İtirazın iptali | Rücuan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12972 E. 2018/4073 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ifa yardımcısı↗ taşıtan↗ haksız fiil sorumluluğu↗ rücuen tahsil↗ taşıma sözleşmesi↗ ifa↗ tbk 99↗ haksız fiil↗ kusur↗ hasar↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; taşıma sözleşmesinin tarafı olan davalı ... Ltd. Şti. doğan zarardan sorumlu olduğu, davalı ...’ın taşıma sözleşmesinde şirket adına imza attığı gerekçesiyle şirket yönünden davanın kısmen kabulü ile takibin 13.150,49 TL üzerinden devamına, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının taşımasını üstlendiği saç emtiasının, alt taşımacı olan davalı şirket ile ifa yardımcısı (şöför) olan diğer davalının taşıması sırasında hasara uğraması nedeniyle, davacı tarafından taşıtana ödenen hasar bedelinin davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı şirket aleyhindeki davanın kabulüne karar verilmiş, diğer davalı hakkındaki dava ise, davalı gerçek kişinin taşıma sözleşmesini davalı şirket adına imzaladığı, şirket hakkındaki davanın kabulüne karar verildiği, temsilci olan davalı gerçek kişinin sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı gerçek kişi aleyhindeki dava red edilmiştir.
Oysa davalı ... aleyhindeki dava, adı gecenin zararı ika eden şöför (ifa yardımcısı) olduğu iddiası ile açılmıştır.
Taşıma ilişkisinde ifa yardımcısının sorumluluğu, 6098 sayılı TBK 49 maddesinde düzenlenen haksız fiil sorumluluğu olup, kusur esasına dayanmaktadır.
Bu halde davalı gerçek kişinin, hasarın doğmasında kusuru bulunup bulunmadığının dosya içeriğine göre saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı ... aleyhindeki davanın, ifa yardımcısı olması nedeniyle açıldığı hususunun gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19166 E. 2015/1156 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaDava, davacının taşımasını üstlendiği saç emtiasının, alt taşımacı olan davalı şirket ile «ifa yardımcısı» (şöför) olan diğer davalının taşıması sırasında «hasara» uğraması nedeniyle, davacı tarafından «taşıtana» ödenen hasar bedelinin davalılardan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Bu halde davalı gerçek kişinin, «hasarın» doğmasında «kusuru» bulunup bulunmadığının dosya içeriğine göre saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı ... aleyhindeki davanın, «ifa yardımcısı» olması nedeniyle açıldığı hususunun gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… lama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde davalı şöförün tam kusurlu olduğu, dava dışı şirketin emtia «hasarının» bu şirket tarafından davacıya «fatura» edildiği ve fatura bedelinin davacı tarafça ödendiği, ayrıca emtia sigortasının bulunmadığı, taşınan emtiaya yönelik zarar talebi olarak 75.411,00 TL'nin kabul edileceği gerekçesiyle taşımaya konu ürün bedeline yönelik zarar talebinin kabulü ile, 75.411,00 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bu miktarın dışında kalan, davacı tarafın araç ve diğer talepleri yönünden davacı vekilinin beyanı ve hasarın ödenmiş olduğu gözetilerek esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işçi-işveren ilişkisi · delillerin toplanmaması · fatura · ihtarname · karar verilmesine yer olmadığına · teminat · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… vacı şirket çalışanı olduğunu savunmuş, yine dosya içerisine sunulmuş bulunan ve mümeyyiz davalı tarafından davacı şirkete gönderildiği anlaşılan 17.03.2009 tarihli «ihtarnamede», mümeyyiz davalının 23.12.2003-27.02.2009 tarihleri arasında davacı şirket nezdinde çalıştığını, 27.02.2009 tarihinde işine «son» verildiğini, işe başlarken «teminat» olarak kendisinden istenen ve şirkete verilen senedin tarafına iadesini istediği görülmüştür.
Buna göre, mümeyyiz davalının savunma ve beyanları doğrultusunda, davalı ... ile davacı arasında «işçi/işveren ilişkisi» olup olmadığının usulünce araştırılması ve davalının bu hususa ilişkin «delilleri toplanmak» suretiyle görev hususunun buna göre değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece «görevli» olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın esasına ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… lama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde davalı şöförün tam kusurlu olduğu, dava dışı şirketin emtia «hasarının» bu şirket tarafından davacıya «fatura» edildiği ve fatura bedelinin davacı tarafça ödendiği, ayrıca emtia sigortasının bulunmadığı, taşınan emtiaya yönelik zarar talebi olarak 75.411,00 TL'nin kabul edileceği gerekçesiyle taşımaya konu ürün bedeline yönelik zarar talebinin kabulü ile, 75.411,00 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bu miktarın dışında kalan, davacı tarafın araç ve diğer talepleri yönünden davacı vekilinin beyanı ve hasarın ödenmiş olduğu gözetilerek esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7933 E. 2013/9214 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaDava, davacının taşımasını üstlendiği saç emtiasının, alt taşımacı olan davalı şirket ile «ifa yardımcısı» (şöför) olan diğer davalının taşıması sırasında «hasara» uğraması nedeniyle, davacı tarafından «taşıtana» ödenen hasar bedelinin davalılardan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Bu halde davalı gerçek kişinin, «hasarın» doğmasında «kusuru» bulunup bulunmadığının dosya içeriğine göre saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı ... aleyhindeki davanın, «ifa yardımcısı» olması nedeniyle açıldığı hususunun gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Türkiye-... arası nakliye «rizikolarına» karşı davacı tarafça «sigorta teminatı» altına alınan emtiadaki «hasarın» davalı «taşıyıcının» malları «teslim» aldığı andan, malların teslim edildiği ana kadar geçen sürede hasarlandığı hususunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dava, Uluslararası karayolu ile yapılan eşya taşıması kapsamında meydana gelen «hasar» sebebiyle nakliyat emtia «abonman sigorta poliçesine» dayalı olarak rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir.
Konvansiyonu'nun 30/1 maddesinde, ''alıcının, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar bildirimi · abonman sigorta poliçesi · peşin karar harcı · sigorta teminatı · riziko · taraf ehliyeti · taşıyıcı · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Türkiye-... arası nakliye «rizikolarına» karşı davacı tarafça «sigorta teminatı» altına alınan emtiadaki «hasarın» davalı «taşıyıcının» malları «teslim» aldığı andan, malların teslim edildiği ana kadar geçen sürede hasarlandığı hususunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dava, Uluslararası karayolu ile yapılan eşya taşıması kapsamında meydana gelen «hasar» sebebiyle nakliyat emtia «abonman sigorta poliçesine» dayalı olarak rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir.
Açıkça gözükmeyen ziyan veya «hasarlarda bildirme» yazılı olarak yapılacaktır.'' denilmiş, yine Konvansiyon'un 30/2 maddesinde ''Mal alıcı ve taşımacı tarafından kontrol edildikten sonra, bu kontrolün sonucuna uymayan kanıtlar ancak açıkça görülmeyen ziyan ve hasarlar için kabul olunabilir.
Somut uyuşmazlıkta, dosya kapsamına 13.03.2008, 12.03.2008 ve 27.03.2008 tarihli dava konusu «hasara» ilişkin olarak tutulan ve araç şöförlerinin imzaları da bulunan bir kısım tutanaklar sunulmuş, davalı taraf bu tutanakların sürücüler tarafından imzalandığının davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, kendilerinin tutanakların gerçekten araç sürücüleri tarafından imzalanıp imzalanmadığını bilmediklerini savunmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, araç şöförlerinin iştiraki ile düzenlendiği ileri sürülen tutanakların davalı tarafça kabul edilmediği, araç sürücüsü olarak gösterilen kişilerin «ehliyet» fotokopisi ve araç ruhsatının fotokopisi eklenmediğinden irdelenmesinin mümkün olamadığı belirtilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12972 E. , 2018/4073 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada....Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/07/2016 tarih ve 2015/689-2016/823 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin taşımacılık yaptığını, taşımasını üstlendiği sac emtiasını fiilen davalı şirketin taşıdığını, emtianın ıslak teslim edilmesi nedeniyle uğradığı zarardan davalıların sorumlu olduğunu, zararın tahsili için başlattıkları icra takibine yapılan itirazın hukuka aykırı ve haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilin taşımaya konu emtiayı gönderilen firmaya teslim ettiğini, gönderilen firmanın ıslak olduğunu belirttiği malları önce iade ettiğini, daha sonra malzemenin teslim alındığını, davacının hiçbir zararının bulunmadığını, dava konusu zarar oluşsa dahi müvekkilinin kusurlu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; taşıma sözleşmesinin tarafı olan davalı ... Ltd. Şti. doğan zarardan sorumlu olduğu, davalı ...’ın taşıma sözleşmesinde şirket adına imza attığı gerekçesiyle şirket yönünden davanın kısmen kabulü ile takibin 13.150,49 TL üzerinden devamına, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının taşımasını üstlendiği saç emtiasının, alt taşımacı olan davalı şirket ile ifa yardımcısı (şöför) olan diğer davalının taşıması sırasında hasara uğraması nedeniyle, davacı tarafından taşıtana ödenen hasar bedelinin davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı şirket aleyhindeki davanın kabulüne karar verilmiş, diğer davalı hakkındaki dava ise, davalı gerçek kişinin taşıma sözleşmesini davalı şirket adına imzaladığı, şirket hakkındaki davanın kabulüne karar verildiği, temsilci olan davalı gerçek kişinin sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı gerçek kişi aleyhindeki dava red edilmiştir.
Oysa davalı ... aleyhindeki dava, adı gecenin zararı ika eden şöför (ifa yardımcısı) olduğu iddiası ile açılmıştır.
Taşıma ilişkisinde ifa yardımcısının sorumluluğu, 6098 sayılı TBK 49 maddesinde düzenlenen haksız fiil sorumluluğu olup, kusur esasına dayanmaktadır.
Bu halde davalı gerçek kişinin, hasarın doğmasında kusuru bulunup bulunmadığının dosya içeriğine göre saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı ... aleyhindeki davanın, ifa yardımcısı olması nedeniyle açıldığı hususunun gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/425284200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz