İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11250 E. 2018/3446 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davaların birleştirilmesi↗ navlun bedeli↗ cmr konvansiyonu↗ cmr↗ navlun↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ hasar↗ eksik inceleme↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, asıl dava dosyasında hasarın davacının taşıma sırasındaki kusurundan kaynaklandığı, dava dışı sigorta şirketinin davalıya ödeme yaptığına dair iddianın ise ispatlanamadığı, CMR konvansiyonuna göre hasarsız teslim edilen kısım oranında taşıyıcının navlun talep edebileceği, buna göre 690,01 euronun talep edilebileceği, birleşen dava dosyasında davalının malın hasarlandığına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı, davacının navlun bedeli olan 3.100 Euro alacaklı olduğu, davacının her iki taşıma nedeniyle davalıdan toplamda 3.790 Euro alacaklığı olduğu, takip itibariyle karşılığının 8.978,51 TL olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile takibin 8.978,51 TL asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağın %40'ı olan 3.591,41 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın ise reddine karar verilmişir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl ve birleşen davalar, uluslararası kara taşımaları neticesinde hak edilen navlun bedellerinin tahsili için başlatılan icra takiplerine vaki itirazların iptaline ilişkindir. Mahkemece taraf defterlerinin incelenmesi konusunda muhasebe finans uzmanı olan bilirkişiden rapor alınmış ise de yurt dışı taşıma sözleşmelerine dayalı uyuşmazlıklar CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olup, taşıma konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden uyuşmazlığın çözümü hakkında rapor alınması gerekirken eksik inceleme neticesinde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca davaların birleştirilmesine karşın, her dava bağımsız karakterini koruduğundan her bir dava bakımından ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davacının her iki icra dosyası bakımından iki ayrı alacağı olduğu kanaatine varılmasına rağmen hükümde iki ayrı alacağı birleştirip tek bir icra dosyası üzerinden takibin devamına karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15452 E. 2016/369 K.
Ortak:navlun bedeli · navlun · taşıma sözleşmesi · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, asıl dava dosyasında «hasarın» davacının taşıma sırasındaki kusurundan kaynaklandığı, dava dışı sigorta şirketinin davalıya ödeme yaptığına dair iddianın ise ispatlanamadığı, CMR konvansiyonuna göre hasarsız «teslim» edilen kısım oranında «taşıyıcının» «navlun» talep edebileceği, buna göre 690,01 euronun talep edilebileceği, birleşen dava dosyasında davalının malın hasarlandığına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı, davacının «navlun bedeli» olan 3.100 Euro alacaklı olduğu, davacının her iki taşıma nedeniyle davalıdan toplamda 3.790 Euro alacaklığı olduğu, takip itibariyle karşılığının 8.978,51 TL olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile takibin 8.978,51 TL «asıl alacak» yönünden devamına, asıl alacağın %40'ı olan 3.591,41 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın ise reddine karar verilmişir.
1- Asıl ve birleşen davalar, uluslararası kara taşımaları neticesinde hak edilen «navlun bedellerinin» tahsili için başlatılan icra takiplerine vaki itirazların iptaline ilişkindir.
Mahkemece taraf «defterlerinin» incelenmesi konusunda muhasebe finans uzmanı olan bilirkişiden rapor alınmış ise de yurt dışı «taşıma sözleşmelerine» dayalı uyuşmazlıklar CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olup, taşıma konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden uyuşmazlığın çözümü hakkında rapor alınması gerekirken «eksik inceleme» neticesinde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca yapılan taşımadan kaynaklı «navlun alacağı» bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, CMR Konvansiyonu'nun 31. maddesinde bu konvansiyon hükümleri uyarınca yapılan taşımalardan kaynaklı davaların açılabileceği mahkemelerin belirtildiği, somut olayda «taşıma sözleşmesinin» akdedildiği, taşımacının yükü «teslim» aldığı ve davalı «şirketin merkezinin» bulunduğu yer itibariyle mahkemenin yetkili bulunmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine, kararın kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın yetkili ve «görevli»....
Dava, karayoluyla CMR hükümlerine tabi taşımadan kaynaklı «navlun bedelinin» tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Her ne kadar dava konusu alacağın «sebebini» teşkil eden taşıma ilişkisi CMR hükümlerine tabi ise de CMR Konvansiyonu'nda «navlun alacağına» ilişkin bir düzenleme bulunmadığından bu yöne ilişkin ihtilaflarda iç hukuk kuralları uygulanmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:para borcu · navlun alacağı · borca itiraz · şirket merkezi mahkemesi · sözleşmeden doğan dava · ifa · yetki · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca yapılan taşımadan kaynaklı «navlun alacağı» bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, CMR Konvansiyonu'nun 31. maddesinde bu konvansiyon hükümleri uyarınca yapılan taşımalardan kaynaklı davaların açılabileceği mahkemelerin belirtildiği, somut olayda «taşıma sözleşmesinin» akdedildiği, taşımacının yükü «teslim» aldığı ve davalı «şirketin merkezinin» bulunduğu yer itibariyle mahkemenin yetkili bulunmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine, kararın kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın yetkili ve «görevli»....
Dava «navlun alacağının» tahsili istemine ilişkin olup navlun alacağı «para borcu» olması hasebiyle 818 sayılı BK'nın 73. maddesi gereğince alacaklının «ifa» zamanında mukim bulunduğu yerde ödenmelidir.
HMK'nın 10. maddesi uyarınca «sözleşmeden doğan» davalarda sözleşmenin «ifa» yerinde de dava ve takip yapılabileceği gözetildiğinde davacının merkezinin bulunduğu ....
2- Kabule göre de; davalı, aleyhine başlatılan icra takibi sırasında «borca itirazları» yanında icra müdürlüğünün «yetkisine» de itiraz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4247 E. 2020/2493 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1674 E. 2012/10916 K.
Ortak:navlun · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, asıl dava dosyasında «hasarın» davacının taşıma sırasındaki kusurundan kaynaklandığı, dava dışı sigorta şirketinin davalıya ödeme yaptığına dair iddianın ise ispatlanamadığı, CMR konvansiyonuna göre hasarsız «teslim» edilen kısım oranında «taşıyıcının» «navlun» talep edebileceği, buna göre 690,01 euronun talep edilebileceği, birleşen dava dosyasında davalının malın hasarlandığına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı, davacının «navlun bedeli» olan 3.100 Euro alacaklı olduğu, davacının her iki taşıma nedeniyle davalıdan toplamda 3.790 Euro alacaklığı olduğu, takip itibariyle karşılığının 8.978,51 TL olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile takibin 8.978,51 TL «asıl alacak» yönünden devamına, asıl alacağın %40'ı olan 3.591,41 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın ise reddine karar verilmişir.
1- Asıl ve birleşen davalar, uluslararası kara taşımaları neticesinde hak edilen «navlun bedellerinin» tahsili için başlatılan icra takiplerine vaki itirazların iptaline ilişkindir.
Mahkemece taraf «defterlerinin» incelenmesi konusunda muhasebe finans uzmanı olan bilirkişiden rapor alınmış ise de yurt dışı «taşıma sözleşmelerine» dayalı uyuşmazlıklar CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olup, taşıma konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden uyuşmazlığın çözümü hakkında rapor alınması gerekirken «eksik inceleme» neticesinde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, araç sürücüsü olan davalı ...'nın, meydana gelen zarardan sorumlu olmasını gerektirir bir «haksız fiilinin» bulunmadığı, dava konusu emtianın davalı tarafça gönderilene hasarlı «teslim» edildiğine ilişkin CMR Konvansiyonu hükümlerine uygun bir bildirim yapılmadığı, dolayısıyla emtianın gönderilene sağlam olarak teslim edildiğinin kabulünün gerektiği, davacının tazminat isteminin yerinde olmadığı, karşı dava yönünden ise taşıma süresinde gecikme olmadığından «bekleme ücret» talebinin yersiz bulunduğu, CMR hamule senedinde «navlun» ücretinin peşin ödendiğinin yazıldığı, bunun aksinin karşı davacı tarafından kanıtlanmadığı gerekçesiyle asıl ve karşılık davanın ayrı ayrı reddine karar verilmişt …
Asıl dava, CMR Konvansiyonu'na tabi «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine, karşı davadaki talep ise «navlun» ücretinin tahsiline ilişkindir.
O halde, mahkemece özellikle davacı tarafından sunulan «hasar» denetim raporu da dikkate alınmak suretiyle davalı «taşıyıcı» lehine CMR Konvansiyonu'nun 30. maddesi kapsamında oluşan karinenin aksinin davacı yanca kanıtlanıp kanıtlanmadığının değerlendirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bekleme ücreti · karine · haksız fiil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, araç sürücüsü olan davalı ...'nın, meydana gelen zarardan sorumlu olmasını gerektirir bir «haksız fiilinin» bulunmadığı, dava konusu emtianın davalı tarafça gönderilene hasarlı «teslim» edildiğine ilişkin CMR Konvansiyonu hükümlerine uygun bir bildirim yapılmadığı, dolayısıyla emtianın gönderilene sağlam olarak teslim edildiğinin kabulünün gerektiği, davacının tazminat isteminin yerinde olmadığı, karşı dava yönünden ise taşıma süresinde gecikme olmadığından «bekleme ücret» talebinin yersiz bulunduğu, CMR hamule senedinde «navlun» ücretinin peşin ödendiğinin yazıldığı, bunun aksinin karşı davacı tarafından kanıtlanmadığı gerekçesiyle asıl ve karşılık davanın ayrı ayrı reddine karar verilmişt …
… 02 sayılı bozma ilamında, mahkemece CMR Konvansiyonu'nun 30. maddesi üzerinde durulması, bu maddede yazılı süre ve usul bakımından somut olayın tartışılması, davalı «taşıyıcı» lehine «karine» oluşması halinde karinenin aksini davacının kanıtlayabilme olanağının var olduğunun kabul edilerek davacı delillerinin bu yönden ele alınması gerektiği belirtildiğ …
1 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5076 E. 2017/7232 K.
Ortak:navlun · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, asıl dava dosyasında «hasarın» davacının taşıma sırasındaki kusurundan kaynaklandığı, dava dışı sigorta şirketinin davalıya ödeme yaptığına dair iddianın ise ispatlanamadığı, CMR konvansiyonuna göre hasarsız «teslim» edilen kısım oranında «taşıyıcının» «navlun» talep edebileceği, buna göre 690,01 euronun talep edilebileceği, birleşen dava dosyasında davalının malın hasarlandığına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı, davacının «navlun bedeli» olan 3.100 Euro alacaklı olduğu, davacının her iki taşıma nedeniyle davalıdan toplamda 3.790 Euro alacaklığı olduğu, takip itibariyle karşılığının 8.978,51 TL olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile takibin 8.978,51 TL «asıl alacak» yönünden devamına, asıl alacağın %40'ı olan 3.591,41 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın ise reddine karar verilmişir.
1- Asıl ve birleşen davalar, uluslararası kara taşımaları neticesinde hak edilen «navlun bedellerinin» tahsili için başlatılan icra takiplerine vaki itirazların iptaline ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; «navlun» ücretini ödemediği halde alacak iddia eden tarafın talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, CMR taşımasına konu emtianın zamanında «teslim» edilmemesi sebebiyle ödenen reklamasyon bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının CMR’nin 23/5. maddesi uyarınca taşıma ücreti ile «sınırlı sorumlu» olduğu kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de CMR’nin 29. maddesi uyarınca «taşıyıcının sınırlı sorumluluktan» yararlanma hakkını yitirmesine ilişkin koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · sınırlı sorumluluk
Benzer bu karardaMahkemece, davalının CMR’nin 23/5. maddesi uyarınca taşıma ücreti ile «sınırlı sorumlu» olduğu kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de CMR’nin 29. maddesi uyarınca «taşıyıcının sınırlı sorumluluktan» yararlanma hakkını yitirmesine ilişkin koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11250 E. , 2018/3446 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.03.2016 tarih ve 2012/251-2016/139 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında taşıma sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereği müvekkilinin Türkiye–Almanya arasında taşıma işlerini yaptığını ve işin tamamlandığını, ancak davalının ödeme yapmadığını, bunun üzerine ödemesi yapılmayan 4.872 Euro’nun takip tarihindeki TL karşılığı olan 11.541,77 TL asıl alacağın tahsili için icra takibi başlattıklarını, borca itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek takibe vaki itirazın iptalini, borca itirazın kötü niyetli olması nedeniyle borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı taraf ile yapılan taşıma sözleşmesinde davacının müvekkiline ait 20 ton mandalina ürününü taşıyacağı ve koşulları belirtilmiş, davalı nakliye aracının dorsesinde oluşan açılma ve tamir için harcanan süre nedeniyle mandalinaların ömrünü tamamladığını, alıcı şirketin teslim almaması nedeniyle 12.265 Euro’luk emtiayı 2.730 Euro’ya başka bir şirkete satmak zorunda kaldıklarını müvekkilinin 9.535 Euro zarara uğradığını, davacı şirketin kusurlu olduğunu ve bu nedenle davacıya borçlu olmadıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında nakliye sözleşmeleri imzalandığını, davalıya ait emtiaları Türkiye–Almanya arası taşıma işini yaptıklarını, bu taşıma işleri nedeniyle navlun bedeli olarak 1.328 Euro cari hasap alacaklarının olduğunu, alacağın tahsili amacıyla 3.152,80 TL asıl alacağın tahsili için icra takibi başlattıklarını, borca itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek takibe vaki itirazın iptalini, borca itirazın kötü niyetli olması nedeniyle borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davacı şirketin taşıdığı domates emtiasının sözleşmede belirlenen sürede teslim edilmemesi nedeniyle hasarlandığı gerekçesiyle navlun ücretini haketmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, asıl dava dosyasında hasarın davacının taşıma sırasındaki kusurundan kaynaklandığı, dava dışı sigorta şirketinin davalıya ödeme yaptığına dair iddianın ise ispatlanamadığı, CMR konvansiyonuna göre hasarsız teslim edilen kısım oranında taşıyıcının navlun talep edebileceği, buna göre 690,01 euronun talep edilebileceği, birleşen dava dosyasında davalının malın hasarlandığına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı, davacının navlun bedeli olan 3.100 Euro alacaklı olduğu, davacının her iki taşıma nedeniyle davalıdan toplamda 3.790 Euro alacaklığı olduğu, takip itibariyle karşılığının 8.978,51 TL olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile takibin 8.978,51 TL asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağın %40'ı olan 3.591,41 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın ise reddine karar verilmişir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl ve birleşen davalar, uluslararası kara taşımaları neticesinde hak edilen navlun bedellerinin tahsili için başlatılan icra takiplerine vaki itirazların iptaline ilişkindir. Mahkemece taraf defterlerinin incelenmesi konusunda muhasebe finans uzmanı olan bilirkişiden rapor alınmış ise de yurt dışı taşıma sözleşmelerine dayalı uyuşmazlıklar CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olup, taşıma konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden uyuşmazlığın çözümü hakkında rapor alınması gerekirken eksik inceleme neticesinde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca davaların birleştirilmesine karşın, her dava bağımsız karakterini koruduğundan her bir dava bakımından ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davacının her iki icra dosyası bakımından iki ayrı alacağı olduğu kanaatine varılmasına rağmen hükümde iki ayrı alacağı birleştirip tek bir icra dosyası üzerinden takibin devamına karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 10.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/423239900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz