafa «yemin teklif» etmeyeceklerini bildirdikleri halde 18.03.2011 tarihli celsede 1.500 TL bedelli iki adet belge sundukları, buna göre davacının 3.000 TL ödeme yaptığı kabul edilse bile davalının 10.500,00 TL alacağı kalacağı gerekçesiyle davalının «takas- mahsup» talebi dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 01.04.2008 tarihli ilk sözleşmede davalıya yapacağı taşıma karşılığında her ay 3.000 TL ödeneceği kararlaştırılmış, davalı ilk sözleşmeden kaynaklanan alacaklarının tamamının ödenmediğini ileri sürerek davada «takas-mahsup» savunmasında bulunmuştur.
Bu durumda, mahkemece davalının «takas- mahsup» savunması bakımından mülga 818 sayılı BK’nun 88. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı, 07.07.2008 tarihli «son» aylık bedel ödemesinin daha önceki aylık bedellerinin ödendiğine «karine» teşkil edip etmediği tartışılıp değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, takas-mahsup talebinin yazılı gerekçeyle kabul edilerek davanın reddi doğru …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas-mahsup · yemin teklifi · karine · yemin · taşıma sözleşmesi · mahsup · ihtarname · ibraz
Benzer bu kararda… 00 TL ücret borcu bulunduğu, ikinci sözleşmede sözleşme koşullarına uyulmadığı taktirde 10.000 TL tazminat ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalı 27.08.2008 tarihli «ihtarnameye» rağmen işe devam etmediğinden davacının 10.000 TL tazminata hak kazandığı, davacı tarafın daha önce davalının «takas» define karşı dosyaya her hangi bir belge «ibraz» etmediği ve davalı tarafa «yemin teklif» etmeyeceklerini bildirdikleri halde 18.03.2011 tarihli celsede 1.500 TL bedelli iki adet belge sundukları, buna göre davacının 3.000 TL ödeme yaptığı kabul edilse bile davalının 10.500,00 TL alacağı kalacağı gerekçesiyle davalının «takas- mahsup» talebi dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davalının «takas- mahsup» savunması bakımından mülga 818 sayılı BK’nun 88. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı, 07.07.2008 tarihli «son» aylık bedel ödemesinin daha önceki aylık bedellerinin ödendiğine «karine» teşkil edip etmediği tartışılıp değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, takas-mahsup talebinin yazılı gerekçeyle kabul edilerek davanın reddi doğru …
Taraflar arasında düzenlenen 01.04.2008 tarihli ilk sözleşmede davalıya yapacağı taşıma karşılığında her ay 3.000 TL ödeneceği kararlaştırılmış, davalı ilk sözleşmeden kaynaklanan alacaklarının tamamının ödenmediğini ileri sürerek davada «takas-mahsup» savunmasında bulunmuştur.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13570 E. , 2018/4666 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.07.2016 tarih ve 2014/1371-206/687 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket için yurtdışına taşıma işini yaptığını ve bu iş karşılığı toplam bedeli 2.074,40 Euro olan 13 adet fatura tanzim edildiğini, davalı tarafça 11.09.2014 tarihinde 345,00 Euro ödeme yapıldığını, bakiye 1.729,40 Euro alacağın tahsili için ...
20. İcra Müdürlüğünün 2014/12634 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, itirazın haksız ve yersiz olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinden alacağı bulunmadığını ancak yargılama sonucu alacak tespit edilirse bu alacağın müvekkilinin davacıdan olan alacağına takas-mahsup edilmesini talep ettiklerini, davacı tarafça gerçekleştirilen 18.07.2014 tarih 125461 nolu ihracata ilişkin gümrük çıkış beyannamesinin davacı tarafça gümrük idaresi nezdinde haksız şekilde kapatılmayarak sürüncemede bırakıldığını, bu sebeple 6.019,37 TL tutarlı KDV iadesinin Şirinyer Vergi Dairesi tarafından bekletildiğini ve müvekkilinin KDV iadesinden mahrum kaldığı gibi erken ödeme halinde gerçekleşecek indirim imkanını da kaybettiğini, ayrıca müvekkilinin Fransa ve Almanya'ya teslimi gereken gönderilerinin davacı şirketin deposunda haksız şekilde tutulduğunu, bu yüzden de müvekkilinin zarara uğradığını, takip konusu edilen faturaların müvekkili şirkete ait eşyaların taşınması ile ilgili olup olmadığı, taşıma konusu olduğu iddia edilen eşyaların alıcısına CMR Konvansiyonuna uygun olarak eksiksiz ve hasarsız şekilde teslim edilip edilmediği, faturaların taraflar arasındaki anlaşmaya ve piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığı ve faturaların usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğinin davacı tarafça kanıtlanması gerektiğini, davacının taşıma sözleşmesine aykırı olarak sebep olduğu gecikme nedeniyle müvekkiline borçlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; incelenen tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında taşıma sözleşmesi bulunduğu, yapılan taşıma işleminin hava yolu ile uluslararası eşya taşıma işi ile ilişkili bulunduğu ve Varşova Konvansiyonu hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, hava yolu ile uluslararası eşya taşımalarına dair Varşova Konvansiyonu hükümlerine göre davacıya bir kusur ve/veya kusursuz sorumluluk hali isnat edilmesinin mümkün görünmediği, davalı savunmasında belirtilen gecikme haline ilişkin vesaikin karayolu ile uluslararası eşya taşıma işi ile ilişkilendirildiği, bu yönü ile CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu, CMR hükümleri gereğince sevk mektubunda gönderilenin ihtirazi kaydına rastlanılmadığı, eşyanın hasarsız ve eksiksiz olarak gönderilenin eliyle teslim alındığının kabulünün gerektiği, gecikme durumunda Konvansiyonun 30/ııı.
ve ıv. maddesinde öngörülen hükümlerin davalı tarafından yerine getirilmediği ve davalının savunmasının dayanaksız olduğu, dava ve takip konusu edilen faturaların her iki taraf ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, davacının takip tarihi itibarı ile 1.729,40 Euro tutarında alacaklı olduğu ve bu miktar üzerinden davalı tarafça yapılan itirazın haksız ve yersiz olduğu davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğünün ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, davalı taraf taşıyıcının taşıma bedeli nedeniyle alacaklı olduğunu inkar etmeyip kendisinin de davacıdan üç kalem alacaklı olduğunu savunmuş ve takas definde bulunmuştur. Mahkemece serbest muhasebeci mali müşavirden rapor alınmış ve her iki tarafın defterinde de taşıma ücreti nedeniyle davacının alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu gerekçesiyle dava kabul edilmiştir. Ancak, davacı davalının gümrük çıkış beyannamesini kapatmadığından 6.019,37 TL olan KDV iadesini alamadığını, 365 Euro iadesini davalının kendilerine ödemediğini ileri sürmüş ve ayrıca iki adet gönderinin de davacı tarafından taşınmadığını ve depoda bekletildiğini, bu nedenle de davacıdan alacaklı olduğunu ileri sürmüştür.
Davalının takasa konu ettiği alacak kalemleri gözetildiğinde gümrük mevzuatı ve taşıma hukukuyla ilintili olduğu nazara alınarak gümrükçü ve taşıma uzmanından davalının takasa konu ettiği alacakların mevcut ve muaccel olup olmadığı konusunda yeterince değerlendirme ve inceleme yapılmadan taraf defterlerinde taşıma ücretinin kayıtlı olduğundan bahisle kabul kararı verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 20.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/429356300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz