6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İstirdat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/3449 E. 2018/3512 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargılama giderlerinden sorumluluk 3095 sayılı kanun hisse senedi yargılama giderleri iş bölümü tenfiz istirdat dosya masrafı karar verilmesine yer olmadığına

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava konusu şirket hisse senetlerinden 1615 adedinin ve 16.713,00 EURO’nun dava açıldıktan sonra davacıya iade edildiği, bu sebeple bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı, ancak davalının dava açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, ayrıca yabancı mahkemenin masraf tespiti yönündeki ek kararının tenfiz edilmediği gerekçesiyle 1615 adet hisse senedi ile 16.713,00 EURO'luk kısım yönünden davanın konusuz kaldığı için karar verilmesine yer olmadığına ve dava konusu 5.737,00 EURO'nun ise ödeme tarihi olan 30/11/2012 tarihinden 3095 sayılı Kanun gereğince hesaplanacak en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve 245 adet hisse senedinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizine ilişkin karar uyarınca yapılan fazla ödemenin istirdadı ve davalının uhdesinde olduğu iddia edilen hisse senetlerinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, yabancı mahkemenin masraf tespitine ilişkin kararının tenfiz edilmediği ve davalının 245 adet hisse senedini iade etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/472 esas sayılı dosyasında, davacı, yabancı mahkeme kararı ile birlikte ayrıca yargılama masraflarına ilişkin tespit kararının da tenfizini talep etmiştir. Dairemizin 19.06.2017 tarih ve 2016/10171 esas 2017/3809 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, mahkemece 22/09/2011 tarih ve 2011/436 sayılı kararla davanın kabulüne karar verilmiş olması karşısında davanın kabulü kararının masraf tespit kararını da kapsadığının kabulü gerekmektedir. Bu durumda, mahkemece, masraf tespit kararı yönünden de tenfiz kararı verildiği ve bu kararın tenfiz edildiği gözetilerek, masraf tespit kararına konu bölüm yönünden istirdat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Ayrıca, her ne kadar somut olayda hisse senedi niteliği olmasa dahi davacı ...Ş. tarafından 245 adet hisse senedinin davalıya verildiği ispatlanamadığa göre, hangi nedenle tek taraflı olarak düzenlenen davacı kayıtlarının benimsenerek davalı yedinde 245 adet hisse bulunduğu ve iadesi gerektiğine dair gerekçe belirtilmeksizin bu senetlerin davalıdan tahsiline karar verilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1236 E. 2016/6784 K.

    Ortak: · İstirdat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12370 E. 2018/5499 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14482 E. 2017/178 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2017/3449 E.  ,  2018/3512 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/05/2017 tarih ve 2017/279-2017/458 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; davalının müvekkili aleyhine ...’da alacak davası açtığını, ...Eyalet Mahkemesi’nce davanın kabulüne karar verildiğini, işbu yabancı mahkeme kararının ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/472 esas sayılı dosyası ile tenfizine karar verildiğini ve tenfiz kararının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalının tenfiz davasındaki avukatının banka hesabına 30/11/2012 tarihinde toplam 122.062,67 EURO’nun TL karşığınca ödemede bulunulduğunu, ancak davalının tenfiz kararına konu yabancı mahkeme ilamındaki tüm haklarını tahsil etmesine rağmen elinde kalan müvekkili şirkete ait hisse senetlerini iade etmeyerek sebepsiz zenginleştiğini, ayrıca aslında yabancı mahkeme ve tenfiz kararı gereği müvekkilinin davalıya 99.557,31 EURO ödeme yapması gerekirken fazladan 22.505,36 EURO fazla ödemede bulunduğunu ileri sürerek davalıda bulunan 1860 adet hisse senetlerinin müvekkiline iadesine ve 22.505,36 EURO’nun banka yoluyla gönderildiği tarihinden itibaren bankaların uyguladığı en yüksek döviz mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; müvekkilinin elinde bulunan hisse senetlerini ve 16.713,00 EURO’yu dava açılmasından sonra davacıya iade edildiğini, davacının talep ettiği diğer hamiline yazılı senetlerin müvekkilinde bulunmadığını, fazladan ödendiği iddia edilen diğer miktarın yabancı mahkemenin ek kararında belirtilen ve tenfiz edilen yargılama masraflarına ilişkin olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava konusu şirket hisse senetlerinden 1615 adedinin ve 16.713,00 EURO’nun dava açıldıktan sonra davacıya iade edildiği, bu sebeple bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı, ancak davalının dava açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, ayrıca yabancı mahkemenin masraf tespiti yönündeki ek kararının tenfiz edilmediği gerekçesiyle 1615 adet hisse senedi ile 16.713,00 EURO'luk kısım yönünden davanın konusuz kaldığı için karar verilmesine yer olmadığına ve dava konusu 5.737,00 EURO'nun ise ödeme tarihi olan 30/11/2012 tarihinden 3095 sayılı Kanun gereğince hesaplanacak en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve 245 adet hisse senedinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizine ilişkin karar uyarınca yapılan fazla ödemenin istirdadı ve davalının uhdesinde olduğu iddia edilen hisse senetlerinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, yabancı mahkemenin masraf tespitine ilişkin kararının tenfiz edilmediği ve davalının 245 adet hisse senedini iade etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/472 esas sayılı dosyasında, davacı, yabancı mahkeme kararı ile birlikte ayrıca yargılama masraflarına ilişkin tespit kararının da tenfizini talep etmiştir. Dairemizin 19.06.2017 tarih ve 2016/10171 esas 2017/3809 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, mahkemece 22/09/2011 tarih ve 2011/436 sayılı kararla davanın kabulüne karar verilmiş olması karşısında davanın kabulü kararının masraf tespit kararını da kapsadığının kabulü gerekmektedir.

Bu durumda, mahkemece, masraf tespit kararı yönünden de tenfiz kararı verildiği ve bu kararın tenfiz edildiği gözetilerek, masraf tespit kararına konu bölüm yönünden istirdat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Ayrıca, her ne kadar somut olayda hisse senedi niteliği olmasa dahi davacı ...Ş. tarafından 245 adet hisse senedinin davalıya verildiği ispatlanamadığa göre, hangi nedenle tek taraflı olarak düzenlenen davacı kayıtlarının benimsenerek davalı yedinde 245 adet hisse bulunduğu ve iadesi gerektiğine dair gerekçe belirtilmeksizin bu senetlerin davalıdan tahsiline karar verilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/424012600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.