Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10310 E. 2018/2770 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ kâr kaybı↗ maddi ve manevi tazminat↗ kötüniyet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ...’ın en eskisi 1993 yılına ait 18. sınıfta "her türlü çantalar, çanta imalatında kullanılan imperteks, pvc, naylon, keten ve pamuklu kumaşlar, iplikler, kemer, cüzdan, bavul, valiz.." emtialarında tescilli marklarının olduğu, dava konusu "..." markasının 1965 yılından bu yana "W" logosunun da 1972 yılından bu yana Amerika menşeili ... ... Goods. Co. firması tarafından Amerika ve Avrupa ülkeleri de dahil olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinde tescil ettirildiği, "..." markasının özellikle tenis sporu alanında tanınmış bir marka olduğu, ülkemizde tenis sporunun çok yaygınlaşmadığı 90'lı yıllarda davalının tenis kitabına tam sayfa reklam vermesi, ülkenin önde gelen tenis kulüplerinin hocaları ve oyuncularına sponsor olması, markanın kullanılması karşılığında hediye ürün verilmesi gibi hususların "..." markasının 90'lı yılların başlarında Türkiye'de "ilgili sektörde" bilinen ve tanınan bir marka olduğunu gösterdiği, davacı markasının ilk koruma ve tescil tarihi olan 1993 yılı ve öncesinde, dava dışı ... ... Goods Co. firmasına ait "..." markasının dünyada ve Türkiye'de Paris Sözleşmesi kapsamında tanınmış marka olduğu, davacının ülkemizde tescil ettirmiş olduğu ''..." marka ve "W" logolarının karakter özelliklerinin bile tanınmış "..." markası ve "W" logosu ile birebir aynı olması karşısında, davacının bu markadan haberdar olduğu ve ülkemizde tescilli olmamasından yararlanarak kendi adına kötü niyetli olarak tescil etmiş olduğu, bu nedenle "..." markasının gerçek hak sahibinin izni ile orijinal mallan Türkiye'ye ithal eden davalı kullanımlarının davacı tarafından engellenemeyeceği, davalının 90'lı yılların başından beri davaya konu tanınmış markalı ürünleri Türkiye'ye ithal edip kullanması, davacının, dergilere, kataloglara ve görsel medya haberlerine konu etkinliklere sponsor olan davalı kullanımından bu kadar uzun süre haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının kullanımından dava tarihine kadar yaklaşık 20 yılı aşkın bir süre geçmiş olduğu, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile davalının ‘...’ markasının tescilinin kullanımı yönünde muarazanın önlenmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve meni ile maddi manevi tazminat, karşı dava ise muarazanın önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davada davacının ‘‘...’’ marka ve ‘‘W’’ logosunu tescil ettirmekle kötüniyetli olduğu ve dava dışı tanınmış ‘‘...’’ markasının sahibi ... ... Goods Co. firmasının izni ile ithal ettiği ürünleri satan davalı-karşı davacının kullanımına engel olamayacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davada ise muarazanın önlenmesine karar verilmiştir. Ancak, asıl davada davacının ... nezdinde 18. sınıfta tescilli ‘‘...’’ ibareli marka tescilleri bulunduğu dosya kapsamı ile sabit olup, ... ... Goods Co. firması tarafından asıl davada davacı aleyhine ... .... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/60 E. sayılı dosyası ile marka hükümsüzlüğü davasının açıldığı ileri sürüldüğüne göre, anılan dava dosyasının kesinleşmesi beklenerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
...-Bozma sebep ve şekline göre davacı/karşı davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2841 E. 2010/3015 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararı · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların yıkımını istediği tenis kortlarının yapılmasına yol açan sözleşmenin davalı «yönetim kurulu» yetkisi içinde olduğu, ayrıca genel kurulun onayına gerek olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… kortu ve müştemilatı kaldırılmış ise, bu durumun davayı konusuz bırakıp bırakmayacağı hususunun göz önüne alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10309 E. 2018/2774 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · maddi ve manevi tazminat · kötüniyet
İncelediğiniz kararda1-Asıl dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti ve meni ile «maddi manevi tazminat», karşı dava ise muarazanın önlenmesi istemine ilişkindir.
… hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının kullanımından dava tarihine kadar yaklaşık 20 yılı aşkın bir süre geçmiş olduğu, davacının sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile davalının ‘...’ markasının tescilinin kullanımı yönünde muarazanın önlenmesine karar verilmişt …
Mahkemece, asıl davada davacının ‘‘...’’ marka ve ‘‘W’’ logosunu tescil ettirmekle «kötüniyetli» olduğu ve dava dışı tanınmış ‘‘...’’ markasının sahibi ... ...
Benzer bu kararda1-Asıl dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti ve men'i ile «maddi manevi tazminat» istemine; karşı dava ise muarazanın önlenmesi istemine ilişkindir.
… , davacı/karşı davalının davalı/karşı davacı kullanımından bu kadar uzun süre haberdar olmamasının düşünülemeyeceği, davacı/karşı davalının sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığı gerekçesiyle, asıl davanın reddine; karşı davanın kabulü ile, davacı/karşı davalının "..." markasının tescilinin kullanımı yönünde muarazanın önlenmesine …
Mahkemece, asıl davada davacının ‘‘...’’ marka ve ‘‘W’’ logosunu tescil ettirmekle «kötüniyetli» olduğu ve dava dışı tanınmış ‘‘....’’ markasının sahibi .... firmasının izni ile ithal ettiği ürünleri satan davalı-karşı davacının kullanımına engel olamayacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davada ise muarazanın önlenmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3064 E. 2023/6765 K.
Ortak:kâr kaybı · kötüniyet
İncelediğiniz kararda… hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının kullanımından dava tarihine kadar yaklaşık 20 yılı aşkın bir süre geçmiş olduğu, davacının sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile davalının ‘...’ markasının tescilinin kullanımı yönünde muarazanın önlenmesine karar verilmişt …
Mahkemece, asıl davada davacının ‘‘...’’ marka ve ‘‘W’’ logosunu tescil ettirmekle «kötüniyetli» olduğu ve dava dışı tanınmış ‘‘...’’ markasının sahibi ... ...
Benzer bu kararda… arkaların tescilinde kötü niyetli olduğu, bu durumun dava konusu markaların hükümsüzlüğünü ayrıca gerektirdiği ve bu durumun davacı yanın sessiz kalma suretiyle hak «kaybına» uğramasına da engel olduğu belirtildiğinden ve düzenlenen bilirkişi raporu denetim ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğundan hükme dayanak alınmış, davalı tescilleri «kötüniyetli» olarak gerçekleştirdiğinden, markaların gerçek hak sahibi davacı olduğundan davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
… çeşitli ülkelerinde tescilli olması da markanın kötü niyetli olarak tescil ettirildiği anlamına gelmeyeceği, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca iyi niyetin asıl, «kötü niyetin» ise istisna olması sebebiyle davacının davalının kötü niyetli olduğunu kanıtlanması gerektiği, Marka Hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tescillerin kötü niyetli olarak kabul edildiği, buna göre sırf marka kullanımının davalının kötü niyetli sayılmasına olanak tanımadığı, davacının 1993 tarihli markasına yönelik olarak, davanın 21 yıl sonra açıldığı da dikkate alınarak, aynı ayırt edici işaretin, aynı mal ve hizmetler yönünden tescil ettirilmesinin kötü niyetli tescil olarak nitelendirilmeyeceği, bununla birlikte markaların, markayı kullanmak amacıyla değil başkalarının ticaretine engel olmak amacıyla yapıldığına ilişkin de dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşıldığından davalının marka tescillerinin «kötüniyetle» yapılmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davalının istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kadırılmasına, davanın reddine karar veril …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hak düşürücü süre · kaldırma ve yeniden hüküm · kötü niyet · ayırt edicilik · dava sebebi · eksik inceleme · haksız rekabet · teminat
Benzer bu kararda… ulan belgelerin davacı ile ilişkilendirilmesi imkânının bulunmadığını, müvekkilinin davaya konu markalarının tescil tarihinden itibaren işlemeye başlayan beş yıllık «hak düşürücü sürenin» dolduğunu, bu bakımdan davanın süre aşımı yönünden reddinin gerektiğini, müvekkilinin çanta üreticisi olduğunu, taraflar arasında bugüne kadar ihtilaf yaşanmama «sebebinin» taraf faaliyet alanlarının farklılığından kaynaklandığını, müvekkilinin, dava konusu markalarını, davacının faaliyette bulunduğu alana konu tenis raketi, tenis topu ve sair ürünlerde tescil ettirmediğini, bu bakımdan müvekkilinin davacıya karşı bir «haksız rekabet» amacı gütmediğini, sadece kendi faaliyet alanına ilişkin olarak tescil talebinde bulunması sebebiyle de kötü niyetli addedilemeyeceğini, müvekkili şirketin markala …
… işi raporu ile de bu hususların tespit edildiğini, davalı, adına tescilli markaları işletmesine ya da şahsına aidiyetini sağlama ve başkaca mal/hizmetler karşısında «ayırt edicilik» temin etme fonksiyonu amacıyla kullanmamakta olup, bunun aksine marka üzerinde gerçek hak sahibi olan müvekkilin markadan yararlanmasını engellemek ve müvekkil markalarının bilinirliğinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar elde etme amacı taşıdığını, tanınmış markanın birebir aynısını kullanmanın da «kötü niyet» kabul edildiğini, davalı tarafından açılan markaya tecavüz davalarının da kötü niyetin göstergesi olduğunu, kötü niyetin varlığı halinde «hak düşürücü sürenin» geçtiğinden söz edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin «teminat» göstermesi gerektiğini, ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/10310 E. , 2018/2770 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... ... (KAPATILAN) .... FİKRÎ VE
SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ... (Kapatılan) .... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../05/2016 tarih ve 2014/285-2016/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin 1967 yılından bu yana sarraciye sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin "..." ibareli çok sayıda markasının olduğunu, markasının çanta, bavul, valiz emtialarını kapsayan 18.sınıfta ... nezdinde tescilli olduğunu, davalının tescilli bir markası olmamasına rağmen "..." ibareli çanta emtialarını toptan ve perakende olarak sattığını, bu durumun ... ...
1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/49 D.İş sayılı dosyası ile yapılan delil tespiti ile de sabit olduğunu, bu sebeplerle davalı tarafından tescilli markaya gerçekleştirilen tecavüzün ref'ine ve men'ine, şimdilik 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi ve ....000,00 TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davalının "..." markalı orijinal ve Amerika menşeili ürünlerin yetkili satıcısı olduğunu ve söz konusu markanın gerçek sahibinin de ... ... Goods. Co. firması olduğunu, "..." markasının logosunun da davacıya ait olmadığını, davalının 1985 yılından bu yana "..." markasının tenis ürünlerini sattığını, bu ürünler içinde tenis raketleri için özel tasarlanmış çantaların da mevcut olduğunu, davacının dünyaca ünlü ve çok eski yıllardan beri tescilli olan başka bir çok markayı da kendi adına kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkilşirketin bir çok bayisi bulunduğunu ve herkes tarafından bilindiğini, davacının 2014 yılına kadar habersiz olduğunun düşünülemeyeceğini iddia ederek karşı davanın kabulü ile davalının kötüniyeti temelinde bu fiillerinin engellenmesi ve yarattığı muazaranın önlenmesine karar verilmesi talep etmiş, asıl davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ...’ın en eskisi 1993 yılına ait 18. sınıfta "her türlü çantalar, çanta imalatında kullanılan imperteks, pvc, naylon, keten ve pamuklu kumaşlar, iplikler, kemer, cüzdan, bavul, valiz.." emtialarında tescilli marklarının olduğu, dava konusu "..." markasının 1965 yılından bu yana "W" logosunun da 1972 yılından bu yana Amerika menşeili ... ... Goods. Co. firması tarafından Amerika ve Avrupa ülkeleri de dahil olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinde tescil ettirildiği, "..." markasının özellikle tenis sporu alanında tanınmış bir marka olduğu, ülkemizde tenis sporunun çok yaygınlaşmadığı 90'lı yıllarda davalının tenis kitabına tam sayfa reklam vermesi, ülkenin önde gelen tenis kulüplerinin hocaları ve oyuncularına sponsor olması, markanın kullanılması karşılığında hediye ürün verilmesi gibi hususların "..." markasının 90'lı yılların başlarında Türkiye'de "ilgili sektörde" bilinen ve tanınan bir marka olduğunu gösterdiği, davacı markasının ilk koruma ve tescil tarihi olan 1993 yılı ve öncesinde, dava dışı ...
... Goods Co. firmasına ait "..." markasının dünyada ve Türkiye'de Paris Sözleşmesi kapsamında tanınmış marka olduğu, davacının ülkemizde tescil ettirmiş olduğu ''..." marka ve "W" logolarının karakter özelliklerinin bile tanınmış "..." markası ve "W" logosu ile birebir aynı olması karşısında, davacının bu markadan haberdar olduğu ve ülkemizde tescilli olmamasından yararlanarak kendi adına kötü niyetli olarak tescil etmiş olduğu, bu nedenle "..." markasının gerçek hak sahibinin izni ile orijinal mallan Türkiye'ye ithal eden davalı kullanımlarının davacı tarafından engellenemeyeceği, davalının 90'lı yılların başından beri davaya konu tanınmış markalı ürünleri Türkiye'ye ithal edip kullanması, davacının, dergilere, kataloglara ve görsel medya haberlerine konu etkinliklere sponsor olan davalı kullanımından bu kadar uzun süre haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının kullanımından dava tarihine kadar yaklaşık 20 yılı aşkın bir süre geçmiş olduğu, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile davalının ‘...’ markasının tescilinin kullanımı yönünde muarazanın önlenmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve meni ile maddi manevi tazminat, karşı dava ise muarazanın önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davada davacının ‘‘...’’ marka ve ‘‘W’’ logosunu tescil ettirmekle kötüniyetli olduğu ve dava dışı tanınmış ‘‘...’’ markasının sahibi ... ... Goods Co. firmasının izni ile ithal ettiği ürünleri satan davalı-karşı davacının kullanımına engel olamayacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davada ise muarazanın önlenmesine karar verilmiştir. Ancak, asıl davada davacının ... nezdinde 18. sınıfta tescilli ‘‘...’’ ibareli marka tescilleri bulunduğu dosya kapsamı ile sabit olup, ... ... Goods Co. firması tarafından asıl davada davacı aleyhine ...
.... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/60 E. sayılı dosyası ile marka hükümsüzlüğü davasının açıldığı ileri sürüldüğüne göre, anılan dava dosyasının kesinleşmesi beklenerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
...-Bozma sebep ve şekline göre davacı/karşı davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/421174300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz