Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10014 E. 2018/3948 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin hüküm sonucu↗ yediemin↗ kovuşturmaya yer olmadığına dair karar↗ kötüleme↗ ön inceleme aşaması↗ el koyma↗ delil tespiti↗ illiyet bağı↗ iyiniyet↗ şikayet↗ dürüstlük kuralı↗ ihbar↗ bilirkişi incelemesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ sulh↗ taşıyan↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ ibraz↗ temsil↗ teslim↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının ithalini yaptığı kontaktörlerin ... şirketince üretilerek satıldığı, davalının da aynı ürünlerin satışını yaptığı, ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2010/76 D.iş sayılı dosyasında davacının satışını yaptığı ürünlerin orjinal olduğunun tespit edildiği, davalının LS şirketinin Türkiye'de tek yetkili satıcısı olduğu, üretici firmanın da bilgisi ve talebi ile söz konusu LS markalı ürünlerin Türkiye'de taklitlerine karşı davalı şirket tarafından bir mücadele başlatıldığı ve bu kapsamda davacının da içinde olduğu bazı şirketler hakkında savcılık ve mahkemelere müracaat edildiği, davacının iş yerinde yapılan aramada 36 farklı çeşitte toplam 17244 adet ...markalı ürün tespit edildiği, bilirkişi incelemesi sonucu söz konusu ürünlerin orijinal ürünler ile aynı evsafta olduğunun ve paralel ithalat yöntemi ile ithal edildiğinin anlaşıldığı, daha sonra davacının talebi ile el konulmanın kaldırıldığı, davacının satışlarının düşmesi ile davalının yasal başvuruları arasında bir illiyet bağı kurulamadığı, bazı dönemlerde düşmenin aksine yükselme olduğu, bu nedenle davacının iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, haksız rekabetin tesbiti ve men'i, maddi ve manevi tazminatın tahsili, hükmün ilanı istemlerine ilişkin olup, davalının, davacının ithal edip sattığı ürünlerin sahte olduğunu iddia ederek haksız şikayet ve ihbarlarla haksız rekabette bulunduğu, davacıyı kötüleyerek zarara uğrattığı ileri sürülmüştür. Davalı tarafından önce delil tespiti talebinde bulunulmuş, davacının iş yerindeki ürünler üzerinde inceleme yapılarak getirilen orijinal contactorlarla tespit mahallindekilerin birebir uygunluk gösterdikleri, ancak kesin bir sonuca varılabilmesi için her iki grup ürünün sökülerek uzmanınca incelenmesi voltaj testlerine tabi tutulması gerektiği yönünde rapor ibraz edilmiştir. Davalı tarafça ... Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayet üzerine haksız rekabet nedeniyle davacı şirket yetkilisi hakkında kamu davası açıldığı, yargılama sonucunda atılı suçun sabit olmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği, yine davalı tarafından Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayet üzerine yapılan soruşturma sırasında Kadıköy 4. Sulh Ceza Mahkemesince verilen arama el koyma kararı ile şikayete konu ürünlerden numune alındığı, kalanının davacı şirket yetkilisine yedi emin olarak teslim edildiği, ... adına tescilli markayı taşıyan davacı ürünlerinin yurt dışından paralel ithalat yoluyla ithal edilen orijinal ürünler olduklarına dair bilirkişi raporu alındığı, kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararın itirazın reddedilmesi üzerine kesinleştiği anlaşılmıştır. Davalı yanca ayrıca Vergi Dairesi ve Gümrük Müdürlüğüne de çeşitli ihbarlarda bulunulmuştur. Böylece açıklanan gelişmeler nazara alındığında davalı tarafından yapılan şikayetler üzerine davacı ürünlerine el konularak davacı temsilcisine yediemin olarak bırakıldığı, şikayet ve ihbarlar sonucunda davalının haksız çıktığı, yapılan suç duyurusu, mahkeme başvuruları ve ihbarların iyiniyetli olmadığı, dürüstlük kurallarına aykırı bulunduğu, yapılan şikayet ve başvuruların taşkın hak kullanımı olduğu, davalının hukuki çekişmenin çözümü için uygun davalar açma imkanı olduğu halde kullanmayıp karşı tarafın ticari faaliyetlerini şikayet, arama, elkoyma istemleri ile şaibe altında bırakmasının haksız rekabet oluşturduğu sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte dinlenen bir kısım tanıklar, davalı temsilcilerinin davacı ürünlerinin sahte olduğunu, toplatılmasına karar verildiğini söylediklerini ifade etmiş olup davacıya verilen siparişlerin iptal edildiği, böylece davacının zarara uğratıldığı da anlaşılmaktadır. Bu suretle davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği, davacının az ya da çok zarara uğradığı kabul edilip meydana gelen zararın tazmini yoluna gidilmesi, miktarının belirlenememesi halinde dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK. nın 42. maddesi gereğince hakim tarafından belirlenecek uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10838 E. 2014/16271 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz kararda1-Dava, «haksız rekabetin» tesbiti ve men'i, maddi ve manevi tazminatın tahsili, hükmün «ilanı» istemlerine ilişkin olup, davalının, davacının ithal edip sattığı ürünlerin sahte olduğunu iddia ederek haksız «şikayet» ve ihbarlarla haksız rekabette bulunduğu, davacıyı «kötüleyerek» zarara uğrattığı ileri sürülmüştür.
Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan «şikayet» üzerine «haksız rekabet» nedeniyle davacı şirket yetkilisi hakkında kamu davası açıldığı, yargılama sonucunda atılı suçun sabit olmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği, yine davalı tarafından Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayet üzerine yapılan soruşturma sırasında Kadıköy 4.
Böylece açıklanan gelişmeler nazara alındığında davalı tarafından yapılan «şikayetler» üzerine davacı ürünlerine el konularak davacı «temsilcisine» «yediemin» olarak bırakıldığı, şikayet ve «ihbarlar» sonucunda davalının haksız çıktığı, yapılan suç duyurusu, mahkeme başvuruları ve ihbarların «iyiniyetli» olmadığı, «dürüstlük kurallarına» aykırı bulunduğu, yapılan şikayet ve başvuruların taşkın hak kullanımı olduğu, davalının hukuki çekişmenin çözümü için uygun davalar açma imkanı olduğu halde kullanmayıp karşı tarafın ticari faaliyetlerini şikayet, arama, elkoyma istemleri ile şaibe altında bırakmasının «haksız rekabet» oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
Benzer bu kararda… konusu tasarımların ilk olarak davacı tarafından üretilmediği, ürünlerin ... dışından paralel ithalat yolu ile getirilerek üretim ve satışının yapıldığı, bu nedenle «haksız rekabet» iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle bu talebin de reddine dair verilen kararın davacı-davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13746 E. 2017/1633 K.
Ortak:taşıyan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda1-Dava, «haksız rekabetin» tesbiti ve men'i, maddi ve manevi tazminatın tahsili, hükmün «ilanı» istemlerine ilişkin olup, davalının, davacının ithal edip sattığı ürünlerin sahte olduğunu iddia ederek haksız «şikayet» ve ihbarlarla haksız rekabette bulunduğu, davacıyı «kötüleyerek» zarara uğrattığı ileri sürülmüştür.
Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan «şikayet» üzerine «haksız rekabet» nedeniyle davacı şirket yetkilisi hakkında kamu davası açıldığı, yargılama sonucunda atılı suçun sabit olmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği, yine davalı tarafından Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayet üzerine yapılan soruşturma sırasında Kadıköy 4.
Sulh Ceza Mahkemesince verilen arama el «koyma» kararı ile «şikayete» konu ürünlerden numune alındığı, kalanının davacı şirket yetkilisine yedi emin olarak «teslim» edildiği, ... adına tescilli markayı «taşıyan» davacı ürünlerinin yurt dışından paralel ithalat yoluyla ithal edilen orijinal ürünler olduklarına dair bilirkişi raporu alındığı, «kovuşturmaya yer olmadığına» dair verilen kararın itirazın reddedilmesi üzerine kesinleştiği anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların aynı markayı «taşıyan» ürünleri ... dışından ithal ettikleri, markanın gerçek sahibi tarafından ürünlerin daha önce davalı şirket aracılığı ile Türkiye piyasasına sürüldüğü ve hatta davacı şirketin de ilk ürünleri davalı şirketten aldığı, davacı şirketin markayı daha sonra tescil ettirdiği, tarafların piyasaya sunduğu ürünlerin özgün marka taşıdığı ve ürünlerin özgün olduğu, ürünlerin etiket ve ambalaj farklarının tecavüz anlamında değerlendirilemeyeceği, teknik ve idari sebeplerden kaynaklandığı, bu durumda davalıların eyleminin paralel ithalat ve satış biçiminde olduğu, davacının vekil markasına dayalı olarak paralel ithalatı engelleyemeyeceği ve marka hakkının tükendiği, ayrıca davacının vekil markasının tescilinden önceki davalının unvan «kaydı» 556 sayılı KHK’nın 8/5 maddesi uyarınca avantaj ve savunma «sebebi» oluşturduğu gerekçesiyle sabit olmayan markaya tecavüzün önlenmesi, «haksız rekabet» ve «tazminat davalarının» ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tazminat davası · olumsuz oy · dava sebebi · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların aynı markayı «taşıyan» ürünleri ... dışından ithal ettikleri, markanın gerçek sahibi tarafından ürünlerin daha önce davalı şirket aracılığı ile Türkiye piyasasına sürüldüğü ve hatta davacı şirketin de ilk ürünleri davalı şirketten aldığı, davacı şirketin markayı daha sonra tescil ettirdiği, tarafların piyasaya sunduğu ürünlerin özgün marka taşıdığı ve ürünlerin özgün olduğu, ürünlerin etiket ve ambalaj farklarının tecavüz anlamında değerlendirilemeyeceği, teknik ve idari sebeplerden kaynaklandığı, bu durumda davalıların eyleminin paralel ithalat ve satış biçiminde olduğu, davacının vekil markasına dayalı olarak paralel ithalatı engelleyemeyeceği ve marka hakkının tükendiği, ayrıca davacının vekil markasının tescilinden önceki davalının unvan «kaydı» 556 sayılı KHK’nın 8/5 maddesi uyarınca avantaj ve savunma «sebebi» oluşturduğu gerekçesiyle sabit olmayan markaya tecavüzün önlenmesi, «haksız rekabet» ve «tazminat davalarının» ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece, davalı şirkete karşı açılan ticaret unvanındaki “...” ibaresinin sicilden terkinine yönelik dava hakkında hüküm fıkrasında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/10014 E. , 2018/3948 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/04/2016 tarih ve 2014/371-2016/303 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/05/2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının ithalatını yaptığı kontaktörlerin ... firmasınca üretildiğini ve davalının da aynı ürünlerin satışını yapan bir firma olduğunu, davalı şirketin davacının ithal edip sattığı ürünlerin taklit olduğunu iddia ederek savcılık ve resmi kurumlara şikayet ve ihbarlarda bulunduğunu, dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde davacıyı yanlış, yanıltıcı beyanlarla kötülediğini, ticaretine engel olmaya çalıştığını ve elde ettiği ticari sırları haksız kazanç elde etmek amacı ile kullandığını, davalının şikayeti üzerine alınan arama ve el koyma kararı nedeniyle davacının iflasın eşiğine geldiğini, gelen siparişleri alamadığını ve verilen siparişleri teslim edemediğini ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin tesbit ve men'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu ürünlerin Türkiye'de tek satıcısı ve marka hakkının korunması için yetkili olduğunu, ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine ibraz edilen bilirkişi raporu ile davacı ürünlerinin orjinal olup olmadığının tespit edilememesi, kesin bir kanaate varması için her iki ürün grubunun da voltaj testine tabi tutulması gerektiğinin belirlenmesi üzerine, davacının dosyaya örnek ürün sunmaktan imtina ettiğini, bu nedenle savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, savcılık tarafından alınan bilirkişi raporuyla söz konusu ürünlerin orjinal ürünlerle aynı evsafta olduğunun ve paralel ithalat yolu ile ithal edildiğinin bildirildiğini, gümrük müdürlüğüne verilen dilekçe ile davacının yurt dışından ithal ettiği ürünlerin yasal çerçevede ithal edilip edilmediğinin tespitinin istendiğini, davacı tarafından beyan edilen hususların haksız rekabet oluşturan eylem olmadığını, davalı şirket tarafından davacıyı maddi ve manevi zarara uğratacak herhangi bir girişimde bulunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının ithalini yaptığı kontaktörlerin ... şirketince üretilerek satıldığı, davalının da aynı ürünlerin satışını yaptığı, ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2010/76 D.iş sayılı dosyasında davacının satışını yaptığı ürünlerin orjinal olduğunun tespit edildiği, davalının LS şirketinin Türkiye'de tek yetkili satıcısı olduğu, üretici firmanın da bilgisi ve talebi ile söz konusu LS markalı ürünlerin Türkiye'de taklitlerine karşı davalı şirket tarafından bir mücadele başlatıldığı ve bu kapsamda davacının da içinde olduğu bazı şirketler hakkında savcılık ve mahkemelere müracaat edildiği, davacının iş yerinde yapılan aramada 36 farklı çeşitte toplam 17244 adet ...markalı ürün tespit edildiği, bilirkişi incelemesi sonucu söz konusu ürünlerin orijinal ürünler ile aynı evsafta olduğunun ve paralel ithalat yöntemi ile ithal edildiğinin anlaşıldığı, daha sonra davacının talebi ile el konulmanın kaldırıldığı, davacının satışlarının düşmesi ile davalının yasal başvuruları arasında bir illiyet bağı kurulamadığı, bazı dönemlerde düşmenin aksine yükselme olduğu, bu nedenle davacının iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, haksız rekabetin tesbiti ve men'i, maddi ve manevi tazminatın tahsili, hükmün ilanı istemlerine ilişkin olup, davalının, davacının ithal edip sattığı ürünlerin sahte olduğunu iddia ederek haksız şikayet ve ihbarlarla haksız rekabette bulunduğu, davacıyı kötüleyerek zarara uğrattığı ileri sürülmüştür. Davalı tarafından önce delil tespiti talebinde bulunulmuş, davacının iş yerindeki ürünler üzerinde inceleme yapılarak getirilen orijinal contactorlarla tespit mahallindekilerin birebir uygunluk gösterdikleri, ancak kesin bir sonuca varılabilmesi için her iki grup ürünün sökülerek uzmanınca incelenmesi voltaj testlerine tabi tutulması gerektiği yönünde rapor ibraz edilmiştir. Davalı tarafça ...
Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayet üzerine haksız rekabet nedeniyle davacı şirket yetkilisi hakkında kamu davası açıldığı, yargılama sonucunda atılı suçun sabit olmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği, yine davalı tarafından Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayet üzerine yapılan soruşturma sırasında Kadıköy 4. Sulh Ceza Mahkemesince verilen arama el koyma kararı ile şikayete konu ürünlerden numune alındığı, kalanının davacı şirket yetkilisine yedi emin olarak teslim edildiği, ... adına tescilli markayı taşıyan davacı ürünlerinin yurt dışından paralel ithalat yoluyla ithal edilen orijinal ürünler olduklarına dair bilirkişi raporu alındığı, kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararın itirazın reddedilmesi üzerine kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davalı yanca ayrıca Vergi Dairesi ve Gümrük Müdürlüğüne de çeşitli ihbarlarda bulunulmuştur. Böylece açıklanan gelişmeler nazara alındığında davalı tarafından yapılan şikayetler üzerine davacı ürünlerine el konularak davacı temsilcisine yediemin olarak bırakıldığı, şikayet ve ihbarlar sonucunda davalının haksız çıktığı, yapılan suç duyurusu, mahkeme başvuruları ve ihbarların iyiniyetli olmadığı, dürüstlük kurallarına aykırı bulunduğu, yapılan şikayet ve başvuruların taşkın hak kullanımı olduğu, davalının hukuki çekişmenin çözümü için uygun davalar açma imkanı olduğu halde kullanmayıp karşı tarafın ticari faaliyetlerini şikayet, arama, elkoyma istemleri ile şaibe altında bırakmasının haksız rekabet oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
Bununla birlikte dinlenen bir kısım tanıklar, davalı temsilcilerinin davacı ürünlerinin sahte olduğunu, toplatılmasına karar verildiğini söylediklerini ifade etmiş olup davacıya verilen siparişlerin iptal edildiği, böylece davacının zarara uğratıldığı da anlaşılmaktadır. Bu suretle davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği, davacının az ya da çok zarara uğradığı kabul edilip meydana gelen zararın tazmini yoluna gidilmesi, miktarının belirlenememesi halinde dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK. nın 42. maddesi gereğince hakim tarafından belirlenecek uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/424911400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz