6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sınırlı ihya kararında tasfiye memuru atanması gerekliliği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/13 E. 2024/952 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Davacının nitelemesi: Tasfiye Memuru Atanması mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

TTK'nın Geçici 7. maddesi kapsamında ticaret sicilinden re'sen terkin edilen bir şirket hakkında, derdest bir davanın sonuçlandırılabilmesi amacıyla sınırlı olarak ihya kararı verildiğinde, bu ihya kararıyla birlikte TTK'nın 547. maddesi uyarınca ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için bir tasfiye memuru atanması gerekir; sadece terkin işleminin hukuka uygunluğu araştırılıp ihyaya hükmedilmesi, tasfiye memuru atanmaksızın yeterli değildir.

Ele alınan sorunlar

Sınırlı ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerekip gerekmediği → kabul

İddia: Davalı vekili, dava dışı şirketin ihyasına karar verilmekle birlikte tasfiye memuru atanmadığını, bu nedenle temsilcisi olmadığından şirketin sistemde kaydının açılamadığını, ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında terkin edilen, münfesih halde olmayan şirketler bakımından ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı yönünde önceden uygulanan bir yargı uygulaması bulunmakla birlikte, Yargıtay HGK ve 11. Hukuk Dairesi bu konuya ilişkin olarak, davaların sonuçlandırılabilmesi için sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirketlere tasfiye memuru atanmasının kanunun amacına uygun olacağı yönünde bozma kararları vermiştir. Davacı, taraf teşkili ve alacağının tahsili amacına TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile de ulaşabileceğinden, bölge adliye mahkemesince dava konusu şirketin TTK'nın 547. maddesi gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir tasfiye memuru atanması gerekirken, ihyası istenen şirketin TTK'nın Geçici 7. maddesi gereğince terkin işleminin hukuka uygun olup olmadığının araştırılıp terkin işleminin iptali niteliğinde ihyasına karar verilmesi doğru değildir. Bu bozma kararları nedeniyle Dairece de münfesih olmasa da sınırlı olarak ihya kararı verilen şirketlere tasfiye memuru atanmasının kanunun amacına uygun olacağı, TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması gerekmediği yolundaki mevcut uygulamadan dönülmüştür. Açılan davanın sonlandırılabilmesi için şirketin ihyasının sınırlı olarak yapıldığı anlaşılmakla, ihyasına karar verilen şirkete TTK'nın 547. maddesi uyarınca ek tasfiye için tasfiye memuru atanması gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Daire, Yargıtay HGK ve 11. Hukuk Dairesi'nin bozma kararları doğrultusunda, münfesih olmasa da sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirketlere tasfiye memuru atanmasının gerekmediği yönündeki önceki içtihadından dönerek, TTK 547. madde uyarınca ek tasfiye için tasfiye memuru atanmasının gerektiği yönünde içtihat değişikliğine gitmiştir. Bu, dairenin kendi uygulamasını değiştiren açık bir emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
Şirketin ihyası Ticaret sicilinden re'sen terkin Ek tasfiye Tasfiye memuru atanması TTK Geçici 7. madde TTK 547. madde

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — 6102 sayılı Kanun Geçici 76102 sayılı Kanun 547 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-4HMK 353(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/13

KARAR NO 2024/952

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/05/2023

NUMARASI 2023/147 Esas - 2023/463 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/06/2024

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili adına ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Tic. Limited Şirketi ve SGK Başkanlığı'nı hasım göstererek İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi nezdinde 2018/468 esas sayılı dosya ile hizmet tespit davası açıldığı, ancak şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğiniöğrendiklerini,taraf teşkilinin sağlanması açısından mahkemece taraflarına işbu davayı açmak için mehil verildiği,ihyasını istedikleri şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önce adresinin Beykoz/ İstanbul olduğu, şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silinme (terkin) ile sona ereceği ancak silinme işleminin geçerli olabilmesi için belirli şartlar olduğunu şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tescil taleplerini, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiği ve sonuca bağladığı, yargı merci gibi hareket edemeyeceği, şirketin“6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına ... Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, kapsamında; "vergi kaydının terkin edildiği" ve "adresinin tespit edilemediği" hususlarının belirlenmesinin ardından, re'sen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 18.02.2015 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiğinin anlaşıldığı, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nce söz konusu şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi hâlinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceği ihtarında bulunulduğu ancak bu ihtara rağmen söz konusu şirketin yukarıdaki yükümlülüklerini yerine getirmediği,müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığı, bu nedenle yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirket hakkında ihyası talep edilen şirketin taraf olduğu derdest dava bulunduğunu, dolayısıyla faal olduğunu, ancak bildirimle yapılan ilana rağmen Ticaret Sicil Müdürlüğünce başvurusu bulunmadığından tebligat ve ilan prosedüründen sonra tasfiye edilmeksizin resen terkin edildiğini, derdest olan davanın sonucuna göre şirketin borcu ortaya çıkabileceğini, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağını, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından davanın kabulüne, davalının cevap dilekçesinde de belirttiği üzere derdest bir dava yokken yapılan terkin işlemi söz konusu olduğundan, davalı yasal hasım olduğundan ve davacı yanca talepte de bulunulmadığından vekalet ücreti takdir edilmemiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; dava dışı şirketin ihyasına karar verilmekle birlikte tasfiye memuru atanmadığını, tasfiye memuru atanmaması nedeniyle temsilcisi olmaması nedeniyle şirketin sistemde kaydının açılamadığını, şirketin ihyasına karar verilerek tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

TTK nın geçici 7.madde kapsamında terkin edilen münfesih halde olmayan şirketler bakımından ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı yolunda bir yargı uygulaması var iken ;Yargıtay HGK ve 11.HD nin bu konuya ilişkin olarak davaların sonuçlandırılabilmesi için sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirketlere tasfiye memuru atanmasının kanunun amacına uygun olacağı yönünde bozma kararları verilmiştir. "Davacı, taraf teşkili ve alacağının tahsili amacına 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile de ulaşabileceği, o hâlde bölge adliye mahkemesince dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir tasfiye memuru atanması gerekirken ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7.

maddesi gereğince terkin işleminin hukuka uygun olup olmadığı araştırılarak terkin işleminin hukuka uygun olmadığından bahisle terkin işleminin iptali niteliğindeki şirketin ihyasına karar verilmesi doğru olmamıştır. (Yargıtay HGK'nın 2023/11-338 esas, 2024/3 karar sayılı 24.01.2024 tarihli ilamı, Yargıtay 11. HD'nin 22.03.2022 tarihli, 2020/8099 esas, 2022/2190 karar sayılı ilamı) Anılan kararlar nedeniyle Dairemizce de münfesih olmasa da sınırlı olarak ihya kararı verilen şirketlere tasfiye memuru atanması kanunun amacına uygun olacağından TTK nın 547 maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması gerekmediği yolundaki mevcut uygulamadan dönülmüştür. Açıklanan nedenlerle:Açılan davanın sonlandırılabilmesi için şirketin ihyasının sınırlı olarak yapıldığı anlaşılmakla ihyasına karar verilen şirkete TTK nın 547.maddesi uyarınca ek tasfiye için tasfiye memuru atanması gerekmektedir.

Anılan eksiklik giderilmek üzere davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ,kararın kaldırılmasına, eksiklik giderilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2023 Tarih 2023/147 Esas - 2023/463 Karar sayılı kararın gerekçesi nedeniyle HMK'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, Davalı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/06/24

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/42389 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.