Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2942 E. 2019/288 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari avans faizi↗ usuli kazanılmış hak↗ müteselsil sorumluluk↗ kazanılmış hak↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ cy/cy kaydı↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı ... ... İht. Paz.ve Tic. A.Ş’den 10.000 DM bedelle bu şirketin bir kısım hisselerini satın aldığı, ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir kayda rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir ortaklık ilişkisinin mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin haksız fiil hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıyla davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, 9.231,38 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemenin 10/05/2012 tarihli ilamı ile davanın kısmen kabulüne, geçerli bir ortaklık ilişkisinin olmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 9.508,99 TL'nin dava tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilmiş, bu hüküm davacı vekilince temyiz edilmemiş olup, hüküm adı geçen davalılar yararına bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Bu suretle, faiz oranına ilişkin hususun, davalılar yararına bozma ilamına uyulması yönündeki mahkeme ilamıyla birlikte usuli kazanılmış hak oluşturması nedeniyle mahkemece hükmedilen alacağa kanuni faiz işletilmesi gerekirken hüküm altına alınan alacağın ticari avans faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5017 E. 2017/3880 K.
Ortak:ticari avans faizi · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · cy/cy kaydı · avans faizi · Alacak
İncelediğiniz karardaA.Ş’den 10.000 DM bedelle bu şirketin bir kısım hisselerini satın aldığı, ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıyla davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, 9.231,38 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2- Mahkemenin 10/05/2012 tarihli ilamı ile davanın kısmen kabulüne, geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» olmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 9.508,99 TL'nin dava tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilmiş, bu hüküm davacı vekilince temyiz edilmemiş olup, hüküm adı geçen davalılar yararına bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş. adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı, ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacıyla davalı ...A.Ş. arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, 47.913,75 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet yokluğu · karar verilmesine yer olmadığına · husumet
Benzer bu karardaA.Ş. hakkında açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine dair verilen karar davacı tarafça temyiz edilmeksizin kesinlemiş olup mahkemece yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin davalı ... ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5198 E. 2017/4482 K.
Ortak:ticari avans faizi · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · cy/cy kaydı · avans faizi
İncelediğiniz karardaA.Ş’den 10.000 DM bedelle bu şirketin bir kısım hisselerini satın aldığı, ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıyla davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, 9.231,38 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bu suretle, faiz oranına ilişkin hususun, davalılar yararına bozma ilamına uyulması yönündeki mahkeme ilamıyla birlikte «usuli kazanılmış hak» oluşturması nedeniyle mahkemece hükmedilen alacağa kanuni faiz işletilmesi gerekirken hüküm altına alınan alacağın ticari avans faiziyle tahsiline karar verilmesi …
2- Mahkemenin 10/05/2012 tarihli ilamı ile davanın kısmen kabulüne, geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» olmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 9.508,99 TL'nin dava tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilmiş, bu hüküm davacı vekilince temyiz edilmemiş olup, hüküm adı geçen davalılar yararına bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş. adlı şirketten 35.000 DM bedelle bir kısım hisselerini satın aldığı, ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, 32.309,82 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, ikinci bozma ilamı öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · eksik inceleme
Benzer bu karardaDairemizin ilk bozma ilamıyla «eksik inceleme» nedeniyle davanın reddine dair mahkeme kararı bozulmuştur.
İkinci kararı davacı vekili temyiz etmemiş, davalılar vekilinin temyizi üzerine karar, yine «eksik araştırma» gerekçesiyle Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5186 E. 2017/4254 K.
Ortak:ticari avans faizi · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · cy/cy kaydı · avans faizi
İncelediğiniz karardaA.Ş’den 10.000 DM bedelle bu şirketin bir kısım hisselerini satın aldığı, ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıyla davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, 9.231,38 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bu suretle, faiz oranına ilişkin hususun, davalılar yararına bozma ilamına uyulması yönündeki mahkeme ilamıyla birlikte «usuli kazanılmış hak» oluşturması nedeniyle mahkemece hükmedilen alacağa kanuni faiz işletilmesi gerekirken hüküm altına alınan alacağın ticari avans faiziyle tahsiline karar verilmesi …
2- Mahkemenin 10/05/2012 tarihli ilamı ile davanın kısmen kabulüne, geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» olmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 9.508,99 TL'nin dava tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilmiş, bu hüküm davacı vekilince temyiz edilmemiş olup, hüküm adı geçen davalılar yararına bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş adlı şirketten 30.000 DM bedelle bir kısım hisselerini satın aldığı, ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, 28.692,67 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, ikinci bozma ilamı öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · eksik inceleme
Benzer bu kararda2- Davacı vekili, alacağın avans faiziyle tahsilini talep etmiş olup, Dairemizin ilk bozma ilamında «eksik inceleme» nedeniyle davanın reddine dair karar bozulmuştur.
İkinci kararı davacı vekili temyiz etmemiş, davalılar vekilinin temyizi üzerine karar, yine «eksik araştırma» gerekçesiyle bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2942 E. , 2019/288 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 31/03/2016 tarih ve 2014/1039-2016/379 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 22.420 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra
dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete "Hisse Senedi Talep Formu" yazılı bir belge karşılığında 10.000 DM yatırdığını, davalı ...’ın da davalı şirketin yöneticisi olduğunu, müvekkiline parasını istediği her an yüksek oranda faiziyle birlikte alabileceği garantisinin verildiğini ancak, herhangi bir faiz ve para ödemesinin talebine rağmen yapılmadığını, yapılan işlemin mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu, davalıların taahhütlerini yerine getirmeyerek sebepsiz zenginleştiklerini ileri sürerek, şimdilik 10.000 DM karşılığı 9.508,99 TL'nin davalılardan avans faiziyle birlikte tahsilini, davalı şirketle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitini ve ilgili mevzuata aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının davalı şirketin ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı ... ... İht. Paz.ve Tic. A.Ş’den 10.000 DM bedelle bu şirketin bir kısım hisselerini satın aldığı, ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir kayda rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir ortaklık ilişkisinin mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin haksız fiil hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıyla davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, 9.231,38 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemenin 10/05/2012 tarihli ilamı ile davanın kısmen kabulüne, geçerli bir ortaklık ilişkisinin olmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 9.508,99 TL'nin dava tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilmiş, bu hüküm davacı vekilince temyiz edilmemiş olup, hüküm adı geçen davalılar yararına bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Bu suretle, faiz oranına ilişkin hususun, davalılar yararına bozma ilamına uyulması yönündeki mahkeme ilamıyla birlikte usuli kazanılmış hak oluşturması nedeniyle mahkemece hükmedilen alacağa kanuni faiz işletilmesi gerekirken hüküm altına alınan alacağın ticari avans faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının HÜKÜM bölümünde yer alan “ticari avans” ibaresinin karardan çıkartılarak yerine “kanuni” ibaresinin eklenmesine, davalılar hakkında verilen kararın DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 14/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/480955500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz