Muarazanın Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2841 E. 2010/3015 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu kararı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların yıkımını istediği tenis kortlarının yapılmasına yol açan sözleşmenin davalı yönetim kurulu yetkisi içinde olduğu, ayrıca genel kurulun onayına gerek olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıların ortağı olduğu davalı kooperatifin taşınmazı üzerine yapılan tenis kortu ve müştemilatının yıkılması istemine ilişkindir.
Davacılar, davalı kooperatifin ortağı olup, projesinde otel alanı olan taşınmaza imara aykırı olarak tenis kortu ve tribün yapıldığını ileri sürerek iş bu davayı açmıştır. Portatif dahi olsa imara aykırı bir yapılaşmanın önlenmesi hususunda kooperatif ortakları olan davacıların ilgili sıfatıyla dava açabileceği nazara alınarak, mahkemece davaya bu şekilde bakılması, yargılama devam ederken tenis kortu ve müştemilatı kaldırılmış ise, bu durumun davayı konusuz bırakıp bırakmayacağı hususunun göz önüne alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2336 E. 2017/4707 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu · dava şartı yokluğu · husumet · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, davanın davalı TMSF yönünden idari yargının «görevli» olması nedeniyle «yargı yolu» yokluğundan, davalı ...Ş. yönünden dava «şartı yokluğu» ve «husumet», davalı ...Ş. yönünden ise husumet nedeniyle reddine dair verilen karar davacılar vekili ile...
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10310 E. 2018/2770 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · maddi ve manevi tazminat · kötüniyet · dahili dava
Benzer bu kararda1-Asıl dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti ve meni ile «maddi manevi tazminat», karşı dava ise muarazanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Co. firması tarafından Amerika ve Avrupa ülkeleri de «dahil» olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinde tescil ettirildiği, "..." markasının özellikle tenis sporu alanında tanınmış bir marka olduğu, ülkemizde tenis sporunun ço …
… hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının kullanımından dava tarihine kadar yaklaşık 20 yılı aşkın bir süre geçmiş olduğu, davacının sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile davalının ‘...’ markasının tescilinin kullanımı yönünde muarazanın önlenmesine karar verilmişt …
Mahkemece, asıl davada davacının ‘‘...’’ marka ve ‘‘W’’ logosunu tescil ettirmekle «kötüniyetli» olduğu ve dava dışı tanınmış ‘‘...’’ markasının sahibi ... ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/2841 E. , 2010/3015 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.02.2008 tarih ve 2007/29-2008/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalının üyesi olduğunu, davalı yönetiminin kooperatif taşımazında otel yeri olarak gözüken yeri genel kurul onayı almadan tenis kortu kurdurduğunu ileri sürerek, tenis kortu ve müştemilatının yıkılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, boş kalan taşınmazın dava dışı İstanbul Kupası Tenis İşletmeciliği A.Ş.'ne kiraya verildiğini, bu sözleşmenin genel kurul onayına sunmaya gerek bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların yıkımını istediği tenis kortlarının yapılmasına yol açan sözleşmenin davalı yönetim kurulu yetkisi içinde olduğu, ayrıca genel kurulun onayına gerek olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıların ortağı olduğu davalı kooperatifin taşınmazı üzerine yapılan tenis kortu ve müştemilatının yıkılması istemine ilişkindir.
Davacılar, davalı kooperatifin ortağı olup, projesinde otel alanı olan taşınmaza imara aykırı olarak tenis kortu ve tribün yapıldığını ileri sürerek iş bu davayı açmıştır. Portatif dahi olsa imara aykırı bir yapılaşmanın önlenmesi hususunda kooperatif ortakları olan davacıların ilgili sıfatıyla dava açabileceği nazara alınarak, mahkemece davaya bu şekilde bakılması, yargılama devam ederken tenis kortu ve müştemilatı kaldırılmış ise, bu durumun davayı konusuz bırakıp bırakmayacağı hususunun göz önüne alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009827600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz