İtirazdan feragat sonrası itirazın iptali davasında hukuki yarar yokluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/936 E. 2024/879 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
İtirazın iptali davasında borçlunun süresinde usulüne uygun itiraz etmiş olması bir dava şartı niteliğindedir; borçlu, dava açılmadan önce icra takibine itirazından feragat eder ve takip kesinleşirse, alacaklının artık itirazın iptali davasını açmakta hukuki yararı kalmaz ve dava usulden reddedilir. İtirazdan feragat dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmesini gerektiren bir yasal düzenleme bulunmadığından, dilekçenin icra dosyasına gönderilmiş olması yeterlidir. Ayrıca itiraz geri alındıktan sonra fuzulen açılan davada esasa ilişkin bir yargılama yapılamayacağından icra inkar tazminatına hükmedilemez; bu tazminat ancak esastan görülen ve itirazın iptaline karar verilen bir davada, bağımsız olmaksızın hükme bağlanabilir.
Ele alınan sorunlar
İtirazın iptali davasında hukuki yarar/dava şartı → ret
Gerekçe: İtirazın iptali davasında, borçlu tarafından icra takibine yasal sürede usulüne uygun itiraz edilmiş olması bir dava şartıdır; aksi halde alacaklının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Hukuki yarar HMK'nın 114/1-h maddesi uyarınca dava şartı olup HMK'nın 115. maddesine göre mahkemece her safhada re'sen gözetilir. Somut olayda borçlu süresinde itiraz etmiş, ancak dava açılmadan önce itirazından feragat etmiş ve takip kesinleşmiştir. Dava tarihi itibariyle iptal edilmesi gereken geçerli bir itiraz kalmadığından, davacının itirazın iptalini istemesinde hukuki yararı bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
İtirazdan feragat dilekçesinin alacaklıya tebliği zorunluluğu → ret
İddia: Davacı vekili, icra dosyasına sunulan itirazdan feragat dilekçesinin kötüniyetli şekilde vekaletname ekinde sunulduğunu, icra müdürlüğünce feragat dilekçesinin tarafına bildirilmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İtirazdan feragat dilekçesinin alacaklıya tebliğini gerektiren yasal bir düzenleme bulunmamaktadır; dilekçe uyap aracılığıyla icra dosyasına gönderilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Fuzulen açılan davada icra inkar tazminatı talebi → ret
İddia: Davacı vekili, davanın açılmasına sebebiyet veren ve itirazından vazgeçen davalının kusurlu olduğu gözetilerek müvekkili yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İtiraz geri alındıktan sonra fuzulen açılan davada esasa ilişkin yargılama yapılamayacağından icra inkar tazminatına hükmedilemez; icra inkar tazminatı ancak esastan görülen itirazın iptaline ilişkin bir davada karara bağlanabilir, bağımsız olarak talep edilemez. Takip kesinleştiği halde dava açan davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi mümkün değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması → ret
İddia: Davacı vekili, yargılama giderinin tümünden davalının sorumlu tutulması ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 7/2 maddesi uyarınca davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddi halinde, tarifenin ilgili kısmında yazılı miktarları geçmemek üzere avukatlık ücretine hükmolunur. HMK'nın 326. maddesi hükmüne göre davasında haksız olan davacının yargı giderlerinin üzerinde bırakılması ve karşı taraf yararına vekalet ücreti takdir edilmesinde isabetsizlik yoktur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Borçlunun icra takibine itirazından, dava açılmadan önce feragat etmesi ve takibin kesinleşmesi halinde, alacaklının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunmayacağı ve bu durumda icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği yönündeki tespitler açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- İtirazın iptali davasında borçlunun icra takibine usulüne uygun ve süresinde itiraz etmiş olması ve bu itirazın dava tarihinde halen geçerli olması, hukuki yarar (HMK 114/1-h) dava şartının varlığı için gereklidir; borçlunun dava açılmadan önce itirazından feragat etmesi ve takibin kesinleşmesi halinde bu dava şartı gerçekleşmez ve dava HMK 115. madde uyarınca re'sen usulden reddedilir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ hukuki yarar↗ dava şartı↗ itirazdan feragat↗ icra inkar tazminatı↗ takibin kesinleşmesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/936
KARAR NO 2024/879
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/03/2024
NUMARASI 2024/47 Esas 2024/253 Karar
DAVA
İtirazın İptali
Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalının müvekkili banka nezdinde ticari kredi ve kredi kartı borçlarından kaynaklanan alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 274.006-TLalacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun takibe itiraz ettiğini, davalı tarafa borçlarının ödenmesi amacıyla borçluya Beşiktaş ... Noterliği'nin 04/08/2022 tarih ... ve ... yevmiye numaralı kat ihtarnamesi gönderilmişse de işbu borcun davalı/borçlu tarafından ödenmediğini, borçlunun haksız ve kötü niyetli yetkiye, borca, faize ve fer'ilerine olan itirazlarının reddi gerektiği gözetilerek davalarının kabulü ile itirazın iptalini, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, huzurdaki itirazın iptali davasının açılması için dava şartı niteliğinde olan geçerli bir itiraz bulunmadığını,03/01/2024 tarihinde itirazdan feragat dilekçesi sunulduğunu, hesap kat ihtarının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini,alacaklının takip yapma ve faiz talep etme hakkı doğmadığını, kat ihtarının kim olduğu bilinmeyen ...'ye tebliğ edildiğini,icra inkar tazminatı talep edebilmesinin yasal koşullarının oluşmadığını, davacının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını,davanın reddi ile davalı yararına kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacı tarafından davalı aleyhine toplam, 274.006-TL alacak bakımından ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalıya 20/09/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından, 27/09/2022 tarihinde süresi içinde icra takibine itiraz edildiği, ancak, davalının 03/01/2024 tarihli dilekçe ile, icra takibine konu tüm itirazlarından feragat ettiğini beyan ettiği, takibin davalı yönünden kesinleştiği, davacının 20/01/2024 tarihinde, takibin kesinleşmesinden sonra, itirazın iptali davasını açtığı; davalı hakkındaki takip kesinleştiğinden davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın HMK'nın 114/1- h ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine ,davalı yararına vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; icra dosyasına sunulan takibe itirazdan feragat dilekçesinin kötüniyetli şekilde vekaletname ekinde sunulmuş olup icra müdürlüğünce feragat dilekçesinin tarafına bildirilmediğini ve itirazdan feragat nedeniyle takibin devamına karar verilmediğini, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davanın açılmasında tarafına atfedilecek bir kusurun bulunmadığı, davanın açılmasına sebebiyet veren ve icra takibine konu alacağa itirazından vazgeçen davalının bu hali ile kusurlu olduğu gözetilerek, müvekkil davacı yararına itiraza konu alacağın tümü üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderinin tümünden davalının sorumlu tutulması ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi gerektiğini,kararın icra inkar ve kötüniyet tazminat talebinin reddi ve vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. İİK’nın 67. maddesi uyarınca açılan İtirazın İptali davasında, borçlu tarafından icra takibine yasal sürede usulüne uygun olarak itiraz edilmiş olması bir dava şartıdır, aksi halde alacaklının bu davayı açmakta hukuki yararının olmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yarar 6100 sayılı HMK'nun 114/1-h maddesi uyarınca dava şartı olup aynı kanunun 115. maddesine göre mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Somut olayda; İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, borçlunun 27/09/2022 tarihli itiraz dilekçesi üzerine takibin durduğu, borçlu davalı vekili tarafından uyap aracılığıyla gönderilen 03/01/2024 tarihli dilekçe ile borca itirazından feragat ettiği, davanın 20/01/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.Dava tarihi itibariyle iptal edilmesi gereken borca geçerli bir borca itiraz kalmadığından, davacının itirazın iptalini istemesinde hukuki yararı bulunmamaktadır.
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 7/2 maddesi uyarınca davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddi halinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiştir. Açıklanan nedenlerle,davacı vekili davalının itirazdan feragat dilekçesinin tarafına tebliğ edilmediğini ileri sürmekte ise de ,itirazdan feragat dilekçesinin alacaklıya tebliğini gerektiren yasal bir düzenleme yoktur.Uyap aracılığıyla icra dosyasına itirazdan feragat dilekçesi gönderildiği ,itiraz geri alındıktan sonra fuzulen açılan davada ,esasa ilişkin yargılama yapılamayacağından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği,icra inkar tazminatının ise ancak esastan görülen itirazın iptaline ilişkin bir davada karara bağlanabileceği ,bağımsız olarak talep edilemeyeceği gibi ,takip kesinleştiği halde dava açan davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi mümkün olmadığı gözetildiğinde davacı vekilinin karara yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle ,HMK nın 326 madde hükmüne göre davasında haksız olan davacının yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve karşı taraf yararına vekalet ücreti takdir edilmesinde isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/06/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/42134 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi