Genel kurulda alınan kararların iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10556 E. 2018/3303 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 447↗ ttk 446↗ toplantı ve karar nisabı↗ yönetim kurulu üyeliği↗ delil değerlendirmesi↗ karar nisabı↗ butlan↗ olağanüstü genel kurul↗ sözleşmeye aykırılık↗ geçersizlik↗ yönetim kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, ... Noterliğinin 28/01/2014 tarih ve 02111 yevmiye nolu tespit tutanağına göre ilgili adreste saat 16:30 itibariyle davacılar dışında kimsenin bulunmadığı, fakat davalı şirket yönetim kurulu tarafından genel kurul toplantı saati 14:00 olarak belirlendiği, iki buçuk saatte toplantının gerçekleştirilmesinin muhtemel olduğu, yapılan tespitin genel kurulun belirtilen yerde yapılmadığı iddiasını kanıtlamaya yeterli olmadığı, şirketin ana sözleşmesinin 23. maddesinde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı komiserinin bulunmasının şart olduğu hususunun düzenlendiği, fakat dava konusu genel kurulun kararlarının alındığı tarihteki mevzuata göre bu zorunluluğun bulunmadığı, şirket sözleşmesine göre alınan kararlar şeklen geçersiz olmakla birlikte, davacıların genel kurula katılmadıkları, dolayısıyla TTK 446. hükümleri çerçevesinde dava açma haklarının olmadığı, davacılardan ...'in yönetim kurulu üyesi olduğu iddia edilmişse de bu davacının, 21/05/2010 tarihli olağanüstü genel kurulu kararı ile 3 yıl süre ile yönetim kurulu üyesi seçildiği ve davaya konu genel kurul tarihinden önce yönetim kurulu üyeliğinin süresinin dolduğu, bu durumda yönetim kurulu üyesi olmadığı anlaşılmakla TTK'nin 446 / c-d bentleri uyarınca dava açma hakkının bulunmadığı, komiser bulundurulmamanın ana sözleşmeye aykırılık teşkil etmekle birlikte, kanuna aykırılık teşkil etmediğinden ve TTK 447. maddesinde düzenlenen butlan nedenleri de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, genel kurulda alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça, genel kurulun çağrıda belirtilen yerde yapılmadığı, genel kurulun başlayacağı saat olan 14:00'de çağrıda belirtilen yerde oldukları, bir müddet bekledikleri, toplantının icra edilmeyeceği anlaşılınca durumu noter aracılığı ile tespit ettirdikleri ileri sürülmüştür. Bu durumda, toplantıda alınan kararların niteliği, sayısı ve uzunluğu nazara alınarak, Noter tespit saati olan 16:30 itibariyle söz konusu toplantının bitirilmesinin mümkün olup olmadığı, hayatın olağan akışı ve dosyadaki diğer deliller ile değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde saat 16:30 itibariyle toplantının sona ermiş olduğunun kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
2- Kabule göre de, toplantıda alınan kararların niteliğine göre toplantıya katılan ortakların hisseleri nazara alındığında toplantı ve karar nisabı bulunup bulunmadığının da değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18109 E. 2015/2530 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın işlemden kaldırılması · işlemden kaldırma · çek iptali · vekile tebliğ · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · çek
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; 06/03/2013 tarihli duruşma davacı tarafça takip edilmediğinden HMK Md.150/1 uyarınca «dosyanın işlemden kaldırıldığı», davanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren yasal 3 aylık süre içinde «yenilenmemiş» olduğu gerekçesiyle HMK 150/5 maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, «çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda anılan gerekçe ile «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Somut olayda, duruşma gününün davacı «vekiline tebliğine» dair dosya içerisinde bir evrak bulunmamasına rağmen davanın takip edilmediğinden bahisle dava dosyasının «işlemden kaldırılması» doğru olmadığı gibi, bu işleme dayalı olarak HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi de doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ancak, 6100 sayılı HMK'nın 150/1 maddesine göre, «dosyanın işlemden kaldırılması» için duruşma gün ve saatinin taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/10556 E. , 2018/3303 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/10/2015 tarih ve 2014/1165-2015/832 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin toplamda %34 hissesinin sahibi olduğunu, davalı şirketin 28.01.2014 tarihli genel kuruluna bakanlık komiserinin katılmadığını, bu durumun şirket esas sözleşmesinin 23. maddesine aykırı olduğunu, toplantının belirtilen yer ve saatte yapılmadığını, bu durumun Beyoğlu 22. Noterliğinin 28.01.2014 tarih ve 02111 yevmiye numaralı tutanağıyla tespit edildiğini ileri sürerek genel kurul kararlarının iptaline ve yeni bir yönetim kurulu belirlenen kadar kayyım atanmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, toplantının belirlenen yer ve saatte yapıldığını, davalıların TTK'nin 446 uyarınca iptal davası açmaya haiz olmadıklarını, zira genel kurula katılmadıklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, ... Noterliğinin 28/01/2014 tarih ve 02111 yevmiye nolu tespit tutanağına göre ilgili adreste saat 16:30 itibariyle davacılar dışında kimsenin bulunmadığı, fakat davalı şirket yönetim kurulu tarafından genel kurul toplantı saati 14:00 olarak belirlendiği, iki buçuk saatte toplantının gerçekleştirilmesinin muhtemel olduğu, yapılan tespitin genel kurulun belirtilen yerde yapılmadığı iddiasını kanıtlamaya yeterli olmadığı, şirketin ana sözleşmesinin 23. maddesinde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı komiserinin bulunmasının şart olduğu hususunun düzenlendiği, fakat dava konusu genel kurulun kararlarının alındığı tarihteki mevzuata göre bu zorunluluğun bulunmadığı, şirket sözleşmesine göre alınan kararlar şeklen geçersiz olmakla birlikte, davacıların genel kurula katılmadıkları, dolayısıyla TTK 446.
hükümleri çerçevesinde dava açma haklarının olmadığı, davacılardan ...'in yönetim kurulu üyesi olduğu iddia edilmişse de bu davacının, 21/05/2010 tarihli olağanüstü genel kurulu kararı ile 3 yıl süre ile yönetim kurulu üyesi seçildiği ve davaya konu genel kurul tarihinden önce yönetim kurulu üyeliğinin süresinin dolduğu, bu durumda yönetim kurulu üyesi olmadığı anlaşılmakla TTK'nin 446 / c-d bentleri uyarınca dava açma hakkının bulunmadığı, komiser bulundurulmamanın ana sözleşmeye aykırılık teşkil etmekle birlikte, kanuna aykırılık teşkil etmediğinden ve TTK 447. maddesinde düzenlenen butlan nedenleri de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, genel kurulda alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça, genel kurulun çağrıda belirtilen yerde yapılmadığı, genel kurulun başlayacağı saat olan 14:00'de çağrıda belirtilen yerde oldukları, bir müddet bekledikleri, toplantının icra edilmeyeceği anlaşılınca durumu noter aracılığı ile tespit ettirdikleri ileri sürülmüştür. Bu durumda, toplantıda alınan kararların niteliği, sayısı ve uzunluğu nazara alınarak, Noter tespit saati olan 16:30 itibariyle söz konusu toplantının bitirilmesinin mümkün olup olmadığı, hayatın olağan akışı ve dosyadaki diğer deliller ile değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde saat 16:30 itibariyle toplantının sona ermiş olduğunun kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
2- Kabule göre de, toplantıda alınan kararların niteliğine göre toplantıya katılan ortakların hisseleri nazara alındığında toplantı ve karar nisabı bulunup bulunmadığının da değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacı ...'e iadesine, 08/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/423001800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz