Pay Devrinin Tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8926 E. 2018/3127 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
belirsiz alacak davası↗ alacak davası↗ hukuki yarar↗ ihtarname↗ teminat↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; açılan davanın HMK 107/... maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası olduğu, dolar kurunun sabitlenmesi hususundaki davalı tarafın beyanının davacı tarafça kabul edilmediği, davalının bu hususla ilgili olarak iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacının şirketteki hisselerini davalıya devretmesi nedeniyle hisse karşılığı olarak tutulan teminattan arta kalan alacağın tahsili amacıyla açılan alacak davasıdır. Dava belirsiz alacak davası olarak açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. HMK 107-1 uyarınca davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. Somut olayda dava dilekçesi ve ekindeki ihtarnamelerden davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının davacı tarafça bilinmekte olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/912 E. 2017/1850 K.
Ortak:belirsiz alacak davası · alacak davası · hukuki yarar · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaHMK 107-1 uyarınca davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve «kesin» olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle «belirsiz alacak davası» açabilir.
Bu durumda davanın «belirsiz alacak davası» şeklinde açılmasında davacının «hukuki yararı» bulunmadığından davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; açılan davanın HMK 107/... maddesinde düzenlenen «belirsiz alacak davası» olduğu, dolar kurunun sabitlenmesi hususundaki davalı tarafın beyanının davacı tarafça kabul edilmediği, davalının bu hususla ilgili olarak iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaHMK 107-1 uyarınca davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve «kesin» olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle «belirsiz alacak davası» açabilir.
Bu durumda davanın «belirsiz alacak davası» şeklinde açılmasında davacının «hukuki yararı» bulunmadığından davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde ve ekli listede belirtilen 4 «kredi sözleşmesine» bağlı olarak 2.631,31 TL kesildiğini belirterek «belirsiz alacak davası» olarak 1.00 TL'nin tahsilini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, tarımsal «kredi sözleşmesine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde ve ekli listede belirtilen 4 «kredi sözleşmesine» bağlı olarak 2.631,31 TL kesildiğini belirterek «belirsiz alacak davası» olarak 1.00 TL'nin tahsilini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2447 E. 2022/4685 K.
Ortak:belirsiz alacak davası · alacak davası · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu durumda davanın «belirsiz alacak davası» şeklinde açılmasında davacının «hukuki yararı» bulunmadığından davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; açılan davanın HMK 107/... maddesinde düzenlenen «belirsiz alacak davası» olduğu, dolar kurunun sabitlenmesi hususundaki davalı tarafın beyanının davacı tarafça kabul edilmediği, davalının bu hususla ilgili olarak iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava «belirsiz alacak davası» olarak açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… mece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın, dava dilekçesinde, davalı bankadan kullandığı kredilere istinaden kendisinden haksız olarak «masraflar» alındığını, bu masrafların iadesine karar verilmesini talep ettiği, davalı bankanın almış olduğu masrafların hesap özetleri ile belirlenebilir nitelikte olduğu, bu durumda uyuşmazlığın belirlenebilir nitelikte bulunduğu, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · nispi vekalet ücreti · ticari kredi · maktu vekalet ücreti · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki «ticari kredi sözleşmelerine» istinaden alınan «masrafların» iadesi istemine ilişkindir.
Ancak, davalı yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekir ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
… mece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın, dava dilekçesinde, davalı bankadan kullandığı kredilere istinaden kendisinden haksız olarak «masraflar» alındığını, bu masrafların iadesine karar verilmesini talep ettiği, davalı bankanın almış olduğu masrafların hesap özetleri ile belirlenebilir nitelikte olduğu, bu durumda uyuşmazlığın belirlenebilir nitelikte bulunduğu, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3159 E. 2017/5499 K.
Ortak:belirsiz alacak davası · alacak davası · hukuki yarar · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaHMK 107-1 uyarınca davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve «kesin» olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle «belirsiz alacak davası» açabilir.
Bu durumda davanın «belirsiz alacak davası» şeklinde açılmasında davacının «hukuki yararı» bulunmadığından davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; açılan davanın HMK 107/... maddesinde düzenlenen «belirsiz alacak davası» olduğu, dolar kurunun sabitlenmesi hususundaki davalı tarafın beyanının davacı tarafça kabul edilmediği, davalının bu hususla ilgili olarak iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBelirsiz alacak davasının düzenlendiği HMK’nın 107.maddesi “(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve «kesin» olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle «belirsiz alacak davası» açabilir.(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya «tahkikat» sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, «iddianın genişletilmesi yasağına» tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir. (3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, «tespit davası» da açılabilir ve bu durumda «hukuki yararın» var olduğu kabul edilir” şeklinde düzenlenmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı vekili, «belirsiz alacak davası» şeklinde dava açmış, dava dilekçesinde dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:iddianın genişletilmesi yasağı · çek karnesi · tahkikat · ticari faiz · hakkaniyet · tespit davası · oy yasağı · keşideci
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalı bankaca «çek» hesabı açılması esnasında ve çek «defteri» verilmeden önce arşiv araştırması ile ekonomik ve sosyal durum araştırmasının yapılmadığı, şirketin moralite kapasitesi ve sermayesi hakkında yeterli veriye sahip olmadan ticari faaliyetine yeni başlayan şirkete «çek karnesi» verilmek suretiyle davacının zararının oluşmasına sebebiyet verildiği, davacının da basiretli bir «tacir» olarak «keşideci» hakkında yapması gereken araştırmayı yapmadan çeki kabul etmiş olması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğu, davalı bankanın 7.589,74 TL tazminata mahkum edilmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı Bankanın özen borcuna aykırılıktan kaynaklanan 7.589,74-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu miktarın 1.000 TL'sine dava tarihi olan 06.02.2013 tarihinden, kalan kısmına ise «ıslah» tarihi olan 10.11.2015 tarihinden itibaren «ticari faiz» uygulanmasına karar verilmiştir.
Belirsiz alacak davasının düzenlendiği HMK’nın 107.maddesi “(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve «kesin» olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle «belirsiz alacak davası» açabilir.(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya «tahkikat» sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, «iddianın genişletilmesi yasağına» tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir. (3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, «tespit davası» da açılabilir ve bu durumda «hukuki yararın» var olduğu kabul edilir” şeklinde düzenlenmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı vekili, «belirsiz alacak davası» şeklinde dava açmış, dava dilekçesinde dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Somut olayda davacı dava değerini 1.000 TL’den 7.589.74 TL’ye çıkarmış, bu miktarın dava tarihi olan 06.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8926 E. , 2018/3127 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/.../2015 tarih ve 2013/420-2015/794 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... Şirketindeki hisselerini davalıya devrettiğini, bu husus ile ilgili olarak 09/08/2008 tarihinden hisse devrine ilişkin protokol yaptıklarını, ... aleyhine açılan ve derdest olan davalara istinaden hisse devir bedelinden 100.000 USD' nin mahsup edildiğini bu miktarın nakdi teminat olarak tutulduğunu, %... hisse oranına tekabül eden ....000 USD'nin kendisine ödenmediğini protokol gereğince protokol tarihinden itibaren ... ay boyunca teminat olarak verilen nakdin davalının uhdesinde kalması hususunda anlaştıklarını, bu hususla ilgili olarak ... .... Noterliğinden .../06/2009 tarihinde ihtarname çektiklerini ancak ihtarnamenin tebliğ edilmediğini, çeşitli vasıtalarla talebini iletmek istemesine rağmen bu hususta talebin iletilmediğini, bununla ilgili olarak ....
Noterliğinin 03/01/2013 tarihli ihtarnamesi ile hisse devir bedelinden kalan ....000 USD'nin ödenmesini protokol kapsamında yapılmış herhangi bir ödemenin olması durumunda ise buna ilişkin belgelerin tarafına gönderilmesini istediğini, 100.000 USD'nin davalı tarafın uhdesinde bırakıldığı hususunun davalının kendisine gönderdiği 14/01/2013 tarihli noter ihtarnamesi ile kabul ettiğini, ancak hiçbir belge göstermeden teminatın ödenmesini reddettiğini ileri sürerek ....000 USD'den protokol kapsamında mahsup edilecek miktarın taraflarına ödenmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; açılan davanın HMK 107/... maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası olduğu, dolar kurunun sabitlenmesi hususundaki davalı tarafın beyanının davacı tarafça kabul edilmediği, davalının bu hususla ilgili olarak iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacının şirketteki hisselerini davalıya devretmesi nedeniyle hisse karşılığı olarak tutulan teminattan arta kalan alacağın tahsili amacıyla açılan alacak davasıdır. Dava belirsiz alacak davası olarak açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. HMK 107-1 uyarınca davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. Somut olayda dava dilekçesi ve ekindeki ihtarnamelerden davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının davacı tarafça bilinmekte olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, .../04/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
Dava dilekçesinde şimdilik kaydıyla 100 USD'nin tahsili talep edildikten sonra verilen ıslah dilekçesiyle dava değeri 7.745,88 USD'ye arttırılmıştır. Davalı tarafça ıslahla arttırılan kısma yönelik zamanaşımı def'inde bulunulmuş, daha sonra da cevap dilekçesindeki savunmasının ıslahı suretiyle de dava konusu alacağın tümü bakımından zamanaşımı def'i ileri sürülmüştür.
Mahkemece, davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmesinin yerinde olmadığına dair çoğunluk görüşüne katılıyorum. Ancak, bu durumda hukuki nitelemenin HMK 109/1. maddesi gereği kısmi dava olarak nitelendirilerek, davanın bu niteliği itibariyle ıslah yoluyla ileri sürülen zamanaşımı def'i hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararının bozulması düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluk kararına katılamıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/421354900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz