Ticari avans faizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/303 E. 2018/3227 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari avans faizi↗ pay sahipliği↗ ba formu↗ müteselsil sorumluluk↗ hisse senedi↗ istirdat↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ cy/cy kaydı↗ avans faizi↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir ortaklık ilişkisinin mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalı şirket ile dava dışı ... İht. Paz. ve Tic. A.Ş. adlı şirketin bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri anlaşıldığından davacının zararından davalı şirketin de haksız fiil hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunduğu, davacı tarafından şirkete yatırılan 1.000 DM’nin dava tarihi itibariyle karşılığının 995,50 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespiti ile 995,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı tarafından 1.000,00 DM’nin ... Grubu şirketlerinden ... Yozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. ve Tic. A.Ş.’ye verilmiş olmasına, bu miktardan davalının da sorumlu bulunmasına göre, davalı ...Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespiti ve davalı tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalının yüksek oranda kâr verileceği ve yatırılan paranın istenildiği an çekilebileceği vaadi ile binlerce kişiden para tahsil ettiğini, ancak bir süre sonra talep edilmesine rağmen toplanan paraların geri verilmediğini, müvekkilinden ise 29.05.2000 tarihinde ... Yozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. ve Tic. A.Ş. hisse senedi talep formu ile 1.000,00 DM tahsil edildiğini, ayrıca müvekkilinin ... ..... GmbH’ye ödediği paraların 21.08.2006 tarihli devir tutanağı ile 17.520,00 Euro olarak ... Holding A.Ş.’ye hisse almak üzere devredildiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek ... Grubu şirketlere yatırdığı anılan miktarlardan şimdilik 10.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiş, davalı vekili ise davacı taraf ile müvekkili arasında ortaklık ilişkisinin kurulduğunu ve TTK'nın 329 ve 405. maddeleri gereğince ödediği parayı geri isteyemeyeceğini savunmuş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine ve davacı tarafından ... Grubu şirketine ödenen 1.000,00 DM’nin TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiş, ancak davacının devir tutanağında belirtilen 17.500,00 Euro talebi gerekçesiz olarak reddedilmiştir. Oysa, davacının ... Grubu şirketlerinden olan ... ..... GmbH’ye ödediği paraların 21.08.2006 tarihli devir tutanağı ile 17.520,00 Euro olarak ... Holding A.Ş.’ye hisse almak üzere devredildiğini, buna mukabil ... Holding A.Ş.’den 11 adet hisse verildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, mahkemece alınan ve benimsenen bilirkişi raporunda, davacıya 11 adet hisse verilmesine rağmen şirket muhasebe kayıtlarında davacının pay sahibi olduğuna ilişkin bir kayda rastlanılmadığı, defterlerin mevcut durumu nazara alındığında pay sahipliği durumunun şirket kayıtlarından tespit edilemeyeceği belirlenmiştir. Bilirkişi raporunda açıkça, şirket muhasebe kayıtlarında davacının pay sahibi olduğuna ilişkin bir kayda rastlanılmadığı, defterlerin mevcut durumu nazara alındığında pay sahipliği durumunun şirket kayıtlarından tespit edilemeyeceği belirlendiğine göre bu durumda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, 21.08.2006 tarihinde 11 adet karşılığı davacıdan 17.500,00 Euro tahsil edildiği kabul edilerek, taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı ve haksız fiil hükümlerine göre bu miktardan da davalının sorumlu olacağı gözetilip taleple bağlı kalınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5017 E. 2017/3880 K.
Ortak:ticari avans faizi · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · cy/cy kaydı · avans faizi
İncelediğiniz karardaA.Ş. adlı şirketin bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri anlaşıldığından davacının zararından davalı şirketin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumluluklarının» bulunduğu, davacı tarafından şirkete yatırılan 1.000 DM’nin dava tarihi itibariyle karşılığının 995,50 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ile 995,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunda açıkça, şirket muhasebe kayıtlarında davacının pay sahibi olduğuna ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, «defterlerin» mevcut durumu nazara alındığında «pay sahipliği» durumunun şirket kayıtlarından tespit edilemeyeceği belirlendiğine göre bu durumda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, 21.08.2006 tarihinde 11 adet karşılığı davacıdan 17.500,00 Euro tahsil edildiği kabul edilerek, taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı ve «haksız fiil» hükümlerine göre bu miktardan da davalının sorumlu olacağı gözetilip taleple bağlı kalınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş. adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı, ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacıyla davalı ...A.Ş. arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, 47.913,75 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet yokluğu · karar verilmesine yer olmadığına · husumet
Benzer bu karardaA.Ş. hakkında açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine dair verilen karar davacı tarafça temyiz edilmeksizin kesinlemiş olup mahkemece yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin davalı ... ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2942 E. 2019/288 K.
Ortak:ticari avans faizi · müteselsil sorumluluk · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · cy/cy kaydı · avans faizi
İncelediğiniz karardaA.Ş. adlı şirketin bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri anlaşıldığından davacının zararından davalı şirketin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumluluklarının» bulunduğu, davacı tarafından şirkete yatırılan 1.000 DM’nin dava tarihi itibariyle karşılığının 995,50 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ile 995,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunda açıkça, şirket muhasebe kayıtlarında davacının pay sahibi olduğuna ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, «defterlerin» mevcut durumu nazara alındığında «pay sahipliği» durumunun şirket kayıtlarından tespit edilemeyeceği belirlendiğine göre bu durumda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, 21.08.2006 tarihinde 11 adet karşılığı davacıdan 17.500,00 Euro tahsil edildiği kabul edilerek, taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı ve «haksız fiil» hükümlerine göre bu miktardan da davalının sorumlu olacağı gözetilip taleple bağlı kalınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş’den 10.000 DM bedelle bu şirketin bir kısım hisselerini satın aldığı, ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıyla davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, 9.231,38 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2- Mahkemenin 10/05/2012 tarihli ilamı ile davanın kısmen kabulüne, geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» olmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 9.508,99 TL'nin dava tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilmiş, bu hüküm davacı vekilince temyiz edilmemiş olup, hüküm adı geçen davalılar yararına bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak
Benzer bu karardaBu suretle, faiz oranına ilişkin hususun, davalılar yararına bozma ilamına uyulması yönündeki mahkeme ilamıyla birlikte «usuli kazanılmış hak» oluşturması nedeniyle mahkemece hükmedilen alacağa kanuni faiz işletilmesi gerekirken hüküm altına alınan alacağın ticari avans faiziyle tahsiline karar verilmesi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5198 E. 2017/4482 K.
Ortak:ticari avans faizi · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · cy/cy kaydı · avans faizi
İncelediğiniz karardaA.Ş. adlı şirketin bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri anlaşıldığından davacının zararından davalı şirketin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumluluklarının» bulunduğu, davacı tarafından şirkete yatırılan 1.000 DM’nin dava tarihi itibariyle karşılığının 995,50 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ile 995,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunda açıkça, şirket muhasebe kayıtlarında davacının pay sahibi olduğuna ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, «defterlerin» mevcut durumu nazara alındığında «pay sahipliği» durumunun şirket kayıtlarından tespit edilemeyeceği belirlendiğine göre bu durumda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, 21.08.2006 tarihinde 11 adet karşılığı davacıdan 17.500,00 Euro tahsil edildiği kabul edilerek, taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı ve «haksız fiil» hükümlerine göre bu miktardan da davalının sorumlu olacağı gözetilip taleple bağlı kalınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş. adlı şirketten 35.000 DM bedelle bir kısım hisselerini satın aldığı, ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, 32.309,82 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda, ikinci bozma ilamı öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Dairemizin ilk bozma ilamıyla «eksik inceleme» nedeniyle davanın reddine dair mahkeme kararı bozulmuştur.
İkinci kararı davacı vekili temyiz etmemiş, davalılar vekilinin temyizi üzerine karar, yine «eksik araştırma» gerekçesiyle Dairemizce bozulmuştur.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7087 E. 2018/539 K.
Ortak:ticari avans faizi · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · cy/cy kaydı · avans faizi
İncelediğiniz karardaA.Ş. adlı şirketin bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri anlaşıldığından davacının zararından davalı şirketin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumluluklarının» bulunduğu, davacı tarafından şirkete yatırılan 1.000 DM’nin dava tarihi itibariyle karşılığının 995,50 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ile 995,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunda açıkça, şirket muhasebe kayıtlarında davacının pay sahibi olduğuna ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, «defterlerin» mevcut durumu nazara alındığında «pay sahipliği» durumunun şirket kayıtlarından tespit edilemeyeceği belirlendiğine göre bu durumda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, 21.08.2006 tarihinde 11 adet karşılığı davacıdan 17.500,00 Euro tahsil edildiği kabul edilerek, taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı ve «haksız fiil» hükümlerine göre bu miktardan da davalının sorumlu olacağı gözetilip taleple bağlı kalınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… hinde 30.000 DM bedelle bir kısım davalı şirket hisselerini satın aldığı, ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bu nedenle 47.804,20 TL'nin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda, ikinci bozma ilamı öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
2- Davacı vekili, alacağın avans faiziyle tahsilini talep etmiş olup, Dairemizin ilk bozma ilamıyla «eksik inceleme» nedeniyle davanın reddi kararı bozulmuştur.
İkinci kararı davacı vekili temyiz etmemiş, davalılar vekilinin temyizi üzerine karar, yine «eksik araştırma» gerekçesiyle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5186 E. 2017/4254 K.
Ortak:ticari avans faizi · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · cy/cy kaydı · avans faizi
İncelediğiniz karardaA.Ş. adlı şirketin bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri anlaşıldığından davacının zararından davalı şirketin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumluluklarının» bulunduğu, davacı tarafından şirkete yatırılan 1.000 DM’nin dava tarihi itibariyle karşılığının 995,50 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ile 995,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunda açıkça, şirket muhasebe kayıtlarında davacının pay sahibi olduğuna ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, «defterlerin» mevcut durumu nazara alındığında «pay sahipliği» durumunun şirket kayıtlarından tespit edilemeyeceği belirlendiğine göre bu durumda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, 21.08.2006 tarihinde 11 adet karşılığı davacıdan 17.500,00 Euro tahsil edildiği kabul edilerek, taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı ve «haksız fiil» hükümlerine göre bu miktardan da davalının sorumlu olacağı gözetilip taleple bağlı kalınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş adlı şirketten 30.000 DM bedelle bir kısım hisselerini satın aldığı, ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, 28.692,67 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda, ikinci bozma ilamı öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
2- Davacı vekili, alacağın avans faiziyle tahsilini talep etmiş olup, Dairemizin ilk bozma ilamında «eksik inceleme» nedeniyle davanın reddine dair karar bozulmuştur.
İkinci kararı davacı vekili temyiz etmemiş, davalılar vekilinin temyizi üzerine karar, yine «eksik araştırma» gerekçesiyle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3207 E. 2016/6447 K.
Ortak:müteselsil sorumluluk · ortaklık ilişkisi · haksız fiil
İncelediğiniz karardaA.Ş. adlı şirketin bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri anlaşıldığından davacının zararından davalı şirketin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumluluklarının» bulunduğu, davacı tarafından şirkete yatırılan 1.000 DM’nin dava tarihi itibariyle karşılığının 995,50 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ile 995,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, 21.08.2006 tarihinde 11 adet karşılığı davacıdan 17.500,00 Euro tahsil edildiği kabul edilerek, taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı ve «haksız fiil» hükümlerine göre bu miktardan da davalının sorumlu olacağı gözetilip taleple bağlı kalınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalı şirket ile dava dışı ...
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, bozmaya uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacı güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirketin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ... ...
A.Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ile 19.809,50 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, bozmaya uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacı güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirketin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ... ...
Bu durumda, ikinci bozma öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Dairemizin ilk bozma ilamıyla «eksik inceleme» nedeniyle davanın reddi kararı bozulmuş, bozmaya uyularak verilen ikinci kararda davanın kısmen kabulü ile alacağın kanuni faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
A.Ş. vekillerinin temyizi üzerine karar, yine «eksik araştırma» gerekçesiyle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/5058 E. 2019/4256 K.
Ortak:müteselsil sorumluluk · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · cy/cy kaydı · e-defter
İncelediğiniz karardaA.Ş. adlı şirketin bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri anlaşıldığından davacının zararından davalı şirketin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumluluklarının» bulunduğu, davacı tarafından şirkete yatırılan 1.000 DM’nin dava tarihi itibariyle karşılığının 995,50 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ile 995,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunda açıkça, şirket muhasebe kayıtlarında davacının pay sahibi olduğuna ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, «defterlerin» mevcut durumu nazara alındığında «pay sahipliği» durumunun şirket kayıtlarından tespit edilemeyeceği belirlendiğine göre bu durumda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı anlaşılmaktadır.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ve davalı tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… Sanayi ve Ticaret A.Ş adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, bozma kararına uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri anlaşıldığından davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine …
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının dava dışı Yimpaş Yozgat İht.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:pay defterine kayıt · hazirun cetveli · karine · müktesep hak · usuli kazanılmış hak · pay defteri · kazanılmış hak
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının dava dışı Yimpaş Yozgat İht.
… Sanayi ve Ticaret A.Ş adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, bozma kararına uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri anlaşıldığından davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine …
… 0757 K. sayılı bozma ilamı öncesi hükmedilen bedelin kanuni faiziyle tahsiline karar verildiği, işbu kararın davacı tarafça temyiz edilmeyerek davalı yararına usuli «müktesep hak» teşkil ettiği nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden y …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/303 E. , 2018/3227 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21/01/2016 tarih ve 2014/159-2016/110 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 21.08.2006 tarihli devir tutanağı ile ... ..... Gmbh'deki hisselerini davalı şirkete devrettiğini, müvekkilinin anılan şirkete, şirket yetkilileri tarafından yüksek kâr payı verileceği ve her istenildiği an geri ödeneceği vaadiyle kandırılması sonucu parasını yatırdığını, aynı şekilde yurt dışında yaşayan birçok kişiden para toplandığını, davalı ile müvekkili arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığını, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olan ...'ın usulsüz işlemleri nedeniyle yargılandığınıileri sürerek, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirketin ortağı olduğunu, bu ortaklığın mevzuata uygun geçerli bir ortaklık niteliğinde bulunduğunu, müvekkili şirketin Sermaye Piyasası Kurulu kaydında olan, bu kurul ve diğer ilgili tüm resmi makamlar ile özel denetçiler tarafından faaliyetleri denetlenen çok ortaklı halka açık anonim şirket olduğunu, TTK'nın 329. ve 405. maddeleri gereğince anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, müvekkili şirketin tasfiye halinde olmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir ortaklık ilişkisinin mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalı şirket ile dava dışı ... İht. Paz. ve Tic. A.Ş. adlı şirketin bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri anlaşıldığından davacının zararından davalı şirketin de haksız fiil hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunduğu, davacı tarafından şirkete yatırılan 1.000 DM’nin dava tarihi itibariyle karşılığının 995,50 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespiti ile 995,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı tarafından 1.000,00 DM’nin ... Grubu şirketlerinden ... Yozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. ve Tic. A.Ş.’ye verilmiş olmasına, bu miktardan davalının da sorumlu bulunmasına göre, davalı ...Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespiti ve davalı tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalının yüksek oranda kâr verileceği ve yatırılan paranın istenildiği an çekilebileceği vaadi ile binlerce kişiden para tahsil ettiğini, ancak bir süre sonra talep edilmesine rağmen toplanan paraların geri verilmediğini, müvekkilinden ise 29.05.2000 tarihinde ... Yozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. ve Tic. A.Ş. hisse senedi talep formu ile 1.000,00 DM tahsil edildiğini, ayrıca müvekkilinin ... ..... GmbH’ye ödediği paraların 21.08.2006 tarihli devir tutanağı ile 17.520,00 Euro olarak ...
Holding A.Ş.’ye hisse almak üzere devredildiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek ... Grubu şirketlere yatırdığı anılan miktarlardan şimdilik 10.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiş, davalı vekili ise davacı taraf ile müvekkili arasında ortaklık ilişkisinin kurulduğunu ve TTK'nın 329 ve 405. maddeleri gereğince ödediği parayı geri isteyemeyeceğini savunmuş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine ve davacı tarafından ... Grubu şirketine ödenen 1.000,00 DM’nin TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiş, ancak davacının devir tutanağında belirtilen 17.500,00 Euro talebi gerekçesiz olarak reddedilmiştir.
Oysa, davacının ... Grubu şirketlerinden olan ... ..... GmbH’ye ödediği paraların 21.08.2006 tarihli devir tutanağı ile 17.520,00 Euro olarak ... Holding A.Ş.’ye hisse almak üzere devredildiğini, buna mukabil ... Holding A.Ş.’den 11 adet hisse verildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, mahkemece alınan ve benimsenen bilirkişi raporunda, davacıya 11 adet hisse verilmesine rağmen şirket muhasebe kayıtlarında davacının pay sahibi olduğuna ilişkin bir kayda rastlanılmadığı, defterlerin mevcut durumu nazara alındığında pay sahipliği durumunun şirket kayıtlarından tespit edilemeyeceği belirlenmiştir. Bilirkişi raporunda açıkça, şirket muhasebe kayıtlarında davacının pay sahibi olduğuna ilişkin bir kayda rastlanılmadığı, defterlerin mevcut durumu nazara alındığında pay sahipliği durumunun şirket kayıtlarından tespit edilemeyeceği belirlendiğine göre bu durumda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, 21.08.2006 tarihinde 11 adet karşılığı davacıdan 17.500,00 Euro tahsil edildiği kabul edilerek, taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı ve haksız fiil hükümlerine göre bu miktardan da davalının sorumlu olacağı gözetilip taleple bağlı kalınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı .... vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 38,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/423439100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz