Hakem kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/610 E. 2018/2814 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahkim sözleşmesi↗ tahkim şartı↗ tahkim↗ hakem kararı↗ iptal davası↗ içtihadı birleştirme kararı↗ hukuki yarar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; hakem kararlarının temyize tabi olması nedeniyle iptal davası açmakta davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmenin düzenlenme tarihi itibariyle 1086 sayılı HUMK yürürlükte olup, Kanunun 516. vd. maddelerinde hakem kararlarının temyizinin kabil olduğu düzenlemesi yer alsa da; tahkim sürecinin başladığı tarih itibariyle 6100 sayılı HMK yürürlüğe girmiş ve 6100 sayılı HMK’nın 439. madde hükmünde hakem kararlarına karşı yalnızca mahkemede iptal davası açılabileceği ve iptal davası sonucunda verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.
Ayrıca, İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nca ....04.2018 tarihinde 2016/... E. Sayılı dosyada “6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.....2011 tarihinden önce yapılan tahkim sözleşmesi uyarınca icra edilen milli tahkim yargılaması kapsamında ve anılan tarihten sonra verilen hakem kararlarına karşı 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 533. maddesinde düzenlenen temyiz yoluna değil, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 439. maddesi uyarınca iptal davası yoluna gidileceği” yönünde karar verilmiştir.
Somut olayda mahkemece, hakem heyeti kararlarının temyize tabi olduğu, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu tahkim şartını içeren sözleşme 30.06.1997 tarihinde düzenlenmiş olsa da tahkim yargılaması 27.01.2014 tarihinde başlamış olup; hakem heyeti kararı da 11.05.2017 tarihinde verilmiştir. Bu durumda mahkemece, anılan düzenlemeler ışığında hakem heyetince verilen karara karşı yalnızca iptal davası açılabileceği gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmelerle karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Hakem kararının iptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2180 E. 2018/4000 K.
Ortak:tahkim sözleşmesi · tahkim şartı · tahkim · hakem kararı · iptal davası · hukuki yarar · dava şartı · Hakem kararının iptali
İncelediğiniz karardaSayılı dosyada “6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.....2011 tarihinden önce yapılan «tahkim sözleşmesi» uyarınca icra edilen milli tahkim yargılaması kapsamında ve anılan tarihten sonra verilen «hakem» kararlarına karşı 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 533. maddesinde düzenlenen temyiz yoluna değil, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 439. maddesi uyarınca «iptal davası» yoluna gidileceği” yönünde karar verilmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «hakem» kararlarının temyize tabi olması nedeniyle «iptal davası» açmakta davacının «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin düzenlenme tarihi itibariyle 1086 sayılı HUMK yürürlükte olup, Kanunun 516. vd. maddelerinde «hakem» kararlarının temyizinin kabil olduğu düzenlemesi yer alsa da; «tahkim» sürecinin başladığı tarih itibariyle 6100 sayılı HMK yürürlüğe girmiş ve 6100 sayılı HMK’nın 439. madde hükmünde hakem kararlarına karşı yalnızca mahkemede «iptal davası» açılabileceği ve iptal davası sonucunda verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.
Benzer bu kararda… kuk Genel Kurulu’nca 13.04.2018 tarihinde 2016/2 Esas Sayılı dosyada “6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden önce yapılan «tahkim sözleşmesi» uyarınca icra edilen milli tahkim yargılaması kapsamında ve anılan tarihten sonra verilen «hakem» kararlarına karşı 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 533. maddesinde düzenlenen temyiz yoluna değil, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 439. maddesi uyarınca «iptal davası» yoluna gidileceği” yönünde karar verilmiştir.
… önelik sözleşme akdedildiği, sözleşmenin akdedildiği tarihte yürürlükte olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeler Kanunu’nun 516. ve devam eden maddeleri uyarınca iç «tahkim» davası sonucu verilen «hakem» kararına karşı temyiz yoluna başvurulabileceğinin düzenleme konusu yapıldığı, tarafların uyuşmazlığın hakemde ve yürürlükte bulunan kanunlar çerçevesinde çözümünü kabul ettikleri, hakem kararına karşı davacıların temyiz yoluna başvurma hakkının bulunduğu, dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin düzenlenme tarihi itibariyle 1086 sayılı HUMK yürürlükte olup, Kanunun 516. vd. maddelerinde «hakem» kararlarının temyizinin kabil olduğu düzenlemesi yer alsa da; «tahkim» sürecinin başladığı tarih itibariyle 6100 sayılı HMK yürürlüğe girmiş ve 6100 sayılı HMK’nın 439. madde hükmünde hakem kararlarına karşı yalnızca mahkemede «iptal davası» açılabileceği ve iptal davası sonucunda verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7624 E. 2018/3026 K.
Ortak:tahkim şartı · tahkim · hakem kararı · iptal davası · Hakem kararının iptali
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki sözleşmenin düzenlenme tarihi itibariyle 1086 sayılı HUMK yürürlükte olup, Kanunun 516. vd. maddelerinde «hakem» kararlarının temyizinin kabil olduğu düzenlemesi yer alsa da; «tahkim» sürecinin başladığı tarih itibariyle 6100 sayılı HMK yürürlüğe girmiş ve 6100 sayılı HMK’nın 439. madde hükmünde hakem kararlarına karşı yalnızca mahkemede «iptal davası» açılabileceği ve iptal davası sonucunda verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.
Sayılı dosyada “6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.....2011 tarihinden önce yapılan «tahkim sözleşmesi» uyarınca icra edilen milli tahkim yargılaması kapsamında ve anılan tarihten sonra verilen «hakem» kararlarına karşı 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 533. maddesinde düzenlenen temyiz yoluna değil, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 439. maddesi uyarınca «iptal davası» yoluna gidileceği” yönünde karar verilmiştir.
Dava konusu «tahkim şartını» içeren sözleşme 30.06.1997 tarihinde düzenlenmiş olsa da tahkim yargılaması 27.01.2014 tarihinde başlamış olup; «hakem» heyeti kararı da 11.05.2017 tarihinde verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, «tahkim şartını» da ihtiva eden taraflar arasındaki sözleşmede tarafların uyuşmazlığın «hakemde» ve açıkça Türk Maddi Hukuk Kuralları çerçevesinde HUMK ile getirilmiş yargılamaya göre çözümünü kabul ettikleri, bu sözleşme halen geçerli ve taraflar için bağlayıcı bulunduğundan sözleşme tarihindeki maddi ve usul hukuku kurallarının uygulanması gerektiği, tarafların iradesi ile uygulanmasını kabul ettikleri Türk Kanunları arasında olan HUMK.'nun 516 vd. maddelerinde iç tahkim davası sonucu verilen hakem kararına karşı temyiz yoluna başvurulabileceğinin kabul edildiği, bu nedenle somut uyuşmazlıkta 6100 sayılı HMK'nın 439. maddesi ile getirilen hakem kararlarına karşı «iptal davası» açılabileceği hükmünün uygulanması olanağı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… kırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, HMK 439. maddesine göre «hakem kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, «tahkim şartını» da ihtiva eden taraflar arasındaki sözleşmede tarafların uyuşmazlığın hakemde ve açıkça Türk Maddi Hukuk Kuralları çerçevesinde HUMK ile getirilmiş yargılamaya göre çözümünü kabul ettikleri, HUMK.'nun 516 vd. maddelerinde iç tahkim davası sonucu verilen hakem kararına karşı temyiz yoluna başvurulabileceğinin düzenlendiği, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 439. maddesi ile getirilen hakem kararlarına karşı «iptal davası» açılabileceği hükmünün uygulanamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin düzenlenme tarihi itibariyle 1086 sayılı HUMK yürürlükte olup Kanunun 516. vd. maddelerinde «hakem» kararlarının temyizinin kabil olduğu düzenlemesi yer alsa da; «tahkim» sürecinin başladığı tarih itibariyle 6100 sayılı HMK yürürlüğe girmiş ve 6100 sayılı HMK’nın 439. madde hükmünde hakem kararlarına karşı yalnızca mahkemede «iptal davası» açılabileceği düzenlenmiş olup, ....04.2018 gün ve 2016/... – 2018/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da bu yöndedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakem kararının iptali
Benzer bu kararda… kırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, HMK 439. maddesine göre «hakem kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, «tahkim şartını» da ihtiva eden taraflar arasındaki sözleşmede tarafların uyuşmazlığın hakemde ve açıkça Türk Maddi Hukuk Kuralları çerçevesinde HUMK ile getirilmiş yargılamaya göre çözümünü kabul ettikleri, HUMK.'nun 516 vd. maddelerinde iç tahkim davası sonucu verilen hakem kararına karşı temyiz yoluna başvurulabileceğinin düzenlendiği, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 439. maddesi ile getirilen hakem kararlarına karşı «iptal davası» açılabileceği hükmünün uygulanamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/610 E. , 2018/2814 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davada Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyeti'nce verilen 11/05/2017 tarihli karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup dosya için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında görülüp sonuçlandırılan davada verilen 11.05.2017 tarihli Hakem Kurulu Kararı'nın usulüne uygun olmadığını ileri sürerek, davacı Kuruluş aleyhine olan kısımları bakımından iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, derdestlik itirazında bulunmuş, iptal koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; hakem kararlarının temyize tabi olması nedeniyle iptal davası açmakta davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmenin düzenlenme tarihi itibariyle 1086 sayılı HUMK yürürlükte olup, Kanunun 516. vd. maddelerinde hakem kararlarının temyizinin kabil olduğu düzenlemesi yer alsa da; tahkim sürecinin başladığı tarih itibariyle 6100 sayılı HMK yürürlüğe girmiş ve 6100 sayılı HMK’nın 439. madde hükmünde hakem kararlarına karşı yalnızca mahkemede iptal davası açılabileceği ve iptal davası sonucunda verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.
Ayrıca, İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nca ....04.2018 tarihinde 2016/... E. Sayılı dosyada “6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.....2011 tarihinden önce yapılan tahkim sözleşmesi uyarınca icra edilen milli tahkim yargılaması kapsamında ve anılan tarihten sonra verilen hakem kararlarına karşı 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 533. maddesinde düzenlenen temyiz yoluna değil, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 439. maddesi uyarınca iptal davası yoluna gidileceği” yönünde karar verilmiştir.
Somut olayda mahkemece, hakem heyeti kararlarının temyize tabi olduğu, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu tahkim şartını içeren sözleşme 30.06.1997 tarihinde düzenlenmiş olsa da tahkim yargılaması 27.01.2014 tarihinde başlamış olup; hakem heyeti kararı da 11.05.2017 tarihinde verilmiştir. Bu durumda mahkemece, anılan düzenlemeler ışığında hakem heyetince verilen karara karşı yalnızca iptal davası açılabileceği gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmelerle karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, .../04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/420691700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz